Dolar
7.2903
1.1895%
Euro
8.5977
1.3557%
Altın
1932.24
1.0569%
Borsa
1114.18
0.372%
G. Altın
453.59
2.4393%
Bitcoin
83846.71
2.9356%
27ºC
İstanbul
Açık 27 C

    Türkiye'nin kredi notu serüveni

    Moody's'den not artırımı gelmeyince güvenilirlik tartışması hızlandı. Peki kredi derecelendirme kuruluşlarının notu kaç?
    • 29.01.2013 - 11:23
    Türkiye'nin kredi notu serüveni

    Türkiye nin kredi notu serüveni #1

    Standard and Poor's'un (S&P) Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunun artırılmasının önünde ciddi engeller bulunduğu yönündeki açıklamaları, Türkiye'ye ilgisi olan yatırımcılar Moody's'in açıklamalarına odaklandı. Ancak Moody's'den beklentilere paralel bir açıklama gelmedi. Kuruluş, Türkiye'nin ''Ba1'' kredi notu ile ''pozitif'' not görünümünü koruduğunu bildirdi.

    Türkiye için cari açık ve dış kırılganlıklara dikkati çeken kuruluş, önünde Avro Bölgesi'nde mali kriz engel gösterilse de ülke ekonomisinin bu yıl hız kazanmasının beklendiğine vurgu yaptı.

    FITCH NEDEN YATIRIM YAPILABİLİR DİYOR?

    Türkiye'nin kredi serüveni, ülkenin dünya piyasalarından borçlanmasıyla birlikte Standard and Poor's'un (S&P) 1992 yılında verdiği ''BBB'' notu ile başladı. Yatırım yapılabilir seviyeye işaret eden bu not daha sonraki yıllarda giderek düşüş gösterip 1994 ve 2001 yıllarında yüksek düzeyde spekülatif olan ''B'' seviyesine kadar geriledi. Uluslararası ekonomik krizlerin yaşandığı 2008 yılından bu yana ise S&P Türkiye'nin kredi notunu 2 kez yükseltirken, Fitch ise ülkenin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye kadar çıkarmış bulunuyor.

    AA muhabirinin, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı'nın (SETA) ''Kredi Derecelendirme Kuruluşları: Alternatif Arayışlar'' adlı rapordan derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin kredi derecelendirme süreci dünya para piyasalarından borçlanmasıyla birlikte başladı. Türkiye ilk kredi notunu, S&P 4 Mayıs 1992 tarihinde ''BBB'' seviyesinde aldı. S&P'den bir gün sonra Moody's de Türkiye'nin kredi notunun ''Baa3'' olduğunu bildirdi. Fitch ise 10 Ağustos 1994 tarihinde Türkiye'nin kredi notunun ''B'' olduğunu duyurdu.

    Türkiye'nin kredi notu, ilk derecelendirme yılı olan 1992 ve 1993 yılından sonra, Fitch'in 5 Kasım 2012 tarihinde verdiği ''BBB-'' notuna kadar sürekli yatırım yapılabilir seviyenin altında kaldı.

    1994 KRİZİNE MOODY'S NEDEN OLDU

    Türkiye'nin açıklanan özelleştirmelerini yapamaması ve enflasyonun yüksek düzeylerde seyretmesi sebebiyle Moody's, 1993 yılında ülke notunu yatırım yapılabilir seviyeden (Baa3) spekülatif seviyeye (Ba1) indirdi. Piyasalarda bu durum Türkiye'yi ani dalgalanmaya iterek, 1994 krizini etkileyen unsurlardan biri olarak değerlendirildi. Bu süreç içerisinde S&P ve Fitch de Türkiye'nin notunu yatırım yapılabilir seviyeden, spekülatif seviyeye indirdi.

    Ülkenin kredi notu 2004 yılına kadar aynı seviyelerde kalırken, not 2004 yılında S&P tarafından ''BB-'', 2005 yılında Moody's tarafından ''Ba3'' ve Fitch tarafından ''BB-''ye yükseltildi.

    EKONOMİK BELİRSİZLİKLER DÜŞÜK NOT SEBEBİ

    Kredi kuruluşları tarafından Türkiye'nin kredi notlarında politik ve ekonomik belirsizliklerin etkili olduğu belirtiliyor. Türkiye özellikle 1990'lı yıllarda alınan bu düşük notlar neticesinde uluslararası piyasalarda borçlanırken vade yapısı ve maliyeti daha uygun olan piyasalardan borçlanamadı. Dış pazarlarda uygun koşullarda borçlanamayan Türkiye ekonomisinde iç borca başvuruldu ve bu durum ülke ekonomisini olumsuz etkiledi.

    Türkiye'deki kaynaklar kamu tarafından kullanıldığından reel sektörün ihtiyacı olan kaynak temini sağlanamadı ve bu durum reel sektörün yüksek faiz şartlarında faaliyette bulunmasına yol açtı. Türkiye'nin kredi notunda en fazla değişiklik yapan kuruluş, 37 kez ile S&P olurken, Moody's ve Fitch Türkiye'nin notunda 21'er kez değişikliğe gitti.

    TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTLARI NASIL DEĞİŞTİ?

    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch , yakın dönemde Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu BB 'dan "BBB-''ye yükseltti, görünümünü ise ''durağan'' olarak belirledi. Ülke tavanını ise ''BBB-''den ''BBB''ye yükseltti.

    Moody's, Türkiye'nin kredi notunu, 20 Haziran 2012'de yatırım yapılabilir seviyenin bir kademe altı olan "Ba1" olarak belirledi. Kuruluşa göre, Türkiye'nin kredi notunun görünümü ''pozitif'' durumda bulunuyor.

    S&P ise Türkiye'nin kredi notunu 1 Mayıs 2012'de ''BB" olarak belirlerken, kredi not görünümünü ''durağan'' olarak değerlendiriyor.

    2001'DE YANLIŞ NOTA BAĞLI İFLASLAR

    Derecelendirmeye olan bağımlılıktaki artış ve kredi derecelendirme sektörünün oligopolistik yapısı nedeniyle bu kuruluşlar, ekonomik krizleri derinleştiren bir unsur olarak görülmüştür. Kredi derecelendirme kuruluşlarına duyulan güveni azaltan bu durum, söz konusu kuruluşların yeniden düzenlenmesi ve şeffaflıklarının artırılması gerekliliğini gündeme getirmiştir.

    Derecelendirmede objektif unsurların yanı sıra kredi komiteleri tarafından yapılan sübjektif değerlendirmelerin kamuoyuyla yeterince paylaşılmadığı görüşü, 2001 yılından bu yana yanlış kredi notu verilmesine bağlı iflas eden şirketlerin olması ile perçinlenmiştir. 2001 yılında ABD’de yaşanan Enron skandalı, 2002 yılında yaşanan Worldcom, 2003 yılında Parmalat ve yakın tarihte Lehman Brothers’ın batmasının ardından, bu firmaların çöküşünden çok kısa bir süre önce verilmiş olan yüksek kredi dereceleri ile kredi derecelendirme kuruluşlarına duyulan güveni önemli ölçüde sarsmıştır. Sektörün en önemli üç firması olan Moody’s, Standard and Poor’s ve Fitch’in verdikleri tartışmalı kredi notları ile yoğun şekilde eleştiriye uğramış, bu baskılar sonucunda 2008 yılı içinde yüksek kredi notuna sahip firmaların kredi derecelerini ani bir şekilde düşürmeleri ile küresel krizin derinleşmesindeki önemli bir etken olarak görülmüştür.

    PİYASALARDA KREDİ DERECELENDİRME KURULUŞLARININ NOTU DÜŞÜK

    2008 yılında, Lehman Borthers’ın iflasının ardından, kredi derecelendirme kuruluşlarının erken uyarı mekanizmaları işlevinin aksaması ve ülkelerin kredi not değişimlerinin piyasa göstergelerini geriden takip etmesi neticesinde bu kuruluşlar eleştirilerin odağı haline gelmiştir. Diğer yandan, ülkelerin finansal yapısı ve ekonomik göstergelerinde önemli bir değişiklik olmamasına rağmen ülke notlarının bir seferde birden çok indirimleri, yapılan derecelendirmenin sağlıklı olmadığı ya da verilen notların güvenilir olmadığı yönündeki endişeleri arttırmıştır.

    NOT VERME SÜRECİNİN DETAYLARI BELİRSİZ

    Kredi derecelendirme kuruluşlarının metodolojilerini yeterince kamuoyuyla paylaşmadığı yönünde bir kanıyı da gündeme getirmiştir. Kredi derecelendirme kuruluşları metodoloji raporları yayınlamalarına rağmen, bu raporların, ülkelere verilen not verilme sürecinin aydınlatılmasında yetersiz kaldığı görülmüştür. Kredi derecelendirme kuruluşlarının not verme sürecinin nasıl işlediği, kredi notunu etkileyen faktörlerin nasıl ağırlıklandırıldığı benzer ülkelerle karşılaştırmaların nasıl yapıldığı, ülkenin siyasi durumu gibi niteliksel unsurların karar aşamasında ne derece etkili olduğu raporlarda net olarak belirtilmediği, daha fazla ücret karşılığı daha yüksek not verilmesi gibi bir algının olduğu ve dolayısıyla küresel ekonomik krizin derinleşmesine neden olan baş aktörlerden birinin kredi derecelendirme kuruluşlarının olduğu iddia edilmiştir.

    SİYASİ TARTIŞMALAR DA NOTA TABİ

    Kredi derecelendirme işlemi, devlet ya da şirket gibi fon arz eden kurum ve kuruluşların ihraç ettikleri borç niteliğindeki menkul kıymetlerin anapara ve faizini vadesinde ve eksiksiz geri ödeme yeterliliğine ne ölçüde sahip olduklarını göstermek amacıyla bağımsız kuruluşlar tarafından yapılan değerleme sonucunun kategorik ifadesi olarak tanımlanıyor. 

    Uluslararası kuruluşların kredi notunun belirlenmesinde kullandıkları niteliksel ve niceliksel kriterler bulunuyor. Bu kriterler ülke ekonomisinin esnekliği, büyüme potansiyeli ve ekonomik istikrarı, borç oranları ve ödeyebilme kapasitesi gibi ekonomik değerlendirmelerin yanı sıra ülkenin siyasi istikrarı, ülke liderlerinin durumu, dış politika gelişmeleri, siyasi gündemdeki riskler, Merkez Bankası'nın bağımsızlık derecesi gibi siyasi değerlendirmeler de yer alıyor.

    Kredi derecelendirme notunu belirleme yöntemi kredi derecelendirme kuruluşlarında benzer şekilde işliyor. Örneğin, Standard and Poor's'un (S&P) kredi notu belirleme sürecinde ülkenin derecelendirme notunu politik, ekonomik, dışsal, mali ve parasal skorları olmak üzere beş ana faktör üzerinden inceleniyor fakat hangi faktöre ağırlık verdiği bilinmiyor.

    Görüş Bildir