USD: 1.7557
EUR: 2.2922

İstanbul 10°C

Ankara 0°C

İzmir 8°C

Türkiye ikiye bölünecek

Ulusalcıların yeni coşku adamı Erhan Göksel 2020 Türkiye’sini anlattı

21.07.2009 - 22:35

Ulusalcıların yeni coşku adamı Erhan Göksel son günlerde yeniden Türkiye’nin birinci gündemi olan “Kürt Sorunu”nun geleceğini Odatv’ye anlattı.

İşte Göksel’in Açıklamaları:

1 MART TEZKERESİYLE TÜRKİYE ÖNEMİNİ KAYBETTİ

ABD için bugünkü dünyada en büyük siyasi problem, Kuzey Irak başta olmak üzere Ortadoğu’da yeni bir harita oluşturulmasıdır. Daha doğrusu Ortadoğu’nun “yeniden-dizayn edilmesi”yle, İsrail’in güvenliğini sağlamaktır. Bu proje Clinton dönenimde başlayan, Bush döneminde devam eden ve hiç değişmeyen bir siyaset anlayışının devamıdır. Bu bölge yapılandırılırken 1 Mart tezkeresi ile Türkiye eski önemini yitirmiş, Türkler değil, bölgedeki Kürt nüfus Amerika için en önemli partner haline gelmiştir.

2012’DE MUSUL TÜRKİYE’YE BAĞLANACAK
ABD’nin bastırmasıyla olsa gerek; kısa bir süre önce bir tez ortaya atıldı. Ayrıca ABD’li önemli bir “Think-Tank” (düşünce) Kuruluşunun raporu da, 2012’de Musul’un Türkiye’ye bağlanabileceğini söyledi. Hemen arkasından geçen hafta, bu sefer bizzat Barzani’nin yakın çevresinden “Kuzey Irak Kürt Yönetimi”nin, Kerkük’ün Kürt yönetimine katılması, Kuzey Irak Kürtleri’nin de Musul Vilayeti ile beraber Türkiye’ye katılması türünden söylemler dışardan Türkiye’ye taşındı..

ASKERLER CESARET EDEMEDİLER
Kuzey Irak’ın (Musul-Kerkük) Türkiye’ye katılması baştan beri Turgut Özal’ın fikriydi. Benim kendisiyle çalıştığım 1990’lı yıllarda bu onun en büyük rüyasıydı. Ancak o zaman Türkiye gerçekten masadaydı ve uluslararası politikayı da kısmen yönetiyordu. Ne yazık ki, o dönemde askerler buna cesaret edemediler ve masadan kalktılar. Özal yalnız kaldı ve Türki’ye ilk Irak Harekatını uzaktan izledi; sonuçta da bugünkü Kuzey Irak Kürt Devleti’nin tohumları atıldı. Bugün ise durum çok farklı. Bugün Türkiye ile ilgili aklınıza gelebilecek her türlü siyasal mücadele ve ülke içerisindeki çatışmalar “Uluslararası Siyaset”in, “Uluslararası Güçler”in mücadelesinden dolayı ortaya çıkıyor. Ülke içindeki ulusal güçlerle onlara karşı olanların mücadelesi değil bugün yaşadıklarımız. Özal dönemi ile bugünün farkı işte budur.

BÖLÜNMENİN ÖNÜ AÇILIR
Bugün Uluslararası Güçler’ce ortaya atılan bu önemli tez; yani, Kuzey Irak ve Musul’un bize katılması tezi, bize çok sıcak görünüyor. Çok sempatik geliyor. Musul’un Türkiye’ye katılmasının bir tek anlamı vardır. O da; Lozan’ın ortadan kalkmasıdır. Zaten Lozan Amerika Birleşik Devletleri tarafından imzalanmamıştır ve kabul edilmemiştir. Bu konu bizim ders kitaplarımızda hiç bahsolunmaz. Bizim Necip Türk medyasının da bilmediği için hiç bahsetmediği bir konudur bu. ABD, Lozan’ı ve Türkiye’nin varlığının siyasi tescilini asla tanımamıştır.

MİSAK-I MİLLİ SINIRLARI DEĞİŞİRSE LOZAN GEÇERSİZ OLUR
Eğer biz Musul’u alırsak, bir anlamda üniter yapımızı değiştirmiş oluruz. Özetle; biz Lozan’ı lağvettiğimiz zaman, yarın Musul ve Kerkük dahil Kuzey Irak, Türkiye’ye katılırsa, fiilen Lozan ortadan kalkmış olur ve Lozan kalktıktan sonra da, belki bir 10 yıl içerisinde bizdeki Kürt bölgelerini de içine alacak şekilde bir parçalanmanın da önü açılır. Yani, Türkiye Cumhuriyeti’nin Misak-ı Milli sınırlarında herhangi bir değişikliğin olması demek, Lozan’ın geçersiz kalması demektir. Lozan geçersiz olursa, ilk etapta bu bir büyüme gibi görünse de, daha sonraki süreçte Türkiye’nin farklı federasyonlara ve sınırlara bölünmesinin, bu konudaki siyasi dayatmaların da önü açılmış olur.

LOZAN TÜRKİYE’NİN YEGANE TEMİNATIDIR
Bugün Türkiye’nin bölünmesini engelleyen en önemli şey Lozan’dır. Lozan, Türkiye’nin varlığı ve bütünlüğünün yegane teminatıdır ve Amerika dışında, bütün devletlerin, uluslararası platformda “siyaseten mutabakatla” kabul edilmiş bir anlaşmadır. İlk anda bize çok sıcak gelen bu Kuzey Irak “ilhakı”, aslında Türkiye’nin parçalanmasının pratik ve en etkili yoludur. Böyle bir gelişme ile Türkiye büyük bir tehlikenin içine girmiş olur.

TÜRKİYE LOZAN’I KENDİ ELİYLE LAĞVEDERSE; YOK OLUP GİDER
Türk Milleti ve Necip Türk Medyası, maalesef gerçekleri iyice anlayamaz hale geldi. Bundan 2 ay önce Nisan ayında ABD Başkanı Obama geldi,. Biz onu, bir Demokrasi havarisi edasıyla izledik. Meclis’de bir konuşma yaptı. Açıkça Başbakan ve Milletvekillerinin gözü önünde, Türk siyasetine ABD’nin buyruklarına adeta dikte etti. Ermeni meselesi ile ilgili açıkça “Ermeni Soykırımı” dedi. “Patrikhaneyi açacaksınız” dedi. “Ermenistan sınır kapısını açacaksınız, Kıbrıs Rum kesimi’ne limanlarınızı açacaksanız” türünden sözler söyledi. Koskoca Türkiye önünde bunları adeta dikte etti; medya ve milletvekillerimiz de bu konuşmayı ayakta alkışladı.

TÜRKİYE’DEKİ SİYASİ MÜCADELE ULUSLARARASI GÜÇLERİN PLANLARIDIR
Şurası iyi anlaşılmalıdır: bu ülke içindeki siyasi mücadele, artık “Ulusal Siyaset”in mücadelesi olmaktan çıktı, dışarıdaki güçlerin, yani “Uluslararası Güç Merkezleri”nin Türkiye üzerindeki planlarının, hesaplaşmalarının mücadelesi oldu.

EKİM’DE YENİ KRİZ DALGASI GELİYOR
Kısacası Türkiye bugün, Turgut Özal’ın moda tabiriyle bir “Transformasyon”un öncesindedir. Hatırlarsanız bundan 15 gün önce “Ekim ayında dünyada ikinci büyük bir ekonomik kriz dalgası geliyor ve bu kriz Türkiye’ye yansıyacak” demiştim. Türkiye iktisadi bir buhrana doğru hızla sürükleniyor. Uluslararası Güçler’in Türkiye üzerine mücadelesine; bir de ekonomik buhran eklendiğinde, gelecek transformasyon (dönüşüm), Türkiye’deki bütün siyaseti, AKP, MHP, CHP dahil mevcut siyaseti silip süpürecektir.

ABD, TÜRKİYE’NİN ZAYIFLAMASINI İSTİYOR VE YENİ MUHATAP ARIYOR
Amerika’nın Türkiye’ye bakışını iyi okumak gerekir. Son zamanlarda şunu görmeye başladım; Amerikalılar, Türkiye’de yeni bir muhatap arıyorlar ve bugünkü siyasi çıkmazın üstüne iktisadi buhran da eklendiğinde, çok kolaylıkla Türkiye’de bir muhatap bulacaklardır. Kimsenin bundan kuşkusu olmasın.

Sürekli konuşuyoruz; “Tencere sürekli fıkırdıyor, henüz kaynamadı”. Yok Musul meselesi, yok anayasa değişikliği, yok Ergenekon, yok asker-sivil yargı meselesi..., bütün bu konularda konuşulanların hepsi aslında tali, izafi sorunlardır; yani ikincil meselelerdir. Türkiye’nin birinci meselesi iktisadi meseledir. Yani Türkiye’nin “varlık” meselesidir. Ne yazık ki, hiç kimse asıl mesele ile ilgili değil.

“TRANSFORMASYON” ÖNCESİ DAİMA EKONOMİK KRİZ OLUR
Her buhran, arkasından bir “Transformasyon”u da (dönüşümü) beraberinde getirir. Bir “Dönüşüm”ün olabilmesi için öncesinde bir buhran yaratılması gerekir. 1958’de develüasyon oldu, 1960’ta da devrim (darbe) oldu. Unutmayalım;1980’de de devalüasyon oldu, bunu da askeri darbe izledi.

ABD’nin uluslararası siyasette son 60 yıldır, yani II. Büyük Savaş’tan beri uyguladığı “stratejik” ve “diplomatik” bir yol vardır; “ABD Müesses Nizam”ı için genel kural şudur: Uluslararası mücadelede en önemli müttefikinizi, en önemli partnerinizi, onun elinin en zayıf olduğu anda yakalamanız gerekir. Amerikan Diplomasisi, yani Dış Siyaseti bu teorinin üzerine kuruludur. Çünkü karşınızda müttefik olarak partneriniz olan kişinin elini zayıflatırsanız, onunla istediğiniz şartlarda ortaklık yaparsınız; yani özetle onu yönetirsiniz.

Önümüzdeki yakın dönemde yaşayacağımız, iktisadi krize eklenmiş, hemen onun arkasından gelecek bir siyasi krizde, ABD “yeni bir rejimin” önünü açacaktır. Bu rejimden kastım kesinlikle “darbe” değil.

Evet, ABD’nin geçmişte Türkiye’deki en büyük partneri Ordu olmuştur. Ancak bugün TSK’nın çok zayıf bir noktaya düşürülmüş olması da, ABD’nin düzenlemeye çalıştığı yeni “Transformasyon” için hiç de raslantı değildir.

EN BÜYÜK PARTİNİN YÜZDE 20 OY ALDIĞI, KOALİSYONLARLA YÖNETİLEN BİR ÜLKE, ABD İÇİN EN KOLAY YÖNETİLECEK ÜLKEDİR
Ekim-Kasım’da Amerika’da ve Küresel Kapitalist Dünya’da başlayacak ikinci iktisadi krizin Türkiye’ye yansıması ilk dalgadan daha büyük olacak diye iddia ediyorum. Çünkü, AKP Hükümeti durumun farkında bile değil; adeta birileri İş Dünyasının, Medyanın ve Hükümetin de gözünü bağlayıp, manüple ediyorlar diye düşünüyorum. Kasım ve Aralık’ta bu kriz Türkiye’ye yansıdığı zaman, örneğin; önümüzdeki Haziran’da, yani 6 ay sonrasında Türkiye’de bir seçim olsa, AKP dahil hiçbir partinin yüzde 20 alamayacağını görebiliriz. 4 partinin yüzde 20 ile seçim kazandığı ve iktidara ortak olduğu bir koalisyon, bir “Süper Güç” için en çok istenen durumdur. Böyle bir koalisyon ABD tarafından çok kolay yönetilecek “güçsüz” bir koalisyondur. Böyle koalisyonla yönetilen bir ülkade ayrıca, siyaset dışı “Güçler” de yeniden güçlenir ve Hükümet üzerinde bir baskı gücü olarak devreye girer.

Bu nedenle Türkiye için malesef önümüzdeki dönemin son derece sıkıntılı geçeceğini düşünüyorum. ABD’nin Türkiye’deki güç merkezlerine güclerini kaybettirerek, ülkenin en zayıf düşürüldüğü noktada, Türkiye için planladığı “transformasyon”u dayatabileceğini söyleyebilirim.

Tüm bunlar, Ortadoğu’da haritaların yeniden çizilebilmesi için, ABD’nin başlıca düşmanı olan “İran – Hizbullah – Taliban” üçgeni ile “Centcom” denilen Çin’den Türkiye’ye kadar uzanan bu bölgedeki tüm ABD karşıtı akımlar ve ayrıca Çin’in müttefiklerini zayıflatmak adına yapılıyor.

Bütün bu coğrafyada yakın gelecekte dönüştürülecek (transformasyon) müttefik olan Türkiye’ye; ABD tarafından bir dominant rol biçiliyor.

Altını çizerek söylüyorum, ABD’nin, Ortadoğu’da Türkiye’ye atfettiği birinci öncelik, Kuzey Irak’ta kurulacak bir “Kürt Devleti”ne, Türkiye’nin asla gölge etmemesi görevidir. Amerika için Türkiye’ye atfedilen ikinci önemli rol ise, soğuk savaş dönemindeki “müttefiki Türkiye” gibi; her dediğini yapacak yeni bir rejimin önünü açmak olacaktır. (Odatv.com)

Yorumlar

Tüm yorumlar »
Adınız soyadınız:

Gönder
Vazgeç ya da

Yükleniyor...
İranlı kadınlar savaşa hazırlanıyor - Galeri Kurtlar Vadisi Pusu 147. bölüm fragmanı Celal Kolot: Türkiye'ye şikeyi Galatasaray getirdi Şehirli PKK’lının profili çıkarıldı Quaresma'nın derdi başından aşkın Antalya'da eğitime yağmur engeli Moussa Sow bedavaya geldi Aç kurtlar sokak köpeğini paramparça etti Dondurucu soğuklar Türkiye'ye geliyor 7 Şubat 2012 günün gazete manşetleri Ford Otosan Genel Müdürü vefat etti Atatürk’ün en net ses kaydı Metrobüs'ten sonra İstanbüs geliyor - Galeri İstanbul Boğazı'na çılgın proje Edirne sele teslim
Paşabahçe İçki Fabrikası özelleştiriliyor 11:43
Paşabahçe İçki Fabrikası özelleştiriliyor

Beykoz Paşabahçe Mahallesi’nde yer alan eski içki fabrikası, dolgu alanı ve iskelesi satışa çıkarıldı.

Başbakan Erdoğan'ın AK Parti grubu konuşması 11:33
Başbakan Erdoğan'ın AK Parti grubu konuşması

İşte Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları..

Gençliğe Hitabe İnönü tarafından yazıldı 11:27
Gençliğe Hitabe İnönü tarafından yazıldı

Oral Çalışlar'ın ortaya attığı bu iddianın dayanağı eski başbakanlardan Bülent Ecevit.

İstanbul'a 75 milyon dolarlık festival 11:27
İstanbul'a 75 milyon dolarlık festival

İlki 2011'de 50 milyon liralık bir yatırım ile gerçekleşen İstanbul Shopping Fest, bu yıl 9 Haziran 2012'de başlayacak..

Berk Oktay'dan Gamze Özçelik açıklaması 11:20
Berk Oktay'dan Gamze Özçelik açıklaması

Adı 'Arka Sokaklar' dizisindeki rol arkadaşı Gamze Özçelik'le anılan Berk Oktay'dan açıklama geldi.

90 milyar dolarlık dev satış 11:15
90 milyar dolarlık dev satış

Madencilik sektörünün İsviçreli devleri arasındaki birleşme süreci tamamlandı.

Son 24 saatte 33 kişi donarak öldü 11:12
Son 24 saatte 33 kişi donarak öldü

Türkiye yeni bir soğuk hava dalgasının etkisine girmeyi beklerken, Avrupa da kar esaretini yaşıyor.

Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri 12:04
Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri

Tolga Karel, hamile eşini aldatırken Süper Kulüp kameralarına yakalandı.

Acun'a yok artık dedirten yarışmacı - İzle 12:08
Acun'a yok artık dedirten yarışmacı - İzle

Yetenek Sizsiniz Türkiye jürisi, Halit İncedayı'nın yaptığı gösteriyi ağzı açık izledi.

Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle 13:47
Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle

Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen Yalçın'ın içinde yer aldığı illüzyon şovu, ekran başındakileri şaşırttı.

Kurtlar Vadisi Pusu'da Çakır sürprizi 11:00
Kurtlar Vadisi Pusu'da Çakır sürprizi

Süleyman Çakır'ın varisi Pusat Çakır, karşısına çıkan esrarengiz kişi sayesinde mafya babalığını ilan ediyor.

Müslümanları ayaklandıran festival 10:12
Müslümanları ayaklandıran festival

Makedonya'da Vevçani festivalinde İslam dinine hakaret edilmesine müslümanlar sert tepki gösterdi.

Kemal Burkay siyasete atılıyor 16:25
Kemal Burkay siyasete atılıyor

Kemal Burkay, hangi parti ile siyaset sahnesine çıkıyor?

Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi 11:36
Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi

Gazete manşetlerini okuyan Dilara Gönder'in canlı yayındaki zor anları.


30,982 kişi takip ediyor

Oyna kafanı dağıt!