Özdil'den Garnizon Koşusu'nun iptaline tepki
Yılmaz Özdil: Koşaner'in erleri koşamadı..
Geçtiğimiz gün, Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 91'inci Yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, her yıl geleneksel olarak icra edilen "Garnizon Koşusu", Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasına göre, kullanılacak güzergah tahsis edilmediği için yapılmadı.
Ankara Valisi de yaptığı açıklamada, milli bayramlar ve mahalli anma günlerinde caddelerin ulaşıma kapatılması nedeniyle yaşanan trafik sorununa dikkat çekerek, saatlerce yollarda bekleyen vatandaşların protestoları içerisinde kutlamaların idrak edilemeyeceğini bildirdi.
Genelkurmay'ın tavrı ve Ankara Valiliği'nin açıklamaları büyük tepki çekti ve günlerdir manşetlerden inmedi.. Bu açıklamalara bugün bir tepki de Hürriyet gazetesi yazarı Yılmaz Özdil'den geldi.. Özdil her zamanki kelime oyunlarını kullanarak Genelkurmay ve Valiliğe olan tepkisini dile getirdi.. İşte Özdil'in o yazısı..
Vali izin vermedi. Koşaner'in erleri koşamadı.
Genelkurmay Başkanı Uçaner olsa, F16'lara hava sahasını kapatacaktı herhalde vali!
"Elbette iktidarın valisiyiz" diyen vali de var, "Utanılacak sıkılacak bi şey değil, hükümetin valisi olmaktan şeref duyarım" diyen vali de var... MHP'nin afişini indirten vali de var, "CHP'nin kapatılmaması büyük talihsizlik" diyen vali de var... Kubilay'ın anma törenine gitmeyen vali de var, tarikat şeyhini protokole oturtan vali de var... Direksiyona geçip kömür taşıyan vali de var, DİSK başkanının coplanmasına "normal" diyen vali de var... AKP milletvekili aday adayı olup, seçimi kazanamayınca vali yapılan vali de var.
Bu arada...
"Biz bunların cemaziyeevvellerini iyi biliriz, tek partili iktidar döneminde bunların il başkanı valiydi, vali... Hatırlayın bunları" diyen başbakan da var!
Diyebilirsiniz ki, "Vali hükümetin valisi olsa ne olur, olmasa ne olur, oyumu etkileyemez." Öyle mi acaba?
Bakın, bu valilerin sabahleyin bismillah ilk iş, okudukları bi gazete var: Resmi Gazete. Hükümetimiz tarafından kaleme alınan bu Resmi Gazete'nin 19 Aralık sayısında, yani geçen hafta, sürpriz bi "makale" yayımlandı. "Taşınır Mal Yönetmeliği Genel Tebliği" başlığını taşıyor.
Nedir taşınır mal?
Dozer, vinç, grayder, kepçe, asfaltlama makineleri, kamyon, yükleyici, traktör, çöp kamyonu, sondaj makineleri, arazöz, itfaiye aracı, jeneratör filan... (Makyaj malzemeleri.)
"Taşınır Mal Yönetmeliği" ise, yukarıda adı geçen iş makinelerinin "zorunlu haller"de, bir şehirden bir başka şehre geçici olarak tahsis edilmesinin kurallarını belirliyor.
Nedir zorunlu haller?
Sel, deprem gibi afetler.
Seferberlik veya savaş hali.
Bu tür "zorunlu hal"ler söz konusu olduğunda, valiler, ellerindeki iş makinelerini derhal "zorunlu hal"in yaşandığı şehirlere gönderir... Ki, nerede ihtiyaç varsa, orada çalışsın.
Şimdi sıkı durun...
19 Aralık'taki Taşınır Mal Yönetmeliği'nin "zorunlu hal"lerine iki kelimelik,
küçücük bi ilave yapıldı.
Seçim dönemleri! Yani neymiş artık? Olağanüstü hal bitmişti... Zorunlu hal başladı demek ki.