Dolar
7.6598
0.0208%
Euro
8.9195
0.138%
Altın
1861.37
-0.0204%
Borsa
1124.17
0.4117%
G. Altın
459.431
0.2045%
Bitcoin
83149.83
1.0704%
20ºC
İstanbul
Açık 20 C

    Babacan: Türkiye daha yüksek kredi notunu hak ediyor

    Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.
    • 17.09.2014 - 06:37
    Babacan: Türkiye daha yüksek kredi notunu hak ediyor

    ali babacan

    TRT Haber'de yayınlanan "Haber Ötesi Özel" programında, TRT Haber ve Spor Yayınları Dairesi Başkanı Nasuhi Güngör ve Serhat Akça'nın konuğu olan Babacan, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları ilgili şunları söyledi:

    “Türkiye’nin son 12 yılda elde ettiği başarılar dünya tarafından tescil edilmiş durumda. Ancak bunun somut göstergelerine geldiğimizde maalesef bu değerlendirmelerin geriden geldiğini görüyoruz."

    "Türkiye ilerliyor, kalkınıyor. Ama kredi değerlendirmesi geriden geliyor. Bu sadece bizim tespitimiz değil Türkiye’ye yatırım yapan, Türkiye’yi iyi tanıyan uluslararası iş çevrelerinin de ortak kanaati. Bugün 100 yatırımcıya sorun bunların yüzde 80’inden fazlası diyecektir ki Türkiye, bu kredi notunun çok daha üzerinde bir notu hak ediyor. Türkiye açısından baktığımızda son 12 yılın en yüksek kredi derecesine ulaşmış durumdayız. Ancak bu kuruluşlar not indirirken çok daha hızlı, not yükseltirken de çok daha yavaş ve geriden gelen bir tutum takınıyorlar."

    "Çünkü bu kuruluşlar küçük ekiplerle Türkiye’ye geliyorlar. Türkiye’de sürekli bürosu olan kuruluş belki bir tana var yok. Belki bu da daha çok tabela görevi görüyor. Uzaktan izleniyoruz. Türkiye’nin gerçeklerini tanımakta güçlük çekiyorlar. Biz onlara gelin İstanbul’da ofis açın diyoruz. Böyle 1-2 kişi ile değil, en az 1-15 kişilik bir ekiple Türkiye’yi derinlemesine inceleyin diyoruz.”

    "ÖNEMLİ OLAN REKABET GÜCÜNÜN ARTIRILMASI"

    Yerli malına teşvik için neler yapılacak sorusu üzerine ise Babacan, “Bu önemli bir konu. Ülkenin ithalat ile ilgili kapılarını kapatalım. Gümrük kapılarımızı yükseltelim. Bu doğru bir anlayış ve yaklaşım değil. Önemli olan çok miktarda ithalat yaptığımız ürünlerde rekabet gücünün artırılmasıdır. Buna yoğunlaşmak gerekiyor. 2 yıl önce devreye soktuğumuz Devlet Yatırım Teşvik Programı ile stratejik sektörlere yatırım teşvikleri vererek rekabet gücünü artırmak istiyoruz. Türkiye’nin rekabette güçlü olacağı sektörleri iyi tespit etmek lazım. Önemli olan o alanların tespit edilmesi ve o yönde adımlar atılmasıdır” açıklamasında bulundu.

    "İLKELERİMİZ 12 YIL ÖNCE NE İSE BUGÜN DE AYNI"

    Üretim ve istihdama yönelik adımlar hakkında bilgi veren Babacan, “Ekonomi, sürekli canlı ve her an değişen ve dikkatli yönetilmesi gereken bir alan. Ama yönetilen derken de biz her şeyin devlet kontrolü altında devletin dikta ettiği bir ekonomik yapıdan da asla bahsetmiyoruz. Dışa açık serbest rekabete dayanan ama iyi belirlenmiş bir piyasa ekonomisinden bahsediyoruz. Kuralların olmadığı bir ekonomik yapı kaosu getiri. Haksız kazancı getiri ve zengin ile fakir arasındaki uçurumu büyütür. Temel ilkelerimiz 12 yıl önce ne ise bugünde aynı. Ancak şöyle bir gelişmelere baktığımızda, geçmiş 12 yıla baktığımızda 2023 hedeflerine doğru yürürken nelere öncelik vermemiz gerektiğine baktığımızda; Türkiye’nin daha yüksek katma değer üreten bir ekonomi olmak zorunda olduğunu görüyoruz. 2002’deki sorunlarımız ağırlıkla finansal sorunlardı. 2002’de kamu borcu çok yüksekti. Kamu borcunun çevrilip çevrilemeyeceği. Türkiye’nin bir iflas noktasına gidip gitmeyeceği piyasaların gündemindeki en önemli konularından birisiydi. Dolayısıyla kamu borcunu bir sorun alanı olmaktan çıkarmak kuşkusuz temel önceliğimizdi. Zemin sağlam değilse, üzerine sağlam yapı inşa edemezsiniz” dedi.

    "EN SAĞLAM EKONOMİLERDEN BİRİYİZ"

    "2002 yılında devletin kamu borcu çoktu. Kamu borcunu sonlandırmak, mesele olmaktan çıkarmak bizim görevimizdi" diyen Babacan, şunları kaydetti;

    "Bankacılık sistemimizi en sağlam hale getirdik. Biz 22 tane bankanın battığı bir ekonomi devraldık. Şimdi dünyanın en sağlam ekonomilerinden biriyiz.Türkiye’nin bir kaynak ve finans bulamama diye bir sorunu yok."

    "ÇÖZÜM SÜRECİ TİCARETİ CANLANDIRDI"

    Gündeme ilişkin önemli konularda açıklamalarda bulunan Babacan, çözüm süreciyle ilgili olarak ise;

    "Çözüm süreci oldukça kapsamlı bir çalışmadır. Temeli iki alana dayanıyor. İlk olarak temel hak ve özgürlüklerden doyasıya istifade edilmesi, ikinci olarak ise Türkiye’de fikri olan, arzusu olan kim varsa bunu siyaset ve sivil toplum alanında gerçekleştirmesi. Fikirlerini silah kullanmadan siyasi ve sosyal alanda göstermesidir" ifadelerini kullandı.

    Çözüm sürecine, Türkiye genelinde yoğun bir destek olduğunu belirten Babacan, "Hükümetimizin yapmış olduğu çalışmaların doğru olduğunu görüyoruz. Bu süreç Türkiye’nin daha güvenli ve istikrarlı olmasını sağlıyor. Çözüm süreciyle birlikte son iki yıldır bölgede hava değişti. Ticaret daha canlı hale geldi. Bu vatan hepimizin ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin aynı şekilde çalışması gerekiyor" dedi.

    "BEDELLİ ASKERLİĞE PARA AÇISINDAN BAKMIYORUZ"

    Bedelli askerlik konusunda da merak edilen soruları cevaplandıran Ali Babacan, "Bedelli askerlik konusuna ekonomik perspektifle bakmıyoruz. Şu kadar para gelecek diye bütçe yapmıyoruz. Buranın bütçesi bazı hedefler var oralara yönlendirildi. Temel, teknik analizin ve çalışmanın Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelmesi gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda böyle bir çalışma olacak. Beklentiyi fazla yükseltmemeliyiz" diye konuştu.

    TAŞERON İŞÇİLER KONUSU

    Babacan, taşeron işçiler konusunda ise;

    "Taşeron işçiler konusu oldukça karmaşık bir konu. Yeni anayasayla birlikte çalışan kavramını getirmek arzusundayız. Bu tablo bizi mutlu eden bir tablo değil. Umuyoruz yeni anayasayla birlikte "çalışan" tanımı getirilir. Çalışan kavramıyla köklü çözümü buluruz diye umuyoruz. Küçük düzeltmelerle ilerleyebildiğimiz bir alan maalesef" ifadelerini kullandı.

    SEYYANEN ZAM KONUSU

    Seyyanen zam konusunda da önemli değerlendirmelerde bulunan Babacan, şunları kaydetti;

    "Seyyanen zamdan 2014’te en çok öğretmenlerimiz etkilendi. Şu anda üniversitelerimizdeki akademik personel için çalışıyoruz. Teknik bir çalışma taslak olarak oluştu. Başka bir çalışmamız yok. Kamunun maaş rejimini bozacak bir adım atılmayacak."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir