Euro
9.9264
0.03%
Dolar
8.3478
0%
Altın
486.61
-0.02%
Borsa
1.4
0.48%
Bitcoin
330.427
-2.44%
27ºC
İstanbul
Açık 27 C

    Standart dışı iskele inşaatta kazaları artırıyor

    Türkiye’deki iş kazalarının 3’te 1’inin inşaat sektöründe yaşandığı ve ülkede standartlara uygun iskele kullanılmadığı belirtildi.
    • İHA
    • 30.03.2015 - 17:25
    Standart dışı iskele inşaatta kazaları artırıyor

    iskele

    İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, Türkiye’deki iş kazası oranlarının 100 binde 12-14 civarında seyrettiğini, bunun 3’te 1’inin inşaat sektöründe yaşandığını, inşaat sektöründeki kazaların yüzde 40’ının yüksekten düşme kaynaklı olduğunu ve ülkede standartlara uygun iskele kullanılmadığını söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından ortaklaşa inşaat sektöründe iş kazalarının önlenmesine yönelik “Güvenli İskele, İskelede Güvenlik Projesi” eğitim semineri düzenlendi.

    “TÜRKİYE’DE YILLIK GERÇEKLEŞEN KAZALARIN 3’TE BİRİ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE OLUYOR”

    Türkiye’de yıllık meydana gelen kazaların 3’te 1 oranının sadece inşaat sektöründe gerçekleştiğinin altını çizen Gerim, “İnşaat sektöründe de gerçekleşen kazaların yüzde 40’ı yüksekten düşmeden kaynaklıdır. Bunun alt açılımına baktığımızda bunun da yüzde 25’i cephe iskelelerinden düşme kaynaklı ölümler olarak önümüze çıktı. Sahada kullanılan iskelelerin çoğu standart dışı iskelelerdir. Yapılan denetimlerde inşaat sektöründe artan denetim uygulaması başladı. Ülkemizde standartlara uygun iskele maalesef kullanılmıyor. İskelelerde aranan ve beklenen özellik ‘dikme’ diye tabir ettiğimiz inşaatın yanına kurulduğunda iskelelerde platformların düzgün atılması yani her katta yürüme yollarının olması gerekiyor. Bu ara platformların çıkışlarının içerden veya dışarıdan merdivenlerle sağlanması gerekiyor. İşçilerin düşmesini engellemek için ara ve ana korkulukların, yine malzemelerin düşmesini engellemek için ‘topuklu’ diye tabir edilen kısımların olması gerekiyor. Bu tedbirler alındığı takdirde bu iskelelerden herhangi bir şekilde işçimizin veya çalışanımızın düşme ihtimali neredeyse sıfırdır. Hatta oradaki işçimiz bayılsa bile ancak bulunduğu yere düşer. Dolayısıyla bu iskeleleri kullandığımızda inanıyoruz ki, ülkemizde iskelelerden kaynaklanan düşmeler çok minimum rakamlara inecektir” şeklinde konuştu.

    “EN RİSKLİLER İNŞAAT MADEN VE METAL SEKTÖRÜ”

    İş kazalarındaki en riskli sektörler hakkında bilgi veren Gerim, “Kazaların 3’te 1’i inşaat sektörlerinde gerçekleşiyor. Bundan sonraki sektörler maden sektörü ile metal sektörüdür. Maden sektöründe özellikle son 2 yıl içersinde toplu ölümlü kazalarla maalesef karşı karşıya kaldık. Ama netice olarak riskli sektörler bütün dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de inşaat, maden ve metal sektörleridir. Biz bu sektörlerle ilgili iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri kurulması projeleri gerçekleştirdik. Bunların çıktılarını da ülkemizde 35 ilde 3’er günlük eğitimler düzenleyerek iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerimize ve işverenlerimize anlattık. Bu çalışmalarımız arttırarak devam edecektir” açıklamasında bulundu.

    “İŞ KAZALARINDA HEDEF 100 BİNDE 1”

    İş kazalarındaki hedeflerinin 100 binde 1’e indirmek olduğunu ifade eden Gerim, sözlerini şöyle tamamladı: “Almanya’da 1970’li yıllarda iş güvenliği kanunu gündeme gelmiş. 10 yıllık süreç içersinde uzman kapasitelerin geliştirmişler ve iş yerlerinde iyiye doğru bir gidiş gözlemlemişler. Bu sabırlı ve kararlı bir şekilde durarak önümüzde özellikle 2023 yılını hedef alarak bu süreçte çalışan başına iş kazalarını 100 binde 4’ün altına indirmek istiyoruz. Çünkü ölümlü iş kazaları oranlarında Avrupa Birliği ülkelerinin ortalaması şuanda 100 binde 4 civarındadır. Biz de şu anda bunu hedefliyoruz. Daha sonra bu rakamın 100 binde bire inmesi ana hedeflerimizden bir tanesidir.”

    Yapılan araştırmalarda iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu dünyada yılda 2 milyonu aşkın kişinin hayatını kaybettiğini belirten Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırım, “Dünya çapında yapılan istatistiklere bakıldığında iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucunda yılda 2 milyonu aşan kişi hayatını kaybediyor. Bunlardan fazlası da iş göremez hale geliyor. Bu olumsuz tablonun da işçi, işveren ve ekonomiye verdiği zararların büyüklüğü malumudur. Maddi kayıplar telafi edilebilse de, kaybedilen yaşamların telafisi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği için alınacak tedbirler bir maliyet olarak değil, iş yerinin daha huzurlu, çalışanların daha mutlu ve işletmelerin daha verimli olabilmesi için bir öncelik olarak görülmelidir” ifadelerini kullandı.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir