taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
5.6999
6.3071
1464.88
106805.2
268.432
43701.56

Osmanlı’da casusluğun kitabını yazan: Baron de la Fage

Osmanlı, Avrupalıların haber alamadığı kaynaklardan bile istihbarat edinebiliyordu. Ticaretin kalbi olan İstanbul, Venedik gibi istihbaratın da merkeziydi.

Özel İçerik | 26.03.2019 - 11:42..
Whatsapp ile paylaş
Osmanlı’da casusluğun kitabını yazan: Baron de la Fage

Aybüke SENGİR/ [email protected]

16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun dünyada neler olup bittiğini anlayan ve her şeyden haberdar olan bir sistem kurmuştu; casusluk. O sistemin içinde yer alan da Baron de la Fage, Katolik dünyasının en üst mercileriyle açıktan açığa dalga geçti, sadece vebayı kandıramadı.

OSMANLI’NIN EN YETENEKLİ CASUSU

Osmanlı casusu Baron de la Fage, İtalya’ya gönderilmişti. Floransa Dükü’nü kandırıp, Roma’da Papa’nın makamına çıkmayı başarmıştı. Orada Papa’yı aldatarak kendisinden imtiyaz belgesi almayı başarmıştı. Baron de la Fage, seyahatinde öğrendikleriyle İstanbul’daki İspanyol casus şebekesini çökertmişti. O yıllarda İstanbul’a konuşlanmış, İspanya’ya çalışan 112 adet de casusu vardı.

Osmanlı’da casusluğun kitabını yazan: Baron de la Fage

KATOLİK DÜNYASININ EN ÜST MERCİLERİYLE DALGA GEÇTİ

Kendini Languedoc’tan bir asılsade olarak tanıtan Baron de la Fage, bize casusluk yaparken, İngilizlere de casusluk yapıp tekrar Hristiyan olacağını iddia ederek İtalya’ya gitmişti. Önce Floransa’da Toskana taşra kralını ve Fransa elçisini dolandırmış, daha sonra Roma’ya geçerek Papa ve kardinallerini üst düzey birçok Osmanlı mühtedisini tekrar Hristiyan olmaya ve Osmanlılara ihanet etmeye hazır olduğuna ikna etmeyi başarmıştı.

İstanbul’a döndüğünde Papa’nın emriyle Kardinal Lucio Sanseverino’nun bizzat imzalayarak kendisine belgeyi göstererek , Katolik dünyasının en üst mercileriyle açıktan açığa dalga geçmişti.

KAFASINDA KIRK TİLKİ...

Roma’da işini bitiren Baron de la Fage’nin bir sonraki durağı Venedik oldu. Burada da rahat durmadı, Habsburg elçisinden para istedi. Ancak genelde casuslara sempatiyle bakan Francisco de Vera, De la Fage’nin değişik bir insan olduğunu hemen anlayıp başından savmıştı. Oyunlarına devam eden yetenekli casus, biri İspanyol, biri yüksek aristokrasiden bir Fransız, ikisi de İtalyan olmak üzere, dört Hristiyan gencine Osmanlı topraklarını gezdirmeyi vaadetip, onları kendisiyle Doğu Akdeniz’e dönmeye ikna etmişti. Bu noktada tehlikeyi sezen kurt diplomat De Vera araya girerek bu dolandırıcının amacının ya kendilerini köle olarak satmak ya da Müslüman olmaya zorlamak olduğunu söyleyerek gençleri bu seyahatten vazgeçirmişti.

De la Fage, dönüşünde de bir takım numaralara çevirmekten ve Adriyatik kıyılarındaki Kotor’a gitmek için bindiği geminin kaptanını dolandırmaktan geri kalmadı. Dalmaçya’ya at almak için gittiğini söyleyerek, kaptanı kendisine mal vermeye ikna etmişti. Saf kaptanın parasını geri alamadığını ve mahvolduğunu söylememize gerek yok. Baron’un ekonomik olarak zarar verdiği bir başka kişi de, mal varlığına el koydurttuğu 1590’lar İstanbul’unun en aktif casuslarından biri olan Venedikli tüccar Marc’Antonio Stanga’ydı. Stanga, servetine kavuşabilmek için 200 duka rüşveti gözden çıkarmak zorunda kalmıştı.

Osmanlı’da casusluğun kitabını yazan: Baron de la Fage

İSTANBUL’A DÖNÜP BURADAKİ CASUSLARI ELE VERİYOR

Seyahatleri boyunca her yeri gözlemleyen Baron de la Fage’ın istihbari faaliyetleri de meyve vermişe benziyordu. İspanya’dan İstanbul’a gelip, İstanbul’daki İspanyol ajanlarının da adlarını öğreniyor. Döner dönmez birçok casus ve muhbiri ele veriyor.Osmanlı’da casusluğun kitabını yazan: Baron de la Fage

BİR TEK VEBAYI KANDIRAMADI...

İstanbul’daki istihbarat dünyasının bu renkli karakteri ne yazık ki 1592 sonbaharında vebaya yakalanık hayatını kaybediyor.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir