ensonhaber.com

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek istişare Konseyi Toplantı'sında konuştu.

Bütçe açığını düşürerek güçlü bir ekonomi hedeflediklerini belirten Şimşek, mali disiplini tesis etmek için çalışmalara devam ettiklerini ileterek, uygulamalarına ve özellikle dezenflasyonun tahsis etmek için yapılan çalışmalara değindi.

"Yükü dar gelirliye yüklemeyeceğiz"

Şimşek, vergide adalet amacıyla hareket ettiklerine dikkat çekerek, bu amaca yönelik bir program izlediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

Kayıt dışılık ile mücadeleye başladık, eylem planı olmayacak, fiiliyatta bu olacak. Amacımız vergilendirilmemiş bir alan bırakmamak, vergide adalet ve etkinliği sağlamak. Yük hiçbir şekilde dar gelirlilere yüklenmeyecek. Vergi adaleti sağlama çabasındayız. Vergiyi tabana yayacağız. Yükü dar gelirliye yüklemeyeceğiz. Gelir dağılımın tesisini en iyi yolu dezenflasyondur. Gelir dağılımı eşitlemek için vergi dağılımında adaleti sağlayacağız. Bu programın yükü herkes tarafından adil bir şekilde paylaşılmak zorunda. Onun için şu anda vergide adalet ve etkinliği sağlamaya yönelik çaba içerisindeyiz. Aslında yakın gömene bakarsanız, asgari ücretliler bütün çalışanlarımız sıfır gelir vergisi ödemektedir. Eskiden en düşük gelir vergisi dilimi yüzde 22'ydi, bunu yüzde 15'e düşürdük. Aynı dönemde en yüksek gelir vergisi dilimini de yüzde 35'ten yüzde 40'a biz çıkardık.

Geçen sene kurumlar vergisini 5 puan artırdık. Verimliliğe dayalı ihracat odaklı bir büyüme peşindeyiz. Dolayısıyla bundan sonraki dönemde büyüme modeli esas itibarıyla tabii ki verimlilik kaynaklı olacak ve bu da rekabet gücümüzü artıracak, bu da ihracat odaklı olacak.

"3 yıllık program daha başındayız"

Bakan Şimşek, enflasyonu düşürmek için yapılan çalışmaların üç yıla yayıldığını, bu yılın ilk yıl olduğu için henüz başında olduğunu belirterek gelinen noktanın Orta Vadeli Program'daki hedefler doğrultusunda geliştiğinin altını çizdi.

"Dezenflasyon sürecinin başındayız"

Şimşek enflasyonla ilgili çalışmalar ve hedeflerle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

Enflasyonda en zoru geride kaldı. Kolay bir süreç değil. Dezenflasyonda Türkiye tecrübeli ama hiç de başarılı değil. 1970'lerde hükümetler geldi, enflasyon yukarı çıktı, 80'de muazzam çaba sonuç zayıf. 90'larda denenmedik hükümet kalmadı, her seçimde yeni bir siyasi kompozisyon ve ortalama enflasyonun yüzde 70'li civarlarda olduğu enflasyondan bahsediyoruz. 2000'in başlarında enflasyon AK Parti hükümetlerinde tek haneye indirildi. Daha sonradan yeniden çift haneye geçtik.

"Yılı yüzde 38 enflasyonla kapatmayı ümit ediyoruz"

Gelinen noktada çok tutarlılığı olan dezenflasyon programını uyguluyoruz. Para politikası gecikmeli bir şekilde dezenflasyonu şekillendiriyor. Dolayısıyla geçen sene bu vakitlerde ağustosta şunu söyledik, şu anda dezenflasyon için bir yıllık sürece ihtiyaç var dedik. Geçiş döneminde enflasyon yükselecek dedik. 2024'ün mayıs ayında enflasyon zirveyi bulacak ve kalıcı şekilde düşecek dedik. Dezenflasyon sürecinin başındayız. Önümüzdeki ay enflasyon yüzde 60, bir sonraki ay 50, sonrasında 50'nin bir tık altına inebilir. Yılı Merkez Bankası'nın hedefi olan yüzde 38 civarında kapatmayı ümit ediyoruz. Yüzde 42'ye kadar tolerans var.

"Bu programda en zoru geride bıraktık"

Dolayısıyla bu programda en zoru geride bıraktık, program çalışıyor ve bunu başaracağız. Enflasyon beklentilerinde ciddi iyileşme var. Önümüzdeki aylarda enflasyondaki güçlü düşüşlerden sonra bizim hedeflerimizle yakınsama olacağına inanıyoruz. Piyasalar biraz daha sofistikedir. Geçen ekim ayına göre enflasyon beklentilerinde ciddi iyileşme söz konusu.

"Türkiye, yüksek gelirli ülkeler grubuna girecek"

Kişi başına milli gelirde ilk defa Türkiye yüksek gelirli ülkeler grubuna girecek. 1950'li yıllarda Türkiye orta gelirli ülkeler grubuna girdi. Bu gruptan çıkıp yüksek gelirli ülkeler grubuna gireceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme hepimizin nihai amacı.

Bakan Şimşek'in konuşmasında öne çıkan diğer konular:

-Mali disiplinin tesisine yönelik çalışmalar daha çok dezenflasyon, mali alan yaratmak ve cari açığı sürdürülebilir kılmaktır.

-Kur riskini azalttık.

-Uluslararası rezerv konusunda tarihte eşi benzeri görülememiş bir iyileşme oldu. Son 11 yıldaki rezerv artışı bir yılda tamamlandı. Bu ülkeye güveni gösteriyor.

-Rezerv niteliğini sağlamış durumdayız.

-Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) çok kısa zamanda çıkılacak. KKM, 60 milyar doların altına indi.

-Risk priminden düşüş yandı. Türkiye'nin risk pirimindeki düşüşte bize benzer ülkelere göre bu program sayesinde bir iyileşme var.

-Türkiye'nin şu anda dış kaynağa erişiminde sorun önemli ölçüde ortadan kalmıştır.

-Bankalarımız sermaye benzeri uzun vadeli kaynağa erişimi arttırmış, yaklaşık 5 milyar dolar civarında küresel sermayeden kaynak devşirmişlerdir.

-Rezervlerdeki artış bazılarının iddia ettiği gibi sıcak para değildir. Dövizden TL'ye geçiş ve program sayesinde bankacıların ve reel sektörün dış kaynağa yüzde 100'ün üzerinde kaynağa ulaşmasından doğdu.

-Küresel piyasaların programa olan güveni bizim kredi notumuzun üzerinde bir fiyatlama ile kendisini gösterdik.

-Singapur'daki FAFT genel kurulunda muazzam bir alkışla ve bütün devletlerin desteği ile gri listeden çıkmıştır.

-Yarın açıklanacak veriyle birlikte büyük ihtimalle cari açığın milli gelire oranı yüzde 2,5'in altına düşmüş olacak.