Hürriyet yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşesinde gündemin ana konularından biri olan işçi eylemlerine karşı yapılan tavırları sert bir dille eleştirdi. İşte Özdil'in yazısı:
ENGİN 'DAN, 2 EVLAT MAAŞ 900..
İşçiyi sopala. İtfaiyeciye su sık. Demiryolcuyu işten at. Eczacıyı cezalandır. 20 lira yevmiyeyle 220 metrede ölen madencinin patronunu kolla bu arada... Yakalama! Bakın, Sinan ’ten. 3 çocuğu var, maaş 1.350 lira. Engin ’dan. 2 evlat, maaş 900 lira. Suat ’dan. 4 çocuğu var, maaş 1.200 lira.
ONLARI DÖVDÜLER 'DA..
Onları dövdüler ’da. Arkadaşlarıyla birlikte... Gözlerine gaz sıktılar. Çünkü... Onlara diyorlar ki: Senin fabrikayı satıyoruz. Sen başka bir devlet kurumuna geç. 550 lira maaş al. Ama, 12 ay çalışmayacaksın. 10 ay çalışacaksın. 2 ay ücretsiz izin yapacaksın. Bu 10 ay da garanti değil. İstediğimde kapının önüne koyarım. Birikmiş ikramiyelerin yanacak. Kullanmadığın izinler silinecek. Sendikalı olmayacaksın. Olursan, zaten kovarım.
- Hangi kuruma geçeceğim?
- Belli değil, bakacağız.
- Ne iş yapacağım?
- Milli eğitim, hademe filan.
- Oturduğum şehirde mi çalışacağım?
- Yok, senin şehir dolu.
- Başka şehre mi gönderileceğim?
- Ne var, beğenmedin mi?
Buraya kırmızı nokta koydum, lütfen bundan sonraki satırları çocuklara okutmayın... Ben bu teklifin yapıldığı işçilerin yerinde olsam, “İstersen, bi de domalayım” derdim!
Kunta ABD’ye başkan oldu. Biz kendi ülkemizde köle.
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder