Tuğluk'tan MGK bildirisine tepki

Aysel Tuğluk: ''Bu ülkede ordunun ne söyleyeceği hâlâ önemli ise bir problem vardır orada'' dedi.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Tuğluk'tan MGK bildirisine tepki
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Yılın son MGK toplantısından çıkan "Tek dil, tek millet, tek devlet, tek vatan" kararına Diyarbakır'da bulunan STK temsilcilerinden tepki geldi.

ORDUNUN SÖZLERİ HALA ÖNEMLİYSE BU ÜLKEDE

DTSO, Baro; GÜNSİAD ve DTK başkanları MGK toplantısından çıkan karara tepki gösterdi. ''Bu ülkede ordunun ne söyleyeceği hala önemli ise bir problem vardır orada'' diye konuşan Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, "MGK kararlarında tek millet vurgusu var mı? Türkiye'de ordu siyaset yapıyor. 86 yıldır da bu hakimiyet devam ediyor. Aslında tüm problemlerde bundan kaynaklanıyor. Türkiye bu yüzden demokratikleşemiyor. Dolayısıyla bu dönemlerde müdahaleci yaklaşım son derece sakıncalı çözüme hizmet etmeyen ortamı geren ve maalesef kaotik bir söylem olarak değerlendiriyorum'' dedi.

KÜRTLER BUNU İÇİNE SİNDİREMEZ

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu Kürtlerin tek devlet ve tek bayrak konularında bir itirazının olmadığını belirterek tek millet tanımına sert tepki gösterdi. Bu ülke için en çok bedel ödeyenlerin Kürtler olduğunu ifade eden Ensarioğlu, "Tek dil, tek vatan, tek devlet eyvallah. Tek millet var mı? Yoksa sorun yoktur. Kimsenin buna itirazı buna yoktur. Biz bu tek vatan için bu bayrak için canımızı verdik ve Kürtlerin resmi dil talebi yoktur, Türkiye'nin resmi dili Türkçedir. Türkçenin dışında var olan dilimizin reddi anlamındaki bir şeyi kimse kabul edemez içine de sindiremez. Eğer tek dilden kasıt resmi dil ise eyvallah. Bunun dışındaki dillerin reddini Kürtler içine sindiremez. Bu vatanın birliği bütünlüğü için Kürtler herkesten fazla canını vermiştir. Tek bayrak konusunda da sıkıntı yoktur. Ancak diğer etnik gurupların kullandığı dillerinin önündeki engellerinde kaldırılması gerekiyor. Cumhurbaşkanı gerek bölgeyi ziyaret etmesi gerekse de Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i ziyaret etmesi konusunda doğru olanı yapıyor. Her zamanki gibi birleştirici bütünleştirici gerginliği tansiyonu düşürücü rolünü oynuyor. Doğru olanda budur Türkiye'nin ihtiyacı olanda budur" şeklinde konuştu.

MEHMET EMİN AKTAR: ''MGK ELİNİ SİYASETTEN ÇEKMELİDİR''

Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar ise tekçiliğin olduğu yerde sorunların aşılamayacağı vurgusunda bulunarak, MGK'nın Türkiye'de siyasal düzeni dizayn etmekten vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Aktar, "Tek dil, tek vatan, tek devlet, tekçilik varsa bizim bir yere varamadığımız ortaya çıkıyor. Demokratik toplumlar çoğulcu toplumlardır. Türkiye farklı renklerden oluşan bir ülkedir. Çok dilli, çok dinli ve çok etnisiteli bir toplumdur. Bu anlamda Türkiye'nin gerçeğini çokta uyan bir karar değildir. MGK artık Türkiye'de siyasal düzeni ve demokrasiyi dizayn etmekten vazgeçmelidir. Şunu görmek gerekiyor. Bizim artık bu ülkede artık biri birimizi dinleyip farklılıklarımızla bir arada yaşama becerisini göstermemiz gerekiyor. Bunu başaramadığımız sürece de bu ülke pragmalarından kurtulamaz. Biz bağırarak konuşmaya başladık bir süre sonrada bağırmadan da biri birimizin sesini duyacağız. Bunu yaptığımız zaman hem biz karşıdakini anlayacağız hem karşıdaki bizi anlayacaktır" diye konuştu.

İSMAİL BEDİRHANOĞLU: ''MGK KARARI ANTİ DEMOKRATİK BİR KARADIR''

Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu'na göre anadilde eğitim hakkı tüm Kürtlerin ortak talebi, Demokratik Özerklik konusu ise tartışması gereken bir konu. Geçmişte MGK kararlarının birçoğunun gündemden düştüğünü dile getiren Bedirhanoğlu, "Geçmişte bir sürü MGK kararlarının geldiği nokta bakımından bakarsak çok önemli şeyler bu ülkede değişti. Bir insanın kendi ana dilinde eğitim görme talebi insani bir taleptir. Bunun yasak sayılması, yok sayılması anti demokratik bir yaklaşımdır. Ana dilde eğitimde eğitim hakkı da tüm Kürtlerin ortak talebi haline gelmiştir. Ancak Demokratik özerklik konusunda aynı şeyi söylemek mümkün değil midir? Demokratik Özerklik talebi Kürtlerin ortak talebi midir? Bilemiyorum. Bağımsız bir devlet dahil olmak üzere herkes ne düşünüyorsa bunu savunabilmelidir. MGK'nın kararı Kürtlerin bu talebinin geri almasını da gerektirmez Kürtler bu taleplerini gündemleştirecekler. Kuşkusuz bu insani bir haktır hukuku bir haktır. Bu hakkın verilmemesi aslında çağ dışıdır anti demokratik bir haktır. Cumhurbaşkanının Belediye Başkanı Osman Baydemir'i ziyareti çok önemlidir. Son günlerde siyasi tansiyon geriliyor. Türkiye'de ve bölgede siyasi tansiyon yükselince bölgede şiddet yoğunlaşıyor. Bu tansiyonun düşürülmesi noktasında Cumhurbaşkanının ziyareti çok olumludur. Cumhurbaşkanının yılın son iki gününü Kürt halkı içinde geçirecek olması önümüzdeki günlerde biraz daha inisiyatif alacağına işaret gibime geliyor. Bunun işaretlerini görüyorum" dedi.

AYSEL TUĞLUK: "KÜRTLERİN GÜVEN SORUNU VARDIR "

Demokratik Özerklik taslağı ve bölgede iki dilli yaşam kararlarıyla tartışma yaratan Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da MGK karalarına sert tepki gösterdi. 'Bu ülkede ordunun ne söyleyeceği hala önemli ise bir problem vardır orada' diyen Tuğluk, ordunun Türkiye'de 86 yıldır siyaset yaptığını sorunlarında bundan kaynaklandığını ifade etti. Tuğluk, "MGK kararlarında tek millet vurgusu var mı? Türkiye'de ordu siyaset yapıyor. 86 yıldır da bu hakimiyet devam ediyor. Aslında tüm problemlerde bundan kaynaklanıyor. Türkiye bu yüzden demokratikleşemiyor. Dolayısıyla bu dönemlerde müdahaleci yaklaşım son derece sakıncalı çözüme hizmet etmeyen ortamı geren ve maalesef kaotik bir söylem olarak değerlendiriyorum. Buna karşı yapılması gereken bu ülkede barışı, demokrasiyi, özgürlükleri isteyen herkesin buna karşı bir güç birliği yapması gerekiyor. Demokrasi sesini, barış ve kardeşlik sesini yükseltmesi gerekiyor. Her şeye rağmen toplumun sesinin daha güçlü olduğunu ve bir güç birliği yapılması halinde bu zihniyetin aşılabileceğine inanıyorum. Belediyeyi ziyaret etmesi önemlidir. Ben olumlu bir mesaj olarak nitelendiriyorum. Kürtlerin güven sorunu vardır. İçinde bulunduğumuz zaman itibariyle beklentilerimiz cumhurbaşkanının daha somut daha güven verici sözler söylemesini bekliyoruz. Çözüm konusunda inisiyatif aldığını gösteren sözler söylemesini daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Devleti temsil ediyor. Söyleyeceği sözler önemlidir anlamlıdır. Çözüme katkı sunacak sözler anlamlıdır önemlidir" dedi.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi