Euro
10.1095
0%
Dolar
8.311
-0.01%
Altın
500.19
0.25%
Borsa
1.454
0%
Bitcoin
373.407
-2.95%
19ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 19 C

    MB Başkanı: TL dolarla yarışamaz

    Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, ''TL avroya karşı sağlam durabilir, dolar ile yarışamaz'' dedi.
    • 28.12.2011 - 17:51
    MB Başkanı: TL dolarla yarışamaz

    MB Başkanı: TL dolarla yarışamaz #1

    Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, ''Türk Lirasının değerini mümkün olduğu kadar Avro'ya karşı takip edin. Türk Lirası Avro'ya karşı nispeten güçlü dayandığı sürece, çok da fazla kur tarafında sorun görmemeniz gerekir. Çünkü dolara karşı Türk Lirasının rekabet etmesi mümkün değil. Şu anda tek likit liman olarak herkes döndüğü zaman dolara dönüyor. O yüzden bizi Avro ile değerlendirin'' dedi.

    BÜTÇE AÇIĞI KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN DURUMU GAYET İYİ

    Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Türkiye'nin 2011'de projeksiyondan biraz daha fazla faiz dışı fazla üretecek gibi görüldüğünü belirterek, ''Bütçe açıklarına bakıldığında gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'nin durum oldukça iyi. Bu seneyi öngörülenden daha iyi noktada kapatacağız gibi görünüyor'' dedi.Başçı, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada, Avro bölgesinde trend büyüme hızının çok yavaş olduğunu ve bu aylarda giderek aşağı doğru revize edilerek hafif bir resesyon beklentisi bulunduğunu, işsizlik oranları da devam ettiğini kaydetti.

    İstihdam artışları hakkında da bilgi veren Başçı, ''İstihdam artışı rekor seviyede bir hızla Türkiye'de artıyor. Türkiye'de bu dönemde yıllık ortalama yüzde 4' e yakın bir istihdam artışı var. Bizden sonra İsrail, Avustralya, İsviçre ve Almanya geliyor. İstihdam kaybı olan ülkeler de İrlanda, İspanya, ABD, Portekiz, Yunanistan, Japonya ve İtalya gibi gidiyor'' dedi.

    İŞGÜCÜNE KATILIM GİDEREK ARTIYOR

    Başçı, bunların kamu ya da bankacılık sisteminde aşırı borçlu, bankacılık sorunları yaşayan ülkeler olduğunu, bunun sokaktaki insana önemli etkisi bulunduğunu söyledi.

    Türkiye'de işsizliğin işgücüne katılım oranı arttığı halde düştüğünü dile getiren Başçı, Türkiye'de işgücüne katılma oranının Lehman krizine kıyasla ciddi şekilde arttığını, burada temel olarak kadınların iş gücüne katılma oranı arttığını, buna rağmen işgücüne yeni giren kişilere iş bulunduğunu söyledi.

    Başçı, ABD'de ise işgücüne katılım oranları düşmesine rağmen rağmen işsizlik düşmediğini, orada erkeklerin işgücüne katılım oranının düştüğünü vurguladı.

    -Türkiye'nin büyümesi sürüyor''-

    Öncü göstergelere göre Avrupa ve Türkiye'yi kıyaslayan Başçı, en çok kullanılan öncü göstergenin Avrupa'da 50'nin altında seviyede seyrettiğini ve bunun daralma ve hafif bir resesyona işaret ettiğini dile getiren Başçı, Türkiye'de ise tedbirlerden sonra 50'nin üzerine çıktığını ve bunun da Türkiye'de büyümenin sürmekte olduğunu gösterdiğini kaydetti.

    Başçı, ABD'deki en büyük sorunun da konut sektöründe olduğunu, burada da en çok izlenen konut fiyat endeksinin düşüş gösterdiğini, tedbir olarak parasal genişlemeye gidildiğini anlattı.

    İngiltere, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya'daki para politikalarına ilişkin de bilgi veren Başçı, Türkiye'de ise 2010 Nisan ayında başlanan çıkış sonrası bankaların Merkez Bankası'nda fazla para tutmadıklarını, burada zorunlu karşılıklar ve emisyon bulunduğunu, miktar olarak son derece sıkı olunduğunu kaydetti.

    Başçı, politika araçlarıyla ilgili maliye politikasında faiz dışı fazlanın önemli bir araç olduğunu, Yunanistan'ın onca alınan tedbire rağmen faiz dışı fazlaya gelmediğini, İtalya'nın ise hafif faiz dışı fazlaya geldiğini kaydetti.

    Başçı, ''Türkiye'de ise faiz dışı fazlanın artı düzeylerde devam ettiğini gözlüyoruz'' dedi.

    -Faiz dışı fazla-

    Finansal sektör politikasında temel araçlar hakkında da bilgi veren Başçı, para politikasında da politika faizinin yanı sıra politika faiz koridoru, zorunlu karşılık oranları, döviz rezerv politikası ve döviz depo tesisi gibi ilave araçlar bulunduğunu anlattı.

    Başçı, maliye politikasında Türkiye'deki durumun, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça iyi olduğunu belirterek, ''Türkiye 2011'de projeksiyondan biraz daha fazla faiz dışı fazla üretecek gibi görülüyor'' dedi.

    Ciddi miktarda faiz dışı açık veren ülkelerin başında ABD ve Japonya'nın geldiğini, onları İspanya, İngiltere ve Fransa'nın takip ettiğine işaret eden Başçı, ''Bütçe açıklarına bakıldığında gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye'nin durumu oldukça iyi. Bu seneyi öngörülenden daha iyi noktada kapatacağız gibi görünüyor. Yunanistan, ABD, İngiltere ve İspanya'da bütçe açıkları oldukça yüksek Fransa'da da yükselme eğilimi devam ediyor'' diye konuştu.

    Başçı, kamu borçları açısından da Türkiye'nin durumunun hem Maastricht kriterleriyle uyumlu olduğunu, hem de bu yıl büyük ihtimalle yüzde 40'lık rasyonun altına düşebileceğinin görüldüğünü söyledi.

    Türkiye'nin gelişmekte olan ülkelerle karşılaştırıldığında biraz daha orta noktada olduğunu, gerek bütçe açıklarında, gerek kamu borç yükünde olsun gelişmekte olan ülkelerin durumunun oldukça iyi olduğunu söyledi.

    2012 yılı öngörüsü

    Başçı, şunları kaydetti:

    ''2012 yılı ülkelerin algılanan temerrüt riski bazında ayrıştığı bir yıl olacak. Ben bu ülkeye para yatırırsam geri alabilir miyim en çok sorulan soru olacak. O yüzden kamu bütçe dengeleri ve borç yükü yatırım iştahı açısından çok önemli kriter olacak. Eğer yatırım iştahı veriyse A ülkesi mi B ülkesi mi hangi ülke sağlamsa ona git diye bir ayrışma 2012'de son derece mümkün. Çünkü fon var. Bol miktarda likidite merkez bankaları tarafından enjekte ediliyor. Oradan bir fonlama kaynağı var. Asya ülkeleri ise tasarruf etmeye devam ediyorlar. Dolayısıyla bu fonlar gidecek yer arayacaklardır. Gelişmekte olan ülkeler çok önemli yatırım ortamı olarak görülecek. Çünkü büyüme konuları biraz tartışılacak. Bu ülkeler büyümeden nasıl etkilenir. Eğer büyüme konusunda kaygıları soru işaretlerini giderirlerse, temerrüt riski olmadığı için çok ciddi miktarda tekrar yatırım çekme imkanına sahip olacaklar. 2012'de yatırım iştahında artış, döviz kurlarının tekrar değer kazanması ve kredilerde artış eğilimini görme ihtimalimiz var. Senaryolardan birisi bu. Türkiye'de bu ülkelere dahil gibi düşünebiliriz.''

    Merkez Bankasının her bir politika aracının hangi alanda neyi nasıl etkilediğine ilişkin bilgi veren Başçı, sermaye akımları, girişler yoğunsa o zaman genelde ilk olarak döviz alım ihalelerine başlandığını, döviz satımlarına son verildiğini kaydetti.

    Zorunlu karşılık artırımı ile de aşırı düşük faiz oranlarının krediler üzerindeki genişletici etkisini frenlemeye çalıştıklarını anlatan Başçı, düşük fiyattan aldıkları dövizi yüksek fiyattan sattıklarını, bunu da ellerindeki araçları kullanarak yaptıklarını söyledi.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir