Euro
10.1471
0.3%
Dolar
8.6352
0.09%
Altın
495.38
0.64%
Borsa
1.407
1.58%
Bitcoin
380.050
3.61%
17ºC
İstanbul
Bulutlu 17 C
    Başbakan Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan 28 Şubat operasyonları sonrası ilk parti grubu toplantısında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
    • 17.04.2012 - 11:48

    Başbakan Erdoğan ın son parti grubu konuşması #1

    28 Şubat planlayıcılarının talimatıyla cezaevine girdiğini ifade eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk'ün 23 Nisan 1923 tarihinde TBMM açılışı öncesi gönderdiği iki telgrafı okuyarak, 'Bu tarihten itibaren bütün sivil ve askeri makamların başvuracağı en yüce merci Büyük Millet Meclisi olacaktır. Yani darbeler değil milletin iradesi olacaktır.' diye konuştu.

    CHP liderinin yasaklanan dini kitaplarla ilgili söylediği sözlerle de dalga geçen Başbakan Erdoğan, 'Belli ki sayın Kılıçdaroğlu Kunut dualarının ayet olmadığını bilmiyor. Siz Kur'an'ı süs diye duvarlara asarsanız Kunut dualarını da ayet sanırsınız. Sayın Kılıçdaroğlu son dönemde dini konulara merak sarmışsınız. Hevesinizi kırmak istemiyorum. İstismar diyorsunuz ama esas istismar yaşamadığınız şeyi yaşıyormuş gibi davranmaktır.' dedi.

    İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

    Tunceli'ye seçimden seçime gidenler bu kentimizde nelerin değiştiğini görmemekteler. Tamamen bilimsel işlemlerle bu adımlar atılmıştır. Yeni teşvik sisteminin bir kez daha milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.

    Darüşşafaka Cemiyeti'nin Genel Kurulu'na katıldım ve çok önemli bir tüzük değişikliği yaptık. Daha kapsayıcı bir yapıya kavuştu. Sadece yetimleri kabul eden kuruma artık yetim veya öksüz her öğrenci başvurabilecek. Türk ve İslam şartını da ortadan kaldırdık. Darüşşafaka şimdi atacağı yeni adımla üniversitesini de kuracak ve böylece ilkokuldan üniversiteye öğrencilerini mezun edebilecek.

    Dış ilişkilerde yoğun bir haftayı geride bıraktık. Çin'e 5 günlük bir ziyaret gerçekleştirdik. Önemli toplantılar ve görüşmeler yaptık. Sincan Uygur bölgesini ziyaret ettik. Bölgeyi ziyaret eden ilk Türk başbakanı olarak oradan aldığımız selamları siz aziz milletimize iletmek istiyorum. Birebir ve heyetler arası görüşmeler yaptık. 

    İKİ GAZETECİMİZ SURİYE'NİN ELİNDE ESİR

    Çin'den döner dönmez Riyad'a ziyarette bulundum. Gerek bölgesel gerekse ikili ilişkiler anlamında önemli görüşmeler yaptık. Suriye en önemli gündem maddelerimizden biriydi. Suriye'den gelen son haberler temkinli duruşumuzu haklı çıkarmaktadır. Suriye yönetimi bu şartları yerine getirdiğini söylese de sivil gösterilere nasıl müdahale ettiği kameralara yansıyor. BM'nin ne gibi tedbirler alacağını, gözlemciler dışında ne gibi adımlar atacağını merakla bekliyoruz. Ülke genelinde serbest dolaşım hakkının sağlanması büyük önem taşıyor. Şu anda iki gazeteci Suriye'nin elinde adeta esir gibi tutulmaktadır. Suriye'de sorunun dondurulması sadece yeni vahşet gösterileri için yönetime zaman kazandıracaktır. Ateşkes konusunda her ne kadar umutsuz olsa da kamuoyunun dikkatini Suriye'ye çekmeye devam edeceğiz.

    Geçtiğimiz haftada İran ile P5 ülkeleri diplomatik bir görüşme gerçekleştirdi. Türkiye olarak yoğun çabalarımız sayesinde zirvede tüm dünyada merakla  beklenen görüşmeler yaşandı.

    Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: Aynaya bak - İZLE

    Erdoğan Atatürk'ün telgrafını okudu - İZLE

    YOLSUZLUK GÖRMEK İSTİYORSAN AYNAYA BAK

    Tekirdağ'da partimizin 27. kongresini tamamlamış bulunuyoruz. Bizim kongrelerimize makam hırsı öfke ve çatışma değil, kardeşlik samimiyet ve muhabbet damgasını vuruyor. Biz siyaseti birilerinin gördüğü gibi makam ve rant dağıtma yeri olarak görmedik. Birileri için siyaset belli çevrelere rant sağlama anlayışı olmuştur. Bu yüzden siyaset kurumu maalesef kirletilmiştir. Biz ancak hayırda yarışırız. Genel Başkanları, Grup Başkanvekilleri bize yolsuzluk çamuru atarken alttan alttan kendi partilerini görmezden geliyorlar. Birbiriyle rant kavgasına düştükleri zaman bunu örtmek için bize çamur atıyorlar. Fatih projemiz, daha önce de ifade ettim. Biz projeye baktığımızda orada kaliteli bir eğitim görüyoruz. Bilgisayarlı akıllı tahtalı bir eğitim görüyoruz. Aydınlık yüzlü zeki evlatlarımızın yüzünü görüyoruz. Ama onlar baktıklarında sadece ve sadece para ve ihale görüyor. Gözlerini rant hırsı bürümüş. Bize her fırsatta yolsuzluk iftirası atan CHP'ye yolsuzluk görmek istiyorsa aynaya bakmalarını özellikle tavsiye ediyorum. Yolsuzlukların egemen olduğu bir AK Parti iktidarı olsaydı eğitimde bu 170 bin dersliği yapmak mümkün olur muydu?

    Hafta sonu bir hasta ziyareti için İstanbul'daydım. Ama hastalarımızla üst düzeyde bir ilgi alaka var. Sağlıkta bugüne kadar görülmemiş adımlar attık. Mezralardan gelen hastalar yolda hayatını kaybediyordu. Paletli ambulanstan helikopterden jet ambulansa kadar tüm araçları kullanıyoruz.

    Birileri laf üretir biz iş üretiriz. Şu anda 81 ilimizin tamamında hastanelerimizi daha iyi seviyelere getiriyoruz.

    SENİN GÖZÜN YOK MU YAHU?

    Bir insan bakar, bunları göremez mi yahu? Senin gözün yok mu? CHP'nin kenarında köşesinde iktidar olduğunuz hükümetlerde ne yaptınız? 9.5 yıl içerisinde 15 bin km yolu sığdıran bir iktidar var. Bunu görmüyor musun? Sen hayatında hiç yüksek hızlı trene bindin mi ya? Bu herhalde eşantiyondan olmadı bunlar bu iktidarla oldu. Ankara Eskişehir bitti. Ankara Konya bitti. Tavsiye ederim kullan rahat edersin. Şimdi bütün bunları yok mu varsayacağız? 2013'te boğazın altında tüp geçit yapılıyor. Girme boğulursun ha..

    Geçen İzmir'de 2 km'lik bir metro açılışı yapıyor. Ya siz Piriştina zamanında başlatılan ama bir türlü bitirilemeyen, bizden destek alarak açtığınız hatla esip gürlüyorsunuz. Sana kalsa bunlar bitmezdi. Geldik oraya da elimizi uzattık. İzmir'de barajı bitirip size teslim ettik. Size su verdik. Yolsuzlukları yapanlar bu kadar hizmet üretir mi?

    Bakın borçlanmadan nerelerden nerelere geldik. Yüzde 64'le borçlanırken yüzde 8 gibi düşük oranlara geldik. Bizden önceki iktidarın hali ortada. Ziraat Bankası gibi bir banka batırılıyordu. Şimdi bu bankalarımız Avrupa'da çok iyi bir yerde. Bunlar nasıl oldu? Eğer yolsuzlukların olduğu bir ülke olsaydık bizimkiler de batardı. Bizimkilere bir şey olmadı ve ortalama rakamlara baktığınızda yüzde 18. Ama bunların çaldığı kara bize bulaşmayacak onlara bulaşacak.. Biz yolsuzluğa asla prim vermeyiz ve öyle biri olursa da yanımızda barındırmayız.

    ATATÜRK'ÜN TELGRAFLARINI OKUDU

    Gazi Mustafa Kemal'in telgrafını burada size okumak istiyorum; 

    Gayet acildir Ankara

    21 Nisan 1920 Allah'ın yardımıyla Nisan'ın 23'ünde Cuma Namazı'na müteakip Meclis açılacaktır. Bu büyük günün açılışı Cuma gününe denk getirilerek Hacı Bayram Camii'nde namaz kılınacak ve Kur'an'dan güç alınacaktır. Namazdan sonra Peygamberimizin Sakalı Şerifi alınarak Meclis'e gidilecektir. Toplantı öncesi kurbanlar kesilecektir. Meclis'in açıldığı her yerde Mevlid-i Şerif okutulacaktır.

    Gazi Mustafa Kemal bu telgraftan sonra kısa ve öz bir telgrafı bütün Türkiye'ye ve askeri birliklere gönderiyor

    22 Nisan 1920 ve altındaki önem şu dakika tehir edilmeyecektir. Nazilli'de Albay Refet Bey'e. Bursa'da Albay Bekir Sami Beyefendi'ye.

    EN BÜYÜK MERCİ TBMM'DİR

    Allah'ın inayetiyle 23 Nisan'dan itibaren bundan sonra en büyük merci TBMM'dir. Bu tarihten itibaren bütün sivil ve askeri makamların başvuracağı en yüce merci Büyük Millet Meclisi olacaktır. Yani darbeler değil milletin iradesi olacaktır. 

    TBMM İstiklal Savaşımızın başarıyla sevk ve idaresini sağlamış ve ardından bu memleketin beyni ve kalbi durumuna yükselmiştir. 23 Nisan'ın yıl dönümü arefesinde şunun altını kalın çizgilerle çizerek şunu ifade etmek istiyorum: Hiçbir güç millet iradesinin üzerinde değildir. 

    Başbakan Erdoğan'ın bu sözleri partililerden büyük alkış aldı..

    BEN TALİMATLA CEZAEVİNE GİRDİM

    Her darbe sonrası en büyük bedeli yoksul halk çocukları ödemiştir. Gazi Mustafa Kemal'in heyecanını çiğnemişlerdir. AK Parti iktidarının gerçekleştirdiği cesur adımlar sonrası artık hiç kimsenin attığı yanlış adımlar yanına kar kalmayacaktır. 27 Mayıs darbesi mahşeri manada mahkum edilmiştir. 12 Eylül nihayet sanık sandalyesindedir. Aradan 15 yıl geçmiş olsa da 28 Şubat sanık sandalyesindedir. Çıkmış AK Parti bu darbelerden hangisinden etkilendi diyor. Ben cezaevine o talimatlarla girdim. Aksi taktirde talim terbiye kurumunun bir şiirinden dolayı bir belediye başkanı içeri atılır mı? Bu oralardan gelen talimatla oldu. Nereye kadar bu işin ucu dayanır bunu zaman gösterecek. Türkiye'de artık üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğü egemen olmuştur. 92 yıl önce Gazi Mustafa Kemal'in ilan ettiği gerçek, AK Parti iktidarında gerçekleşmiştir. Meclis çatısı altında bir kez daha tekrar ediyorum: Bütün sivil ve askeri kurumların başvuracağı en yüce kurum TBMM'dir. 

    ALMA MAZLUMUN AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE

    28 Şubat döneminde yumruklarımızı sıktık, dudaklarımızı yedik. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste der atalarımız. Büyük bir metanetle sabrettik. Başörtülü kızlar sabretti. Anadolunun sanayicileri sabrettiler. Aydınlar da sabrettiler. İnançlarımıza hakaret eden, emirle manşet atan, her gün milletin üzerine pislik atan o yayınlara metanetle sabrettik. Brifinglerde ayakta 10 dakika alkışlayanlar karşısında sabrettik. Ülkenin kaynaklarını hortumlayanlar karşısında da sabrettik. Bu gün mazlumun ahının aheste aheste çıktığı gündür. Bağımsız yargının hiçbir baskı olmadan görevini yaptığı gündür. Ben buradan AK Parti grubundan Türkiye'nin gençlerine sesleniyorum; Biz demokrasiye milli iradeye nasıl sahip çıktıysak sizler de aynı şekilde onlara sahip çıkacaksınız. Sizler diklenmeyecek ama dik duracaksınız. Siz darbeye alkış tutanları şapkasını alıp gidenleri değil milli iradeyi savunanları savunacaksınız. Türkiye artık bundan sonra böyle karanlık dönemler yaşamayacaktır. Demokratik rejime kast edenler bundan sonra er ya da geç sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek ve bu millete kötülük yapamayacaktır. Biz intikam duygusunda değiliz.

    ÇIKMIŞ BEN 28 ŞUBAT MAĞDURUYUM DİYOR

    CHP Genel Başkanı aynen şu ifadeyi kullanıyor; 'MGK kararlarına imza atanlar arasında Abdullah Gül de var. Herhalde sayın Gül dahil o dönemin siyasileri de ifade vermeye gelecektir'. Sayın Gül dün açıkladı benim bu kararlar altında imzam yok. Şimdi Kılıçdaroğlu bunu da bilmez. MGK tavsiye kararı alır. Bu karar Bakanlar Kurulu'ndan geçmediğinde bir karar özelliği taşımaz.

    Sayın Kılıçdaroğlu'nun SSK'yı nasıl batırdığı buradan belli. Çıkmış ben de 28 Şubat'ın mağduruyum diyor ama sen 28 Şubatçıların yeniden göreve getirdiği bir memursun. Halkın iradesini küçük görmek sizin genlerinize işlemiş. CHP 27 Mayıs'taki zihniyetinden kurtulabildi mi? Geçen hafta CHP'nin tarihini aklayacağım diye yola düştü yine boğuldu. Bakın 1940'lı yıllarda kitapların neden yasaklandığını anlatıyor; 'Yasaklanan bu kitaplardan biri Türkçe Namaz Sureleri isimli kitap. Belli ki sayın Kılıçdaroğlu Kunut dualarının ayet olmadığını bilmiyor. Siz Kur'an'ı süs diye duvarlara asarsanız Kunut dualarını da ayet sanırsınız. Sayın Kılıçdaroğlu son dönemde dini konulara merak sarmışsınız. Hevesinizi kırmak istemiyorum. İstismar diyorsunuz ama esas istismar yaşamadığınız şeyi yaşıyormuş gibi davranmaktır. Kur'an-ı Kerim'in seçmeli olarak okutulması ve Peygamber Efendimiz'in hayatını Anayasa Mahkemesi'ne götürecek mi göreceğiz.

    Böyle bir başkanı olan CHP'ye Allah kolaylık versin diyorum..

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir