Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

Sarı gölgeli şehir: Şanlıurfa

Sarı tozlu yollarda ilerlerken tarihin ayak seslerini duyuyoruz peşimizde. Bir zamanlar Hititlerin, Asurların, Babillerin yaşadığı topraklarda ilerlerken Şanlıurfa , eski adıyla, El-Ruha ‘ya ulaşıyoruz. Hava sıcak. Aylardan Nisan. İlk durak “kutsal balıklar”la tanışacağımız Balıklıgöl. Hazırlayan: Elif Akbaş BOZ

1/40

Geniş park alanında piknik yapan aileler Balıklıgöl’e giden yolun kenarında kimseye aldırmadan sohbet ediyor. Mor poşuların gölgesinde varıyoruz gölün kıyısına. Üç büyük dinin tanıdığı İbrahim Peygamber’in hikayesi anlatılıyor burada.

2/40

Efsaneye göre Kral Nemrut baş kahinin kendisine o yıl doğacak erkek çocuklardan birinin putperestliği ortadan kaldıracağını söylemesiyle bütün erkek çocukları öldürtür. Askerlerinden biri oğlunu kaçırır ve mağaraya saklar. Ceylanların sütünü emerek hayatta kalan çocuk gün gelir kehaneti gerçekleştirir ve ülkedeki bütün putları kılıçtan geçirir.

3/40

Kral çocuğu öldürmek için büyük bir ateş yakar fakat inanışa göre ateş suya, yakılan odunlar ise balıklara dönüşmüştür. Hz. İbrahim küllerin içinden çıkıp suya hayat vermiştir.

4/40

Geleneksel kıyafetlerini giymiş gençler,başka bir coğrafyadan geldiğini giyinişiyle, duruşuyla adeta bas bas bağıran bizlere gülümsüyor.

5/40

Ayağında ayakkabısı olmayan çocukların koşuşturmacasını bölüp kendimize yol açıyoruz.

6/40

Balıklıgölün çevresinden uzaklaşıp yüksekteki pencereye ulaşıyoruz. Şanlıurfa’nın eski ama aslında hiç eskimeyen yüzünü bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren bir pencere bu.

7/40

Pencereden görünen şehrin gölgeleri zihnimizde sarı bir bulut olmuş dolaşırken bir çocuğun yanık türküsüyle kendimize geliyoruz.

8/40

Gözlerimiz sarının her tonuyla yıkanmış bir şekilde “Amazon Savaşçıları”nı görmeye Halepli Bahçe’ye gidiyoruz.

9/40

Balıklıgöl platosunda bulunan ve ellerinde oklarıyla cesurca avlanan amazonları resmeden mozaikler adeta bir halıya işlenmiş motifler gibi kıvrak ve gerçek.

10/40

İyi ok kullanabilmek için bir göğüslerinden vazgeçen bu korkusuz kadınların yaklaşık 1700 yıl önce yaşamış bir mozaik sanatçısı tarafından resmedildiği düşünülüyor.

11/40

Şiir dizelerinde “Cihanın bilimlerinin ışığı” olarak nitelendirilen şehrin, Evliya Çelebi’nin yazılarına konu olmuş Harran ilçesinin M.Ö 2000’e dayanan tarihinde gezme vaktidir.

12/40

Dünyanın ilk üniversitesi olan Harran Üniversitesinin kalıntıları Harran ovasının uçsuz bucaksızlığında kaybolmadan dimdik ayakta selamlıyor yöre halkını.

13/40

Ay tanrıçasına adandığı söylenen bölgedeki tarihi koni şeklindeki evler zamanda boyut değiştirmiş hissi veriyor.

14/40

Harran Kültür Evi'nin sıcak insanlarıyla sohbet ederken fotoğraf çekmeyi de unutmuyoruz.

15/40

Sıcak kendini hissettirmeye devam ederken yükseklerde “ruhani” bir hava almak için dünyanın en eski tapınak kalıntılarının yanında soluklanmaya, Göbeklitepe’nin serinine sığınmaya gidiyoruz.

16/40

Göbeklitepe höyüğünde Cilalı Taş Devri’ne uzanan yolculuk bizi 11500 yıl öncesine taşıyor. Dünyanın en eski tapınak kalıntıları, törensel alanı kaplayan mimariye ışık tutuyor.

17/40

Püfür püfür esen Göbeklitepe rüzgarında bölgeyi inceliyoruz.

18/40

Dünyanın en eski plastik sanat örnekleri bu tapınaktaki T biçimindeki taş steller üzerindeki hayvan figürleri.

19/40

Tapınağın keşfedilme hikayesini Veysi Yıldız'ın ağzından dinliyoruz: Tarımcılıkla uğraşan babası Şafak Yıldız Göbeklitepe’nin bulunduğu alanda topraktan bir heykel çıkartır. Erkek cinsel organı şeklindeki heykeli etrafındakilere göstermeye utanan Yıldız heykeli 2 yıl evinde sakladıktan sonra müzeye götürür. Dünyanın en eski tapınağı Yıldız’ın “cesaretiyle” ortaya çıkmıştır.

20/40

21/40

Göbeklitepe’nin dilek ağacına dilek kurdelemizi asıp rüzgarlı tepeyi terk ediyor ve “su”ya doğru yola çıkıyoruz.

22/40

Birecik barajının suları altında hüzünlü bir manzara sunan Halfeti Şanlıurfa’nın bir ilçesi. Dünyada siyah gülün yetiştiği tek yer olan Halfeti baraj gölünün sularının altında kalınca halkın yöreden taşınmasıyla bir çeşit hayalet şehre dönüşmüş.

23/40

Masmavi suları yararak ilerleyen teknenin tüm açılardan gördüğü minare yarısından fazlası suya batmış bir camiye ait.

24/40

Tekneyle yaptığımız küçük gezide bir zamanlar “yaşayan” evlerin, yolların üzerinde süzülürken bir tür suçluluk duygusu hissediyoruz.

25/40

Caminin yanında dolaşırken hayalet evlerin arasında dolaşan bir adam tekneyi karadan takip ederek bizi bir yere davet ediyor.

26/40

Şehir sulara gömüldükten sonra halk TOKİ’nin yaptığı yeni ve konforlu evlerine taşınsa da Mehmet ağabey babasından kalma çay ocağını bırakamamış.

27/40

28/40

29/40

30/40

Alışveriş zamanı...Tarihi çarşıda karşımıza ilk olarak tütüncüler çıkıyor.

31/40

32/40

33/40

34/40

Şanlıurfa mutfağına özgü "Şıllık Tatlısı"nın basit tarifi geçmişten gelen yerel bir hikayeyle oluşmuş. Urfalı fakir bir aile reisi evlerine bir Tanrı misafiri geleceğini söylüyor ve eşinden tatlı yapmasını istiyor. Evde lavaş ekmeği ve ceviz bulan kadın bu malzemenin üzerine şerbet dökerek bu tatlıyı ortaya çıkarıyor.

35/40

36/40

Bakırcılar çarşısının dar sokaklarında keşfedecek çok lezzet var.

37/40

38/40

Baharatların kokusu çarşıyı sarıyor.

39/40

Sıra gecesinde çiğ köfte yapımı.

40/40