USD: 1.7447
EUR: 2.3164

İstanbul 2°C

Ankara -3°C

İzmir 6°C

Tümgeneral bana ajanlık teklif etti

MİT’çi gazeteciler tartışmasına Reha Muhtar da katıldı.. Tümgeneral bana ajanlık teklif etti...

16.03.2010 - 08:36

Medyadaki MİT'çi gazeteciler tartışmasının ateşi tam da soğuyordu, Vatan Gazetesi yazarı Reha Muhtar da geç de olsa köşesine bu konuyu taşıdı. Özellikle Yunanistan'da uzun süre muhabirlik yaptığı için kendisine istihbarat elemanı damgası yapıştırıldığını kaydeden Muhtar, askerlik yaptığı dönemde bir Tümgeneral'in kendisine ajanlık teklif ettiğini ileri sürdü.

İşte Reha Muhtar'ın 'MİT’çi gazeteciler tartışması ve MİT’le ilişkilerim…' başlıklı o yazısı:

BALIKLAMA DALMAK İSTEMEDİM
Bu dönemin birçok handikapı var belki ama bir gerçek yadsınamaz...

Tartışılmaz denilen konular, “Dokunma ona, seni yakar” denilen şayialar, “tabu” yerine konan iddialar teker teker ortaya dökülüyor ve açık açık tartışılıyorlar...

Günlerdir sürdürülen “MİT’çi gazeteciler” konusuna balıklama dalmak istemedim...

Bu olayda, ismi çıkan gazeteciler aleyhine bir rant, gecikmiş bir hesaplaşma, “Gördünüz mü başka şeyler yapanın başına neler geliyor” türü bir sopa sallama değil amacım...

Ama gelecek kuşaklara, bir görüş, bir içtihat birliği sağlamak gerekiyor Milli İstihbarat Teşkilatı ile gazeteciler arasındaki ilişkiler bakımından...

***
MİT2Çİ GAZETECİLERİ DUYARDIK
Belki çok başına buyruk, belki fazla nev-i şahsına münhasır buldular beni ama mesleğin Ankara bürolarında geçirdiğim ilk dört yılı boyunca kimsecikler bana “Arkadaş bize istihbarat verir misin?..” ya da “Biz istihbarattanız...” türü yaklaşımda bulunmadı...

Evet...

Duyardık istihbarattan arkadaşlar gazetecilik içinde de vardırlar...

Gazetelerde olan biteni “devletin istihbarat mercilerine” ulaştırırlar...

Sonradan öğrendik ki istihbaratçı gazeteciler sadece “gazetede olup biteni” sızdırmazlar, bazıları belirli yönlerde haber yaparlar, bazı sızdırma haberleri kullanırlar, kamuoyu yaratırlar...

***
SOLCU ADAM KOKAİN KULLANMAZ
Hayatta iki konuda “gençlik yıllarımdaki solculuğumu hatırlar”, tahtaya vururum...

Birincisini geçenlerde gençliğinde benim gibi solcu olan bir meslektaşıma söyledim:

“Hayatta kokain ya da her ne karın ağrısıysa aynı türden ağır uyarıcı ya da uyarıcıları hiç denememişsek, emin ol gençliğimizde solcu olduğumuz içindir...” dedim...

Önce anlamadı ne dediğimi?..

“Kullanmazdık büyük olasılıkla... Ama geçmişimizde ve damarlarımızda solculuk olmasaydı bir kez olsun denerdik en azından!.. Oysa deneyemeyiz... Gençlik yıllarının bir solcusu için kokain kullanmak ancak çok ağır bir kişilik kırılması sonucu olabilir... Hayatta eski bir solcu belki solcu olarak kalmayabilir... Ama ileriki yıllarında kokain türü şeyler kullanmaz... Dejenerasyonun taa dibidir bir solcu için kokain... Kokuşmuşluğun, yozlaşmışlığın, dejenerasyonun, çürümüş kapitalizmin en çürümüş halidir...

Bir solcu, artık solcu olmayabilir, artık çok zengin bir kapitalist de olabilir...

Ama kolay kolay o en dejenere dediği şeyi kullanmaz...”

***
İŞKENCE GÖRMÜŞ BİRİ İSTİHBARATÇI OLMAZ
İkincisi ise biraz daha siyasi bir konudur...

Eğer ağır işkencelerden, kişiliğini kıracak ölçüde örselendiği kodeslerden geçmemişse bir zamanların solcusu “Kolay kolay, istihbarat örgütleriyle bilgi alışverişine girmez...”

Girenler vardır elbette...

Ama geçmişteki bir solcu, hâlâ solcu kalmayabilir, ama kendisine “polis ya da istihbaratçı yaftası kolay astırmaz...”

Geçmişinizin anısına, bir zamanlar mücadele ettiğiniz değerlerin hatrına, kolay kolay “Büronuzdan ya da gazetenizden” gammazlama bilgi sızdırmamaya gayret edersiniz...

Aydın Doğan’la rahmetli Çetin Emeç beni Atina’ya muhabir olarak gönderdiklerinde elbette Yunanlılar bu gerçeği bilmiyorlardı...

BENİ TAKİBE ALDILAR
Uzun zaman beni, evimi, arabamı, büromu, telefonlarımı, haberleşmemi röntgen altına aldılar...

Bir şey çıkartamadıklarında şaşırmışlardı...

Çünkü, benim Türkiye’den Yunanistan’a nasıl olup da hiçbir istihbarat örgütüyle temasım olmadan gönderildiğimi anlayamamışlardı...

***

İSTİHBARATÇILARI BİLİRDİM
Atina’dayken, Büyükelçiliktekiler de,Yunanlılar da, meslektaşlar da bana güvenirlerdi...

Bu güvenden dolayı Türk Büyükelçiliği’nde görevli “istihbaratçıları” bilirdim...

Onlar da tanışığım ve dostumdu...

Zaman zaman, onların da bulunduğu ortamlarda yemekler yenir, gezilir, tozulurdu...

Benim için, onlar da bu dünyanın acımasız koşullarında işlerini yapan görevlilerdi...

Ne onların kimliğini başkalarına söylerdim, ne de onlara görevleriyle ilgili sorular sorardım...

Uzak dururdum, hatta gazetecilik merakımı bile öldürürdüm onların görev alanlarıyla ilgili...

Çünkü, bu konularda biraz “fazla merak, sizi farkında olmadan işin içine çekebilirdi...”

***
TEKLİF ALMADIM
O günlerde Atina gibi bir yerde görev yaptığım halde, hiç kimse bana yanaşıp “Bize de biraz yardımcı olsanız” gibi birşey söylemedi...

Hiç kimse teklif etmiyordu...

Taa ki bir güne kadar...

İki yıl kadar kaldıktan sonra, yurt dışında çalışanlara tanınan “dövizli askerlik” için Burdur’a geldim...

Döviz yatırmıştım ve kısa dönem askerlik yapıp, tekrar Atina’ya dönecektim...

Bilenler bilir, askerdeyken, sivildeki “havanız ve şaşaanız”dan eser yoktur...

Hele hele rütbesiz bir erseniz...

Karşınızdaki onbaşı, komutanınızdır, yüzbaşıyı kolordu komutanı gibi görürsünüz...

Albay falan genelkurmay başkanı gibidir gözünüzde...

TÜMGENERAL BENİ ÇAĞIRDI
İşte o günlerin birinde, Tuğ ya da Tümgeneral olan komutanın beni çağırdığını söylediler...

Kışlaya girerken, odasına gitmiştim ama o gün sivil bir gazeteciydim ve kendimi bir b.k zannediyordum...

Oysa üzerinden bir aydan fazla zaman geçmişti ve köprülerin altından çok sular akmıştı...

Şimdi komutanlığa giderken, ellerim avuçlarımın içi terliyordu...

**
BİZE İSTİHBARAT GEÇEBİLİR MİSİN?
Komutanın yanına çıktım, selam çaktım...

Beni gayet iyi karşıladı...

Yanında yine bir subay duruyordu...

Bana Atina günlerimi sordu, neler yaptığım üzerine sohbet etti o subay...

Sonra “sadet”e gelindi...

Atina’da gazetecilik yapıyordum...

Haber geçiyor, istihbarat topluyordum...

Milliyet’e TRT’ye, BBC’ye, Deutsche Welle’ye...

“Topladığım haberlerden biraz da istihbarata yardımcı olabilir miydim?..”

İşte soru 2.5 yılın sonunda nihayet gelmişti...

Orada bana bu teklifte bulunan subaya şöyle söyledim:

“Ben bir gazeteciyim... Yaptığım haberler, gazetede yer alıyor, televizyonda her gece Yunanistan’la ilgili haberler veriyorum... Bu haberleri teleksten gönderiyorum, telefonla söylüyorum, linkle geçiyorum... Hepsini kontrol etme imkanınız var... Zaten kontrole bile gerek yok, yayınlanıyorlar... Benim bu açık gazetecilik faaliyetimden nasıl istiyorsanız yararlanın... Ama benim başka bir işi yapacak vaktim yok... Bu benim için gazetecilikten başka bir iş, beni mazur görün, başka bir iş yapmak istemiyorum...”

***
İSTİHBARATÇILARLA DOSTLUĞA DEVAM ETTİM
Kötü ayrılmadım!..

Atina’ya döndükten sonra istihbaratçı arkadaşlarla da dostluğa devam ettim...

Biliyordum ki, bu cangılı andıran dünyada herkesin bir mesleği vardı...

Benim kararım benimle ilgili ve şahsımı ilgilendiriyordu...

Ben bir gazeteciydim...

Gazetecilikten başka hiçbir şey yapmamalıydım...

İstihbaratçı olup, gazetelerin içine girebilirlerdi...

İstihbarat toplayabilirlerdi...

Ama gazeteci olup, istihbarata çalışmak benim kabul edeceğim birşey değildi...

Ben mesleğimi seçmiştim...

Gazeteciydim...

Her mesleğe saygı, kendi mesleğimden de onur duyuyordum...

***

İstihbaratçılar da kendi mesleklerinden onur duyarlar elbet...

Doktorlar ya da hâkimler veya askerler veya sanatçılar gibi...

Gazetecilik mesleğini yapmanın kendi içinde kuralları ve ahlaki normları vardır...

Bu ahlaki normların içinde “istihbaratçılık” yoktur...

Sanıyorum “istihbaratçılık mesleğinde de şirketin gizli bilgilerini gazetelerde deşife etmek ahlaksızlıktır...”

Herkesinkine saygı duyuyorum...

Sadece “gazeteci” olarak 30 yılı geçirmiş olmaktan, mütevazı bir gurur duyuyorum...

Yorumlar

Tüm yorumlar »
Adınız soyadınız:

Gönder
Vazgeç ya da

Yükleniyor...
Özkök'ten Taraf'a: Beni 25 yıldır dinliyorlar Aziz Yıldırım bilgisayar istedi Baykal suç duyurusunda bulundu Ata Demirer: Beni mahkemeye verin rahatlayayım Schwarzeneger ve Stallone hastanede omuz omuza Türkiye 3 yılda çipli kimliğe kavuşuyor Nihat'tan Demirören'e icra Yeşim ve Hakan evleri ayırdı Ali Dürüst istifa etti Meteorolojiden kar yağışı uyarısı Arı soktu kadın oldu İstanbul'da patlama: 1 ölü - Video 34 bin kişiyle Kremlin kuşatması Bu illerde okullar tatil edildi Dünyanın en hafif deri ceketi Türkiye'de üretildi
Pepsi 8 bin 700 kişiyi çıkarıyor 11:56
Pepsi 8 bin 700 kişiyi çıkarıyor

Amerikalı yiyecek ve içecek şirketi PepsiCo, 8 bin 700 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor.

Cezaevinden kaçıp eşini bıçakladı 11:47
Cezaevinden kaçıp eşini bıçakladı

İzmir’de eşinin çalışmak istemesine kızan bir kişi, cezaevinden firar ederek eşini bıçakladı.

Halep'te çifte patlama 11:41
Halep'te çifte patlama

Halep'te güvenlik güçlerini hedef alan iki ayrı saldırıda çok sayıda kişi öldü.

MİT Hatay Bölge Müdürü gözaltına alındı 11:40
MİT Hatay Bölge Müdürü gözaltına alındı

MİT Hatay Bölge Müdürü KCK soruşturması kapsamında gözaltına alındı

Aziz Yıldırım bilgisayar istedi 11:37
Aziz Yıldırım bilgisayar istedi

Şike soruşturmasında 14 Şubat'taki duruşma öncesi Başkan Aziz Yıldırım bilgisayar istedi.

Papa bir yıl içinde öldürülecek 11:35
Papa bir yıl içinde öldürülecek

İtalyan İl Fatto Quotidiano gazetesi: Papa’ya komplo, 12 ay içinde ölecek

Karolina Kurkova 24 yaşında menopoza girdi 11:32
Karolina Kurkova 24 yaşında menopoza girdi

Karolina Kurkova, 24 yaşındayken tiroit bezi rahatsızlığı nedeniyle erken menopoza girdiğini açıkladı.

Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri 12:04
Tolga Karel'den muhteşem ihanet - Galeri

Tolga Karel, hamile eşini aldatırken Süper Kulüp kameralarına yakalandı.

Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle 13:47
Yetenek Sizsiniz'de şaşırtan illüzyon - İzle

Acun Ilıcalı, Hülya Avşar ve Sergen Yalçın'ın içinde yer aldığı illüzyon şovu, ekran başındakileri şaşırttı.

Kemal Burkay siyasete atılıyor 16:25
Kemal Burkay siyasete atılıyor

Kemal Burkay, hangi parti ile siyaset sahnesine çıkıyor?

AK Parti'den gelen itiraz Sırrı Süreyya'yı kızdırdı 14:58
AK Parti'den gelen itiraz Sırrı Süreyya'yı kızdırdı

BDP'li milletvekili Sırrı Süreyya Önder'i çileden çıkartan itiraz..

Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi 11:36
Dilara Gönder canlı yayında gülme krizine girdi

Gazete manşetlerini okuyan Dilara Gönder'in canlı yayındaki zor anları.

Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle 10:31
Hilal Cebeci'den bol frikikli oryantal - İzle

Hilal Cebeci'den transparan gecelikle oryantal.

Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - Video 11:57
Mehmet Günsür Muhteşem Yüzyıl'ı salladı - Video

Muhteşem Yüzyıl'da haftalardır beklenen Mehmet Günsür, Şehzade Mustafa rolü ile izleyicisinin karşısına çıktı.


31,496 kişi takip ediyor

Oyna kafanı dağıt!