En Son Haber Sitesi Güncel Haber
Son Dakika
-2°C İstanbul
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Şivan Perwer'den İbo'ya gönderme

Kürt şarkıcı Şivan Perver en büyük özleminin Türkiye'ye dönmek olduğunu söyledi.
08 Şubat 2010 / 08:58
sivan-perwerden-iboya-gonderme

Kürtler'in sürgündekİ sanatçIsI Şİvan Perver: Türkücü ve halk ozanı Şivan Perver, 34 yıldır sürgünde yaşayan bir Kürt sanatçısı... Türkiye’ye giriş yasağı çoktan kalktı ama provakasyonlardan çekindiği için Başbakan’ın davetine rağmen henüz doğduğu topraklara dönme zamanının gelmediğini belirtiyor. Avusturya’da Cumhurbaşkanı Fischer, KDP lideri Mesut Barzani, AK Parti Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, BDP Milletvekili Aysel Tuğluk gibi isimlerin katıldığı Viyana konseriyle demokratik açılıma destek veren ünlü Kürt sanatçı, Habur’da PKK’dan ayrılanlara yapılan karşılama için şunları söylüyor: “Bu karşılama kamuoyunun güvenini sarsmayacak şekilde olabilirdi. İnsanların silahlarını bırakıp Türkiye halkı ile kucaklaşması sağlanabilirdi. Bu konuda sadece hükümet değil, DTP dahil birçok kesim büyük bir fırsatın önünü tıkadı.”

Türkiye’ye gelip gelmeyeceğiniz uzun süredir tartışılıyor. Başbakan Erdoğan’ın da davetine rağmen sizi hâlâ Türkiye’ye dönmekten alıkoyan sebep ne?

Bütün baskılara rağmen beni dinleyen halkımla buluşmak yıllardır en büyük özlemim... Sayın Başbakan’ın iyi niyetinden şüphem yok ama Türkiye’deki statükocu elit kesimin provokasyonlarına alet olmak istemeyişim, şu anda vatanıma geri dönmem için büyük bir engel...

Avusturya konserinizde, “Allah’ım bizi baskılardan kurtar” diye dua okudunuz. Kürtler üzerinde hâlâ nasıl baskılar var?

Sadece Kürtler değil, azınlıklar üstünde de bir baskı var. Türkiye’de halen sarı, kırmızı, yeşil renkleri sallayanlar hapis cezasına çarptırılıyor. Ahmet Türk, siyasi yasak alıyor ve çobanından milletvekiline kadar yüzlerce DTP’li hapis ve ceza alıyor. Hrant Dink, sokak ortasında öldürülüyor ve sanıklar mahkemeyi şova çeviriyor. Avrupa’da şarkılarda “Alleluya”yı söyleyene kimse şaşırmaz. Benim bu sözleri söylemem aynı içeriktedir, daha doğrusu bir sitemdir. Eğer yaratanımız bizi Kürt olarak yaratmışsa, böyle yaşamamız kadar doğal bir şey olamaz. Kürt halkı büyük baskılarla karşı karşıya... Yaratılmasının varlık nedenleri zorbalıkla elinden alınmak isteniyor. İnsani ve doğal hakları inkâr ediliyor. Bu şarkımda Allah’ın adaletini dile getirdim. İnançlı insanların bunu anlaması gerekir.

Kürtçe eğitim ve TV (TRT Şeş) konularında atılan adımlar sizce Kürt sorunu için büyük ilerleme mi, TRT Şeş’i izliyor musunuz?

Belki Türkiye şartlarına göre büyük ilerleme olarak görülebilir. Ancak bunlar henüz Kürt kültürünün tanınmasında daha ilk adımlar ve anayasal güvenceye de kavuşturulmalı. TRT Şeş’i zaman zaman fırsat bulduğumda seyrediyorum. Kürt dili ve kültürü açısından bir kazanım ancak TRT 6 halen sansürsüz bir yayın yapabilecek durumda değil. Mesela, halen benim birçok şarkım da bu kanalda yayınlanamayacak durumda...

Niçin “Şu anki Türkiye beni kaldıramaz” dediniz?

Egemen Bağış geçenlerde “Askeri bir anayasayla sadece asgari bir demokrasi olur” dedi. Bu lafa tamamen katılıyorum. Türkiye’de istikrarlı ve normal bir demokrasi eksikliğini hükümet dahil, kamuoyunun büyük çoğunluğu kabul ediyor. Türkiye’deki sorunların demokratik çerçevede çözülmesini engelleyen 1982 Anayasası halen yürürlükte... Bu anlayışın ürünü olarak statükocu güçler, Türkiye’de halen birçok kurumun içinde mevcut. Ve çok da güçlüler. Türkiye’de gerçek bir demokrasinin gelişmesini engelleyen bu güçlerin bana olumsuz yaklaşabilecekleri ile ilgili kaygılarımın olmasından daha normal bir şey olamaz. Yoksa, Türkiye’deki halk ile aramızda sevgiye dayanan, güzel bir ilişkinin sağlanabileceğine inanıyorum. Zaten ben de evrensel bir dil olan müziği kullanıyorum.

Diyarbakır’da 1 milyon kişilik bir konser planınız olduğu söyleniyor, bu konser ne zaman olacak?

Öyle bir projemiz var. Ancak, tam bunu kamuoyuna açıklamayı düşünürken bir bakıyorsun, Kürt halkının seçilmiş temsilcileri meclis dışına itiliyor, belediye başkanları kelepçelenip cezaevine atılıyor. Bu tür baskılar hükümetin demokratik açılım siyasetine gölge düşürüyor. Böyle bir durumda, on yıllardır sürgünde yaşayan bir sanatçı olarak gelmem doğru olmaz. Amacım sorunun çözümüne katkı sunmak... Kürt halkına artık baskıların sona ereceğini ve barış-kardeşlik ortamında yaşayabileceğimizi aktarmak isterim. Ama bunun için Kürtler’e baskıların kalkması ve devletin atacağı somut adımlarla güven vermesi gerekiyor. Viyana’da verdiğim konser aslında Kürt açılımının devam etmesi yönünde bir çağrı ve destekti. Sorunu çözebilecek güçleri yan yana getirip diyalog yolunu göstermek istedim. Umarım durumlar düzelir ve bu yıl Diyarbakır, İstanbul ve başka yerlerde sevenlerimle buluşurum..

AK Parti’nin “demokratik açılımını” nasıl değerlendiriyorsunuz?

AK Parti soruna mevcut statükonun dışında gerçekçi bir şekilde yaklaşmasına rağmen, varolan realiteyi aşabilecek bir reform sunamıyor. Halbuki, bu aşamadan sonra sorunu çözmekten başka çaresi yok. Bunun aksi, mevcut statükoya teslim olmaktır ki, hem Türkiye’ye, hem de AK Parti’ye kaybettirir.

Demokratik açılımda hükümetin hatası var mı?

Demokratik açılım sürecinde sorunun çözümüne karşı olan ‘şovenist’ kesimlerin hassasiyeti çok fazla göz önüne alındı. Ve açılım başka yönlere kaydı. Halbuki, yıllardır zulme maruz kalan 20 milyon Kürt’ün hassasiyeti göz önüne alınmalıydı.

PKK’dan ayrılanlar Habur’da binlerce kişiyle karşılanınca sokaklarda çatışmalar çıktı. Bu karşılama töreni doğru oldu mu?

Bu karşılama daha iyi hazırlanabilir ve kamuoyunun güvenini sarsmayacak bir şekilde yansıtılabilirdi. Maalesef, bu gelişme birçok kesim tarafından yanlış algılandı. İnsanların silahlarını bırakıp Türkiye halkı ile kucaklaşması sağlanabilirdi. Bu konuda sadece DTP değil, hükümet dahil birçok kesim büyük bir fırsatın önünü tıkadı. Bu çatışmalardan “zafer” elde edecek bir taraf yok... Savaşın kaybedenleri ve barışın kazananları vardır. Ama silahların susması ve annelerin gözyaşı dökmemesi hepimizin ortak kazancıdır. Hep beraber kazanmak icin barıştan korkmamamız gerekir.

Türkiye’de halen “yasaklı” şarkılarınız var mı?

Halen sorunlu şarkılarım var. “Kürdistan” kelimesi hâlâ sansürlü... Halbuki, bu bir coğrafyanın adı. Bu konuda gerek İran, gerekse de Irak hiçbir zaman kısıtlamaya gitmedi. Bu kelime Osmanlı’da da kabul görüyordu. Ama nedense, TC.’nin bu konuda hâlâ yersiz bir korkusu var. Ancak bu korkular Türkiye’yi kesinlikle bölmez.

Müzik kariyeriniz boyunca Sting, Paul Simon, Tom Jones gibi ünlü isimlerle düet yaptınız. Türkiye’de kimle düet yapmak istersiniz?

Türkiye’deki sanatçılar benimle yan yana gelmemeye ve resmi ideoloji ile barışık yaşamaya çalıştılar. Yanı başlarında yaşayan Kürt kardeşlerini görmezlikten gelerek başka yabancı sanatçılarla bir araya geldiler. Son dönemlerde bu konuda bir değişimi gözlemlemek mümkün... Mesela, Tarkan’ın Hasankeyf konusundaki tavrı çok insani ve demokratik... Onunla belki ileride bir araya gelir ve ortak bir konser de verebiliriz. Ayrıca, Sezen’in duruşunda da bir değişiklik görüyorum. Daha evvel bizimle ortak platformda konser vermeye yanaşmamıştı.

Hangi şarkınızın sözlerinde PKK propagandası yaptığınız için 34 yıldır Türkiye’ye girişiniz yasaklandı?

Şarkılarımda hiçbir zaman PKK dahil, hiçbir parti ve siyasi hareketin propagandasını yapmadım. Sadece Kürt toplumsal gerçekliğini ve Kürtlere yapılan baskıyı aktarmaya çalıştım. Maalesef statükocu devlet, Kürtlüğünden bahseden herkesi kamuoyunda terör, bölücülük ve PKK propagandasından yargılamaya ve cezaevlerine tıkmaya çalıştı. Şarkılarımı özgürce seslendirebilecek bir ortamın Türkiye’de halen mevcut olmadığı noktasında kaygılarım devam ediyor.

Bir sanatçı için “yasaklı” olarak anılmak nasıl bir duygu?

Sanatçı olarak baskıları esas alan bir sistemde “yasaklı olmak” hiç de o kadar önemli değil... Yasaklara karşı mücadele etmek ve halkımı aydınlatmak benim hem sanatçılık, hem de insani görevim. Eğer maddiyatı esas alsaydım, yasaklardan bir şekilde zarar görürdüm. Ama peynir ekmek ile karnımı doyuracak bir sanatçıyım. Dolayısıyla, yasaklı olmam bana bunları yaşatanların ayıbı... Eğer bu kesimlerde belli bir insani yaklaşım ve onur varsa, ben ve benim gibi insanlardan özür dilerler. Sadece yasağın kaldırılması yeterli değil. Geçmiş ile hesaplaşırken aynı zamanda geçmişte yaratılan tahribatların giderilmesi için de önlem alınmalı. Ancak o zaman samimiyeti görebiliriz.

Bir röportajınızda İbrahim Tatlıses"in Kürt düşmalığı yaptığını söylemiştiniz. Sizi bu düşünceye iten nedir?

İbrahim Tatlıses, Türk halkı için güzel sanat icra etti ama zaman zaman da Kürt sanatçılarına ve kültürüne ait şarkıları sanki daha önce başkalrı yapmamış gibi Türkçe olarak kullandı. Bu etik değildir. Bu konuda İbo"yu eleştirmekte hakkım. Umarım, bundan sonra bu tür hatalara düşmez.

(gazetevatan)

İMPARATOR
siz kimi kimle kıyaslıyorsunuz be ben birine ibonun sesi nasıl sordugumda iş ALLAH a kadar dayanıyor yani ALLAH verdi mi veriyor diyorlar şivanı sordugumda sadece fena deil diyorlar
mehmet tılmaz yazıyor 14 Mart 2010 Pazar 16:25
Biji dana sıpa
Kürtçülük yapıp ecnebilerle birlik olan kürtler bu coğrafyanın içinde bir kanserdir. Kesilip atılmadıkça iflah olmaz.
Şahap yazıyor 09 Şubat 2010 Salı 00:21
ibo artik türk olmıştır
ibo türklerin adami olmıştir ibo hayındır ve düşmendır.
amed yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 23:01
.
ibo yu savunan onun pkkya yaptığı yardımları bilmiyor ve umursamıyor olabilir
. yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 22:05
İBRAHİM İN TIRNAGI OLAMAZ
İBRAHİM BU ÜLKENİN İNSANLARINI AYIRIM YAPMADAN SEVEN BİRİSİ.KAZANDIGI PARALARLA DA BİRÇOK İNSANA EKMEK VERİYOR.TÜRKİYE VE BÜTÜN ASYA VE AVRUPADA SEVİLEN TANİNAN BİRİSİ KENDİSİNİ TANIMAM AMA GERÇEK BU....ŞİVAN KÜRTLER İÇİN NE YAPMIŞKİ.....KİMKİ
kemal yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 20:06
şivan
şivan sanatını seviyoruz haklısın iboyuda seviyoruz
panco yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 17:24
Eyri oturalim dogru konusalim
Iboyu seversiniz sevmezsiniz ayri bir konu..ama ibo Cuhmurbaskanin yaninda ilk kürtce sarki söylüyen sanatci bundan 20 sene önce Cankayada özalin düzenlediyi bir Galada.
azad yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 16:54
AKILVERSIN allah
olumu taklasan keles mectdtn yasina isermis,,,,
coskun yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 16:46
türküler
Bunlar türküleri güneydoğu şivesiyle okuyunca işi bilmeyenler de bu türkülerin kürt türküsü olduğunu zannediyor.O söylenen türkülerin %99 u türk türküsüdür .
muhteşem yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 16:41
buravo şıwan
bencede çok haklı gerçek kürt şiwan fikrini her şekilde söylüyor ibo ise yıllarca kürt halkını sömürdü ama onlar için en ufak bir şey yapmadı
cano yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 16:08
Sizde Chp Gibisiniz
Çok konuşursunuz ama adımları hep kendi tarafınıza atarsınız ve herşeye engel olursunuz daha dün devletin affettiği adamlar hemen otobüslerin üstünde partilerde siyasetin içinde krt halkını kışkırtmak için elinden geleni yapmadımı.
Vatandaş yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:49
Vaybe
İbonun kişiliğine bişey demem ama sanatçılığına sesine ne kadarda gıcık olan varmış. Halbuki ibo dediğiniz Türkiye tarihine çoktan geçmiş bi insan hem filmleriyle hem müziğiyle.
Vatandaş yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:46
tşkler şıwan
şıvan olmasaydı çok şey eksik kalırdı. yasaklı dönemide onun şARkılarını dinlemek bize inanılmaz bir keyif verird. kürtçeyi ve kürt halkını onun sayesinde sevdik. kürt olmanın ve kürtçe konuşmanın ayıp bir şey olmadığını ben şiwan perverden öğrenidm.tşkler şıwan
s.akkuş yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 15:17
şiwan avrupada türk sanaçısı olarak biliniyor
ben almanyada yaşıyorum konserinde şiwan perveri türk olarak tanıttılar herkes türk bayrağı salladı:)) buda kapak olsun size
ceyda yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:59
şıwan HAKLI...
ŞIWAN DOĞRU SÖYLÜYOR çünkü ibo nun ne olduğunu kimse bilmiyor..her kılığa giriyor..
clmrg yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:40
an
şivan artık türkiyeye dönnnn
sezen an yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:31
ikisini kıyaslayamazsınız
ya millet kusura bakmayın ama şivan perwer ile ibo yu kıyaslamak bile saçma.şivan perwer dünyanın en iyi sesi seçilmiş kendi kültüründen kaçmamış zeka kültür seviyesi ve duruşuyla ibo ya 30 gömlek büyük gelir.şivan perwer 1970lerde kürtçe söylerken ibo daha geçen yıllarda bunu gerçekleştirmiş korkusu azalmış biraz heralde.
milat yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:20
şivan gel aday ol
gel akpartiden bakan olursun seçimler yaklaşıyor tayyip ve siz el ele verip partiyi toparlarsınız gel gel korkma bakan şivan
abdil dayı yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:11
satılık ibo
ya boş ver ibo kendi dilini kültürünü paraya satmış işte
azat yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 14:00
Cehalet
İbo Türkçe söylemese ibo olamazdı. Bu millete Türkçeye bu kadar düşman olmayın sonrada ayrımcılık yapılıyor diyorsunuz
Ahmet Akdağ yazıyor 08 Şubat 2010 Pazartesi 13:13