Bodruma giden ünlüler bu ara hırsız şoku yaşıyor. Soyulan soyulana.. Cüneyt Özdemir ve Erman Toroğlundan sonra şimdi de Vatan Gazetesi yazarı Mutlu Tönbekici soyuldu. Bu kadar olaydan sonra akla su geliyor. Bodrumda asayiş neden bu durumda? Bodrum jandarması uyuyor mu? Arka arkaya gerçekleşen bu kadar soygundan sonra nasıl önlemler alındı? Yoksa Bodrum jandarması hala uykuda mı?
Bodrum: Hırsız yatağı. Ben de soyuldum!
Evcil hayvanlar ne işe yarar diye sormuştum geçen gün. Hiçbir işe yaramıyor... Lykia Worldin davetlisi olarak iki günlüğüne Antalyaya gittik.. Biz orada golf turizminin inceliklerini öğrenir, beceriksiz beceriksiz golf oynamaya çalışırken... Evimize hırsız girmiş. Hadi bakalım!
Evde boşuna köpek beslemeyin
Ne anladım ben şimdi “köpekli” insan olmaktan? Bobi dedik bağrımıza bastık, tüpçüye, sucuya ve zavallı havuzcuya dünyanın havhavını ederken e nooldu şimdi? Eve eş dost sokmazken ne bu?
Demir kapıları sineklikmişçesine cart cart YIRTMIŞ!
Bu arada öğrendik ki sadece Bobiler değil üç kilitli demir kapılar, süper sağlam PVC kapılar, yerinden sökülemez pencereler de işe yaramıyormuş. Bizim, her defasında mücadeleler vererek, “açıl ulan!” diye çıkışarak açtığımız demir kapıları, hırsız efendi sineklikmişçesine cart cart YIRTMIŞ!
Hırsızlar demircilerden daha akıllı
Yani olacak iş değil. Son derece akıllı olduğunu düşündüğüm bir tasarımı vardı demir kapının. Kanatlar kapanıp kilitledikten sonra, tavana ve yere giren sürgüler otomatik olarak “ellenemez” hale geliyor ve böyle “mıh” gibi bir şey oluyordu. İçimden de “aferin demirciye, bak iyi akıl etmiş” demiştim. Meğer aferinlik bir şey değilmiş. Her tasarım gibi onun da bir zayıf yeri varmış. Üstelik anladığım kadarıyla da hırsızlar demircilerden daha akıllı.
Hayvan herif demir kapıyı yerinden söküp atmış
Veya biz demircilerin “ağbi hiçbir şey olmaz” demesine lüzumundan fazla güveniyoruz. Kapı baca yaptırdıktan sonra hırsızmışçasına zorlamak gerekiyormuş demek ki. Hiç vakit kaybı demeden, o ne kadar uğraşabilecekse senin de yapman gerekiyormuş demek ki. Hayvan herif demir kapıyı yerinden söküp atmış.. Demir değil çubuk kraker sanki.. Sonrası da çorap söküğü gibi gelmiş işte.
Hiç bu kadar sıkı soyulmamıştım
Kredi kartı faizlerini saymazsak, hayatımda hiç bu kadar sıkı soyulmamıştım arkadaşlar.. Yedek diye tuttuğum çok sevdiğim Sony Ericsson cep telefonum, Manita Beye taaa İsviçrelerden getirdiğim nefis bir İsviçre çakısı, (kerpeten bile oluyordu yavu..), monitör, printer şu bu..
Sermayenin yarısı gitmiş durumda
Ama bunların bir önemi yok. Esas hazine fotoğraf makinesi çantası. Laptopları yanımıza almıştık ama makineyi ve yanında ki süt gibi objektifleri almamıştık. En az 5 bin liralık mal vardı çantada. Bir D 80 Nikon, bir 210 mm tele, bir 50 mm ve en üzüldüğüm: daha sadece bir aycık önce aldığım geniş açı. Çok severek almıştık. Özetle: Sermayenin yarısı gitmiş durumda. Yarı müflis bir iş kadınıyım ben artık.
Dalga geçtiğimi sanıyorsunuz ama hakikaten öyle. Canım çok yanıyor. Kazandığım üç kuruş varsa laptop ve makine sayesinde oluyordu. Ve o fotoğraf çantası tam on yıllık bir emeğin marifeti. Objektifleri kuruş kuruş biriktirip almıştım.
Kasayı bile sökmüş ulan!
Benim kızdığım “hırsız” değil. O metamorfoza uğramış bir yaratık. Baksanıza Erman Toroğlu ve Cüneyt Özdemirin evlerine ev sahipleri içerdeyken girmişler. Benim evi neredeyse yıkacaklarmış. Duvara monte edilmiş kasayı bile sökmüş ulan! Beli çıkmıştır inşallah götürene kadar. Üstelik boştu.
Esas “ahlaksız” olan “alıcı.”
Demek istediğim bunlar vampir filmlerindeki zombiler gibiler belli ki. İnsan falan değil. Esas “ahlaksız” olan “alıcı.” Bunların çaldığını alan birileri var. Benim en az 5 bin liralık çantamı taş çatlasa 500 liraya almış bir esas ahlaksız var. Onlar olmasa hırsız da çalmayacak. İşte peşine düşülmesi gereken bu alıcılardır. Hırsızlar kadar çok olduklarını sanmıyorum. Yakalanmalarının da zor olduğunu düşünmüyorum.
Yani bu polis, bu jandarma, bu emniyet hırsızlığı bitirmek istiyorsa, hakikaten böyle bir niyeti varsa “alıcı”nın peşine düşmeli.
Tek mutlu olduğum “kayıp
Tek mutlu olduğum “kayıp” şu: Manita Beyin nefret ettiğim bir çift papucu vardı. İğrenç bir model, iğrenç renkte bir spor ayakkabısı. Üç yıldır patlamalarını ve çöpü boylamalarını bekliyorum. Meretler de sağlam çıktı! HAHAHA! Hırsız salağı aynı zamanda zevksizmiş de.. Gitmiş onları da çalmış!!! Çaktırmamaya çalışıyorum ama çok mutluyum. Oh beee.. Kurtuldum onlardan...


























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder