Dolar
7.7317
0.1346%
Euro
9.0863
0.3323%
Altın
1903.96
0.9661%
Borsa
1153.69
0.7378%
G. Altın
472.767
1.2305%
Bitcoin
84086.12
1.0897%
21ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 21 C

    Cemil Çiçek: Okula keser sapıyla giderdik

    TBMM Başkanı Cemil Çiçek 1968'de yaşanan öğrenci olaylarını anlattı.
    • 25.09.2012 - 05:28
    Cemil Çiçek: Okula keser sapıyla giderdik

    Cemil Çiçek: Okula keser sapıyla giderdik #1

    TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Fatih Üniversitesi'nin akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, kendisinin dünyada soğuk savaşın en yoğun yaşandığı 1966 yılında üniversiteye girdiğini belirtti.

    "OKULA KESER SAPIYLA GİTTİK"

    O dönemde yaşanan öğrenci olaylarına değinen Çiçek, ''İlk yıllarda bu konularda tartışmalar vardı. Ancak bu tartışmalar çok sürmedi. Çünkü bir masada birlikte konuşan insanlar, bir süre sonra konuşamaz hale geldi. 66-67'de okula elimizde çantayla gittik, kitapla gittik. 68'den itibaren, kalem, çanta yerine, keser sapı, sopayla bir yerlere gitmeye çalıştık. Bu işlerin yanlış olduğunu fazla söyleyen olmadı. Tam tersi, 'O taraftan, bu taraftan ol' diye söyleyenler olurdu. O sopa kafi gelmedi, sonra silahlar konuşmaya başladı. Ülkenin daha iyi bir noktaya gitmesini isteyen gençler olarak, birbirimize karşı silah kullanır hale geldik. Artık İstanbul Üniversitesi'nde Beyazıt Meydanı'nda bir gün sol yumruğu sıkanlar, öbür gün sağ yumruğu sıkanlar... Türkiye böyle bir dönem yaşadı. Bu dönemin tecrübelerinden ne kadar ders çıkardık? Reel siyaseti nasıl inşa edebildik oturup bir kez daha düşünmek gerekiyor'' diye konuştu.

    "KUMRUK SIKMAYI DEĞİL EL SIKMAYI ÖĞRENMELİYİZ"

    Türkiye'nin uzun ve acı tecrübeler yaşadığını ifade eden Çiçek, ''Bu olumsuzlukların özünde üniversitelerimiz var. Üniversitelerimizin belki bu konuda bir özeleştiri yapması lazım. Hepimizin, her kurumun yapması lazım'' diye konuştu.

    Kendisinin de üniversite döneminde bu tartışmaların içinde olduğunu belirten Çiçek, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın, hayatında özel bir yeri olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: ''Sonra Turgut Özal dönemi... Siyasetin yumruk sıkmak değil el sıkmak olduğunu ben o zaman anladım. Eğer bu ülkede, işler çözülecekse, karmaşık işlerin üstesinden gelebileceksek, yumruk sıkmayı değil el sıkmayı öğrenmemiz gerekir. Yani oturup konuşabilmemiz lazım. Konuşacak mesafede olmamız lazım. Birbirimizi anlamamız lazım. Birbirimizi anlayabilirsek başkalarına anlatabiliriz. Bu manada, bu zamana kadar Türkiye epey acı tecrübeler yaşadı ama henüz yeteri kadar bu tecrübelerin ışığında ülkede bir yol haritası takip ettiğimizi söyleyemem. Onun içindir ki bu sorunlar, bugünden yarına hemen çözülecek gibi görünmüyor.''

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir