taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
5.3322
6.061
1243.46
92227.32
213.102

’Hazıra konmadık hazinemizi koruduk’

Sefarad grubu, "Evvel Zaman" adlı 3’üncü albümlerini geçtiğimiz günlerde müzikseverlere sundu

13.03.2007 - 11:35..
Whatsapp ile paylaş

Sefarad grubu, "Evvel Zaman" adlı 3’üncü albümlerini geçtiğimiz günlerde müzikseverlere sundu. Sami Levi, Cem Stamati ve Ceki Benşuşe’den oluşan Sefarad grubu, yeni albümünde farklı zevklere hitap ediyor. Tangodan kantoya ve İstanbul türkülerine kadar pek çok farklı türde eserin yer aldığı "Evvel Zaman" için grup üyeleri, "İstanbul dipsiz bir kuyu. Böyle bir proje yapmaya karar verdiğiniz zaman kantoyu, tangoyu, türküyü ayıramıyorsunuz. Bu proje ile İstanbul’un kaybolmuş değerleri yeniden ortaya çıkacak" diyor.

"Osman Ağa" adlı şarkılarıyla iyi bir çıkış yakalayan Sefarad grubu, geçtiğimiz günlerde "Evvel Zaman" adlı üçüncü albümünü çıkardı. Sami Levi, Cem Stamati ve Ceki Benşuşe’den oluşan grup bu albümlerinde tango, kanto ve İstanbul şarkılarına yer verdiler.

Albümün yapım aşamasından bahseder misiniz?

- Cem: İlk albümümüz çıktıktan sonra aklımıza gelen bir projeydi. İstanbul şarkılarını yorumlayarak bir de gösteri düzenlenemek istiyoruz. Ama hálá tamamlanamadı.

Neden bu kadar uzun sürdü?

- Cem: Biz kendi aramızda çok düşündüğümüz için uzun sürdü. Çünkü biz çok mükemmeliyetçi bir grubuz. Şu anda hazırlandığı kadarıyla istediğimiz gibi olmadı diye düşündük. Bunu prodüktörümüzle konuştuk. Onun da aklına yattı ve İstanbul şarkılarını yorumlayarak projemize ilk adımı atmış olduk.

Albümde birçok tarz var; kanto, tango, türkü gibi... Şarkı seçimlerinizi neye göre yaptınız?

- Sami: Bizim düşündüğümüz, aklımıza yatan şarkılar vardı. Diğerlerini seçerken de Erol (Köse) yardımcı oldu. Biz bunların hepsini güzel bir tabakta sunabilmek için aranjörlerimizden çok büyük yardım aldık.

- Cem: İstanbul dipsiz bir kuyu... Böyle bir proje yapmaya karar verdiğiniz zaman kantoyu, tangoyu, türküyü ayıramıyorsunuz. Bizim dayanamayıp koyduğumuz Elveda ve Galata Lordu dışındakiler İstanbul denildiği zaman akla gelen ilk şarkılar. Yani, olmazsa olmazlar.

- Ceki: İstanbul 2010 yılının kültür başkenti seçildi. Bu projeyle İstanbul’un kaybolmuş değerleri yeniden ortaya çıkmış olacak. "Sevdim Bir Genç Kadını" ve "Papatya Gibisin"i birleştirdik. Şimdiye kadar bu şarkıların bu kadar aranje edilmediğini söyleyenler var.

- Sami: Biz yaptığımız işin arkasındayız. Şarkılarımızın aranjeleriyle belli bir yaş grubuna hitap etmiyoruz. Herkesin dinleyebileceği bir albüm yaptık

Kanto söyleyen ender isimler var. Siz olumsuz eleştiriler alacağınızdan çekinmediniz mi?

/_newsimages/3018412.jpg- Cem: Mutlaka beğenmeyen insanlar olacaktır. Farklı yorumlar gelebilir.

- Ceki: Eleştirilecek bir durum yok aslında... Bu şarkılar kimsenin tekelinde değil. Biz de söyledik, herkes söyleyebilir.

- Sami: Biz gün ışığına çıkmamış şarkıları 45’lik plaklardan dinleyerek albüme koyduk. Bence insanların mutlu olup, daha pozitif bakmaları gerekiyor. Bizce çok güzel oldu. Biz beğeniyorsak mutlaka insanlara da beğendirebiliriz diye düşünüyoruz. 20-30 sene sonra çocuklarımız da bu albümü dinleyebilecek. Belki de "hazıra kondular" bile diyebilirler. Biz hazıra konmuyoruz sadece hazinemizi koruyoruz.

- Ceki: Biz hep kendimizi yurtdışıyla kıyaslıyoruz. Onlar sadece bizden bir adım öndeler, o da kendi değerlerine sahip çıkmalarından kaynaklanıyor. Eserleri yıllarca birçok kişi tarafından yorumlanıyor ve kuşaklara ulaşıyor.

Üçüncü albümünüzü de çıkardınız. Şu anda istediğiniz yerde misiniz?

- Sami: Biz sefarad’ı tam olarak herekese gösteremediğimizi düşünüyoruz. Daha yapılacak çok şey var. Sadece zaman ve mekan bekliyoruz.

- Cem: Şu anda bize değer veren ve birlikte çok güzel yürüdüğümüz bir plak şirketimiz var. Bunun da ayrıcalığını yaşıyoruz. Şu anda bulunduğumuz durumdan daha iyi olabilirdik. Kötü bir yerde değiliz. Zamanında yapılan hatalar yüzünden şu anda istediğimiz yere ulaşmak üzereyiz ama istediğimiz yerde değiliz. Yani geçmişte de iyi bir yerde olabilirdik.

Dışarıdan gelen tepkiler nasıl?

- Sami: Beni aramayan arkadaşlarım arayıp, "Ne kadar güzel bir albüm yapmışsınız" diyorlar. Ailemiz, tanıdıklarımız, çevremiz tarafından çok övgü alıyoruz.

Şarkıların canlı performansla kaydedilmesinin sebebi nedir?

- Ceki: Eskiye oranla daha az insanla albüm yapılıyor. Bence teknolojiyle çok şey kaybediyoruz. Teknoloji, Türk müziğinin içine olması gerekenden çok daha hızlı girdi. Bilgisayarda kaydedilmiş seslerin kullanılması bizim müzisyen kimliğimizi rahatsız etti. Bizim bu albümde davuldan el ziline kadar her şey canlı çalındı. Asıl lezzet canlı çalındığı zaman ortaya çıkıyor.

- Sami: Canlı çalınması ve Cem’in söz yazması çok önemli ataklar, iyi bir adım attığımızı düşünüyorum. Bir de ben çok güzel söylemişim, söylemeden yapamayacağım.

Üçü de farklı şarkıyı seviyor

Albümünüzde yer alan şarkılardan en çok hangilerini dinliyorsunuz?

- Sami: Ben en çok İstanbul’un Kızları, Yandım Çavuş ve Kız Sen İstanbul’un Neresindensin’i severek dinliyorum.

- Cem: Elveda’nın benim için çok önemi var. Ben daha önce de söz ve beste yaptım ama bu çok farklı gelişti. İnsanlar ilham geldi, bir anda oluştu falan gibi cümleler kurduklarında ben gülüyordum. Bu başıma geldiği için "Elveda"nın benim için yeri de çok farklı...

/_newsimages/3018441.jpg- Ceki: Beni Galata Lordu diye çağırmaya başladılar. Galata Lordu’nun da kendi içinde bir İstanbul hikayesi vardır. O sırada Gani Müjde imdadımıza yetişti ve "Galata Lordu" dedi.

Yine ilk klibinizi diğerleri gibi yavaş bir şarkı olan "Elveda"ya çektiniz. Yavaş şarkıları tercih etmenizin ayrı bir sebebi mi var?

- Ceki: Çıkış parçaları olarak yavaş şarkılar iyi geliyor. Şans olarak algılıyoruz.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir