Medyadaki 'Ajan' gazeteciler tartışması yeniden alevlendi. Yenişafak yazarı Fehmi Koru'nun 'MİT'çi Gazeteciler' yazısının ardından tartışmaya Akşam yazarı Oray Eğin de katıldı. Eğin, ajan gazetecilker iddialarının ıstılıp ısıtılıp gündeme getirildiğini kaydederek Fehmi Koru'ya şöyle seslendi; "Bir aralar Suriye için çalıştığı konuşulmadı mı? İngiltere'de okuduğu yıllarda ajan olduğu ya da... "
İşte Oray Eğin'in o yazısı:
Kendisine kötü bir haberim var: Hani bir zamanlar bazı köşe yazarlarını takıntılı olmakla, kendisini tekrar etmekle eleştirirdi ya şimdi aynı derdi o çekiyor. Ne yazık ki Fehmi Koru yeni ve özgün konular üretemez hale geldikçe eski defterleri açıyor, eskiden defalarca yazdığı konuları tekrar gündeme taşıyor. Biraz küf kokuyor doğal olarak da...
SOMUT KANIT ORTAYA KOYAN YOK
Geçenlerde yine Türk basınındaki ajan gazetecilere değinmiş. MİT'in gazetecileri kullandığı basında çok çiğnenmiş bir sakızdır. Yıllardır birileri bunu ortaya atar ama bugüne kadar hiç kanıtlayan çıkmadı. Her şey sadece iddialar üzerine gider. Somut kanıtlar ortaya koyan olmadı. Hep duyumlar...
HER KİTABI CİDDİYE ALIRSAK AJAN ÇIKARIZ
Fehmi Koru'nun dayanağı da bu konularda yazılmış kitaplar. Bu kitaplardaki iddialara güvenmek ne derece doğru bilmiyorum; eğer herkes hakkında yazılan her kitabı ciddiye alırsak hepimiz ajan çıkarız.
SURİYE'YE ÇALIŞTIĞIN KONUŞULMADI MI
Yıllarca Fehmi Koru'nun da ajan olduğu yazılıp çizilmedi mi? Bir aralar Suriye için çalıştığı konuşulmadı mı? İngiltere'de okuduğu yıllarda ajan olduğu ya da... Şimdi bu iddiaları ciddiye alıp Fehmi Koru'ya ajan demek kolay mı...
Rahmetli Ufuk Güldemir'in Türkiye'de şöhretin bedelini özetleyen bir lafı vardı: Önce eşcinsel oluyorsunuz, sonra AIDS'li, ardından da ajan... Bu dedikoduları üretenlerin herhangi bir dayanağa ihtiyacı yok, 'çamur at, izi kalsın' mantığını yürütüyorlar.
KOLONYA KOKULU KORU
Kolonya kokulu Fehmi Koru'nun da ajan gazeteciler diye işaret ettiği pek çok kaynak bu çamur atma işleminden ibaret. Tıpkı Fehmi Koru'nun ajanlığını konu alan pek çok safsata gibi.
Hala dedikodulara, yıllanarak çürümüş iddialara itibar etmek doğru mu?
Hem şimdi kimin ne olduğunu aydınlatmak çok daha kolay. Hadi eskiden Koru bu konuları kaleme aldığında muhalifti, hükümete pek erişimi yoktu ve marjinal bir gazeteciydi. Ama şimdi hükümet onların kontrolünde.
ARAŞTIRILSIN ORTAYA ÇIKARTILSIN
Artık bu işleri dedikodudan çıkarıp gerçekliğe dönüştürmenin vakti değil mi? Koru, köşesinden çamur atacağına yakını olduğu bir milletvekiline bu konunun araştırılması için ricacı bulunsa ya... Ya da akrabası olduğu devletin en tepesinden, Cumhurbaşkanı'ndan istese bunu... Araştırılsın, ortaya çıkarılsın... Bunu kolaylıkla yaptırabilir. Herkesin eteğindeki taşlar dökülsün...
Madem bu kadar meraklı ve takıntılı bu konuda gerçekleri öğrenmeye en yakın gazeteci o... Neden bu ayrıcalığını kullanmıyor mu?
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKABİLİR
Acaba gerçekler ortaya çıktığında kendisine yıllardır yazı malzemesi veren bu konunun çökeceğini mi düşünüyor? Tıpkı Rodos ve Bilderberg komploları gibi... Sadece dedikoduya itibar etmek o yüzden mi işine geliyor?
























Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder