Dolar
6.8251
0.1967%
Euro
7.5823
0.4637%
Altın
1732.15
0.7954%
Borsa
105520.47
0.1525%
G. Altın
380.182
0.9972%
Bitcoin
64222.67
0.2572%
16ºC
İstanbul
Parçalı bulutlu 16 C
    Erdoğan'dan Boğaz'a 3. tüp geçit müjdesi

    Erdoğan'dan Boğaz'a 3. tüp geçit müjdesi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meksika dönüşü uçaktaki gazetecilere İstanbul trafiğine nefes aldıracak yeni projeyi açıkladı.
    • 15.02.2015 - 09:39

    Erdoğan'dan Boğaz'a 3. tüp geçit müjdesi

    Latin Amerika ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerle bir değerlendirme toplantısı yapan Recep tayyip Erdoğan gene önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın açıklamalrı arasında en dikkat çeken bölüm Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet köprülerinin arasına yeni bir tüp geçit yapılacağı bilgisiydi. Erdoğan Marmaray ve Avrasya Karayolu Tüneli'nden sonra Boğaz'da yapılacak 3. tüp geçitten hem araç hem de demiryolu geçişinin sağlanmasının planlandığını belirtti.

    erer

    DETAYLARI BAKAN ELVAN AÇIKLAYACAK

    Yapılan tüm dev yatırımları adım adım takip ettiğini kaydeden Erdoğan, Boğaz'a 3. tüp geçit projesinin detaylarının önümüzdeki günlerde Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan tarafından açıklanacağını da kaydetti.

    ASYA-AVRUPA BAĞLANTI NOKTASI 6'YA ÇIKIYOR

    İstanbul'un iki yakası şu anda Marmaray Tüp Geçidi, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri üç noktadan birbirine bağlanmış durumda. Devam eden Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Karayolu Tüneli'nin yanı sıra 3. tüp geçidin tamamlanması ile Asya ve Avrupa Kıtaları 6 ayrı noktadan birbirine bağlanmış olacak. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile yeni yapılacak tünel hem araç hem de demiryolu geçişleri ile iki farklı ulaşım hizmeti verecek.

    İŞTE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE GAZETECİLERİN DÖNÜŞ SOHBETİ

    Yaklaşık 1 haftayı bulan Kolombiya Küba ve Meksika ziyaretimiz son buluyor..
    Kolombiya ziyareti Cumhurbaşkanlığı açısından ilk ziyaret. Bu nedenle önem 
    arzediyor. 
    Bu ülkelerle son 10-12 yılı kıyasladığınızda aramızdaki ticrate hacminin arttığını 
    görüyorsunuz ama yeterli değil. Ama şuna inanıyorum ki önümüzdeki on yıl 
    içinde bu ticari rakamlar daha iyi hale gelecek.. 
    Küba baktığımızda, bu ülke uzun yıllar yaptırımlar uygulanan bir ülke. Bundan 
    dolayı sıkıntıları var. Aramızadaki ticaret hacmi 28 milyon dolar. Yarısı ithalat 
    yarısı ihracat. Fakat gerek heyetlerarası gerek dar kapsamlı görüşmeler 
    neticesinde umut verici çok olumlu gelişmeler olacak. Önümüzdeki dönem bir 
    sıçrama olabilir. Burada önemli olan bizim Küba’ya, onların da bize yaklaşımıdır..
    Görüşmelerden aldığım hava iyi. 
    Gerek ekonomik gerek siyasi hatta kültürel anlamda çok pozitif adımlar 
    atacakları izlenimi elde ettim.
    Meksika benim üçüncü kez ziyaret ettiğim ülke. Cumhurbaşkanları Enrique 
    Nyeto zaten ülkemizi ziyaret etmişti. Tabi Meksika’daki bize yönelik olumlu 
    havayı, nasıl davrandıklarını sizzler de gördünüz. 
    Bu ziyaret ettiğim 3 ülkenin birbirleri ile ilişkilerinin iyi olduğunu gördüm.
    Bu ülkelerle gerek serbest ticaret, gerek diğer anlaşmaların yerine getirilmesi 
    lazım. Örneğin Meksika ile G20 öncesi serbest ticaret anlaşmasını 
    imzalayalayabiliriz. Kolombiya açısındandan umarım böyle olur.
    Soru Selçuk Tepeli (habertürk): 3 ülke ve hızlı bir ziyaretti. Aklınızda kalan, 
    sizi etkileyen ne oldu?
    Cumhurbaşkanı: Buraları ziyaretimizde her bir ülkede 2 gün 3 gün kalmak suretiyle yapacağımız iş sadece turistik ziyaret olur. Bu sürede yapmamız gereken görüşmeleri gerçekleştirmekti. Ziyarette bunu gerçekleştirdik zaten. Fazladan kalmanın bir anlamı yoktu. 
    Tabi gittiğimiz ülkeleri de iyi değerlendirmek lazım. Bakıyorsunuz Kolomibiya’ya yaklaşık 1.2 milyon yüzölçümüne sahip bir ülke. Ama nüfusa 
    baktığınızda 48 milyon kişi. Yüzölçümü ile nüfus orantılı değil. 
    Küba'ya bakıyorsun. Ülkede 111 bin km2 yüzölçümü 11 milyon nüfus var. Dar bir 
    yere sıkıştırılmış. Tabii özellikle Sayın Santos (Kolombiya Devlet Başkanı) 
    sempatik ve Türkiye ile Kolombiya arasında birşey yapalım gayreti içinde olan 
    bir insan. Bizim tabi burada en çok etkilendiğimiz bizim dış ticaret hacmimizin 
    maalesef kömür ağırlıklı olması. Maalesef diyorum… Kömür almamız nedeniyle 
    dış ticaret hacminin ağırlığı olmuş. Bu da yaklaşık 700 – 800 milyon dolar 
    kömürü ithal ediyoruz bu ülkeden demek… Ama ben bunu doğru bulmuyoru. 
    Kolombiya’dan alınan kömürün kalografik değeri yüksek olabilir ama biz kendi 
    ülkemizin kömürünü  kullanmalıyız. Bizim kömürümüzün kalografik değeri 
    düşük olsa da bizim kömürü kullanmalıyız..
    Tabi Küba farklı. ikili görüşmelerde çok çok önemli anılar var. Bazı arkadaşlar 
    not tuttu. 
    Gazeteciler: ((Iki devrimci sohbet etti diyorlar..)))
    Ben de şöyle söylüyorum en önemli olan halkın devrimidir. Silahlı devrim değil. 
    Halk sandıkta devrim yapar ve onun için de mutlu olur. Yoksa silahla yapılan 
    devrim devrim değildir. Bunu tabi ben söyledim Raul Castro değil..
    Tabi Meksika’da Nyeto devlet başkanı. Seviliyor ülkesinde. Türkiye olarak 
    burada belli bir perforsmans ortaya koyarsak bir ilerleme kaydederiz. Meksika 
    da başknlık 6 yıl. Iki dönem yapılamıyor. Sayın Nyeto ile uzun uzun Başkanlık 
    konusunda konuştuk 
    Bu arada İbrahim (Kalın) beyi görevlendirdim. İbrahim bey bu konuyu karşılıklı 
    görüşecek ve içerik alacak 
    Soru Halime  Kökçe (Star): Küba’da one minute ile biliniyorsunuz. Bu çıkışınız 
    nasıl bulunuyor bu ülkelerde? 
    Nyeto (Meksika Devlet Başkanı) ile bu konuları konuştuk. Örneğin dünya 5’ten 
    büyüktür sözünü söylediğimde Nyeto bunu onayladığını ifade etti. Bu arada 
    biliyorsunuz Meksika’nın yüzde 80 ihracatı Amerika’ya. Bu arada Nyeto’nun 
    Başkanlığına Amerika destek olmuştu. 
    Bu arada benim de Obama’yla ilk göreve geldiği dönemde aram çok iyiyidi. Hatta 
    biliyorsunuz bizi beyaz ev denilen yerde ailecek ağırladılar. Orada bire bir 
    toplantılar yaptık. Bütün bu görüşmelerden sonra baktık mesele anlayamadığım 
    şekilde farklı gelişmeye başladı. 
    Biz “One Minute” derken, Allah’tan başka kimse bize başka bir çizgi çizdiremez 
    dedik.. Bu çizgi doğruysa gideriz. Ama doğru değilse kimse bizi zorlayamaz. Biz 
    one minute derken kime dediğimiz belli. Bu zat (Şimon Peres’i kastediyor) bana, 
    Cumhurbaşkanı olmadan önce bir teklifte bulundu.. Burada Batı Şeria’da bir 
    yapılanmaya gideceğiz. Parayı biz bulalım siz de inşaatta iyisiniz dedi. Biz de 
    tamam dedik. Parayı siz bulun biz de TOKİ ile yapalım. Tabi fazla uzun sürmedi 
    kendisi Cumhurbaşkanı oldu. Fakat Cumhurbaşkanı makamı ona farklı bir hava 
    getirdi. Ne oldu Batı Şeria meselesi dediğimizde “görüyorsunuz israil’in işleri ile 
    uğraşıyorum” dedi. İsrail de cumhurbaşkanının bir fonksiyonu yoktur.  
    Biliyorsunuz Başbakan etkilidir İsrail’de. Sonra davosta bir araya geldiğimizde 
    ben de taşı gediğe koymam gerekirdi.. o toplantıdan önce plaj bombalaması 
    olmuş, çocuklar ölmüştü. Sonrasında Gazze’ye yönelik bombardıman yaşanmıştı. 
    Biliyorsunuz Biz Olmert (Dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert) ile bir araya 
    geldiğimizde aslında İSRAİL-SURİYE arasında sorunun da son raddesine gelmiş, son cümleyi tamamlayıp imza aşamasına kadar gelmiştik.  O son cümle edilse Suriye ile israil arasında sorun kalmayacaktı. Cumaya erteleyelim dediler. Tabi biliyorsunuz Cuma’ya da Gazze’yi bombaladılar. O bombalamadan sonra 15 gün Olmert’e ulaşmaya çalıştım. Tabi Olmert’ten daha bir üst akıl, güç vardı. Tüm bunlar olunca Davos’ta karşı karşıya geldiğimizde böyle bir durum oluştu.
    Dünya 5’ten büyüktür derken sadece bu beş ülkenin neredeyse dediği oluyor. 
    Geri kalan ülkelerin dediği olmuyor. Filistin meselesinde de durum aynı. Tabi 
    burada baskı, sindirme olayı devreye giriyor. 
    Tüm dünya devletlerinin adaletli şekilde kurula gelebilmesi için mesela Rotasyon 
    olmalı. BM de bunu Kabul ettiğinde, yani rotasyon BMGK da da olmalı. Yani bu 
    demektir ki her 10 yılda bir her ülkeye sıra gelir. Kıtalar inançlar ona göre 
    dengelenip her ülkenin hakkı olur.. 
    Mesela BMGK da bir müslüman ülke yok. Olmaz. Nasıl olacak. Geçici üyelik göz 
    boyamadan ibaret. 
    Fikret Bila (Milliyet) : Obama’ya çıkışınızın gerekçesi neydi. Kimileri bunu sert 
    bir açıklama olarak niteledi. Size gelen bir bilgi üzerine mi böyle bir açıklama 
    yaptınız ?
    Cumhurbaşkanı: Olaydan haberim vardı . Obama’ya yönelik sertti yumuşaktı derseniz bilmem. O sizin takdiriniz. Ama bir olay olduysa benim muhatabım o ülkenin başkanıdır. Benim çağrım onlaradır. Sonrasında yardımcısına da seslendim. Bu olmaz. Mesela bu ülkede değil de bizim ülkemizde olsaydı sessiz kalmazdık. Örnekleri var. Mesela büyükelçilik saldırısında biz tüm açıklamaları yaptık. DHKP-C ile ilgili araştırmalarımızı ve olayın detaylarını araştırdık. Tüm bilgileri de ABD ile paylaştık.  Stratejik müttefiklik bunu gerektirir. Biz de kendilerinden aynı şeyi bekliyoruz…
    Bir şey daha söyleyeyim. Mesela Ukrayna meselesi. Bunu Sayın Putin ile de bir 
    kaç kez görüştüm. Ülkede 5-6 bin kiş öldü biliyorsunuz. Görüşmeler yapıyorlar, 
    müzakereler yapıyorlar, gidiyorlar geliyorlar yine Ukrayna’yı konuşuyorlar. 
    Suriye de 350 bin kişi öldü.  Bu nedir diye sormayacak mıyız? Hala Esed’le devam etme fikrindeler. Bir şey demeyecek miyiz?
    Ukrayna için gösterdikleri hassasiyeti aynen Suriye için de bekliyoruz, Mısır da 
    da bekiliyoruz. Mısır da darbe oldu bu ülkeler bu darbecileri desteklediler. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Bunları konuştuğunuzda yalnız kalıyorsunuz. Ama bu durum halklar nezdinde değil. Halklar nezdinde olunca karşılığını buluyor.

    Soru Serkan Kalemciler (Ensonhaber.com): Paralel medya Amerika’da 3 
    müslümanın öldürülmesini, öldürülenlerin dini kimliğine vurgu yapmadan 
    sadece 3 kişi öldürüldü şeklinde verdi. Bu tutum da ciddi eleştirildi. Bunların bu 
    yaklaşımları ne anlama geliyor?  Öldürülenlerin dini kimliklerine atıfta bulunmamalarını nasıl yorumluyorsunuz?
    Cumhurbaşkanı: Paralel yapı hiç bir zaman dini kimliği kullanmamıştır. En önemli örnek mavi marmara olayıdır. Başlarındaki zatın o konu ile ilglii israile övgülerini hatırlayın. Tavandakiler böyle. Taban ile bunları ayırmak lazım. Geç de olsa farkına varacaklar ama gecikiyoruz taban bunun bir an önce farkına varmalı. 
    Ölen o üç kişinin annesi babası doktor. Kardeşler mimarlık okuyorlar. Bunları bir 
    cani geliyor ve öldürüyor. Bunu Kabul edemezsiniz. 
    Şimdi bunlar kendileri bu tarz durumlarla karşılasınca, mevzubahis olunca 
    hemen fetvayı buluyorlar. Faiz haram derler, konu Bank Asya olunca herkese 
    gidin başka başkanalardan faizle para çekin getirin bank Asya’ya yatırın derler. Bunlar da her şey mübah.. 
    Soru Murat Kelkitlioğlu (Akşam-Güneş): Dünya imamları meselesi. Star 
    gazetesinde yayınlandı. Ne diyeceksiniz?
    Cumhurbaşkanı: Bu paralel örgütü Kolombiya ve Meksika başkanlarına anlattım. Meksika başkanı “ben bilmiyordum” dedi. Anlatılınca hemen bilgileri istedi. Anlattık orada verdik ama ayrıca büyükeliçilik ve dışişleri kanalıyla tüm bilgileri de vereceğiz. Cevapları şu oldu. Türkiye Cumhuriyetine karşı yapılanları kendimize yapılmış gibi alırız. Türkiyeye arşı olanlar bize karşı olmuşlardır.
    Nyeto bu meseleyi ayrıntılı bilmiyor ama yanındaki elemanlarından bilenler 
    vardı. Ona söylediler.
    Soru: Ali Adakoğlu (Milat): One minute gibi açıklamaların sizi dünyada 
    yalnızlaştırdığını ileri sürenler var. Ne dersiniz?
    Cumhurbaşkanı: Dünya nezdinde yalnızlığı umursamıyorum. Bizim için halkın nezdindeki 
    durum önemlidir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görüyoruz ki halk bizi yalnızlığa 
    itmemiş. Bağrına basmış. Dünyaya baktığınızda halklar nezdinde de yalnızlık yok. Liderler nezdinde olabilir ama bu durum da kıskançlıktan başka bir şey değil. 
    Soru: Hasan Karakaya: Kübaya Türk eli değmeli dediniz?
    Cumhurbaşkanı: Eski havanayı gezdiğimizde oranın mimarisini yapan zatla da görüştük. Türkiye'ye de gelecek. Tabi yukarıdan bakınca eski Havana muhteşem. Ama bunu geleceğe taşırşanız mümkün. Sayın Castro ile de görüştüm. Orada işler yavaş yürüyor tabi. Rakamlar da baktığımızda kişi başına düşen milli gelirlerinin 13 bin dolar olduğunu görüyoruz ama uygulamada sanki böyle değil.
    Ama doktor meselesinde sanırım 60-70 bin doktor ülke dışında. Bizim sağlık 
    bakanımızla da görüşeceğim dönüşte. Olmazsa oradan doktor ithal edelim. 
    Gelsinler bizde çalışsınlar. Mevzuat belki uygun değil ama ona uygun hale 
    getirelim. Faydalanalaım bu durumdan. Madem iyiler bize de faydası olsun.
    Mehmet beyle (sağlık bakanı) bir tıp merkezi üzerinde çalışıyor. Bunu Küba ile  
    paylaşabiliriz. Ortak çalışılabilir. 
    Sağlıkta bazı sorunlar var. Yetiştirmek üzere gönderdiğimiz gelmiyor. Bunu da 
    halletmeliyiz.
    Soru: Erdal Şafak (Sabah): Fidel Castro ile görüşme şansınız oldu mu?
    Cumhurbaşkanı : Talep ettik ama sanırım sağlık şartlarından dolayı mümkün olmadı.
    Soru: Özlem Albayrak (Yeni Şafak): Ziyaretinizi yarıda kesmeniz sosyal 
    medyada söz konusu oldu. Bir  sorun varmış gibi olmadık şeyler yazılıp, çizilmiş..  
    Cumhurbaşkanı: Sizinle de anket yaptık. Dönmek istediniz, dönelim dedik. Tamamen demokratik. Artık her şeyi sizin takdirinize bırakıyorum. Gördüğünüz gerçekleri, neyse o gerçekler ülkemizdeki insanlara yayın organlarınız vasıtasıyla anlatın.
    Soru: Zahid Akman (Kanal 7): Meksika başkanlık sarayı 500 yıllık. Muhteşem 
    bir eser. 
    Cumhurbaşkanı: Hadi Meksika’nın mali gücü var. 500 yıl önce de varmış demek ki yapmışlar. Küba'ya bakın. Küba sosyalizmden geliyor. Küba’daki saray beni adeta büyüledi. Beton yığınının içine girmiyorsunuz mesela. Küba'daki saray muteşemdi. Yürürken mesela duvarların arasından geçmiyorsunuz. Ağaçların, dalların ormanların arasından geçiyorsunuz. Sanırım oraya harcanan rakam bizim Cumhurbaşkanlığı külliyesine harcanandan daha fazladır.
    Eskiden adalet sarayıymış. O binada oturmak istemedikleri için böyle bir yer 
    yapmışlar. Bu tabi öyle doğal filan değil. Hayli bir harcama yapılarak yapılan bir mimariden bahsediyorum. Bizim külliyeyi yaptırmadan burayı görseydim bu şekilde yeşil ağaçlandırılmasını arzu ederdim .Her şey doğal. Ağaçlar sonradan yerleştirilmiş.

    Soru: Melih Altınok (Türkiye): Bahsettiğiniz yerler eski yerleşim olan kentler. 
    Ankara eski yerleşimi olan bir kent olmadığı için ne yaptırırsanın yaptırın yeni 
    olacak. Mesela İstanbul bu konuda düşünülemez mi? Saraylar bu şekilde 
    kullanılamaz mı? Başkent bu anlamda değişmeli mi?

    Cumhurbaşkanı: Mesela Dolmabahçe Sarayı ile ilgili düşündük bu anlamda. Mimar çalıştı. Orada kaymakamlık binası vardı. Yıktırdık. Çünkü sonradan yapılan bir yerdi. Müzeye yer verdik. Kafeteryalar filan vardı. Kaldırdık oraları. Düzenledik. Başbakanlık ofisi  olarak kullanıldı. 
    Beylerbeyi sarayı’nı da aynı şekilde düzenledik. 
    Tabi Dolmabahçe için bu yapılabilir miydi? Olmayabilirdi. Ama mesela Yıldız 
    sarayı olabilir mi diyorlar?  Olabilir.  Cumhurbaşkanın kabullerini ağırladığı bir 
    yer olabilir. Hatırlarsanız Fas Kralı ve ailesini Yıldız Sarayı Mabeyin salonunda ağırlamıştım.
    Soru: Nuri Elibol (Türkiye gazetesi): Takip ettiğiniz önemli projeleriniz vardı 
    başbakanlığınız döneminde. 3. Köprü vs 8 -10 proje vardı. Cumhurbaşkanlığınız 
    döneminde bunlarla ilgilenebiliyor musunuz? 
    Cumhurbaşkanı: Biz şimdi bütün bu yatırımlarımızı adım adım takip ediyoruz. Mesela şimdi 3. 
    Havalimanı tarafımızdan takibi yapılıyor. Mesela boğazın altından geçen proje ve 
    Kanalistanbul tarafımızdan takip ediliyor. 
    Kanalaistanbul’u yapacak firmanın yetkilileriyle geçen hafta bir araya geldik. Bir 
    an önce projeye başlamanız lazım dedik. Türkiye’nin adını uluslararası 
    platformda duyuracak en önemli projedir kanalistanbul dedik. Geç kalmayın 
    acele edin dedik.
    Ayrıca çamlıca da bir proje gerçekleştirdik. Bir ihale yaptılar olmadı. Küçük 
    çamlıca’da olacak. Bir kule olacak. O tüm uydu vericileri bu kulede olacak. 
    Istanbul için seyir kulesi olacak. Büyükçamlıca camiin de bu vericilerden 
    kurtarmış olacağız. 
    Büyükçamlıca camisinin kabasının yüzde 60-70 i bitti. Içerisi için hat vs 
    hazırlıkları da tamamlandı. Altında külliye olacak. Hat tezhip vs. 
    Yeni yazdırdığımız veya yazdıracağımız Kuran-ı Kerimler olacak.
    Cumhurbaşkanlığı olarak geçen bir hattat grubu ile biraraya geldim. Onlarla
    görüşmeler yaptım. Yeni hatlarla kuranı kerim yazdırma konusunda görüştük. 2-3 
    yıl içinde gerçekleşecek. Ve bu bir Cumhurbaşkanlığı projesidir. Meseleye en üst makamdan sahip çıkıldığının anlaşılması adına bizzat biz üstleniyoruz bu hususu.
    Türkiye için önemli hayati projelerden bir tanesi de planlayıp adımlarını 
    attığımız Çanakkale geçişi.. Talipler var. Bu geçiş yapıldığı zaman çok daha hassas olacak. En azgın denizin olduğu yerdir orası biliyorsunuz. Ama şimdi köprü yapıldığı zaman bu sorunları tamamen aşmış olacağız. 
    Lütfi beyler de bir çalışma bitirdiler. Fsm ile Boğaziçi arasında bir tüp geçiş projesi hazır. Onu da hazırlayacaklar. Önümüzdeki günlerde açıklayabilirler.. Üçlü geçiş olacak. Ankara da da devam edecen projeler var. Keçiören'de Anka park var. Dünyada bir numara olacak Melih Bey'in söylediğine göre.
    Ankara'daki raylı sistemlerimiz devam ediyor..
    Ankara sivas- Ankara izmir tren yolu var..
    Atılan bu adımların sonuna kadar yanında ve takipçisi olacağız.
    Soru: İbrahim Karagül (Yeni Şafak): çözüm süreci ile ilgili bir kaç güne kadar 
    silah bırakma olacağı yönünde bilgiler var. 
    Cumhurbaşkanı: Doğrusu bu açıklamayı Cuma günü bekliyordum. Olmadı. Doğrusu bugün, yarın böyle bir açıklama gelebilir. Ama biliyorsunuz uygulama önemlidir. Geçen Nevruz’da da yaptılar açıklamayı ama uygulamadılar.
    Biliyorsunuz Habur’u da açtığımızda biz barış ve kardeşlik için yapmıştık bunu 
    onlar bunu şova çevirip lehlerine kullanmak istediler. 
    Bunu uygulamada göstermeleri lazım tüm Türkiye'nin buna, bu kardeşliğe 
    birlikteliğe ihtiyacı var. Bu başarılırsa bunun huzuru tüm Türkiye’yi etkiler. 78 
    milyon bu huzurdan nasibini alır.
    Diyoruz ki biz niye 11 bin dolarda kalalım. Bunu 25 binlere çıkarmamız lazım.

     

    Görüş Bildir