Ahmet Hakan Hürriyetteki yazısında, Vakit gazetesinin "kol kırma kazası" ile ilgili haberine yanıt verdiği "beddua" yazısıyla ilgili bir meslektaşının uyarısına yer verdi.
Gecikmiş bir ayar
Vakit Gazetesinde benimle ilgili bir haber çıkmıştı, kolumun kırıldığı günlerde... “Ahmet Hakanın kolunun kırılması kız meselesi yüzünden” diye başlık atmışlardı... Üşenmemiş, kırılan kolumun acıları içinde, “aleni beddua” başlığıyla klasik beddua metinlerini hafiften modernize ederek bir şeyler karalamıştım, “Allahım! Müfterileri kahret! Perişan et!” falan diyerek... O günlerde Refik Erduran üstadımız, Sabah Gazetesinde şöyle bir uyarıda bulunmuştu bana: “Velev ki kolun kız meselesi yüzünden kırılmış olsun... Ne diye alınıyorsun ki...” Okuyunca hak vermiştim: Hakikaten ne diye alınıyordum ki...
Oysa... “Beddua” yerine Vakite şu türden bir ayar versem, çok daha iyi bir iş çıkarmış olurdum: “Reşit olmayan bir kız çocuğunu taciz etmektense, kız meselesinden kolumu kırmaktan şeref duyarım...”
Biliyorum bu ayar için geciktim... Ama gecikmiş de olsa ayar ayardır...


























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder