İstanbul Emniyetinde Tuncay Güneye işkence yapıldığını gösteren ses CDlerinin neden yeni ortaya çıkarıldığı merak ediliyor. Ses kayıtlarının nerede takıldığı sorusuna yanıt aranıyor. MİT, Milliyetin bu konudaki sorularını yanıtsız bıraktı.

Ergenekon davasının kilit isimlerinden Tuncay Güneye, Ergenekon soruşturmasında önemli bir yer tutan ifadelerini verdiği sırada, İstanbul Emniyet Müdürlüğünde işkence yapıldığını gösteren ses CDlerinin yeni ortaya çıkması, birçok soruyu akıllara getirdi.
Soruşturmayı yürüten Savcı Zekeriya Özün MİT ile yazışmalarında, Güneye işkence yapıldığını gösteren bir kayda ilişkin bilgi yer almamıştı. MİT Müsteşarı Emre Taner de savcılığa yazdığı yazıda, Güneye baskı, yönlendirme ve işkence yapıldığına dair bir kayıt olduğu konusunda bilgi vermemişti.
MİTin, yıllarca elinde bulunan CDnin içeriğiyle ilgili olarak ilgili kurumlara bugüne kadar neden bilgi vermediği, verdiyse de bu bilginin kime iletildiği akla gelen ilk soru oldu.
NEDERE TAKILDI?
Mahkemenin talebi üzerine MİTin gönderdiği CDlerin bilirkişi tarafından yapılan çözümü, 2001 yılında “change oto” ve “çete” suçlamasıyla İstanbul polisi tarafından gözaltına alınan Güneyin, emniyette işkence gördüğünü ortaya çıkardı.
Bu gelişmenin ardından Güneyin “Emniyette işkence gördüm” açıklamasını doğrulayan ses kayıtlarının, bugüne kadar neden ortaya çıkmadığı ve CDlerin nerede takıldığı sorusuna yanıt aranmaya başladı.
MİT Müsteşarı Emre Taner imzasıyla bilgi ve belge isteyen Savcı Öze gönderilen yazıya göre, MİT, Başbakan ve Genelkurmaya 2003, 2006 ve 2007de üç kez bilgi iletti.
2003te Ergenekonla ilgili olarak bir kitapçık iletildi. 2006da bir özet, 2007de gelen ihbar mektubu ve ekindeki CD gönderildi. Tanerin yazısında, Güneye işkence yapıldığı yönünde bir bilgi de yer almadı.
MAHKEME İSTEDİ
Davaya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmalar devam ederken MİTe yazı yazarak, Ergenekon ve Güneyle ilgili olarak hangi işlem ve çalışmaların yapıldığını sordu.
Mahkemeye, MİT Müsteşarı adına Hukuk Müşavirliğinden gönderilen yazıda, 3 Temmuz 2002de posta yoluyla MİTe 6 adet CD gönderildiği belirtildi. Mahkeme heyeti de MİTe tekrar yazı yazarak, eldeki bu CD ve diğer belgelerin incelenmek üzere mahkemeye gönderilmesini talep etti.
Gelen CD ve belgeler, bilirkişi tarafından incelendikten sonra, 5 numaralı CDde Güneye sorgucuların işkence yaptığının kayıtları ortaya çıktı. Dosyaya giren bilirkişi raporu da avukatlara dağıtıldı.
SÜREÇ MİTE DOĞRU
Bu süreç, işkence CDsinin yargıya ve kamuoyuna ulaşmasındaki gecikmede adres olarak MİTi gösterdi. MİTin bu CDleri veya içeriğiyle ilgili bilgileri herhangi bir kurumla paylaşıp paylaşmadığı merak konusu olurken, “CDlerin gizlenmesinin” kurumun profesyonelliğini ve güvenilirliğini olumsuz etkileyeceği yorumları yapıldı.
Müsteşar Tanerin savcılığa yazdığı yazıda, “MİTin prensip olarak, devlet kuruluşlarından birisinin bilgisi dahilinde olan ve görev alanına giren şahıs, olay veya gelişmelerle ilgili devletin diğer kuruluşlarına bilgi vermek gibi bir uygulamaya gitmediği” vurgulanmıştı.
MAHKEME: CDLER İNCELENİYOR
Ergenekon davasında mahkeme, MİT tarafından gönderilen 6 adet CDden 5inin incelenmesinin tamamlanmadığını bildirdi. Davanın 71inci duruşmasında tutuklu sanıklardan Nusret Senem ve Doğu Perinçek MİTten gelen CDlerin kendilerine verilmesini talep etti. Ancak mahkeme, ara kararında sadece Güneyin ses kayıtlarını içeren bölümün verilmesine karar verdi. Mahkeme, diğer 5 CDnin incelenmesi işleminin sürmesi sebebiyle talebi reddetti.
Sanık avukatları diğer 5 CDnin içinde Güneyin evinde 2001 yılında ele geçirilen evraklar olduğunu düşündüklerini ifade ettiler.
ESKİ MİT MÜSTEŞARI "SAÇMA" DEMİŞTİ
Eski MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, emekli olduktan sonra, aralarında siyasiler, yüksek rütbeli subaylar ve işadamlarının da bulunduğu 69 ismi kapsayan MİT şemasıyla ilgili bir soruya, “Bana göre saçma bir şemaydı. Ama, kurum içinde hazırlanmıştı. Saçma bile bulsam görmezden gelebileceğim bir şey değildi” yanıtını vermişti.
Dönemin Başbakanlık Müsteşarı ve AKP İstanbul Milletvekili Ömer Dinçer, MİTin Başbakanlıka Ergenekon terör örgütü ile ilgili olarak gönderdiği yazıda, Güneyi görüp görmediği konusunda bir beyanda bulunduğunu hatırlamadığını belirtti. Dinçer, “Ben bu tür bir yazıyı hatırlamıyorum. Gelmişse bile doğrudan Başbakana gelmiş olmalı. Benim görev yaptığım dönemde Müsteşarlık makamına bu tip bir ifade içeren yazı geldiğini hatırlamıyorum” dedi.
MİT, BELGELERİ NASIL İLETTİ?
Ergenekon davasının savcısı Zekeriya Öz, soruşturma kapsamında 3 Nisan 2008de şüphelilerin ev ve işyerlerinde ele geçirilen “çok gizli” bilgi ve belgelerin doğru olup olmadığını, gizlilik hükmünün kalkıp kalkmadığını, şahısların MİTle ilişkisi olup olmadığını sordu.
Öz, Ergenekonla ilgili olarak geçmiş tarihlerde yapılmış çalışmaları ve örgütün deşifre edilmesine yarayacak bilgi ve belgeleri de istedi. MİT Müsteşarı Emre Taner imzasıyla 9 Mayıs 2008de savcılığa gönderilen cevapta, 3 Temmuz 2002de MİTe posta kanalıyla intikal eden, ancak, kaynağı tespit edilemeyen 2 sayfalık bir mektup ile 6 adet CDnin geldiği anlatıldı.
İhbar mektubunda, Ergenekon örgütünün anayasal düzeni yıkmak gibi faaliyetler sürdürdüğü anlatılırken, “Ergenekon ve Lobi” isimli projelerle iddia niteliğindeki bilgiler çerçevesinde hazırlanan kitapçığın, 10 Temmuz 2003te Genelkurmay Başkanına (Hilmi Özkök), 19 Kasım 2003te Başbakana (Erdoğan) iletildiği hatırlatıldı.
Yazıda bahse konu çalışmanın özeti niteliğindeki başka bir bilgi notunun, 19 Ocak 2006da Başbakana, 26 Mayıs 2006da ise Genelkurmay İstihbarat Başkanına sunulduğu kaydedildi.
MİTİN ÇİZELGESİ
İstanbuldan posta kanalıyla 17 Nisan 2007de kendisini TSKda görevli bir subay olarak tanıtan bir kişiden de isimsiz bir mektup ile bir CDnin geldiği belirtilen MİT yazısında, mektup ve ekindeki CDnin, herhangi bir işlem yapılmadan, 24 Mayıs 2007de Başbakan ve Genelkurmay Başkanlığına iletildiği belirtildi.
MİT, bu yazının yanı sıra, savcılığa 135 sayfalık çizelge, 13 adet bilgi notu ile Ergenekon konulu kitapçığı da ek olarak gönderdi. Ancak, MİTin savcılığa gönderdiği belgeler arasında, işkence kayıtlarının bulunduğu CD yer almadı.
MİTin Ergenekon operasyonunun başlatılmasında etkili olan bu kitapçıkta, Güneyin ifadelerinin işkenceyle alındığı yönünde bir tespit yapıp yapmadığı, işkenceyi kanıtlayan ses kaydını da bugüne kadar neden elinde tuttuğu anlaşılamadı.
MİT, Milliyetin bu konudaki sorularını da, “Konunun yargı aşamasında olması”nı gerekçe göstererek yanıtsız bıraktı.
SAVCI ÖZÜN YAZISI
Bunun ardından Öz, 20 Haziran 2008de Başbakanlık Müsteşarlığına bir yazı yazdı. MİTin kendilerine gönderdiği yazıya değinen Öz, konuyla ilgili olarak sunulan rapor ve belgelerin, soruşturmanın aydınlatılması açısından uygun görüldüğü takdirde dosyaya konulması için kendilerine gönderilmesini talep etti.
Başbakanlık da 2 Temmuz 2008 tarihli yazıda Öze, Ergenekonda yer aldığı iddia edilen gazeteci, siyasetçi ve işadamlarının da yer aldığı kişilerin listesiyle örgüt şemasına ilişkin bilgileri gönderdi. (Milliyet)
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder