FANTEZİ İLE GERÇEK ARASINDA
Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu (SAIS) ile İsveç Güvenlik ve Kalkınma Politikaları Enstitüsünün ortak araştırma ve politika merkezi Orta Asya-Kafkaslar İpek Yolu Çalışmalarının talebi üzerine, İngiliz gazeteci Gareth Jenkins bir Ergenekon soruşturması raporu hazırladı. “Gerçek ile Fantezi arasında: Türkiyenin Ergenekon Soruşturması” adı altındaki 83 sayfalık rapor, son açıklanan üçüncü iddianame öncesinde hazırlandı. Rapor, “Ümraniyede küçük bir ev, Komployu güçlendirme, Ergenekon adı, İntikam ve Panik arasında: Ak Partinin kapatma davası etkileri, Müslüman ofis boydan sürgündeki hahama: Tuncay Güneyin garip hikayesi, İlk iddianame, Ağı genişletme, İkinci İddianame, Komplo çok ileride” başlıklarını içeriyor.
KORKU İKLİMİ OLUŞTU
İlk iki iddianamede yer alan suçlamaların, soruşturmanın boyutu kadar hırslı olduğunu belirten Jenkins, davanın Türk halkını ikiye böldüğünü söylüyor. Telefon dinlemeleriyle korku iklimi yaratıldığı, soruşturmadaki hataların, davanın büyüklüğünün gerçek suçların ortaya çıkmasını engellediği belirtilen raporda bu sebeple suçluların cezalandırılma fırsatının kaçtığı yazıyor. Jenkinsin raporunda şunlar var:
SAVCILAR DİRENÇLİ
“Kanun uygulayıcıları, Ak Partiyle bağlantılılarla ilgili iddiaları takip etmekte direnç gösterdi. Eylül 2008de bir Alman Mahkemesinin, Ak Partinin önde gelen üyeleriyle bağlantıları, İslami yardım vakfı Deniz Fenerinin 16.9 milyon Euro zimmetine geçirdiğiyle ilgili kararından sonra bile. Türkiyenin en büyük medya grubu Doğan Grubunun gazeteleri, Alman Mahkemesinin ulaştıklarının ayrıntılarını haber yapınca, Başbakan Tayyip Erdoğan parti destekçilerine grubun gazetelerini almamaları talimatını verdi.
SADECE KOMPLO DEĞİL
19 Şubat 2009da vergi otoriteleri, grubun kararlılıkla karşı çıktığı, vergi usulsüzlüğü iddialarıyla aniden Doğan Grupu 826 milyon (Yaklaşık 525 milyon dolar) ceza verdi. 13 Nisan 2009da Doğan Grubunun bir üst düzey yöneticisi Ergenekonla bağlantı şüphesiyle bir gece gözaltında tutuldu. 21 Nisan 2009da Doğan Grubunun tüm şirketlerinin devlet ihalelerine girmesi bir yıllığına yasaklandı. Bu içerik kaçınılmaz olarak, Ergenekon Soruşturmasının sadece soruşturmacıların tutkulu komplo teorileriyle açıklanamayacağı şüphesini güçlendiriyor.
Soruşturmayla ilgili gelişmelerin Ak Partiye yakın medyada yer aldığını belirten Jenkins, Ümraniyede ele geçirilen el bombalarının Cumhuriyet Gazetesine atılanlarla seri numaralarının tuttuğunun ileri sürüldüğünü hatırlatarak, “Ancak bu yanıltıcıydı. MKE yapımı el bombası ve fitillerdeki numaralar, tipini ve yaklaşık üretim tarihini belirtiyordu. Ancak numaralar ardışık değildi. Numaralar ne kanıtladı ne de çürüttü” diyor.
8.5 SAYFALIK CÜMLE
İngiliz gazeteci, birinci iddianamenin içeriğiyle beraber Türkçesinin de çok kötü olduğunu belirtiyor. Jenkins iddianamenin aceleyle yazıldığına örnek olarak da Prof. Dr. Kemal Alemdaroğluyla ilgili bir cümlenin 8,5 sayfa sürmesini örnek vererek, “Ana fikri içeren hiçbir şey olmayan bir cümle. Çoğunlukla içeriklerinden ayıklanmış ayrı aşamalarda, 2 Şubattan 4 Marta kadar 26 ayrı kişiyle 32 ayrı telefon konuşmasından alıntılar” diyor.
GÜNEYİN TÜRKÇESİ, O BELGELER İÇN YETERSİZ
İngiliz gazeteci Gareth Jenkinsin raporunda, Tuncay Güney için de şu görüşler yer alıyor:
“Tuncay Güneyin Türkçesi, evinde ele geçirilen belgeleri yazmaya yeterli değil. Zaten Güneyin evinde ele geçirilen ve daha sonra 1. Ergenekon iddianamesini oluşturan tüm belgeler, güncel veya geçmişten çok gelecek senaryolarını tanımlıyor.
İNTERNETTE BELGE ÇOK
Yazarları onları kati planları öncesi tasarı olarak yazmış olabilir. Buna karşın internette dolaşan sayısız benzer belge var. Neredeyse hepsi kendi alanlarında hırslı oldukları kadar gerçekleştirilemez, laik, ulusalcıların günlük hayalleri, dilek listeleri.” (Hürriyet)
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder