Euro
10.0653
0.25%
Dolar
8.4867
0.14%
Altın
494.14
0.03%
Borsa
1.414
0%
Bitcoin
332.050
2.81%
24ºC
İstanbul
Güneşli 24 C
    Başbakan Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan'ın bugün merakla beklenen parti grubu konuşmasında Uludere ile ilgili sert mesajlar vardı.
    • 29.05.2012 - 11:53

    Başbakan Erdoğan ın son parti grubu konuşması #1

    Konuşmasında tarihte meydana gelmiş iki acı olayı anlatan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Uludere ile ilgili hatanın olduğunu, Genelkurmay Başkanımız da şahsım da ilgili arkadaşlarım da ifade etmesine rağmen 'hala Başbakan hata edilmiştir' deseydi. Dedik ya daha kaç kere diyeceğiz Otomata mı bağlayacağız.'' dedi.

    Erdoğan'ın hatırlattığı tarihi olaylar:

    * 1914 yılında Erzincan'da iki tümenin yanlışlıkla birbiriyle çatışmış ve 2000 asker şehit olmuştu.

    *1974 senesindeki Kıbrıs çıkartmasında savaş uçaklarımız Kocatepe adlı muhribimizi bombaladı. Bombalama sonucu gemimiz battı, 54 askerimiz şehit düştü.

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları:

    Pakistan ziyaretimiz sırasında fahri doktora ünvanını alarak dünyadaki son gelişmeleri değerlendirdik. Ardından Kazakistan'a bir ziyaret gerçekleştirdik. Ata yurdunda büyük bir misafirperverlikle karşılandık.

    SURİYE KONUSUNDA SABRIMIZIN BİR SINIRI VAR

    25 Mayıs Cuma günü Suriye'den almış olduğum Haber yüreğimi dağladı. Top ve roketlerle gerçekleştirilen Hule'de 110 sivil katledildi. Katledilenlerin yarısının elleri arkadan bağlanmak suretiyle çocuktu. Hala Hama'dan katliam haberleri almaya devam ediyoruz. Öncelikle bu olayları şiddetle kınıyorum ve lanetliyorum. Bu gözü dönmüşlüktür, aklı izanı terk etmektir. Bu insanlık dışı katliam insanlığı ayaklar altına almaktır. BM temsilcisinin ziyareti esnasında  böyle bir katliamın yapılması gözü dönmüşlüktür. Sabrın da bir sınırı var. Dünyanın gözü önünde yaptıkları bu katliamla dünyayla dalga geçiyorlar. 

    ZALİMLERİN YANINDA OLMAK ZALİMLİKTİR

    Bu kan bu katliama çanak tutanların eline yüzüne bulaşmıştır. 

    Ülkemdeki bazı STK'ların ve partilerin zalimlerin yanında yer alması düşündürücüdür. Zalimlerin yanında olmak zalimliktir.

    Öncelikle şunu ifade etmek zorundayım; biz ne kendi arasında ne de milletimizle aracılarla konuşan bir kadro değiliz. Biz 14 Ağustos 2001'de partimizi kurduğumuzda milletimizin gönül diliyle konuştuk. Biz medyanın diliyle iletişim kuran bir hareket değiliz. Ben sevgili Neşat Ertaş'ın şu dizelerini bu kürsüden dahil olmak üzere değişik yerlerde okudum. Şöyle diyor Ertaş, '
    Dost elinden gel olmazsa varılmaz
    rızasız bahçenin gülü derilmez
    kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
    gönülden gönüle gider yar oy
    yol gizli gizli '

    MEDYANIN DİLİYLE DEĞİL GÖNÜL DİLİYLE KONUŞUYORUZ

    Ben bugün buradan sadece ve sadece milletime sesleniyorum. Bugün bir kez daha siyasetin dilinden öte gönülden konuşuyorum. Biliyorum ki milletimiz bizi anlıyor. Ta en başında dedik; 75 milyonla gönül diliyle iletişim kurduğumuz için milletimiz bizim içimizi biliyor. Bize efendilik taslayanlara zerre miskal değer vermeyiz. Biz suyun akışına kapılan, kendisine ve milletine yabancılaşan bir millet değiliz. İlkelerimizi gözetiriz. Biz iktidara gelmeyi amaç olarak görmeyiz. Bizim için amaç milletin huzur ve refahını sağlamaktır. Biz başarıyı seçimlerde aldığımız oyla değil milletimizin mutluluğuyla ölçeriz. 

    MEDYA'NIN DİLİYLE TERÖR ÇÖZÜLMEZ

    10 yıldır bu kürsüden milletimize bir şeyler söylüyoruz. Medya ve siyasi partilerin bu tavrıyla terör meselesi çözülemez. Biz doğru soruları sorduk ve doğru cevaplar aradık. Oy kaygısıyla değil anaların gözyaşını dindirmek için her zaman samimiyetin diliyle konuştuk. Hiçbir şeyi gizlemeden sadece ve sadece gerçekleri milletimize anlatıyoruz.

    EN KARANLIK DÖNEMLERİ AYDINLATTIK

    Şu gördüğünüz kadro Cumhuriyet döneminin en karanlık dönemlerini ortaya koymuş bir kadrodur. Dersim'in üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 27 Mayıs'ın üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 12 Eylül'ü yargıya siz taşıdınız. 27 Nisan bildirisi karşısında milletin emanetine siz sahip çıktınız. Faili meçhullerin üzerine hep birlikte gittik. 

    Biz devletin diliyle değil milletin diliyle konuşuruz. Ne milli iradeye gölge düşürmek gayreti içinde olanlara izin veririz ne de devleti şamar oğlanı pozisyonuna düşürmek isteyenlere çanak tutarız.

    İKİ TÜMENİN BİRBİRİYLE ÇATIŞMASI

    Tarihimizde trajik bir olayı sizlere anlatmak istiyorum. 1914 yılında Erzincan'da Osmanlı 3. ordusu Doğu'ya hareket ediyor. Yüzbinlerce nefer şehadet arzusuyla Allahu Ekber dağlarına yöneliyor. On binlerce askerimizi şehit verdik. Rahmetli dedem de o dağlarda şehit oldu. 23 Aralık 1914'te çok talihsiz bir olay yaşandı: 33. Tümen yan tarafından gelen saldırıya cevap veriyor, taraflar birbirine yaklaşınca çok korkunç bir gerçek ortaya çıkıyor. 31 ve 32. tümenin birbirine ateş ettiği anlaşılıyor. Geriye 2 bin asker şehit düşüyor. Dünyanın her yerinde buna benzer şeyler yaşanıyor.

    KIBRIS'TA GEMİMİZİ BOMBALADIK

    Kıbrıs'ta Kocatepe gemimiz bombalandı. O bölgeyi bilmeyenlerin terörle mücadeleyi anlamalarına imkan da yoktur. Daha yakın tarihlerde Bingöl Karlıova'da dur ihbarına uymayan bir vatandaş canlı bomba diye vuruldu. Hatay'da Mardin'de benzer olaylar yaşandı. Bu tür üzücü olaylar hakkında her türlü işlem yapıldı. Bir de kasıtlı olarak yapılan yanlışlıklar oldu. 80'lerde 90'larda özensiz müdahaleler oldu. Terörle mücadelede yanlış politiklar oldu. Ama biz hukuktan taviz vermeden terörle mücadele ettiğimizi söylüyoruz. Yüzde 100 emin olmadan kesin talimat vermeyin talimatı tüm valiler tarafından alt birimlerine verildi. 

    Ben bugün sizlerden birşey rica ediyorum; kendinizi bir anlığına Kayseri'deki aracı takip eden polis ve jandarmanın yerine koyun. Jandarma kontrolünde durmayan araç Ankara'ya doğru giden bir aracı takip ediyorsunuz. Güvenlik birimleri o aracı vurabilir ama içinde ya uyuşturucu kaçakçısı varsa, ya aracın içinde ehliyeti olmayan bir çocuk varsa. Aracı takip eden güvenlik görevlisinin gözünün önüne kendi çocukları geliyor ve yüzde yüz emin olun talimatı veriyor.

    ÇOBAN SANDIK DİYEN KOMUTANLAR ALAY ETTİLER

    Çoban sandık diye teröristi vurmayan generalle haftalarca alay ediliyor. İşte Aktütün'de 25 yavrumuz şehit oldu. Taşdelen'de 27 şehidimiz oldu. Kendi derdini düşünmeden medyanın eleştiri oklarıyla mücadele ediyor. Bir tarafta öldürmeyi bir tarafta da yaşatmayı amaçlayan bir anlayış var.

    Kumrular sokakta daha işe başladığı gün patlayan bombayla can veren Mustafa kardeşimiz akıllara geliyor. Daha 18 yaşındaki Orhan Güzel akıllara geliyor. Bakın sizlerden bir kez daha rica ediyorum. Ankara'da Ulus çarşısının yanındaki durağa giden orada yorgun bitkin işçi kızlar göreceksiniz. İşte bu alçaklar bu duraklarda canlı bomba eylemi yaptılar 9 kişiyi katlettiler. Hangimizin aklında? 26 yaşındaki gencimiz damatlık almak için oradaydı. 

    İşte Pınarbaşı'na doğru giden aracı takip eden polisin gözüne bu anlar geldi. 

    O TABUTLARIN TÜRK BAYRAĞINA LAYIK OLDUĞUNU DÜŞÜNSEYDİNİZ

    Bakıyorum birileri diyor ki 'Siz Türk bayrağı mı götürdünüz de tabutlara serilmedi?' Lafa bak ya! Oranın bir kaymakamı var. Siz o yavrularınızın Türk bayrağına layık olduğunu düşünseydiniz terör örgütünün bayraklarını sardırmazdınız. 

    ŞEHİT ASKERİN MEKTUBU AĞLATTI

    Serhat Astsubay, Şırnak'ta görev yapıyor. Bir arkadaşına mektup uzatıyordu. Ben dedemi çok severdim bugün rüyamda gördüm. Beni yanına çağırıyordu. Şehit Serhat Gencer bir askerine de şöyle diyor, 'Sen sivilde imamdın gel iki rekat namaz kılalım ve yasin okuyalım' diyor.

    Bu mektup ancak ben öldükten sonra elinize geçecek. Beni asla unutmayın. Allah'ın verdiği canı allahtan başka kimse alamaz. Ben Burcu'yu çok seviyorum ve Burcu'yu da mezara götürüyorum. Asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben rahat yatamam. Sizleri çok seviyorum. Hepinizi çok özledim.

    Oğlunuz Serhat.

    MUHALEFETİN VE MEDYANIN TAVRI İBRETLİKTİR

    Gazete köşelerinde konuşmak kolay. CHP Genel Başkanı'nın tavrı ibretliktir. Bu tavır terör konusundaki aymazlığın ve istismarın tarihi nitelikteki tavrıdır. Eğer o araçtakiler öldürülseydi yargısız infaz yapıldı diyecekti. Bu dille terörle mücadele edilmez. Bu tavır BDP ile teröre can veren bir tavırdır.

    Bitlis Güroymak'taki saldırıyı kim hatırlıyor? 5 polis memurunu taşıyan araca saldırdılar. 5 polisimizin yanında 6 vatandaşımız katledildi. 

    BDP'LİLER CESET AVCISIDIR

    Ben BDP'lilere bazı sıfatlar aktarınca gocunuyorlar. Bakın Norşin'de 11 kişiyi katledilen teröristin cenazesi Malatya'ya gönderildi. Ben bu cesedi gizlice gömmek istiyorum BDP'lilere vermek istemiyorum dedi. Ama o ceset babasına verildi. Arkadaşlar bunlar ceset avcısıdır. Malatya Morgunun önündeki cesetleri alıp şov yapmak derdindedirler. 15 kadın teröristi bırakıp kaçan korkaklar bunu hatırlamazlar. 40 bin canı hiç ama hiç umursamazlar. GATA'da Burak ulukaya geçtiğimiz günlerde şehit oldu. 19 Mayıs'ta Uludere Güzyazı Köyü'ne 3 km mesafede teröristlerin döşediği bombayla yaralandı.

    KAÇAKÇILARIN HİÇBİRİ BOMBALARA BASMADI

    Bu iş anlatıldığı gibi kolay değil. Dikkat ederseniz kaçakçıların hiç biri bombalara basmadı. Harita kimlerin elinde olabilir. Burası çok hassas. Bu harita ile kaçakçılar bunların üzerine basmıyorlar. İstismar malzemesi olamayacak kadar gerilimli bir iş. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. 

    HİÇBİR HATAYI ÖRTMEDİK ÖRTMEYİZ

    Ta başından beri Uludere konusunda bir hata olduğunu söylememize rağmen hala başbakan bir hata ettik deseydi diyorlar. Otomata mı bağlayacaktık? Sürekli sizin arzularınızla uğraşacak kadar vaktimiz yok. Bütün zorluğuna rağmen bugün de yüzde yüz emin olun diyoruz. Güvenlik güçlerimiz canı pahasına bu mücadeleyi sürdürüyor. Biz hiç bir hatayı örtmeyiz ve hiç bir hata yüzünden de adım atmayız. Uludere çok ciddi bir şekilde istismar ediliyor. 

    AKTÜTÜN DAĞLICA SİİRT 

    Aktütün'ü, Dağlıcayı, Siirt'i, Güngören saldırısını niye kimse konuşmuyor? BDP'nin de istismarını anlarız çünkü onların istismar edecek başka bir alanları yok. Bu işin uluslararası boyutu var. Sana ne oluyor, WSJ sen nerden gocundun? ABD'de bir seçim var bir yere çalıştığı için bir yere yaranmaya çalışıyor. Yahudi lobisi de rahatsız. Türkiye bunların hepsine gerekli dersi sandıkta verdi, veriyor. 

    Devlet de hükümet de Uludere'de yapılması gerekenleri misliyle yapmıştır. Hiçbir şeyin üzerinin örtüldüğü falan yok. Televizyondaki tartışmaları var ne olur ya işin ilacını da bize gönderin ya. Sadece yargısız infazı kendileri yapar. Bakın buradan tarihten kısa bir hikaye anlatacam.

    BDP'Lİ KALLEŞLER

    Balkanlar'da Fidin'de Osmanlı Generali'ne bir köylü geliyor askerlerin çitleri kırdığını ve çevreye zarar verdiğini iddia ediyor. General gidiyor köye ve anlatılanın doğru olduğunu görüyor. Kırbaç havada iken bir başka general elinden tutuyor ve 'Paşa Hz. karşınızdaki bir Devlet-i Aliye-i Osmaniye'nin subayı. Onu ancak kanun cezalandırabilir' diyor. Uludere konusunda yargı süreci devam ediyor. Türkiye sivilin, askerin ensesine vurduğu bir ülke değildir. Ne de BDP'li kalleşlerin PKK'lı kalleşlerin arkadan gelip benim askerlerimi şehit ettiği bir devlet değildir. Hata eden bedelini öder. 

    "MİLLİ BİRLİK PROJEMİZİ BÜYÜTECEĞİZ"

    Burada güvenlik güçlerimize biz yargısız infaz ettirmeyiz. 6 aydır Uludere'nin gündemden tutulmasını istyeyenler diğer taraftan kimin ekmeğine yağ sürüyor. 

    Biz Kürt meselesiyle ilgili Diyarbakır'da konuştuk. Terör meselesiyle ilgili de milletimizle görüşeceğiz. Milli birlik ve kardeşlik projemizi büyüttük büyüteceğiz. Gençlerin kanıyla beslenen BDP'ye inat, CHP'ye inat medyaya inat gönül dilimzle çözüm için mücadeleye devam edeceğiz. İnşallah hafta sonu Diyarbakır ve Şanlıurfa'ya gideceğiz. kardeşlerimizle kucaklaşacağız. Şanlıurfa'daki kongremizi Şanlıurfa Stadı'nda yapacağız.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir