İstanbul 18°C
Ankara 15°C
İzmir 19°C

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan: "Dindarlık ölçme cihazın varsa çıkar da görelim Başbakan. Biz, beşerin kutsalla ilişkisini ölçmeye çalışan kişilere saygı duymayız, ölçmeye kendimizi de mezun görmeyiz" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, parlamento ve demokrasi adına çok karanlık günler yaşadıklarını belirtti. Türkiye'nin darbelerden çok çektiğini, çok şey gördüğünü ifade eden Tarhan, askeri ya da sivil çok fark etmediğini, darbecilerin uygulamalarının devam ettiğini söyledi.
Tarhan, darbecilerin, "medya ve sivil toplumu kontrolü altına aldığını, sendikaları lağvettiğini, cinayetlere göz yuman derin devlet polislerini terfi ettirdiğini, yasama, yürütme, yargıyı birleştirerek tek elden yönettiğini, Meclisi doğrudan ya da bu hafta yapmaya başladıkları gibi dolaylı olarak tasfiye, baypas ettiğini" belirterek, bugün içtüzük değişikliği adı altında yaşanılanların, "Meclis'i fesih girişimi" olduğunu söyledi
Tarhan, "Darbeciler, bu tür girişimlerin adına KHK veya içtüzük değişikliği diyebilirler. Darbecilerin adları, bazen cunta, bazen başbakan olur. Bunlar bazen bakanın kişisel listesine HSYK adını verirler. Bazen diktatörlüğe muhafazakar demokratlık derler. Bazen fitneciliğe dindarlık der, böylece perdelerler. Bazen yaptıklarının önüne millet ya da din sözcüğünü koyarlar, her şeyi meşrulaştıracağını sanırlar. Despot sistemlerini bunlarla özdeşleştirip, dokunulmaz kılmaya çalışırlar. Dini de milleti de istismar ederler" dedi.
Görüşlerini açıklarken, "Ben yargıya el koydum" demek isterlerken, "millet adına el koyduk" dediklerini belirterek şunları söyledi;
"Deniz Feneri yolsuzluğunun üzerini ben kapattım diyemediği için millet adına el koyduk diyor Sayın Başbakan. Geriye dönüp baktığımızda Mussolini de işlediği sayısız cinayetin, halk adına işlendiğini söylüyordu. Stalin'in Gulag Takımadaları'ndaki sayısız cinayeti Sovyet halkı adına işlediğini hatırlayın"
Basın toplantısında, "Bu topraklarda, Türk yargısına, hukuk devrimine, demokrasisine karşı her türlü biçim, kılıkta gerici, kıyıcı faşist zihniyetle saldırılarda bulunurlar, bunu yapacaklarını biliyorduk" diyen Tarhan, bunun bazen cunta, bazen başbakan kılığında olabileceğini söyledi.
Bu tehlikeyle karşılaşacaklarını, Gençliğe Hitabe'nin kendilerine söylediğini açıklayan Tarhan şöyle dedi;
"Gençliğe Hitabeyi, ulusal bayramları yasaklamaya çalışmaları da bundan. Bizim onlar gibi öfke nöbetlerimiz, nefretle pusu kurma, rövanş alma hırsımız yok. Bizim halkımızdan başka güvenebileceğimiz herhangi güç yok, okyanus ötesi güç yok. Kimsenin dindarlığı, dini, diyanetiyle alakadar olamayız. Beşerin kutsalla ilişkisini ölçmeye çalışan kişilere saygı da duymayız, ölçmeye kendimizi de mezun görmeyiz. Halkı ayrıştırmak için fitne tohumları ekmeyi asla makul görmeyiz. Biz böyle insanlara inat; fikri, vicdanı, irfanı hür çocuklar, gençler yetiştirmeye, demokrasinin militanlarını yetiştirmeye devam edeceğiz.
Güç karşısında eğilip bükülmeyen, güçlünün uşağı olmayan, ruhu kuş gibi özgür, sorgulayan gençler yetiştirmeye devam edeceğiz. Zihnini tembihleyip, pasifize edeceğiniz eşya değil bizim çocuklarımız Sayın Başbakan.
Nesiller üstüne tahakküme meraklı bu Başbakan'a sormak istiyorum, sen kimsin Başbakan? Anne- babalarının bile inancında, kimliğinde, düşüncelerinde yetkisi sınırlı olan çocuklarımız üzerinde senin ne hakkın olabilir? Bizim adımıza, nesiller üzerinde nasıl hak iddia edebilirsin, sen kimsin Başbakan? Senin isteklerin, bizim ve çocuklarımızın istekleri değilse ne olacak Başbakan? Dindarlık ölçme cihazın varsa çıkar da görelim Başbakan. Varsayalım ölçtün, senin ölçme cihazını kabul etmeyen çocuklarımıza ne yapacaksın Başbakan? Yoksa karşılarına 5′er 10′ar bin kişilik kara gömleklilerini mi salacaksın, söyle de öğrenelim. Yoksa 'camiler miğfer minareler süngü' derken aslında metafor yapmıyor muydun Başbakan? Yoksa anlattığın kadar mağdur ya da masum değil miydin? Evvelce işlediğin bir nefret suçunu işleme kararlılığın hiç azalmadı mı Başbakan? Yetmez ama evetçiler, siz bu Başbakan ile hala mutabık mısınız? Başbakan'ın son söyledikleri bir cinayettir. Üstelik bunları bir promtere yazılı metinden, hece hece, sindirerek okuması, taammüden cinayettir."
CHP, il ve belediye başkanlarına 3 yılda 3 sandık için tüm hazırlıkları yapması için uyardı.
Mersin'de Uluslararası Kültür Haftası etkinlikleri çerçevesinde sahneye çıkan Atiye'nin konseri kanlı bitti
Türkiye'yi temsil eden Can Bonomo'nunda yarışacağı Eruovision finalinde ne var, ne yok?
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte birbirinden lezzetli meyve ve sebzeler de mutfağımıza girmeye başlıyor.
Alperen Ocakları'na bağlı bir grup, Ayasofya Müzesi'nin ibadete açılması için Ayasofya önünde sabah namazı kıldı.
Nazlı Ilıcak, memur maaşı zam pazarlığında gelinen süreci ve son 8 senedeki zam oranlarını yazdı...
Başbakan Yardımcısı Babacan'ın kayınçosu 28 bin dolar maaşla Tanıtım Ajansı'nda işe başladı..
Çeşitli ülkelerden öğrencilerin katıldığı Uluslararası Türkçe Derneği Olimpiyatları'nda elemeler başladı.
Kayseri'de Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde meydana gelen patlamada 2 polis memuru şehit düştü.
Kayseri Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde patlama meydana geldi. 1 polis şehit oldu.
Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Bulut: 'Bütün hayatım boyunca ekonomi çalışmalarımda geldiğim bir nokta var; bunu şerefimle söylüyorum, Faiz haramdır'
Memur sendikaları son teklif sonrası Başbakan'ı aradı ama..
Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder