Uzun süredir gündemi meşgul eden Emine Erdoğan'ın GATA'ta başörtülü alınmama polemiğine geçtiğimiz gün Büyükşehir Belediye Başkanı ’li Prof. Mustafa Akaydın da katılmış ve şöyle demişti: “Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki GATA’ya türbanla girilsin?”
Hürriyet yazarı da bugünkü köşesinde, Akaydın'ın bu sözlerini kendi üslubunca maddeler halinde değerlendirdi.. İşte Hakan'ın 'GATA ile cami arasındaki farklar' başlıklı o yazısı:
Büyükşehir Belediye Başkanı ’li Prof. Mustafa Akaydın şöyle demiş: “Camiye ayakkabı ile giriliyor mu ki GATA’ya türbanla girilsin?”
HANGİSİNE YANALIM?
Söyleyin şimdi hangisine yanalım? Genelkurmay Başkanı ’un bile sahip çıkmadığı uygulamaya bir ’linin sahip çıkmasına mı? Yoksa... Üniversite profesörü bir belediye başkanının “mantık” dersinden çakmasına mı? Ya da... Hiçbirine yanmayıp “GATA” ile “cami” arasındaki farkları anlatmaya mı çalışmalıyız?
Hadi bakalım... “Gayret bizden / başarı Allah’tan”...
GATA: Kul yapısıdır...
CAMİ: İlahi yapı...
GATA: Burada “Hop! Hemşerim giremezsin” diyene, “Niye ki birader” diye çıkışılır...
CAMİ: Burada kural koyucuya çıkışmaya kalkarsan akıl sağlığından kuşku duyulur...
GATA: Buraya her dinden, her renkten, her sınıftan insan “vatandaş” kimliği ile girer...
CAMİ: Buraya her dinden, her renkten, her sınıftan insan, “kurala uyarak” girer...
GATA: Hastaya kimlik sorulmaz...
CAMİ: Mümine kıyafet sorulur...
GATA: Kuralları kullar koyar...
CAMİ: Kuralları yaratıcı koyar...
GATA:Bu kurum ile “inanç” arasında hiçbir bağlantı yoktur.
CAMİ: Bu kurum baştan sona “inanç” ile ilgilidir...
GATA: Hasta ziyaretine gelen bir insanın giysisine karışılmasının mantığı yoktur.
CAMİ: Ayakkabıyla girersen halıları kirletirsin...
GATA: Mabet değil hastanedir.
CAMİ: Devlet kurumu değil mabettir...
Son söz: Eğer “ayakkabı” ile “başörtüsü” arasında hiçbir fark gözetmezsen sittin sene iktidara gelemezsin...
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder