Türkiye'nin yakın tarihini en iyi bilen Hürriyet gazetesi yazarı Soner Yalçın, bugünkü köşesinde, Atatürk'ün Birinci Dünya Savaşı’nın zorlu şartlarında cephede okuduğu kitabı yazdı..
İşte Soner'in o yazısından bir alıntı:
‘Allah’ı inkâr Mümkün müdür?’
Bu, bir kitap ismidir. Yazarı Filibeli Ahmet Hilmi’dir. Kitabı satır satır okuyup notlar alan kişi ise bir tuğgeneraldir. Eseri Birinci Dünya Savaşı’nın zorlu şartlarında cephede okumaktadır. Üstelik... Hem elinden kitabı düşürmemiş hem de Kürt milislerle birlikte Rusları Muş’tan, Bitlis’ten kovmuştur. Bu askeri başarısından dolayı Mecidi Nişanı’yla onurlandırılmıştır. Bugünlerde ağır hakaretlere maruz bırakılan bu tuğgenerali tanıdınız mı? (...)
Mustafa Kemal’in ayırt edici bir özelliğini sizinle paylaşmak istiyorum.
14 TEŞRİNİSANİ 1332 (27 KASIM1916)
Mustafa Kemal ’i teftişe çıktı. Alphonse Daudet’in “Sapho” adlı romanını bitiren Mustafa Kemal yanına yeni bir kitap aldı: “Allah’ı İnkâr Mümkün müdür?” Yazarı; vahdeti vücuda inanan Osmanlı’nın önemli din bilgilerinden Şehberderzade Filibeli Ahmet Hilmi’ydi.
KİTABI 3 GÜNDE BİTİRDİ
Mustafa Kemal bu kitabı üç günde bitirdi. 3 Aralık tarihli günlüğüne bu kitabın özetini yaptı. Düşüncelerini belirtti. İlim ve fen yolundan yürüyenlerin makbul olduğunu yazdı. İmam Gazali, İbn Rüşd, İbn Sina hakkındaki düşüncelerini açıkladı.
DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUNUZ?
Cepheden cepheye koşan Mustafa Kemal salt savaş stratejisine kafa yormuyor. Batılı uzmanların bile en önemli savaş stratejisi dehası olarak kabul ettikleri Mustafa Kemal sadece savaş kitabı okumuyor; yazmıyor.
MUSTAFA KEMAL'İ "ATATÜRK" YAPAN SÜREÇ
Hayatı kavramaya çalışıyor. Düşünüyor. Soruyor. Arıyor. Ve bunu, kanın oluk oluk aktığı cephedeki çadırı içinde yapıyor. Mustafa Kemal’i “Atatürk” yapan bu süreçtir işte.
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder