USD: 1.7447
EUR: 2.3164

İstanbul 0°C

Ankara -4°C

İzmir 6°C

Doğan grubunun iki yazarı kanlı bıçaklı..

Hadi Uluengin ve Nuray Mert arasında öyle bir kavga var ki Türk basını böyle entellektüel bir polemik görmedi..

10.03.2010 - 15:27

Hadi Uluengin ve Nuray Mert.. İkisi de Hürriyet gazetesinin deneyimli yazarları. Ama bu sıralar araları pek de iyi değil. İkisi de köşe yazılarında farklı lakaplar kullanarak birbirlerine göndermelerde bulunuyor.. Uluengin Mert'e 'Kozmetik hanımabla', Mert de Uluengin'e 'Liberal amca' diye hitap ediyor. Bakalım ikisi arasında yaşanan bu polemik daha ne kadar devam edecek?..

İşte Hadi Uluengin'in Mert'e iftahen yazdığı bugünkü köşe yazısı:

KOZMETİK HANIMABLA
En önce Nuray Mert’le girmek zorunda kaldığım bu polemikten dolayı özür dilerim. Ama elinizi vicdanınıza koyup şunu kabul edin: Önceki gün bana “liberal amca” diye saldıran ve aşağıdaki nedenlerden ötürü de benim “kozmetik hanımabla” diye vaftiz ettiğim Mert’in demagojisini yiyip yutsaydım, sukût ikrardan gelir sözünü kabullenmiş olacaktım.

AKLI SIRA 'CEHALETİMİ'(!) İSPATLAYACAK
Oysa ikrar ne kelime, aksine, aynı Mert o “Şark’ta muteber” müritlerinin ve vasatlık dalkavuklarının gözünü boyayabilir ama bu satırlar yazarına karnaval makyajı vız gelir. Dolayısıyla, ilkin pazartesi günkü yazısının maddi ve kasti tahrifatlarından başlayalım. Mert, 1924 yerine 1922 diye yazmamdan hareketle, Hilafet’le Saltanat’ın aynı anda kaldırıldığını sandığımı söyleyerek beni alaya alıyor. Aklı sıra “cehaletimi” (!) ispatlayacak.

KOZMETİKLİ İCAZETE İHTİYACIM YOK
Ne zavallı bir mugalâta! İyi okusun, zaten 3 Mart diye belirtmiştim. Bilhassa da ilga kanununu tam adıyla zikrettim. Yanlışı sonra farkettim ki, mal bulmuş Mağribi gibi atlamış. Artı, zaten hem aynı yazıda Halife hakkında kaleme aldıklarım, hem de konuya ilişkin olarak daha önce yayınladığım sayısız makale, Osmanlı- Cumhuriyet tarihlerini epey yutmuş bu satırlar yazarının neyi ne kadar bildiğinin delilidir. Kozmetikli icazete hiç ihtiyacım yoktur. Ama insani bir yanlışla demagojiye sarılan Mert’in grado yükseltmeye ihtiyacı vardır.

'BOKU ŞALVARLI AFGANLILAR'
Öte yandan Mert, “Uluengin ABD bombaları altında can veren Afganlılara ‘boku şalvarlı Afganlılar’ demişti” diyerek önce yalan söylüyor. Sonra da konteksti tahrif ediyor. “Kozmetik hanımabla”nın makyajcılığına pes, Halep oradaysa arşiv buradadır ve 28 Kasım 2001 tarihli o yazıdaki ifade “Afgan” değil “şalvarı boklu T-a-l-i-b-a-n” şeklindedir. Üstelik, ABD bombardımanı sırasında Kâbil’de 800 kişinin öldüğü yalanından sonra ve gerçek zayiatın 30 kişi olduğuna dair yapılan BM açıklaması ertesinde kaleme alınmıştır. Fakat doğru, bu satırlar yazarı Nuray Mert gibi “her tarafı idare etmek” gibi bir oportünist manevracılıkla uzlaşmadığı içindir ki, dün yazdığının altına bugün de imza atar.

HİÇ KİMSE BUNLARIN HİÇBİRİYLE UZLAŞAMAZ
Batı düşmanlarının kompleksini uyduruk bir “oryantalizm” (!) masalıyla avutmaz. Dolayısıyla, onun aksine, “ulusalcı İslamcılar”dan mürit devşirmek sevdasına ne câni Taliban’a karşı “siyaseten doğru” dil kullanır; ne de Hamah katliamının Suriye Baasçılığına “dostluk seferi” (!) düzenleyerek aynı anda “laikçi ulusalcılar”ı kollamaya çalışır. Evet evet, benin indimde Taliban’ın şalvarı bokludur; Şam’ın hanedanı diktatoryadır ve CHP’nin çarşaf yırtıcılığı zorbalıktır ki, realpolitik devlet siyasetleri ve gündelik politikacı hesapları hariç, “entelektüel namus”a sahip hiç kimse bunların hiçbiriyle uzlaşmaz. Daima suret-i haktan görünerek bir gün birine, ertesi gün de diğerine çiçek uzatmaz.

Sonracığıma Mert, CHP’li duduların çarşaf eylemini eleştirmemi “Cumhuriyet ve Hilafet tartışmalarındaki derinliğin farkında olmayan bir sığlık”la suçlamaya yeltendi. Eh ne demeli, demek ki “derinlik”i ve “sığlık”ı kimi fersahla, kimi mikronla ölçüyor.  Fakat esas mesele, Nuray Mert’in yukarıdaki tavrı yine “her tarafı idare etmek” ve bunu da “makûl” (!) diye pazarlamak eyyamcılığının başka bir göstergesini daha sunuyor. Nasıl ki, tam cuntalar ayağa dökülürken; nasıl ki tam darbeciler kodese tıkılırken, nasıl ki tam yargı yasamaya tecavüz ederken, sanki bunlar şu an yaşanmıyormuş gibi Mert aniden “sivil vesayet” diye parladı ve “sahne ışıkları”na kavuştu, işte onun “makûl”u (!) budur! Yani, hâkim statükoyu gerçekten demokratik bir sisteme dönüştürmek falan değildir.

“Kozmetik hanımabla”nın kıymeti kendinden menkul o “makûl”ü, kozmetikliğinin doğası gereği, çok fazla göze batan yerlerini makyajla yamayarak eskiyi idame ettirmektir. Ve, ben dâhil tüm özgürlükçülere hırsla saldırması da onun bu eyyamcı “makûl”ünü makbul saymamamızdan kaynaklanmaktadır ki, Mert’le polemik defterim burada kapanmıştır.

İşte Nuray Met'in Uluengin'e cevabı:

'LİBERAL AMCA' ÇOK KIZMIŞ
Sivri dille eleştiri yazısı yazdığım birinin, canının sıkılmasını anlarım, “Eline sağlık” diye cevap vermesini beklemem. Ama, hal böyle diye, işi edep dışına taşırmanın âlemi yok. Bir kere, alt alta hakaret içeren ifade kullanmak suretiyle bir eleştiriye cevap verilmiş olunmuyor, “cevap verme aczi” daha da fazla ortaya çıkıyor, o kadar!  Hem de ne acz! 

HARCIALEM
Bunca yıl eli kalem tutan birinin, cevap yetiştireceğim diye, benim “amca” dememe karşılık “hanım abla” diye ucuz laf yetiştirme çabası çok zavallıca olmuş. “Ablalık”tan hatta “teyze”likten hiç yüksünmem, zira elli yaşındayım. Yaşım tutmadığı için bana laf yetiştirmeye çalışan şahsın olmasa da, birçok yazarın ablası sayılabilirim. Kusura bakmasın, “amca” tabirini yaşına dikkat çekmek için değil, “CHP’li teyze” lafına karşılık olarak kullandım.

'KİŞİNİN KENDİNİ BİLMESİ FAZİLET OLMAZ'
Zaten, yazımın en az alınganlık göstermesi gereken kısmı “amcalık” meselesi. Belki “bu yaşta, bu cehalet” imasında bulunduğumu düşünmüştür, öyle bir niyetim yoktu ama “Kişinin kendini bilmesi gibi fazilet olmaz” derler. Doğrusu, yazımı onun yazısı üzerine kaleme aldım ama düşüncelerini çok önemli, özgün bulduğumdan değil, tam tersine fazla harcıâlem olduğu için, öyle olduğu halde, büyük laf etme hevesi taşıdığı için!

BENİM ÖNEMSEDİĞİM SIĞ FİKİRLER VE TEZLER
Dahası, benim asıl önemsediğim, söz konusu yazıda da belirttiğim gibi, Uluengin’in şahsı veya münhasıran onun sergilediği fikirler değil, Kemalizm eleştirisi diye ortalara dökülen sığ fikir ve tezler. Hemen hatırlatayım, bir şeyin önemsenmesi için içeriğinin belli bir düzeyde olması gerekmiyor. Sağ/sığ muhafazakâr tarih tezleri de içerik açısından ciddiye alınacak düzeyde değil ama yaygınlıkları, siyasi açılımları dolayısı ile ve bu açıdan, hep “önemsenerek” tartışılmalı diye düşünürüm.

'KENDİSİNİ CİDDİ OLMAYA DAVET ETMEK İSTEDİM'
Nitekim, bu konuya dikkat çekmek üzere, bir süre önce bir çerçeve yazısı yazmıştım, Doğu-Batı Dergisi’nin 2008-2009 Kasım-Aralık-Ocak sayısında, “Cumhuriyet Tarihini Yeniden Okumak” başlığı altında yayınlandı. Yani asıl konu, Hadi Uluengin’e laf yetiştirmek değil, onun yazısı vesilesiyle bu önemsediğim hususu tartışma konusu etmekti. O nedenle, kendisini, cevap yazmak istiyorsa ciddi olmaya davet etmek isterim.

ÇOK AYIP
Kızgınlık hezeyanıyla, centilmenliği de bir yana bırakıp, muhatabı bir kadın olduğu için, o konuda da kolaycılığa ve maşizme savrulup, bolca, “kozmetik”, “makyaj” gibi laf kullanmış. Çok ayıp! Benimle, bu şekilde laf yarıştıramayacağını en kısa zamanda hatırlaması kendisi için çok faydalı olur. Hem bilmemek değil, öğrenmemek ayıp, benim yazım sayesinde saltanat ile hilafetin sona ermesinin tarihlerini ayırt etmeyi öğrenmiş oldu, fena mı?

 


 

Yorumlar

Tüm yorumlar »
Adınız soyadınız:

Gönder
Vazgeç ya da

Yükleniyor...
Özkök'ten Taraf'a: Beni 25 yıldır dinliyorlar Baykal suç duyurusunda bulundu Ata Demirer: Beni mahkemeye verin rahatlayayım Schwarzeneger ve Stallone hastanede omuz omuza Türkiye 3 yılda çipli kimliğe kavuşuyor Nihat'tan Demirören'e icra Yeşim ve Hakan evleri ayırdı Ali Dürüst istifa etti Meteorolojiden kar yağışı uyarısı Arı soktu kadın oldu İstanbul'da patlama: 1 ölü - Video 34 bin kişiyle Kremlin kuşatması Bu illerde okullar tatil edildi Dünyanın en hafif deri ceketi Türkiye'de üretildi Bingöl'deki PKK operasyonunun detayları - İzle
Ahmet Altan'tan Erdoğan'ı kızdıracak bir yazı daha 11:20
Ahmet Altan'tan Erdoğan'ı kızdıracak bir yazı daha

Ahmet Altan: Bu kadar pişerseniz sizi çıtır çıtır yerler..

Almeda: Türk vatandaşlığına kabul edilmediğime üzüldüm 11:18
Almeda: Türk vatandaşlığına kabul edilmediğime üzüldüm

Türk vatandaşı olmak isteyen ve kabul edilmeyen Almeda Abazi çok üzüldüğünü ve hayatını Türkiye'de geçireceğini açıkladı

Metrobüslere verdikleri zararı ceplerinden ödeyecekler 11:04
Metrobüslere verdikleri zararı ceplerinden ödeyecekler

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde olay çıkaran taraftarlara ağır fatura..

Sadri Alışık ödüllerini oğlu Kerem dağıttı 10:55
Sadri Alışık ödüllerini oğlu Kerem dağıttı

2. Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri, Ankara'da sahiplerini buldu.

Anonymous'tan İsrail'e tehdit 10:49
Anonymous'tan İsrail'e tehdit

'İsrail'i sanal dünyadan sileceğiz'

Özkök'ten Taraf'a: Beni 25 yıldır dinliyorlar 10:47
Özkök'ten Taraf'a: Beni 25 yıldır dinliyorlar

Bizi MİT dinliyor diyen Taraf'a Ertuğrul Özkök'ten cevap var..

Adele: Kendimle gurur duyuyorum 10:46
Adele: Kendimle gurur duyuyorum

İngiliz şarkıcı Adele, çok kilolu olduğu iddialarına yanıt verdi.

Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri 12:04
Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri

Tolga Karel, hamile eşini aldatırken Süper Kulüp kameralarına yakalandı.

Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle 13:47
Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle

Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen Yalçın'ın içinde yer aldığı illüzyon şovu, ekran başındakileri şaşırttı.

Kemal Burkay siyasete atılıyor 16:25
Kemal Burkay siyasete atılıyor

Kemal Burkay, hangi parti ile siyaset sahnesine çıkıyor?

AK Parti'den gelen itiraz Sırrı Süreyya'yı kızdırdı 14:58
AK Parti'den gelen itiraz Sırrı Süreyya'yı kızdırdı

BDP'li milletvekili Sırrı Süreyya Önder'i çileden çıkartan itiraz..

Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi 11:36
Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi

Gazete manşetlerini okuyan Dilara Gönder'in canlı yayındaki zor anları.

Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle 10:31
Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle

Hilal Cebeci'den transparan gecelikle oryantal.

Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - Video 11:57
Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - Video

Muhteşem Yüzyıl'da haftalardır beklenen Mehmet Günsür, Şehzade Mustafa rolü ile izleyicisinin karşısına çıktı.


31,494 kişi takip ediyor

Oyna kafanı dağıt!