Euro
10.1094
1.25%
Dolar
8.3651
0.72%
Altın
477.72
0.25%
Borsa
1.345
1.1%
Bitcoin
409.005
-7.49%
16ºC
İstanbul
Bulutlu 16 C
    TÜSİAD: Barış gelsin Türkiye'yi kimse tutamaz

    TÜSİAD: Barış gelsin Türkiye'yi kimse tutamaz

    TÜSİAD'ın patronu Muharrem Yılmaz: Türkiye, bu barış sürecini uzlaşarak atlatırsa Türkiye'yi kimse tutamaz.
    • 29.03.2013 - 15:09

    Elitler kulübü olarak kabul edilen ve Türkiye'nin kalburüstü patronlarının yönetimini üstlendiği TÜSİAD'da bugüne kadar görülmemiş bir Anadolu açılımı yaşandı. TÜSİAD'ın yeni patronu Muharrem Yılmaz yeni yönetime muhafazakar ve Kürt kökenli işadamlarını da aldı. Yönetimde Boydak ve Kadooğlu gibi Anadolu'da farklı ses tonuyla konuşan işadamları da yer aldı.

    TÜSİAD: Barış gelsin Türkiye yi kimse tutamaz #1

    TÜSİAD'da yaşanan bu değişim patronlar kulübünün açıklamalarına da yansıdı. ''Uludağ Ekonomi Zirvesi''nde konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, ''Türkiye, bu barış sürecini inşallah sağlıklı ve kalıcı bir şekilde tamamlarsa, silahtan, terörden, şiddetten kurtulup uzlaşarak büyük bir toplumsal mutabakatla bir anayasaya kavuşursa Türkiye'yi kimse tutamaz'' dedi.

    YENİ TÜRKİYE, YENİ FIRSATLAR KONFERANSI

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz,  Bursa Valiliği ile Capital ve Ekonomist dergilerinin iş birliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansı'nın ana yayın sponsoru olduğu, ''Uludağ Ekonomi Zirvesi''nde Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner'in moderatörlüğünde gerçekleşen ''Yeni Türkiye Yeni Fırsatlar'' konulu oturumda yaptığı konuşmada, aşağı yukarı dış ticarete dayalı bir ekonomisi olan ülkede bir durum analizi yapmak için önce dünyaya bakmanın gerektiğini belirtti.

    ''AVRUPA BİRLİĞİ'Nİ ÖNEMSİYORUZ''

    Yılmaz, AB vizyonunu, getireceği ekonomi dışında tüm sosyal ve siyasal alandaki reformlar bakımından da önemsediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

    ''AB'yi çok önemsiyoruz. Transatlantik Ticaret ve Yatırım Anlaşması'nı da önemsediğimiz için ilk ziyaretini İrlanda'nın Dublin kentine yaptık. Orada, İrlanda dışişleri ve AB ilişkilerini yöneten bakanlarla görüştük. Hepsi Türkiye'den etkileniyorlar. Ve her geçen gün Türkiye'nin dışarda bırakılamayacak önemde olduğunun farkındalar. O zaman bir vesileyle şunu ifade etmek isterim ki bu konuda kafamızı karıştırmayalım. Çözüm, onlarla yeni bir anlaşma çerçeve arayışına girmek değil, AB işinde hızlanmak.

    ''YALPALAMA OLMAMALI''

    ''Biz AB'yi sadece bir ticari ortaklık, ekonomimizi geliştirecek standartlara ulaşmak diye mi gördük?'' diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

    ''AB aynı zamanda bugün hafif keyiflendiğimiz şu ekonomik durumumuzu, başarımızı kalıcı kılacak değerleri de ifade ettiği için AB'nin peşinde değil miyiz? İnancımız o yüzden değil miydi? Biz ekonomideki başarının kalıcılığını ancak demokratik sistemlerin yükseltilmesiyle mümkün olduğunu bilmiyoruz? O zaman bu konuda herhangi bir aklımızda bir yalpalama olmamalı. Onun için AB konusunda kararlılığımızı devam ettireceğiz. Ben de TÜSİAD başkanı olarak kuruluş amaçlarına, vizyonuna AB tam üyelik hedefini koymuş bir sivil toplum örgütünün başkanı olarak bunu söylemek ihtiyacındayım.''

    TÜSİAD: Barış gelsin Türkiye yi kimse tutamaz #2Türkiye'nin makro dengelerinde önemli bir başarı sağladığını, yatırım ortamının iyileşmesiyle Türkiye'ye doğru bir yatırım akışının başladığını belirten Yılmaz, ''Cari açık konusu da Türkiye'nin halen yumuşak karnı. Bakın Yunanistan'a, bakın Güney Kıbrıs'a, İtalya'ya buralar cari açıklarıyla bu hale geldiler. Üretmeden tüketmek yok. Üretim ekonomisini geliştirmeliyiz. Tüm kaynak ve imkanlarımızı oraya yöneltmeliyiz. İçinden geçtiğimiz birçok kriz, kamu maliyesine ilişkin birçok ezberimizi bozdu'' ifadelerini kullandı.

    ''TÜRKİYE ÇÖZÜM SÜRECİNİ TAMAMLARSA KİMSE TUTAMAZ''

    Yılmaz, dünyada son dönemde ''Refah için demokrasiden taviz verme'' gibi bir trend oluştuğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: ''Yani bir seçime zorlanıyor bazı toplumlar. 'Biraz demokrasiyi ertelesek mi refah için?' Bu tür tehlikeli arayışlar karşısında TÜSİAD olarak dünya ile beraber çalışmaya gayret ediyoruz. Dünyada, teşebbüsün, hürriyetin, demokrasinin, insan özgürlüğünün esas sürdürebilirliğin temeli olduğunu, kalıcı bir değer olarak görüyor ve çalışıyoruz. Tehlike ve fırsatla birlikte Türkiye'de aynı anda bir şey daha var. Bu, ekonomideki başarının kalıcılığını kılacak şey demokrasi ise bu demokrasinin ana belgesi de anayasadır. Toplumsal sözleşme anayasa. Bu anayasanın Türk demokrasisinin yeni bir seviyeye ulaşması bakımından önümüzde bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bu fırsatı destekleyen güzel de bir barış süreci yaşıyoruz. Türkiye, bu barış sürecini inşallah sağlıklı ve kalıcı bir şekilde tamamlarsa, silahtan, terörden, şiddetten kurtulup uzlaşarak büyük bir toplumsal mutabakatla bir anayasaya kavuşursa Türkiye'yi kimse tutamaz.''

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir