taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
Dolar
6.7342
Euro
7.2869
Altın
1618.28
Borsa
89552.61
Gram Altın
350.572
Bitcoin
45018.05

Fikirci Bey yazdı: ŞU FIRAT'IN TÜRBESİ

Fikri hür vicdanı hür Fikirci Bey kamuoyunda geniş yankılar uyandıran ŞAH FIRAT operasyonuna ait düşünceleriyle karşınızda

Haber Merkezi |
Whatsapp ile paylaş
Fikirci Bey yazdı: ŞU FIRAT'IN TÜRBESİ

Fikirci Bey yazdı: ŞU FIRAT'IN TÜRBESİ

ŞU FIRAT’IN TÜRBESİ

Sorun Şah Fırat harekâtı falan değil,

Sorun, bu harekâtı ordunun sivilin emriyle yapmış olması.
Yeni Türkiye'nin alamet-i farikalarından birisi onları asıl rahatsız eden.

Ben, bunca yıldır Türk dış siyasetini izlerim, ilk defa Türkiye’nin uzun dönemde sorun çıkartabilecek bir konuyu önlediğine şahit oluyorum. Genelde ya sorun çıkarırdık, ya da sorun çıktıktan sonra defansif davranırdık, oyunu başkaları kurar biz gol girmesin diye kalede beklerdik.

Biz Yunanistan’da sembolik olarak “Atatürk’ün doğduğu ev” kabul edilmiş bir mekânı kendimiz bombalayıp, kendi ülkemizdeki azınlıkları yağmaladık, buna da büyük istihbarat başarısı dedik. İki dinamitle yok olacak Kardak kayalıklarına iki Yunan keçisi konmuş diye milli medyamız eline bir avuç tuz alıp botlarla seğirtti.

Şimdi çemkiriyorlar “toprak kaybettik” diye.

TV’de birisi dile getirdi, şimdi kim olduğunu hatırlamıyorum; “Eğer bu operasyonu asker hükümetten gizli yapsaydı, alkışlarlardı” dedi.

Evet aynen öyle.

Asker bu operasyonu bir gece aynı şekilde fakat hükümete sormadan gizlice yapsa ve türbeyi şimdiki yerine getirse, ertesi sabah da havalı bir basın açıklaması ile “Hükümeti müteaddit kereler uyarmamıza rağmen gerekli duyarlılığı göremedik, yüce Türk milleti adına bu kutsal operasyonu yaptık” dese, bizim medya “hazırol”da alkışlar, yakalarına Atatürk rozeti takıp, sabah namazı kılmaya türbeye abdestsiz koşarlardı. “İşte Asker Farkı!”, “Hükümete tokat gibi operasyon!”  manşetleri atar, “Ordumuz bizi bir komplodan böyle kurtardı” patlangaçlarıyla duyururlar 3 sayfa yazarlardı. Zaten gerekli resimler kendilerine önceden servis edilirdi.  O zaman ne asker “vatan sevgisi” dersinden kırmış olurdu, ne de vatan toprağı kaybedilmiş olurdu.

İşte bütün sorunları bu, askerin sivilin dediğini yapması. Onların askerden tek istedikleri sivili devirmesi.

Bu aralar nereden gazlanıyorlarsa yine “İyi sıhhatte olsunlar gelir” tehditlerine başladılar.  İyi sıhhatte olsunlar gelirse AK Parti’ye oy verenler korksunlarmış, onlar için fark etmezmiş. Yani bu halkın yarısını korkutacak bir şey onlar için bir sorun değil. Sanki darbe gelirse onları kucağına alacak.

Evet, hükümet bizi bir riskten kurtardı, hem askerlerimizi hem de kutsal emanetleri güvenceye aldı. Ve asıl önemlisi bir oyunu bozdu. Neydi bu oyun? Türkiye’yi Suriye batağına doğrudan sokmak.

Daha önce de yazmıştım, son bir yıldır bizi Suriye’ye sokmak için arkadan iten itene.

Algı operasyonu şu sırayla  yürütüldü:

Türkiye Suriye El Kaide’sine yardım ediyor (Paralel sponsorlu yerli yabancı ortak kampanya)

Tutmadı.

Türkiye IŞİD’e yardım ve yataklık ediyor, hastanelerde tedavi ediyor, kaçak petrol alıp IŞİD’i finanse ediyor.

Konsolosluktaki rehinelere karşılık kim bilir kaç IŞİD’çiyi iade etti?

Kobani’yi IŞİD  değil, AK Parti işgal etti. Mermiler, tanklar hükümetten gidiyor, trenle sevkiyat yaptılar (Dev Alman medya operasyonu, ama ortada tek kare görüntü yok)

Kobani’ye Kürt cengâverler geçmek istiyor ama Türkiye izin vermiyor. (Toplam cengâver sayısı 150, “buyur geç” deyince geçen 30)

PYD Kobani’de kahramanca savaşıyor, PYD’li kadın savaşçılar amazonlar gibi! IŞİD teröristleri ile savaşan PKK-PYD artık terörist sayılmaz, terörist listesinden çıkarılsın. (Sanki dünyanın hiçbir yerinde iki terörist gurup çatışmamış gibi)

Ve bütün bu yalanlar, Türkiye’nin Kobani’den kaçan 200 bin kişiye ev sahipliği yaptığı, PYD’lilere insani yardım ve tıbbi tedavi sağladığı ve Kuzey Irak’taki peşmergelerin Kobani’ye girmesine lojistik destek verdiği sırada yapılıyor.

Şimdi de işlenen konu şu:

Türkiye PYD’nin izniyle türbeye gitti ve türbeyi PYD’nin egemenliğindeki topraklara, Kobani kantonuna yerleştirdi. Öyle ise Türkiye artık PYD-PKK’ye terörist diyemez.

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, Mecliste; “Türk bayrağı orada PYD’nin izniyle dalgalanıyor” diyor

Peh peh peh!.

IŞİD’i görünce Türkiye’ye kaçan 3-5 teröristin izni olmasa Türkiye oraya giremez miydi yani? Siz buna inanıyor musunuz?

Haberdar etmek ve “kenara çekilin de başınıza bir şey gelmesin” diye uyarmak izin almak değildir Figen Hanım. “Bir aptallık etmeyin de sivil halka zarar verecek insani bir sorun çıkmasın” demektir.

Bir de 80 yıldır ecdadına hakaret eden solcularımızın aniden ecdatçı kesilmesi var ki, oraya hiç ama hiç girmeyelim..



YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir