Bugün gazete manşetlerinde kendisine bolca yer bulan bu defa televizyon kanallarındaydı. Teröre karşı işbirliği sempozyumunda yaklaşık bir saat kürsüde söz alan Başbuğ, terörle mücadele konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu.
İŞTE BAŞBUĞ'UN KONUŞMASININ ÖNE ÇIKAN SATIR BAŞLARI
Günümüz dünyasında güvenlik küreselleşmitir. Mevcut güvenlik anlayışlarının sorgulanması yeni güvenlik anlayışlarının doğmasına neden olmuştur. Yeni tehditler terör ve askeri tehditlerin yanısıra ekonomik eşitsizlik, adaletsizlik, çevre kirliliği, etnik anlaşmazlıklar, uluslararası göç, kaçakçılık ve enerji hatlarının güvenliğini de içermektedir...
TERÖR ACIMASIZLIKTIR
Bugün teröröün barındığı ülkelere bakarsak, buralarda devletin bütün kurumlarıyla başarılı olmadığı yönetimleri görebiliriz. Terörizmin küreselleşmesi ülkelern işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Terörizmin amacı ne olursa olsun amacı olmayan insanlık dışı eylemlerinin bütünüdür. Terör acımasılıktır.
Bugün aramızda dost ve kardeş Pakistan'ın Peşver'deki komutanı da var. Kendisiyle Pakistan'a yaptığımız ziyarette tanışmış ve görüşmüştüm. 4 aralık 2009 tarihinde bir terör saldırısında oğlunu kaybetti. Bunu hatırlatarak acısını arttırmak niyetinde değilim. Korgeneral Mesud'un bugün burada bizimle olması bugün güzel bir anlam taşıyor.
TERÖR KARŞISINDA BOYUN BÜKMEMELİYİZ
Semavi bir din olan İslam'ın terörizmle özdeşleştirilmesi kabul edilemez... 30 yıla aşkın 'ya karşı mücadele etmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki milletler bedel ödemeye de hazır olmalıdır.
Öncelikle terörü bir olgu olarak değerlendirip hangi koşullarda ortaya çıktığını iyi analiz etmeliyiz. Terörizmle mücadele ve teröristle mücadele arasında ilişki farkı ardır. Terörle mücadele pek çok noktada koordineli yürütülen faaliyetir. Ancak bazen bu faliyetler arasında ilişki toplama işleminden çok çarpma işilemine dönüşebilir.
İNSANLARIN KALBİNE VE BEYNİNE HİTAP ETMELİSİNİZ
Teröristle mücadele noktası güvenlik kuvetlerine aittir. Terörle mücadele insan odaklı olarak yürütülmeli, mücadele insanların kalbine ve beynine hitap etmelidir. Terörle mücadele mutlaka ama mutlaka yasalar çerçevesinde yürütülmelidir. Teröristle masum bölge halkının karıştırılmaması vazgeçilmez bir husustur. Terörist ve teröristlere yardım eden yada sempati duyanlarla iyi analiz edilmeli ve herbirine karşı ayrı davranış sergilenmelidir.
TERÖRLE MÜCADELEDE GERÇEKÇİ HEDEFLER VERMEYİN
Diğer önemli husus terörle mücadele uzun süreli bir süreç; azimli, sabırlı ve itidalli olmalısınız. Bu sadece askerler tarafından değil, siyasi karar alıcılar, medya ve kamuoyu tarafından da iyi anlaşılmalıdır. Terör örgütleri stratejilerini toplumsal sabrın üzerine kurar.
Terörle mücadelede topluma gerçekçi olmayan hedefler verilmemelidir. Terörün beslendiği yerele ekosistemi iyi anlamak zorundayız. Genellikle terörün beslendiği kaynaklar karmaşıktır. Bugün Türkiye'ye bakıyorsunuz modern, postmodern ve geleneksel özellikler taşıyor. Bugün bakıyorsunuz terör örgütü çevresindeki ekosistemde de uyuşturucu, kaçakçılık ilişkilerinde de yer alıyor. İşte bu bize sürecin ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor.
Amaç terörü yanlız bırakan bir ekosistem yaratmaktır. bu kimin görevidir; devletlerin görevidir.
TERÖR EKOSİSTEMİNİ İYİ BİLMELİSİNİ
Diyoruz ki terörle mücadele eden güvenlik güçleri çevresindeki ekosistemle bütünleşmelisinizdir. güvenlik kuvvetleri bu bölgede kalır diğer yerlerde bulunmazsa başarılı olma şansı zayıftır. Coğrafya ise ancak ayağınızı basa basa ayak uydurabilirsiniz. 7 gün 27 saat bölgede olmalısınız.
Bugün bu anlattıklarımı en iyi gerçekleştiren güvenlik görevlileri Türkiye'nin emniyet görevlileridir. Şu anda gidiniz terörle mücadele bölgesinde bin 500 adet müstakil görev yerimiz var.
Silahlı kuvvetler olarak üzerinde durduğumuz konu, toplumla birlikte olmak. Bu silahlı kuvvetlerin görevi mi? Evet görevi.. Devletimizin ulaşamadığı yerlerde Silahlı Kuvvetleri'miz o yere ulaşarakar her türlü hizmeti sağlamalıdır.
KORUCULUK SİSTEMİ KALKSIN DİYEN ÖRGÜTE HİZMET EDER
türkiye'de çok tartışılıyor. ama inanın ki 'nın birinci istediği şey geçici köy korucularının kaldırılmasıdır. Niye istiyor? Bu çok önemlidir. Geçici ve gönüllü köy korcularımız bin 343 şehit vermiştir. Bu korucularımız mücadele içerinde yer alması, sorunun etnik bir çatışma olmadığının ve bölgedeki halkın desteğğinin alamadığının bir göstergesidir. Efendim hata yapan korucular yok mu elbette var. Ama üç beş kişinin yaptığını tümüne mal ederek koruculuk sitemi kalksın diyenler örgütün amacına hizmet etmektir.
Bakın 2007 yılından itibaren aynı sistem Irak'ta kullanılmaya başlandı. Yine bildiğimiz kadarıyla bu sistem Afganistan'da da kurma çalışmaları devam ediyor ve Afganistan'da plot program şubat 2009'da tamamlandı.
Terör örgütlerinin eylem alanları çok geniş. Şehirde ve kırsalda farklı eylemler gerçekleştiriyor. Bu nedenle her iki tipe göre farklı mücadele şekilleri geliştirmek zorundasınız. Bir ülkedeki mücadele anlayışını başka ülkeye aynen aktarmak da fevkalede yanlıştır. Bizim mücadele alanımız ağırlıklı olarak kırsal alanlardır. Ama ırakta şehirlerdir.
Karşılaştığımız bazı paradokslar da var. İnanın bazen fazla kuvvet kullanılması daha az başarıya da neden olabilir. Hatta bazen az kuvvet kullanılması başarı derecenizi arttırır.
İSTİHPARAT YOKSA BAŞARI YOKTUR
İstihbarat yoksa hiç bir şey yoktur. Terörle mücadelede istihbaratınız yoksa terörle mücadele ile işiniz bitmiştir.
İstihbarat doğru olmalı, zamanında alınmalı ve etkili olmalıdır. operasyonları istihbarat yönlendirmelidir.
Terörle mücadele edip başarılı olanlar nasıl başarılı oluyor? Eğer insan istihbaratınız zayıfsa bu iş çok zor. İnsan istihbaratı terörle mücadelenin kilit noktasıdır. Bu istihbaratı eğitimli ve size ait olması lazım. Genellikle baktığınız zaman mahalli personele dayalı istihbarat yapıyorsunuz. Yanlış mı hayır doğru.. Ama bu istihbarat elemanı eğitimli olmalı..
KAMUOYU HASSASİYETİ ÇOK ÖNEMLİ
Bir diğer konu da kamuoyu hassasiyeti... Bir de artan medya denetimi var. Bu doğal, medyanın da kamusal sorumluluğu var. Alanda bir askerin yada polisin yaptığı yanlış işler çok büyük sorunlar yaratıyor. Bazen alt düzeyde yanlış yapan bu olaylar üst düzeydeki taktiğinizi çok olumsuz etkiliyor. Tim komutanına kadar alandaki liderler iyi eğitilmelidir. Uzmançavuşlarımız dahil Alay komutanımıza kadar formasyanı iyi olmalı, tarihi iyi bilmeli, coğrafyayı iyi bilmeli, sosyolojiyi iyi bilmelidir.
ÖLDÜRÜLEN TERÖRİST SAYISI BAŞARI ÖLÇÜSÜ DEĞİLDİR
Şimdi yapılan yanlışlardan bir tanesi de şu: Elde edilen başarı terörist sayısıyla ölçülüyor. Bu çok yanlış. Başarı etkisiz hale getirilen terörrist sayısına indirgenmemelidir. Önemli olan unsur terörist insiyatifindeki olaylardaki sayıyı aşağı çekiyorsanız esas başarı budur. Bu yanlış anlaşılmasın.. Teröristle karşılaşan asker elbette silah çekecektir. Irak'ta son yıllarda güvenlik durumu iyiye gitte deniyor... Peki bu neye dayandırılıyor, yaşanan olayların azaltılmasına dayanıyor.
2010'DA 65 'LI TESLİM OLDU
2010 yılında 65 kişi örgütten kaçarak güvenlik güçlerimize teslim olmuştur. Bir örgütün en korktuğu şey örgütten kaçışların olmasıdır. Bu nedenle örgüt tarafından teslim oluşlarla ilgili yaratılan korku ve dehşet algısının önüne geçip özellikle medya devreye girerek dehşet senaryolarının önüne geçip kamuoyunu bilgilendirmelidir.
Eğer siz gereken bilgiyi vermezseniz medya ne yapacak. Gereken bilgiyi biz medyaya veriyor muyuz? bunu da iyi sorgulamamız gerekli..
ÖRGÜTLE İLGİLİ HABERLERİ DAKİKALARCA VERMEYİN
Medya elbette özgür ve bağımsız ama bazı noktalarda verilecek haberin topluma zarar mı yarar mı veriyor sorusunu kendisine sormalı. Cevabı da kendileri vermeli. İşte televizyonlarda özellikle uluslararası televizyon kanallarında kendi görüntülerinin yeralması, terör eylemi yapmanın ana nedenidir. Verilen haberin süresi de çok önemli ancak doğru bilgiye dayalı olarak verilmelidir. Doğru bilgiyi de biz vermeliyiz. Ancak medya bunu yaparken de verilen haberin süresi 2 dakikaysa 15 dakika vermeyelim. Tekrar tekrar vermeyelim bu terör örgütünün amacına hizmet eder...
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder