Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

Turgut Özal'ın ardından ne dediler

Ot Dergisi Turgut Özal’ın ölüm yıldönümünü unutmadı. Ölümünün 20. yıldönümünde Özal iktidardayken çocuk yaşta olan ünlülere “Turgut Özal deyince aklınıza ne geliyor” diye sordu. İlginç cevaplar aldı. İşte Rasim Ozan'dan, Nihat Doğan'a o cevaplar…

1/17

HİLAL KAPLAN (Yeni Safak Gazetesi Yazarı, 1982 doğumlu) Özal deyince aklıma ilk, askerî birlikleri şortla denetledigi bilgisi geliyor. Onca ekonomik ve siyasi gelişme varken neden böyle? Emin değilim ama sanırım en çok, vatandaşın devlete güler yüzle bakmasını sağlayan bir lider oldugu için. Çünkü Özal, Menderes ve ‘Karaoğlan’dan sonra halkın kendisini, devletin kölesi değil de vatandaşı gibi hissettiren bir liderdi. “Millet, devlet için değil; devlet, millet içindir” sözünü not etmek gerekir.

2/17

Bu liste, bugün Başbakan Erdoğan’la devam ediyor. Ve Ecevit değil de ‘Karaoğlan’ dememden anlasılabileceği gibi, solun listede neden bu kadar uzun zaman önce ve sadece tek kişiyle temsil edildiğini sorgulamak, 24 Ocak kararlarına sövmekten daha zor bulunuyor sanırım. “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” cümlesini, kanun fetişistliğine vurmadan, delinenin özel televizyonları yasaklayan darbe anayasası olduğunu hatırlamakta fayda var. Ve tabii “Özal, Kürtçe’ye taktı!” manşetleriyle yerden yere vurulduğu dönemde, Özal’ın kendini,“Şimdi yapmazsak, ileride başımıza büyük dertler açılırdı” diyerek savunmak zorunda kaldığını da anımsamak lazım. Körfez Savaşı’ndaki tutumundan, rüşvete açık çek veren açıklamasına kadar yanlışları olsa da, en azından Cumhurbaskanlığı süresini tamamlayabilseydi, daha az dertli bir ülke olma ihtimalimiz, Demirel-Çiller döneminden daha fazla olurdu diye düşünüyorum. Mekânı cennet olsun.

3/17

BURCU ÇETİNKAYA (Ralli Pilotu, 1981 doğumlu) Türkiye’de çok önemli bir döneme damgasını vurmuş basarılı bir siyasetçi. Duruşuyla halka kendisini sevdirmiş; önemli, unutulmayacak değerlerimizden birisidir. Ayrıca halkla karşılastığındaki samimi tavırları da, çocukluğumda hatırladığım karelerden olarak hep aklımda kalacak. Allah’ın rahmeti üzerinde olsun.

4/17

FAİK TUNAY (CHP İstanbul Milletvekili, 1983 doğumlu) Web adresimde bir söz vardır: Siyaset; geçmişi onurlandırmak, geleceği düşlemektir. Bu bana, rahmetli Özal’dan geçmiş bir anlayış. Rahmetli Özal’a kadar siyasi liderler işin bir kısmını görüyordu, kimisi sadece geçmisi konuşuyordu; rahmetli, geçmişe sahip çıkıp geleceği düşlerdi. Türk insanının önüne vizyon koydu. Özal; aslına sahip çıkan, geçmişini inkâr etmeyen, geleceği düşleyen biridir.

5/17

99’da siyasete girdim, rahmetli vefat etmişti. İcraatın İçinden programlarını unutmam, ANAP Kongresi’nde uğradığı suikastin sonrasında başparmağı sargılı şekilde televizyona çıkardı elinde kalemiyle. Çocukluktaki olumlu olumsuz şeyler insanın bilinçaltına giriyor. Babam çok sıkı bir Anavatan partiliydi. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü açıldığı zaman Mercedes marka arabayla üzerinden geçisini, Semra Hanım’a “Bir kaset koy da neşelenelim” demesi aklımda kalanlardan.

6/17

ESRA EROL (Evlen Benimle Programının Sunucusu, 1982 doğumlu) Belediye hoparlörünün sesine dikkat kesildiğim, ilkokul arkadaşlarımla ders çalısmasından eve dönüş yolunda Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölüm haberini duydum. Turgut Özal ismini her duyduğumda hep o güne giderim. Benim, siyasetle tanıştığım gündür.

7/17

ROJİN (Sanatçı, 1980 doğumlu) Sevimli bir Başbakan görüntüsü vardı. Şort giydiğini, kot pantolonunu ve blazer ceketini hatırlıyorum. Yırtık ayakkabılarımdan kurtulup, burs aldığım dönemdi. O burs ile bir spor ayakkabısı almıştım, benim için çok önemliydi. Simit yiyen ve simit yerken, simidin susamlarını yalayan, rahat bir Başbakan hatırlıyorum.

8/17

ASLI ÇAKIR ALPTEKİN (2012 Londra Yaz Olimpiyatları 1500 Metre Altın Madalya Sahibi Atlet, 1985 doğumlu) Türk insanının Cumhurbaşkanı Turgut Özal; aktif siyasi yaşamı, yenilikçi tavrı, halktan görüntüsü ile akıllara yer etmiş bir politikacı. “Bir şeye karar verdim mi, dosdoğru giderim. O iş elimden kurtulamaz. Ben öbür dünyaya inanır ve bu dünyanın bir geçiş yeri oldugunu düşünürüm.

9/17

Öbür dünyada bugün yaptıklarının hesabı sorulur.” Halkın manevi değerleriyle, evrensel değerleri uzlaştırmayı hedeflemişti, ben Turgut Özal’ı bu sözleriyle hatırlıyorum.

10/17

HİLAL ERGENEKON (ATV Sabah Haberleri Sunucusu, 1981 doğumlu) Biz ona ‘Tonton amca’ derdik. Politikacılar arasında en sevimlisi ve çocuklara en çok hitap eden kişiydi. Cenazesi, okuduğum Kocatepe Mimar Kemal Lisesi’nin hemen yanındaki Kocatepe Camii’nde kaldırılmıştı, okul tatil olmuştu, bunları hatırlıyorum. Almanya’dan gelen çikolatalar onun döneminde ülkemize geldiği için mutlu olduğumu hatırlıyorum. Eşiyle el ele gezmesi hoşuma giderdi.

11/17

RASİM OZAN KÜTAHYALI (Gazeteci, 1981 doğumlu) Küçüklüğümde, bizim aile Özal muhalifi bir aileydi. Özal’a çok kızarlardı. Ablamın eşi, eniştemin ailesi ise sıkı Özalcı’ydı. Evde büyük kavgalar yaşanırdı. Babam ziraat yüksek mühendisi, annem matematik öğretmeniydi. O klasik devlet geleneğine, sıkı sıkı Kemalist geleneğe bağlılardı. Sonradan 15-16 yaşlarımda siyasi bilincim oturmaya başladığında, Özal’ın Kemalist statükocu durumu delmesi ve parçalamasının çok yararlı bir şey olduğu kanaatine vardım. Özal, bir liberal demokrat değildi ama pragmatik ve zeki bir adamdı.

12/17

Türkiye’yi, o dönemin evrensel standartlarına adapte etmeye çalışıyordu. Bugünden bakıldığında süreç tamamen Özal dönemi, Türkiye’nin üzerine giydiği deli gömleğinden kurtulduğu dönemdir. Kız istemelerde, gelip gitmelerde büyük tartışmalar çıkardı eniştemin babası ve abisi ile babam arasında. Ben de maç izler gibi bu tartışmayı izlerdim.

13/17

PELİN BATU (Yazar, Oyuncu, 1978 doğumlu) Özal deyince aklıma; papatyalar, prensler, ilk AVM’ler, McDonald’s, SHP’nin limonlu kampanyası, “tak bir kaset neşemizi bulalım” Kanuni the “lovemaker” ve Diana’nın kıkırdaması, davulcu damat muhabbeti, off shore özelleştirme maniası ve kömürlü bir Ankara geliyor...

14/17

NİHAT DOĞAN (Şarkıcı, 1977 doğumlu) Bir kere, öncelikle şunu söyleyeyim; Babam Ecevitçi’ydi, bizim çocukluğumuzda annem Özal’a oy veriyordu. Bu yüzden kavga etmişlerdi. Bence Özal daha sevimliydi, tonton ve babacandı. Semtimize uğramıştı, bize el sallamıştı, sevgimizi kazanmıştı. Kendisi, Türkiye’ye çağ atlattı. Rahmetli babam, bizi Doğu Anadolu’ya götürdüğünde yol ve elektrik yoktu. Muş’un köyüne giderdik trenle. Akrabalarımız bizi almaya gelmişlerdi, ellerinde gaz lambaları ile bizi tren yolunda karşılamıştı. Kilometrelerce yol yürümüştük, elektrik, televizyon yoktu. Daha sonrasında ben babama “Gidelim, burada hiçbir şey yok” diye ağlardım. Özal’ın Başbakan olmasından sonra ben, babam “Muş’a gidelim” dediğinde gitmek istememiştim. Üzerime güzel kıyafet giymiştim, en güzel kıyafetim çamur olmuştu. Ben yine tren garına gideceğimi düşünürken, bu sefer otobüse binmiştik. Yollar güzeldi. Köye kadar minibüsle gittik. O sırada TRT’de maç vardı, baktım ki elektrik, televizyon gelmiş. “Ne oldu buraya?” diye sormuştum, iki üç sene içindeki değişim büyüktü. “Allah Özal’dan razı olsun” demişlerdi. Bir sene sonra kendim köye gitmiştim. Eskiden telefonla köyü arardık, muhtar çıkardı, o söylerdi kimi aradığımızı, hat düşerdi, düşmezdi...

15/17

Özal’dan sonra direkt telefonla, Muş’ta en ücra köşedeki akrabalarımıza ulaşabiliyorduk. Anadolu insanı için Özal, bir kahramandı. Kürtlerin kendi dilini kullanması açısından çığır açmıştı. Çocukluk zamanı aklımda kalan Özal fotoğrafı budur.

16/17

ORHAN ESKİKÖY (Yönetmen, 1980 doğumlu) Türkiye’nin yağmalanmasının başlangıcı… Her türlü kültürel, ekonomik değişim ve dönüşüm noktası… Benim babam için, para kazandığı dönemdir ama bizim o paradan mutlu olamadığımız dönemdir. Özal iktidarı döneminde, mutlu bir çocukluk geçirmedim.

17/17