Dolar
7.6623
0%
Euro
8.9546
-0.2673%
Altın
1899.35
-0.0447%
Borsa
1096.16
0%
G. Altın
468.64
0.054%
Bitcoin
80618.19
-0.8833%
19ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 19 C
    Başbakan Erdoğan ATV canlı yayınındaydı

    Başbakan Erdoğan ATV canlı yayınındaydı

    Başbakan Erdoğan canlı yayında soruları cevapladı.
    • 28.09.2012 - 18:39

    Başbakan Erdoğan ATV canlı yayınındaydı #1

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Eylül'de düzenlenecek olan AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi öncesi Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak ve Sabah Gazetesi Yazarları Süleyman Yaşar ile Mahmut Övür'ün sorularını yanıtladı.

    VİDEO İÇİN TIKLAYIN

    Başbakan Erdoğan ATV canlı yayınındaydı #2

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

    Bugünkü gazetelerde Öcalan'ın mesajları vardı. Size gelen resmi bir mesaj var mı?

    Öncelikle terör konusunda tabii ki İmralı'nın bize herhangi bir resmi yazısı vesaire olmaz, bunların hepsi gayri resmidir. Kardeşinin İmralı'ya gidişi malum ve o gidişten sonra bir basın açıklaması var burada da bazı ifadeleri var. Bu ifadeler de kendilerinin abileriyle görüştürülemediğini ifade etti, aslında biz aile konusunda hep hassasiyetimizi koruduk, fakat İmralı'daki teröristbaşı ise bunu bir zaman sıcak karşılamadı, ama bu son olayda özellikle kendileri de herhalde bir teyid almak istedi. Çünkü yalan haber dışarıya salındı, öldüğüne dair bir haber yayılmak istendi. Tekrar bize ulaşınca teklif, biz de gitsin dedik ve gitti. Böyle bir durum söz konusu değil, ben bundan önceki programlarda da ifade ettim.

    "GÖRÜŞMELERİ YAPILMASI GEREKENLERLE YAPARIZ"

    Sayın Kılıçdaroğlu'nun ne dediği belli olmuyor, bu konuda biz hükümet olarak bu görüşmeleri yapılması gerekenlerle yaparız. Bir Milli İstihbarat Teşkilatı bu noktada görüşmeleri yapmakla görevli olan teşkilattır, bu teşkilat sadece terör örgütleri ile bu görüşmeyi yapmaz, ağını uluslararası alanlarda da kullanır. Bütün engellemelere rağmen bu süreci başlattım ve bu sürecin faydaları da olmuştur, ama maalesef Oslo görüşmelerinde özellikle samimiyetsiz bir yaklaşım görünce olayı bitirmek durumunda kaldık. Bununla ilgili olarak bir Habur süreci bizim samimi yaklaşımımızın karşılığını almadığı bir süreç olmuştur. Biz özellikle BDP'ye buraya bir yığma vesaire yapmayın dedik. Burada biz kapıyı ailesine dönmek isteyenlere açıyoruz ve herhangi bir suçu olmayan varsa herkes ailesinin yanına dönecek dedik, ama bu ne oldu her zaman alıştığımız kendilerinin miting dediği şeye dönüştü.

    "ANALARIN GÖZYAŞINI DİNDİRMEK İÇİN HER ŞEYİ YAPARIZ"

    Biz milletçe şu üzümü yiyelim diye uğraşıyoruz. Zamanlama meselesi her an olabilir. Oslo olmazda başka bir yer olur. Olması gerekiyorsa olur. Anaların gözyaşları dinecekse yaparız. Bizim attığımız adımları da çözümden saymıyorlar. Elimizden geleni yapmaya mecburuz.

    CHP lideri 10 maddelik teklif diye ortaya çıktı. Geldi bize çözüm konusunda adımlar atalım bir şeyler yapalım dedi. Ama şu anda ses yok. Bizim yürütme olarak yapmamız gereken neyse yaparız, yeterki netice alalım. Netice almamız lazım. Sayın Hamzaçebi dedi ki hemen olmaz 2-3 ay üzerinden geçsin hala dönüş yok. Bu çağrıyı yine yapıyorum.

    "BU PAZARTESİ TEKLİFİ YİNE GÖTÜRECEĞİZ, AMA BDP İLE AYNI YERDE DEĞİLİZ"

    Bu pazartesi parlamanto açılıyor. Teklifi yine götüreceğiz. Bu çalışmayı yapmaya hazır mısınız? MHP ne der bilmiyorum. Ama ben BDP ile aynı yerde değilim. Parlamentodakilerle müzakere edeceğiz dedik ama 9 PKK'lıyla yanak yanağa gelmesini ben kabul edemem. Onu kabul ettiğim zaman şehit analarının gözyaşlarını artırırız. Ben anaların gözyaşlarını artıramam.

    "BDP'LİLERİN YETKİSİ YOK"

    Karşı taraftan gelenlerin temsil yetkisinin ne olduğunu bilemem ama gelenlerin temsil yetkisi ciddi manada yok. Burada bildiğiniz gibi KCK boyutu var, siyasi kanat yurtdışında, KCK başı dağda, terör örgütü başı adada böyle bir yapı var. Onların bizimkilerle yani Türkiye'deki yapıyla benzer yanı nedir iyi incelememiz lazım. Sri Lanka'daki gibi bir müdahale diyorlar. Bunlar bizi yanıltmasın. Bunlar bizim isabetli adım atmamızı engelleyebilir.

    "TERÖR ÖRGÜTÜ SİLAH BIRAKTIĞINDA OPERASYONLAR DA DURACAK"

    Bölücü terör örgütünün silah bırakması lazım, silah bırakmadığı müddetçe çözüm olması mümkün değil. Sayın Zana bizden bir randevu talep etti, silahlar sussun dedi. Silahların susması değil, bırakılması mesele. Sizin elinizde silah olduğu müddetçe her an patlayabilir. Bunlar diyor ki asker, polis silahı bıraksın, asker, polis silah bırakır mı? O onun enstrümanıdır. 100 yıl önce de bu silah vardı. 30 yıl önce de bugün de yarın da olacak. Halkın güvenliği için bu silahların olması lazım. Ama onlar silahları bıraktığında bu operasyonlar da duracaktır.

    Asker de polis de durup dururken operasyon yapmaya meraklı değil ki. Bence bu adımın o boyutu çok önemli, bu görüşmelerde zaman zaman olumlu şeyler olmadı mı? Oldu, şehit cenazelerinde belli süreçlerde azalma oldu, seçimlere gidişte bazı sıkıntıların dışında daha olumlu zeminde gidilebildi. Bu daha ileri noktalara taşınabilir, ama şu anda İmralı mı daha tesirli bilemem, Kandil mi Avrupa mı tesirli bilemem. Avrupa'nın şu anda bir tesiri var, çünkü paranın kaynağı orası.

    Oslo'daki nihai amaç neydi?

    Oslo'daki nihai amaç bu işi bitirmekti. Ancak  "Bu işi bitirmeden çıkmayacağız" kararlılığı yoktu, çünkü bunlarda karar verici çok fazla.

    "BEN GÖRÜŞMEDEN KAÇMAM, AMA ELLERİNDE YETKİ YOK"

    Tabloya bakınca nereye gidiyoruz?

    Siyasi kanatla müzakereyi bırakmak bizden kaynaklanmıyor. Dağdaki teröristle parlamentodaki milletvekilleri sarmaş dolaş olunca bunun yansıması nasıl olur? Bunu ölçmek durumundayız. Yaptığımız kamuoyu araştırmasında yüzde 90 tepki geliyor. Bunu gözardı edemeyiz. Siyasi uzantılarının hiçbir fonksiyonu yok. Ben görüşmeden kaçmam, ama ellerinde ne bir kozları var ne de bir yetkileri var.

    Oslo başlasın beklentileri havada mı kalıyor?

    Bunlar olabilir, ama bu siyasi uzantının bu konuda bir yetkisi yok, denenecek yine ama, adımları yine atacağız, şartları zorlayacağız.

    "ÖCALAN'A EV HAPSİ MÜMKÜN DEĞİL"

    Terörün önlenmesinde ekonomik olarak neler yapacaksınız, hükümet olarak 2004 yılında kamunun yeniden yapılandırılması için bir yasa çıkarttınız ama o dönemin Cumhurbaşkanı 13 maddeyi veto etti, bu yasa çıksa sorun çözülecekti. Cumhurbaşkanı değişti ama siz o yasayı getirmediniz, tekrar getirmeyi düşünüyormusunuz?

    Ismarlama hukuk düzenlemesi yapamayız, zamanında idam edilmesi gerekirken şarta bağlı gönderildiği için bu uygulanamadı, şimdi de ev hapsi isteniyor, o zamanki hükümet bunu kabul etmiş olabilir, ama biz bu vebalin altına giremeyiz, kimden gelirse gelsin.

    Bizim en önemli hedefimiz Güneydoğu, Doğu. Sosyo-ekonomik dengeyi kurmaya çalışıyoruz. Buradaki ekonomiyi sıçratacak olan şey, olayların durması. Biz bölgeyle ilgili çok ciddi bir hamle başlattık, ama hala bir korku girişimcilerin üzerinde var. Bu korkuyu bir atabilseler bölge ekonomisi patlayacak ve çok ciddi bir noktaya gelecek.

    Ben şu anda bile politik faizi yüksek buluyorum, ama Merkez Bankası şu anda bizi dinlemiyor. Merkez Bankası da sonunda düzenlemeye gidecektir. Benim girişimcim böyle yüksek faizlere mecbur bırakılırsa nasıl yatırım yapsın? Bizim tulumbanın içine su koymamız lazım ki bu tulumba su bassın.

    Size istihbarat örgütlerimizden dolaylı ya da doğrudan bir gölge ele ilişkin bilgi yada soru işareti geliyor mu?

    Türkiyenin bölgede güçlenmesini kimse istemiyor. Güçlü bir Türkiye bir çekim alanı oluşturacaktır. Bunu görüyorlar. Bu milletin genlerinde büyük devlet anlayışı var. Biz bir çadır, bir kabile devleti değiliz. Biz 17 milyon kilometrelik bir alana kadar büyümüş bir imparatorluğa sahibiz. Şu anda yaşayanlar arasında böyle bir hükümdarlık yaşamış bir devlet yok.

    Merkez bankasının döviz rezervi 27,5 milyar dolardı şimdi 110 milyar dolar. IMF'ye borcumuz nisan ayında bitiyor. Biz IMF'ye borç veriyoruz.

    Osmanlının argümanları çok farklıydı. Bugünün dünyasında bizim argümanlarımız çok farklı. Örnek alacağımız şeyler olacak ama bugüne uygun olarak.

    Profesyonel ordu

    Biz ileri teknolojiyle donatılmış bir orduyu da konuştuk, Türk ordusunda asker sayısı da azalıyor. Profesyonel ordu deniliyor hep, ama kimse bilmiyor bizim ordumuzun şu anda zaten 3'te 1'i profesyonel. Biz Hudut birlikleri, sınır birlikleri dedik ama maalesef kimse sınır birliklerinde görev almaya yanaşmıyor, az sayıda talep oluyor, onunla yola devam ediyoruz.

    BALYOZ'U KİM ENGELLEDİ?

    Darbeyi önleyen kim oldu?

    Kendi içlerinde böyle bir maharetleri olduysa onlara teşekkür ederiz, ama biz bu konuda sivil iktidarın kararlığı her şeyin önüne geçmiştir. Ben 27 Nisan'a hiç bir zaman muhtıra demedim, ama biz muhtırayı hemen ertesi sabah verdik, yerinizi bilin dedik. Hiç bu tür şeylerin şu anda ülkemizde yeri yok.

    Bizim olağan haftada bir rutin görüşmelerimiz olurdu Hilmi Paşa okuyan gelişen bir paşaydı. Böyle bir şeyi hissettirmedi. Böyle bir şeyi yaşamış olsa paylaşırdı. Bazı rahatsızlıkları oldu ama, medyadan rahatsızlıkları oldu. Ordudaki yönetici kadroların kendini savunma konusunda belli hakları yok, avukat tutamıyorlar mesela. Onlar da kendi içindeki hukukçularla bu konuları halletmeye çalıştılar. Ama asla böyle bir şey gündeme gelmedi.

    Mesela Süleyman Demirel'in bir söylemi vardı Uganda'da darbe olacağını istihbaratımız hemen haber verirdi diye. Bu şekilde bilgiler gelmiyor muydu size?

    Ben fötür şapka hiç kullanmadım. Gidip gelme olaylarını hamdolsun ben yaşamadım. İstihbarat noktasındaki sıkıntımız onlarla bir değil. Bizim istihbaratımız her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Bizim istihbarat anlık istihbarat, haftalık aylık değil

    İstihbaratlar anlıksa saldırılar nasıl engellenemiyor?

    Her terör saldırısının istihbaratını alacaksınız diye bir şey yok ki. Öyle olsa kuleler vurulmazdı. Onlar nasıl vuruldu?

    BİNGÖL'DE YOL EMNİYETİ ZAFİYETİ

    Bingöl'de 200 askere saldırıda dikkatsizlik var mıydı?

    Toplanma yeri, dağıtımda ve tezkerede olur. Burada bu olay oluyor ve 3 tane uygulama geliyor. 3 tedbir söz konusu: 1 yol emniyeti, 2 konvoy emniyeti bir de helikopter olayı var. Genelkurmay başkanımız bu konuda inceleme başlattı, sonuçlarını henüz alamadım.

    Yol emniyeti: Yola asker yerleştirilmesi
    Konvoy emniyeti: Kirpiler zırhlı araçlar, bir de ortada karıştırıcı araç var.

    Yol emniyetinde asker olmadığına dair bana bilgi geldi. Helikoper olmadığına dair de bilgi geldi. Genelkurmay başkanımız bu konuları araştırıyor takip ediyor.

    Kılıçdaroğlu 28 Şubat sürecinde Erbakan'a haksızlık edildi. O sürecin iyi takip edilmesi lazım dedi.

    CHP AK Parti'nin kapatılması için alkış tuttu. Merhum Hocamız ile ilgili olarak adama sorarlar. Ey Kılıçdaroğlu sen bugüne kadar neredeydin? Acaba Erbakan Hocam hayatta olsa Kılıçdaroğlu aynı lafı söyleyebilecek miydi? Hiç zannetmiyorum. Bunların sabahı ile akşamı aynı değil. Keşke sözlerinde samimi olsa. Mazilerine bakıyorum, ama mazilerinde böyle bir samimiyet göremiyorum.

    Biz milletimizle barışığız, ama CHP zihniyeti milletle barışık değildir. Bu yüzden milletten de beklediğini alamaz.

    SON OY ORANLARI

    Elimizde 5 firmanın anketi var Bunlardan biri Polmark biri Konsensus biri Denge biri ANAR biri de KONDA. Bunların ortalamı ise şöyle: AK Parti yüzde 52,1 -  CHP 24,2 - MHP 13,3 - BDP 6,2.

    Konut fiyatlarında balon oldu. Size intikal eden inşaat firması var mı beni kurtarın diyen? 

    İşini bilmeyenler de bu sıkıntı oluyor. Bazı firmalar finansman yönetimini bilmiyorlar Bakkal defteri dutar gibi tutuyorlar

    Vergilere gelen eleştiriler. Zenginlere ek vergi düşünüyor musunuz?

    Zenginlere ilave vergi neden olmasın. Beklediğimizi alamıyorsak bir şeylerin de olması lazım. Onlar zaten işi iyi bildiği için, onların finans yöneticileri bu işi iyi bildikleri için en çok parayı kazanan finans. Yatırım falan hak getire. Bir kısmı da yatırımdan elini eteğini çekiyor. Geçenlerde birine söyledim, en kısa yoldan para nasıl götürülür ona bakıyorsun. Yatırım yap da arkadaşlar seni hayırla yad etsinler. Ama finans sektöründeki olayda kolay kolay hayır dua gelmez. Çünkü vatandaşın bedduası çok kötüdür.

    "BAZI İNŞAAT FİRMALARI FİNANS YÖNETİMİNİ HİÇ BİLMİYOR"

    Bir defa bazı bizim inşaat firmaları var ki ne yazık bunlar finansman yönetimini hiç bilmiyor. Bankalarla iş yapıyorlar. Bankalar vicdansız, gelir seni gırtlaklar, hiç acıması yok. Yani orada incik büncük yazılmış sözleşme seni aldatmasın. Orada neler var neler. Orada ‘bir ay içinde ödeme yapacaksın’ diyor. Bu sefer müteahhit firma sıkışıyor. Geliyorlar bize: ‘Biz ne yapacağız?’ ‘Diyoruz, kusura bakmayın yapacak bir şeyimiz yok.’ Bunların içinde büyükler de var. Çalışırken özsermayeleriyle çalışmıyor büyük kısmı. Hep krediyle çalışma noktasına geliyorlar. Bankalar da bakıyorsunuz belli bir yere kadar bu krediyi veriyor, bakıyorlar ki sinyaller kırmızı bu sefer hemen geri çekiyorlar. Ama geneli itibariyle böyle mi? Hayır, ona katılmıyorum. Gayrimenkul Türkiye için yine en önemli sektörlerden birisidir.

    "DEVLETE AİT KURUMLARI SATACAĞIZ"

    Gayrimenkullerle ilgili her şey bana geliyor. Ciddi sorunlar var. Öyle dönemler yaşandı ki ülkemizde, madenlerden tutun gayrimenkullere kadar çeşitli alavere dalavere. Yeni yakaladık. Ucuz imkanlarla elde ediyorlar sonra cüzi rakamlarla kiralıyorlar. Görünce şok oldum. Belki birilerinin canı yanacak ama biz de bu adımı atmalıyız. Öncelikle devletin kendi gayrimenkullerinden başlıyoruz işe. Lojmandı vesaireydi hepsini satışa çıkarıyoruz. Kamuda tasarrufu daha da yaygınlaştıracağız.

    "YENİ ÖZELLEŞTİRME İHALESİNE ÇIKIYORUZ"

    Benim için bugün önemli bir haber var, ithalat ihracat arasında ciddi bir kapanma farkı var. Bir diğer önemli adım da faiz noktasındaki olay, eğer biz faizde şu anda biraz daha düşürülürse ve bunu maalesef yetkili arkadaşlarımız görmüyorlar ya da görmek istemiyorlar. Dünyada şu anda eksi, sıfır faiz uygulamaları var. Bu ülkeler ileri ekonomisi olan ülkeler, bunu gördüğümüze göre bu adımları atmamız lazım. Eğer biz yatırımlarda iyi gidersek bunu yakalayacağız. Yeni özelleştirme ihalesine çıkıyoruz, şimdi burada Halk Bankası ile ilgili atacağımız adımlar var, bunların da bu sürece ciddi katkısının olacağını düşünüyorum. Kararlılıkla büyümeye yönelik enstürümanları vermeye devam edeceğiz.

    ELEKTRİĞE ZAM GELİYOR

    Popülizm yapmayı sevmem. Ben vatandaşımın satın alma gücüne bakarım. Elektrikle ilgili doğalgazla ilgili atacağımız adımlar bunları düşünerek atılmış adımlardır.

    Bu zam doğalgazda 4 ay sonra 6 ay sonra neticesini veriyor. Bunu bizim üstlenmemiz mümkün değil, inşallah şimdi bu açıklamayı yapacağız, orada doğalgaz maliyetlerinin ne olduğunu açıklayacağız. Orada göreceksiniz ki devlet şu anda halkına doğalgazını satarken çok ciddi bir oranda sürvansiyon yaparak satıyor. Biz bu sattığımız doğalgazdan para kazanmıyoruz, mutfak tüpleri, sanayi tüplerinde zam yapmayacağız.

    Araçlarda, elektrikte yapmamız lazım. Burada doğalgazın bize olan yükü artınca bunun tabii ki elektrik enerjisine de yansıması olacak. Mümkün olduğunca en az şekilde halkımızı sıkıntıya sokacak şekilde olacak. Doğalgazda şu anda yüzde 10 olarak düşünülüyor, ama bundan sonra biz 1, 1,5 yıl gibi doğalgaz olayına zam olarak girmeyiz.

    "PARTİ YÖNETİMİMİZDE YÜZDE 15'E VARAN BİR DEĞİŞİKLİK OLACAK"

    Kurultayda vitrin yenileme beklentisi

    Numan Bey değerli bir arkadaşımız olarak aramıza katılıyor. Gerek Süleyman Bey, gerek Numan Bey partimizin değerli adamları, onları da değerlendireceğiz. Yerinde değerlendiremezsek insan israfı olur. Bu bakımdan yüzde parti yönetimimizde 15'e varan bir değişiklik olacak. MYK'mızda da değişiklik olacak. AK Parti omurgayı muhafaza ederek hücre değişikliği yapmış bir şekilde geleceğe yürüyecek. Bütün hazırlıklarımız yapılıyor. İngilizce Arapça tercümelerimiz de yapıldı. Partimizin kurumsal yapımızın nerelere vardığını göstereceğiz.

    Barajla ilgili düşünceniz?

    Su barajından bahsetmiyorsun değil mi seçim barajından bahsediyoruz. İstikrarın olmadığı ülkelerde başarı olmaz. Şöyle bir geçmişe bakalım. Koalisyon dönemlerinde hep çöküş yaşamıştır ama tek partili dönemlerde ayağa kalkmıştır. Tek partili dönemin verimli olarak geri dönüşünü biz de aldık. Koalisyon olsaydı istikrar olmazdı.

     

     

     

    

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir