Euro
10.3436
-0.37%
Dolar
8.5223
-0.41%
Altın
509.18
-0.45%
Borsa
1.441
-0.12%
Bitcoin
341.001
-0.34%
17ºC
İstanbul
Yağmur 17 C

    Ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentisinin üzerinde faiz artışına gideceğini öngörüyor

    Ekonomistler, TCMB'nin dolarizasyon sürecini kırmak ve TL'ye geçişi hızlandırmak için geçen ay olduğu gibi sürpriz şekilde piyasa beklentisinin üzerinde artış yapabileceğini söylüyor.
    • AA
    • 20.10.2020 - 16:30
    Ekonomistler, TCMB'nin piyasa beklentisinin üzerinde faiz artışına gideceğini öngörüyor

    Türk lirasında son aylarda yaşan değer kaybı, Tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) eylülde yıllık yüzde 11,75 seviyesinde gerçekleşmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekim ayı beklenti anketinde yıl sonu TÜFE beklentisinin yüzde 11,46'dan 11,76'ya, 12 ay sonrası TÜFE beklentisinin de yüzde 10,15'ten 10,53'e yükselmesi; gözlerin 22 Ekim Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrilmesine neden oldu.

    "FAİZ 100-200 BAZ ARTABİLİR"

    Ekonomistler, TCMB'nin para politikasının etkinliği artırmak, dolarizasyon sürecini kırmak ve TL'ye geçişi hızlandırmak için geçen ay olduğu gibi sürpriz şekilde piyasa beklentisinin üzerinde artış yapabileceğini söyledi. Ekonomistler, faiz artışı öngörüsünde bulunurken, artışın 100-200 baz puan arasında olabileceğini tahmin ediyor.

    TCMB

    "FİNANSAL İSTİKRARI KORUMAK ADINA SIKI PARA POLİTİKASINI BİR SÜRE DAHA MASADA TUTMAK GEREKLİ"

    AA Finans Analisti ve Stratejist Cüneyt Paksoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede pandeminin küresel piyasalar ve ekonomiler üzerindeki etkisinin tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

    Paksoy, pandeminin küresel ihracat ve ithalat arasındaki döngüyü bozduğuna dikkati çekti.

    Koronavirüsün Türkiye'de de üretim ve tüketim arasındaki dengeyi etkilediğini, bunun sonucunun da enflasyonda görüldüğünü ifade eden Paksoy, enflasyonun geçici süre etkili olacağını söyledi.

    Paksoy, şu değerlendirmelerde bulundu: "Yeni Ekonomi Programı'ndaki hedeflere varan kadar ve dezenflasyon süreci başlayana kadar TCMB'nin sahada kalacağına dair sinyaller verildi. Bu ayki toplantıda da bu yönde güçlü sinyaller verilecektir. Enflasyonun bir dönem daha yüksek kalması muhtemel. Bunun birkaç sebebi var. Pandemi sebebiyle birikmiş talebin realize olması ve fiyatlara baskı yapması, global ölçekli belirsizliklerin kur baskısı oluşturması, üretim boşluğundan doğan maliyet baskısı ve jeopolitik riskler. ABD seçimleri ve ABD-Türkiye ilişkileri de dikkatle izlenesi gereken bir konu. Bütün bu gelişmeler dikkate alındığında Merkez Bankasının proaktif ve piyasanın önünde olması gerekiyor. Bu ayki toplantıda piyasanın beklentisi politika faizinin 100-200 baz puan aralığında artırılması. Eylül ayındaki toplantıda olduğu gibi 200 baz puanlık artış masada olabilir."

    TCMB

    “ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE DOLAR ENDEKSİNİN SEYRİ ÖNEMLİ”

    Paksoy, önümüzdeki dönemde dolar endeksinin seyrinin de önemli olacağını söyledi. ABD seçimleri sonrası daha güçlü dolar endeksi olması durumunda TCMB'nin sıkı para politikası uygulamasının öneminin daha da anlaşılacağını ifade eden Paksoy, "TCMB, risk primini iyileştirmek, TL varlıklara geçişi hızlandırmak ve enflasyonla etkin mücadele ettiğini göstermek için piyasa beklentisinin de üzerinde faiz artışı yapabilir." şeklinde konuştu.

    TCMB

    "TÜRKİYE EKONOMİSİ UZUN VADEDE YATIRIMCILARINA ÇOK CİDDİ FIRSATLAR SUNMAYA DEVAM EDİYOR"

    Virtus Glocal Yönetici Ortağı İnanç Sözer de, TL'nin görece negatif ayrışarak enflasyonist risklerin belirginleşmesi üzerine TCMB'nin geçen ayki toplantısında sürpriz ancak fevkalade gerekli ve önemli olan 200 baz puanlık faiz artışından sonra, bu ayki toplantısında da içsel tutarlılık gereği 300 baz puanlık bir faiz artışı yapması gerektiğini söyledi.

    Böylesi bir faiz artışının hem makroekonomik istikrarda önemli bir dengelenme imkanı sağlayacağını hem de kaybolan kredibilitenin tüm kesimlerce yeniden tesisine imkan tanıyarak risk primlerini iyileştireceğini belirten Sözer, "Türkiye ekonomisi uzun vadede yatırımcılarına çok ciddi fırsatlar sunmaya devam ederken, kısa vadedeki sorunların atlatılabilmesi için koordineli bir şekilde son dönemde atılan rasyonel adımların sürekliliğine ihtiyaç var." dedi.

    Sözer, bu haftaki TCMB toplantısının bu perspektifle önemli bir viraj olduğuna inandığını ve eğer TCMB'nin böyle bir faiz artışı yapması durumunda TL'de yıl sonuna kadar sürebilecek kademeli bir iyileşme dönemine girilebileceğini kaydetti.

    TCMB'nin her halükarda bir faiz artırımı yapacağını ancak daha sınırlı bir faiz artışının TL'nin yeniden değer kaybederek psikolojik 8  seviyesinin de üzerinde bir dolar/TL'ye maruz bırakabileceğini dile getiren Sözer, "Rasyonel, piyasa dostu adımların atılması halinde 2021 yılında Türkiye ekonomisinin endişe edilenin aksine ılımlı bir toparlanma dönemine gireceğini tahmin ediyorum." ifadelerini kullandı.

    "YIL SONUNDA POLİTİKA FAİZİ YÜZDE 15'LERE ÇIKABİLİR"

    Econs Kurucu Ortağı Ferhat Yükseltürk ise son gelen enflasyon ve enflasyon beklentisi verisinin bir önceki aya kıyasla önemli bir bozulma göstermese de TL'de yaşanan değer kaybının neden olduğu enflasyon beklentilerindeki artış ve hızlı dolarizasyon sürecinin para politikasının etkinliği açısından TCMB'yi zorlayıcı seviyelere ulaştığını söyledi.

    Ayrıca özellikle uzun vadeli tahvil faizleri ve risk priminin de geçen toplantıdan bu yana önemli bir iyileşme görülmediğini belirten Yükseltürk, "Tüm bu göstergeleri baktığımızda TCMB'nin para politikasının etkinliği artırmak ve dolarizasyon sürecini kırmak adına bir miktar piyasa faizlerinin önüne geçerek politika faizini en az 300 baz puan artırması gerektiğini düşünüyorum. Yıl sonunda ise küresel risk iştahına bağlı olarak politika faizinin yüzde 15 seviyelerine kadar çıkabileceğini öngörüyorum." ifadelerini kullandı.

    GEÇMİŞ DÖNEM PPK KARARLARI

    TCMB 2 yıl önceki PPK toplantısında fiyat istikrarını desteklemek amacıyla 625 baz puanlık güçlü bir parasal sıkılaştırma ile politika faizini yüzde 24'e yükseltmişti. Üst üste 6 toplantıda yüzde 24 düzeyinde sabit bırakılan politika faizi, Temmuz 2019'da başlayan faiz indirimleri ile 9 toplantıda toplamda 1.575 baz puan düşürüldü. Politika faizi 2020'nin haziran, temmuz ve ağustos aylarında yüzde 8,25'te sabit tutuldu. Geçen ayki PPK toplantısında, dezenflasyon sürecini yeniden tesis etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amacıyla politika faizi 200 baz puan yükseltilerek yüzde 10,25'e çıkarıldı.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir