Dolar
7.2708
0.5837%
Euro
8.6129
0.0058%
Altın
2060.44
-0.1352%
Borsa
1034.4
0%
G. Altın
480.053
0.1303%
Bitcoin
85811.2
0.2912%
24ºC
İstanbul
Güneşli 24 C

    Bekir Bozdağ'dan anadilde savunma açıklaması

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, yargının dilinin değişmeyeceğini söyledi.
    • 24.01.2013 - 04:22
    Bekir Bozdağ'dan anadilde savunma açıklaması

    Bekir Bozdağ dan anadilde savunma açıklaması #1

    Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen "ana dilde savunmaya" ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan kanun tasarısı hakkında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

    "KİMSE MECLİSE DAYATMADA BULUNAMAZ"

    Bekir Bozdağ, tasarının bir dayatma sonucu hazırlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, AK Parti kongresinde ve değişik zamanlarda bu konunun gündeme getirildiğini ifade etti. Bozdağ, "Bu tasarı tamamıyla hükümetimizin tasarrufu altında yapılan iştir. Kimsenin Türkiye Cumhuriyeti'ne, parlamentoya dayatma yapmaya gücü yetmez. Bugüne kadar bu Meclis bütün dayatmaları püskürtmüştür" dedi.

    "YARGI DİLİ DE RESMİ DİL DE TÜRKÇE'DİR"

    Bozdağ, "Oslo mutabakatı" diye bir şeyin olmadığını, bu ifadenin basındaki yazılardan ortaya çıktığını söyledi.

    Tasarıda, yargının dilinin değiştirilmesi gibi bir düşüncenin söz konusu olmadığını anlatan Bozdağ, yalnızca tercüman hakkı konusunda standartların genişletilmesi ve savunma hakkının güçlendirilmesinin amaçlandığını dile getirdi. Bozdağ yargı dilinin, resimi dilin Türkçe olduğunu, her ikisinin de değişmesinin söz konusu olamayacağını kaydetti.

    "ANADİLDE SAVNMADA UYGULAMA SORUNLU"

    Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın "100 soruda Anayasa'nın anlamı" kitabından örnek veren Bozdağ, şöyle devam etti: "Kitapta, 'Devletin dilinin Türkçe olması demek, Türkiye Cumhuriyeti içindeki bütün resmi işlerin Türkçe görülmesi, resmi belgelerin Türkçe tutulması ve resmi yazışmaların Türkçe yapılması demektir. Devlet dilinin Türkçe olması, herkesin her zaman Türkçe konuşmak zorunda oluşu biçiminde anlaşılamaz. Vatandaşlar yalnızca resmi makamlarla olan işlerini Türkçe görmek zorundadırlar.

    Buna karşılık, devletin de ana dili Türkçe olmayan vatandaşlara, kendisi ile olan ilişkilerinde yardımcı olmak ödevi doğar' değerlendirmesi var. Mahkemelerin dili, yazışmalar, tutanaklar Türkçe, sadece iddianamenin okunması ve esas hakkında mütalaanın verilmesi üzerine kendisini daha iyi ifade edebileceği bir dilde savunma imkanı getiriliyor. Esasında mevcut CMK'da da vardır. Eğer uygulamada, yargı görevini yapanlar, kendi meramını Türkçe anlatamayacak durumda olanlara bu imkanı tanımış olsalardı sorun çıkmazdı. Ama uygulamada böyle bir yol tercih edilmedi.

    Avrupa'nın değişik ülkelerinde farklı kanunlar var. Bizdeki 301 ile Avrupa ülkelerindeki 301'e baktığınızda, bizimki onların yanında çok hafif kalır. Onlarda daha ağırları var. Ama uygulamaya baktığınızda, orada yargılamaya tabi tutulanların sayısı iki elin parmağını geçmiyor. Bizde ise neredeyse her gün bu konuda dava talebiyle müracaat edenler var. Aslında burada, uygulamada yapılan bir yanlışlığın düzeltilmesi söz konusudur."

    Görüş Bildir