En Son Haber Sitesi Güncel Haber
İstanbul
Güneşli
26°C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Oktay Yıldırım'a çapraz sorgu

Ergenekon davasının sanıklardan Oktay Yıldırım'a çapraz sorgu yapıldı.
11 Kasım 2008 / 21:08
oktay-yildirima-capraz-sorgu
Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesindeki duruşmanın öğleden sonraki oturumunda çapraz sorguya alınan Yıldırım, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün'ün sorusu üzerine, soruşturma sürecinde emniyet, savcılık ve hakimlikte verdiği ifadeleri kabul ettiğini söyledi.

Sanıklardan Kemal Yalçın Alemdaroğlu ile Güler Kömürcü Öztürk'ün avukatı eski Susurluk Davası Hakimi Metin Çetinbaş'ın, üretildikten sonra dağıtılan el bombalarının ne şekilde kayıt altında tutulduğu yönündeki sorusu üzerine Yıldırım, çatışmalar sırasında bir kişinin bombayı kullandığını söylemesi durumunda bunun kayıtlara bu şekilde geçeceğini anlattı.

'RAMBO EĞİTİMİ ALDIN MI?' SORUSU GÜLDÜRDÜ
El bombalarından sadece askerlere verilmediğini, korucular ve polislerin de el bombası kullandığını bildiren Yıldırım, Çetinbaş'ın, filmlerde anlatıldığı gibi ''Rambo'' tipi eğitim alıp almadığı yönündeki sorusuna gülerek, ''Hayır'' yanıtını verdi.

Çetinbaş'ın ''Aldığınız eğitime göre bir kişiyi öldürmek için el bombası kullanmanız gerekir mi?'' sorusu üzerine Oktay Yıldırım, ''Türk Silahlı Kuvvetlerinde insan hayatına son vermenin birçok yolu öğretilir, bunun en acemice yolu el bombası kullanmaktır'' şeklinde konuştu.

Sanık Vedat Yenerer'in avukatı Vural Ergül'ün, bir kişinin Zaho'dan ya da Irak'ın kuzeyindeki bir başka şehirden el bombası edinmesinin mümkün olup olmadığını sorması üzerine Yıldırım, ''İnanın İstanbul, Zaho'dan daha iyi bir kaynak'' dedi.

KAYMAKAM KEMAL BEY'İ ANMA TÖRENİ İDDİANAMEDE SUÇ UNSURU DEĞİL
Mahkeme heyetinin herhangi bir sorusu olup olmadığını sorduğu Cumhuriyet savcılarından Nihat Taşkın, öncelikle sanığın savunmasında sıklıkla dile getirdiği bir hususu açıklamak istediğini söyledi.

Kaymakam Kemal Beye ilişkin anma töreninin iddianamede suç unsuru olarak gösterilmediğini belirten Taşkın, iddianamede, bu törenin, ''Ergenekon'' terör örgütünün bazı milli değerleri suiistimal ettiğine ilişkin anlatıldığını bildirdi.

Taşkın'ın açıklamasının ardından savcı Mehmet Ali Pekgüzel tarafından sanığa sorular soruldu.

Pekgüzel, Oktay Yıldırım'ın emniyet, savcılık ve hakimlikteki sorgularında Ali Yiğit'i tanımadığını söylediğini, mahkemede ise bu kişiyi daha önce gördüğünü ifade ettiğini hatırlatarak, Yıldırım'dan çelişkiyi gidermesini istedi.

Yıldırım da daha önceki ifadeleriyle bir çelişkinin söz konusu olmadığını savunarak, bu kişiyi gördüğünü, ancak tanımadığını ve daha önceki ifadeleri sırasında da gördüğünü hatırlamadığını anlattığını bildirdi.

Pekgüzel tarafından ''Ali Yiğit'e yeni bir ifade ezberletmeye çalışıp çalışmadığı'' sorulan Yıldırım, ifadesi sırasında bu konuda ayrıntılı açıklamada bulunduğunu ifade ederek, ''Bu, Ali Yiğit'i kuran kişinin hayal ürünüdür'' dedi.
DURUŞMA SALONUNDA TARTIŞMA
Savcı Pekgüzel'in, Yıldırım'dan ele geçen telefonlarda Mehmet Fikri Karadağ, Tuncay Özkan, Şener Eruygur, Ümit Sayın, Kemal Kerinçsiz ve Sevgi Erenerol'un numaralarının kayıtlı olduğunu belirterek, Yıldırım'a bu kişilerle ilişkilerini sorması, duruşma salonunda tartışmaların yaşanmasına neden oldu.

Bu kişilerle ilişkilerine değinen Oktay Yıldırım'ın, Şener Eruygur ile tanışmadığını söylemesi üzerine savcı Pekgüzel, söz konusu kaydın ''Ş. Eruygur'' olarak bulunduğunu, başka bir kişi olup olamayacağını sordu. Bunun üzerine Yıldırım da böyle bir kayıt hatırlamadığını bildirdi.

Ayrıca, telefon görüşmelerine ilişkin, ''Bu görüşmelerin altında nasıl olur da örgütsel bağ aranır'' diye konuşan Yıldırım, iki derneğe üye olduğunu, Büyük Hukukçular Birliğinin de onursal üyesi olması nedeniyle birçok gösteri ve basın açıklamasına katıldığını sözlerine ekledi.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, altında ismi bulunan bir basın açıklaması metninden bahsederek Yıldırım'a, bu dernek adına açıklama yapma yetkisi olup olmadığını sordu. Bu sırada Yıldırım'ın avukatının, ''Müvekkilime suç olan bir şey sorulacak mı?'' dediği duyuldu.

SAVCI: ''EL BOMBALARININ BULUNDUĞU EVE GİTTİN Mİ?'' Pekgüzel'in, bombaların bulunduğu eve gidip gitmediğini sorduğu Yıldırım, Mehmet Demirtaş ile sık görüşemediklerini, o gecekonduda bir veya iki kez ziyaret ettiğini, Demirtaş'ın daha sonra 3 kez ev değiştirdiğini, şimdi ise nerede oturduğunu bilmediğini söyledi.

Bu sırada söz alan sanıklardan Behiç Gürcihan, Yıldırım ile 7-8 yılda 400 kez görüştüğünün Cumhuriyet savcısı tarafından ifade edildiğini, buna göre her 4-5 günde bir görüşme yapmış olmaları gerektiğini söyledi.

Gürcihan, Yıldırım ile arada bir kahve içip sohbet ettiklerini kaydetti.

Bir yıl içinde 2 kez gözaltına alındığını ve 8 gün gözaltında kaldığını söyleyen Gürcihan, ''Bu durumda Cumhuriyet savcısı ile 184 saat muhatap oldum. Cumhuriyet Savcısı Öz ile de irtibatım sorgulansın'' dedi.

Söz alan diğer sanıklardan Vedat Yenerer, Oktay Yıldırım'ı daha önce hiç görmediğini, ancak telefonda 2 kez konuştuklarını belirterek, savcılığın ise 13 kez konuştuklarını söylediğini anlattı.

Sorgulama sırasında Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın da Oktay Yıldırım'a, adını belirttiği bir eğlence merkezinde çalışıp çalışmadığını sorarak, bu iş yerinde de birtakım materyaller ele geçtiğini söyledi.

Yıldırım, bir güvenlik şirketinde operasyon müdürü olarak çalıştığı dönemde söz konusu iş yerinin de şirketin projelerinden biri olduğunu anlattı.

Bu arada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, savcı Taşkın'a, bazı belgelerin delillere geçildiği zaman okunup sorulabileceğini ifade etti.

Bu arada duruşmaya katılan tutuksuz sanıklardan Ali Yiğit, söz almak için el kaldırdı. Başkan Şengün kendisini daha sonra dinleyeceklerini söyledi.

YİĞİT'E TEHDİT İDDİASI
Oktay Yıldırım, Ali Yiğit'e tehditle mektup yazdırıldığı yönündeki iddiaya ilişkin de söz konusu mektubu Yiğit'in talebi üzerine Demirtaş'ın yazdığını öne sürdü.

Yiğit'i cezaevinde ziyaret eden ve ifadesini değiştirmesini istediği öne sürülen avukatı tanıyıp tanımadığı sorulan Yıldırım, bu avukatı tanımadığını ifade etti.

Söz alan sanıklardan Kemal Kerinçsiz, Büyük Hukukçular Birliğinin tüzüğünde onursal üyeliğin söz konusu olduğunu, bu yönde Yıldırım'a ilişkin düşünce ve tekliflerinin de bulunduğunu söyledi. Kerinçsiz, ancak derneğin genel olarak onursal üyelik uygulamasına gitmediğini ve bu nedenle üyelik defterinde Yıldırım'ın onursal üyeliğinin de yer almadığını anlattı.

Nisan 2006'da Yıldırım ile tanıştığını, aynı yılın Kasım ayından itibaren başka telefon görüşmeleri olmadığını söyleyen Kerinçsiz, Yıldırım'ın, Büyük Hukukçular Birliği tarafından yasal olarak yapılan 5 veya 6 basın açıklamasına katıldığını bildirdi.

DİĞER SANIKLARIN BEYANLARI
Duruşmada söz alan sanıklardan Mehmet Zekeriya Öztürk, bir psikolojik etki oluşturmak amacıyla sanıkların aralarındaki ilişkiler konu edilerek gerginlik ve çatışma ortamı yaratılmak istendiğini savundu.

Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün, ''Burada kimse gerginlik yaratamaz'' dedi.

Sanıklardan Hayrettin Ertekin, Oktay Yıldırım'a hitaben ''Madem oraya bomba koyuyor da neden evin anahtarını almıyor?'' sorusunun yöneltilmesini istedi.

SALONDA GÜLÜŞME
Başkan Şengün, bunun üzerine ''Ne ilgisi var bunun sizinle?'' diye sordu.

Ertekin de ''Örgüt üyesiyiz ya... Neden Oktay bey anahtarı bana vermedi başka birisine verdi, onu soracağım'' şeklinde konuştu.

Salonda gülüşmelere yol açan bu cevabın ardından Başkan Şengün, Ertekin'den yerine oturmasını istedi.

Sanık avukatlarından Metin Çetinbaş, çapraz sorgu sırasında sanığa yönlendirici soru sorulmasının hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

Tutuklu sanıklardan Kemal Kerinçsiz, devlete ait gizli belge elde etme iddiasına ilişkin olarak belgelerin hakim tarafından değil, emniyetçe tetkik edildiğini ve bu nedenle dikkate alınmaması gerektiğini savundu.

Bu arada, sorgusu tamamlanan Oktay Yıldırım, savunmasına ilişkin ek delilleri de mahkemeye sundu.




galeri