Tel: +90. 216 416 40 00 (pbx) | Destek: info@ensonhaber.com
Yazılım ve Sistem Yönetimi: CM Bilişim

MHP lideri Bahçeli, partisinin Ankara’da yapılan istişare toplantısında herkesi eleştirdi. En ağır eleştiriyi ise Türkiye’nin 8 eyalete bölünmesini öneren Kenan Evren aldı: “Fikri pusulasını kaybetmiş, ihtilal komutanı”
MHP’nin Ankara, Kırıkkale, Çorum, Çankırı, Kastamonu, Karabük, Bartın, Zonguldak, Düzce ve Bolu illerini kapsayan 2. Bölge İstişare Toplantısı, dün Ankara’da yapıldı. Genel Başkan Devlet Bahçeli, 10. Yıl Marşı eşliğinde "Türkmen Beyi, 60. Hükümet’in Başbakanı" anonsu ile salona girdi. Bahçeli konuşmasında, gündemi değerlendirdi, hükümeti sert dille eleştirdi. "Türkiye eyalet sistemine geçebilir. 8'e bölünebilir" önerisi getiren Kenan Evren için, "Fikri pusulasını tamamen kaybetmiş, Atatürk'ün Çankaya'sını bir dönem meşgul etmiş eski bir ihtilal komutanı" dedi. İşte Bahçeli'nin sözleri:
FETRET DEVRİ OLARAK GEÇECEK
58. ve 59. AK Parti hükümetlerinin 1.566 günlük iktidar dönemi, siyasi tarihte "fetret" devri olarak anılacak.
Bugün Türkiye, dozu ayarlanmış bir destek, talan ve sömürü döngüsü ile küresel güçlerin diledikleri tavizleri alabilecekleri bir siyasal kıvamda tutulmaktadır.
Düştüğü stratejik girdapta çırpınan AK Parti, siyasi hayatını sürdürebilmek için küresel çıkarlara servis yapmak zorundadır.
Bu vahim gelişme Sevr'e boyun eğen, Mondoros'u imzalayan son Osmanlı hükümetlerinin girdiği sarmalın bir benzeridir.
Türkiye bugün AK Parti zihniyetinin özendirmesi ile çok yönlü ihanet ortaklığının saldırılarıyla karşı karşıyadır.
Ülkemiz etnik tuzaklarla döşeli bir yola itilmektedir. Türkiye’ye karşı güç ve eylem birliği içinde olan bu cephenin nihai amacı, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli devlet niteliğini ve üniter yapısını tartışmaya açmak ve yeniden tanzim etmektir.
FEDERALLİK İSTENMEKTEDİR
Bunun sonunda yapay milletlerden oluşan ve yeni tanımı "federal" olan farklı bir devlet kurulmak istenmektedir.
Siyasi amaçları ve sicilleri aziz milletimiz tarafından iyi bilinen odaklar, Türk devleti ile hesaplaşmak maksadıyla eylem birliği içindedir. Ne hazindir ki bu cepheye takılanlar arasında, eski istihbaratçılar ve kamu görevlilerinin yanı sıra, sanayiciler, sözde sanatçılar ve aydınlar ile son olarak fikri pusulasını kaybettiği anlaşılan Atatürk’ün Çankayası’nı bir dönem meşgul etmiş bir ihtilal komutanı da yer almıştır.
BU YIKICILIKTIR VE SUÇTUR
Şahsın hezeyanlarının ikinci perdesi muhtemelen daha sonra açılacak, bu zat veya açtığı kapıda dolaşan bölücüler, sözde eyaletlerde konuşulacak diller, yasalar ve yönetecek kişilerin kimler olacağını tartışmaya başlayacaklardır. Bunun adı yıkıcılıktır ve suçtur.
Yıllardır oynanan oyunun ve tırmanan bölücü senaryoların galası olarak bir Türk bayramı olan Nevruz günü seçilmiştir.
Bir siyasi parti yöneticisi ise “Kerkük’e müdahaleyi Diyarbakır’a sayarız” diyerek adeta bir federal temsilci gibi diplomatik mukabelede bulunabilmiştir. Dahası bölücü mihraklar, bağımsız aday olarak seçime girerek, "düz ovada siyaset" yapmak üzere TBMM’ye ulaşmayı hedeflediklerini müjdelemişlerdir.
Suç işleme ve bölücülük yapma özgürlüğü olan imtiyazlı zümre yaratılmıştır.
Son olarak Başbakan ile Genelkurmay arasında aşiret reisleri ile diyalog hususunda yaşanan polemik, devletin strateji üreten mekanizmaları ile siyaset kurumu arasında uyuşmazlığın olduğunu ortaya koymuştur.
Milli bekamız, dirlik ve düzenimiz için başka coğrafyalarda düşman aramaya gerek yok. AK Parti iktidarı, Türk milleti ve Türk devletinin bekası için başlı başına ve öncelikli bir tehlike ve tehdittir.
ETNİK TUZAKLARA DÜŞMEYİN
Buradan Milliyetçi Hareket camiasının mensuplarına ve ülkücü kardeşlerime sağduyu ve soğukkanlılıklarını korumaları ve etnik tuzaklara düşmemek için çok dikkatli olmaları çağrımı tekrarlıyorum.
Verilecek toprağımız, terk edilecek ilimiz, çizilecek sınırımız, vazgeçilecek insanımız, peşkeş çekilecek kaynağımız yoktur.
Türkiye yol ayrımına doğru yaklaşmaktadır ve artık herkes tarafını belirlemelidir. Ya onurlu ve huzurlu bağımsız bir millet olarak yaşayacağız ya da küresel oyunlara boyun eğerek her türlü zillete katlanacağız. Karar anı yaklaşmıştır. Tercihinizi yapınız, kararınızı veriniz. Ya teslimiyetçilik ya milliyetçilik.