taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
6.31845
7.4163
1194.716
97988.16
242.534

Fikirci Bey: CIA HER ZAMAN KAZANIR MI?

Üst akıl, emperyalizm her zaman kazanır mı? Türkiye'de neden hep çuvallıyorlar? Aslında neler oluyor? İşte iyi bir Fikirci Bey analizi daha.

Haber Merkezi | 26.07.2016 - 12:20..
Fikirci Bey: CIA HER ZAMAN KAZANIR MI?

Fikirci Bey: CIA HER ZAMAN KAZANIR MI?

CIA HER ZAMAN KAZANIR MI?

Daha önce de dikkatinizi çekmiştim.

Farkındaysanız Türkiye’de insana “yahu deli misiniz, bunu niye yaptınız?” dedirten olaylar oluyor.
Mesela CHP durup dururken kaset maset, allem kullem, bugün hiçbir CHP'linin savunamadığı birini genel başkan seçiyor, sonra da Ekmelettin İhsanoğlu gibi esasında kendisiyle uzaktan yakından ilgisi olmaması gereken birini cumhurbaşkanı adayı gösteriyor.

İstanbul’da hiçbir belediye hizmeti verilmezken, sokaklarda çöp dağları yığılırken, içmeye su bulunamazken, Ümraniye ve Halkalı çöplükleri patlayıp 60-70 kişinin canını alırken sokağa çıkmayı düşünmeyen “halkımız”, Taksim’de 3-5 ağaç için duyarlanıp aylarca neredeyse bütün şehirlerde terör estiriyor.

Kürt’lerin örgütleri, tam da barışın tamamlanmasına çeyrek kalmışken, haklarının önemli bir kısmını almışken ve gerisini de mecliste alabilecek kadar büyük bir seçim zaferi kazanmışken birden silaha sarılıp, savaşı şehirlere taşıyor ve içlerinden 5-6 bin tanesi birkaç ay içinde geberiyor.

Paraleller, zaten tuzları kuru iken, bir elleri yağda bir elleri balda iken, bir gecede huruç edip intihar saldırısına girişiyorlar. Darbe yapmaya kalkışıyorlar ve hepsi hapse tıkılıyor.

Bunlara tek tek baktığınızda inandırıcı gelmiyor.

Peki, insanlara ilk bakışta inanılmaz gelen bu “saçmalıklar” neden gerçekleşiyor?

İçlerine girdiğinizde belki daha anlaşılır olabilir; mesela son darbe girişimcileri kendi paralel evrenlerinde halkın Cumhurbaşkanından nefret ettiğine ve bir darbe yaparlarsa arkalarından koşarak geleceğine inanmış olabilirler. Ya da askeriyenin komuta kademesini tamamen ele geçirebileceklerine inanmış olabilirler.

Yine PKK’nın ebleh yöneticileri burayı da Suriye’ye çevirip, buradan da birkaç kanton koparabileceklerine inanmış olabilirler. Onlar da halkın kendilerini çok sevdiğini ve hemen peşlerine takılacağını sanmış olabilir.

Yine de bütün gerekçeler ortaya konulduğunda dahi,  hiçbir şeyde değilse bile zamanlamada ciddi hatalar var.

Bu illegal oluşumların içine girip onlara bu mantıksız çıkışları yaptıran ne?

Bunları körleştiren, ülke koşullarını yanlış değerlendirmelerine neden olan kim?

Bu yapıların elbette kendi bağımsız gündemleri, hedefleri var.

Ama işte bir güç içlerine girip bu gündemi değiştirebiliyor veya bazı adımları öne aldırabiliyor. Onlara “yanlış” yaptırabiliyor.

İşte o güç, AK Parti’nin “üst akıl” diye adlandırdığı güç, bildiğimiz 200 yıllık emperyalizmdir. Bu tür girişimleri de ilk kez gerçekleştirmemektedir. Ülkemizdeki darbe geçmişlerini bilen herkes bunlardaki dış güçlerin parmağını hemen hatırlayacaktır.

Bu tür yapıların içine girip onların gündemlerini değiştiren emperyalizm, daha önce başarılı olurken şimdi neden başarısız olmuştur? Çünkü uygulamada uluslar arası istihbarat eliyle gerçekleştirilen bu işler için Türkiye artık elverişli bir ortam sunmamaktadır. Türk istihbaratının içine girememekte, kendi kafalarına uygun bir derin devlet oluşturup geçmişteki gibi provokatif cinayetlerle darbe ortamı hazırlayamamaktadırlar. Ortamı hazırlayamadıkları için darbelerine rıza gösterecek kamuoyunu oluşturamamaktadırlar. Oysa daha önceki darbelerde ne kadar kolay at koşturabiliyorlar, Malatya, Çorum, Maraş gibi iç savaş provalarına imza atabiliyorlar, sansasyonel cinayetler işleyebiliyorlardı. Üç beş eli asalı meczubu medya önünde koşturup, şeriat geliyor korkusu yayabiliyorlardı.

Şimdi ise bu kadar pervasızca davranamıyorlar. Çünkü artık “devlet” darbeye karşı. Bizzat Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Erdoğan darbeye direniyorlar ve “şapkalarını alıp” gitmiyorlar. Zaten darbecileri şaşırtan konulardan birisi siyasilerin direnişiyse, diğeri de tankı görünce kaderine razı olup sokağa çıkma yasağı arası verilir verilmez fırınlara koşan halkı bulamamaktı.

Köprülerin altından çok suların geçtiğine inanıyorum. Sivil halkın kahramanca ve silahsız olarak darbecileri ekarte etmesinden gurur duyuyorum.

Türkiye’de darbeyi gerçekleştiremeyen “onların çocuklarının” da işlerinden atılacağına inanmak istiyorum. Nitekim Turizm Bakanı Nabi Avcı tam da buna işaret ediyor.

Sayın Avcı, darbenin başarısız olmasını ve Fetullahçı Terör Örgütü Lideri Gülen’in iadesi olasılığını şöyle değerlendiriyor:

"Çünkü Amerikan istihbaratının içindeki o grup, kimse onlar, bu vesileyle büyük bir darbe yemiş oldular. Oradaki istihbaratın kendi içindeki güç mücadelesinde de kritik bir öneme sahip onun iadesi.

Amerikan istihbaratının içerisinde veya başka istihbaratın içerisinde sadece Amerikan istihbaratı olarak düşünmeyelim. Pek çok istihbaratın bunları kullanışlı bir enstrüman olarak yedekte tuttuklarını ve zaman zaman devreye soktuklarını görüyoruz. Bunların yabancı istihbarat birimleriyle olan irtibatlarını düşünürsek, iade süreci sadece onunla ilgili bir mesele olmaktan çıkar."

Pek çok şeyi açıklayan bu değerlendirmeye bir de Tunus’da en-Nahda'nın Lideri Gannûşî'nin kızı Sümeyye el-Gannûşi'nin “Batı Erdoğan’ı Neden Kötülüyor” (Huffington Post,  21.07.2016) diye çevrilebilecek makalesinin son satırlarını eklemek istiyorum.

“Öyle ise asıl sorun şu; Batılı güçler, kendi istek ve çıkarları ile örtüşmese bile ülkesinin istek ve çıkarlarını savunan bir lideri kabullenip ona adil davranabilecekler mi?”

Göreceğiz.

O dik duruyor ve biz de sonuna kadar arkasındayız.

İşte son darbe girişiminde de bunca sene ilmek ilmek işledikleri planı bozdurup öne aldıran ve yanlış hesapla toptan hapse dolmalarına neden olan da bu üst akıldır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı devirme hırsı o kadar güçlü ki; yenilmeleri ve yanlışa düşmeleri kaçınılmaz ve net.


Bütün bu mantıksızlıkların nedeni içlerine şeytan girmesi
Şeytan dediğim bildiğin ABD emperyalizmi
ABD kendi planlarına posta koyan Cumhurbaşkanını indirmeye kararlı. Bunun için her kesimin içine girip onları ölüme sürüklüyor. 
E, gebersinler tabi…
Siz şimdi darbeyi Pensilvanya'daki bir bunağın organize ettiğini düşünmüyorsunuz di mi?
Onu oraya kim götürmüş, kim ikamet izni vermiş, aynı günlerde Apo'yu kim buraya getirmiş, bi bakmak lazım…

Not: Kıymetli ağabeyim Erol OLÇOK, oğlu Abdullah OLÇOK ve tüm 15 Temmuz Şehitlerimizin ruhları şad olsun. Hepimiz size minnettarız.

@kalemciler

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)