Euro
9.9264
-1.1%
Dolar
8.3558
-0.98%
Altın
487.95
-0.87%
Borsa
1.4
0.48%
Bitcoin
331.862
-3.73%
32ºC
İstanbul
Açık 32 C

    Cumhurbaşkanı Gül'den dış güçler yorumu

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin büyümesini engellemek isteyen dış güçler olduğu iddialarını değerlendirdi.
    • 19.03.2014 - 07:07
    Cumhurbaşkanı Gül'den dış güçler yorumu

    Cumhurbaşkanı Gül den dış güçler yorumu #1

    Danimarka Kraliçesi II. Margrethe'in resmi daveti üzerine Danimarka'ya giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisini takip eden basın mensuplarına gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Gül, Türkiye'nin en önemli meselesinin barış süreci olduğunu belirtti. Seçim sürecinde çatışmacı bir hava var.

    "İçinde bulunduğumuz siyasi atmosfer hiçbirimizi mutlu etmiyor. Bu yaşadıklarımızdan hem rahatsızlık hem de üzüntü duyuyorum. Öyle oluyor ki birden bir eski Türkiye'nin manzaraları çıkmaya başlıyor. Cenazeler kalkmaya başlıyor, yüzbinler sokaklarda. Bir o taraftan bir bu taraftan görüntüleri var. Çok şükür babalar, anneler buna fırsat vermiyor. Türkiye'nin politik geleneğini maalesef değiştiremedik. Türk siyasi geleneği iyi değil. Siyasi söylemlerin farklı olması gerektiği konusunda defalarca uyarılar yaptım. Böyle başlarsa nasıl gideceğini, sözün gücünün nasıl yaraladığını, nasıl gideceğini defalarca söyledim. Bu tür işler Türkiye'ye yakışmıyor. Türk siyaseti, geleneğini değiştirmezse arzu ettiğimiz seviyelere ulaşması, buradan çıkması zor."

    "REFORM GÜNLERİNE DÖNMELİYİZ"

    "Herkese vermek istediğim mesaj: Seçimlerin neticesi ne olursa olsun. Seçim sonrası süratli bir şekilde reform günlerine dönmek gerekiyor. Ve reformlara kaldığı yerden güçlü bir şekilde devam etmeliyiz. Bu reformları AB için olmasa bile kendimiz için yapabiliriz demiştim. Eğer yaparsak hukuk ve yargı standartları daha hesap verebilir hale gelir. Yolsuzluk söylemlerinden tutun ihale kuralları, imar kanunlarındaki aksaklıklardan tutun bütün kuralların eksikliğinden dolayı oluyor. İvmeyi tekrar yukarı döndürmemiz gerek. Uzun sürerse duraklama günlerine döneriz."

    Kurumlarla ilgili hasar tespit gerekiyor mu?

    "Kurumlarla ilgili anayasal kurumlar arasında problem yok. Yargıtay ya da Danıştay'la alakalı değil problem. Kurumlarda ve toplumun içinde farklı görüşte olanlar var bu ayrı bir konu. Türkiye'nin kurallarının noksanlığından kaynaklanıyor. Bu ince ayarları yapmamız gerek."

    "YAŞANANLAR KONJONKTÜREL"

    Eksik olan kurallar mı yoksa eksik uygulanmasında mı? Çatışma cumhurbaşkanlığı seçimine kadar sürerse...

    "Bu tür işlerle seçimler arasında bağlantı kurmamak gerek. Türkiye'de seçim bitmeyecek ki.. Seçimleri bekleyemeyiz yarın cumhurbaşkanlığı seçimi sonra genel seçim sonra tekrar başka seçim. Biz kurallar diyoruz ama kurallar açık, net değil. Kuralları uygulamamanın bedeli olur, ezası olur. Eğer kurallar olsaydı o zaman müzakere süreci ve adaptasyonla niçin uğraşıyoruz. Hala eksiklikler olduğu açık. Açık, net, şeffaf ve yaptırımlarıyla beraber bir bütün hale getirip düzene koymalı. Bütün kuralları Sayıştay'la mal bildiriminden, imar kurallarını sıkı kural haline getirirseniz... Bir şekilde telefon dinleme yetkisi var da cezası net olsa insanlar daha tedbirli davranacaktır. Bu reformlarla yeni bir yörüngeye oturur şekilde hareket etmeli. İleri gidecek bir tutum takınmalı.. Kendini ateşlemesi gerek. Bugün yaşananları çok konjonktürel görüyorum."

    Reformdan çok restorasyon sürecine ihtiyaç yok mu?

    "Geri adımlardan ileriye gitmemiz gerek. 10 yıl önceki o parlak havamızın döndüğünü herkes görüyor."

    "ÇÖZÜM SÜRECİNDE DİKKATLİ VE SORUMLU OLMALIYIZ"

    Çözüm süreci sizce nasıl bir durumda?

    "Türkiye, konjonktürel gördüğüm bu konulardan çıkmalı. Türkiye'nin esas meselesi barış sürecini tamamına erdirme meselesidir. Seçimlerden sonra nasıl manzaralarla karşı karşıya kalacağına kafa yorması gerek. Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü riske atacak bir gelişme kesinlikle olmamalı. Demokratik anlayış çerçevesi içerisinde önemli adımlar atılıyor. Geçen hafta çıkarılan paketlerin içerisinde önemli maddeler vardı barış süreciyle alakalı fakat kimsenin dikkatini çekmedi. Kimse lehte veya aleyhte söz söylemedi. Dikkatli, soğukkanlı, sorumlu hareket ederek. Herkesin eşit vatandaşlık temeli üzerinde barış ve huzur içerisinde yaşayacak, sorunları çözecek yol bulmalıyız."

    "DIŞ GÜÇLER İDDİALARINI KABUL ETMİYORUM"

    Kimdir dış güçler?

    "Ben bunları kabul etmiyorum. Dış güçler iddialarını kabul etmiyorum ve doğru da bulmuyorum. Elbette dünyada Türkiye'nin müzmin muhalifleri vardır. 10 yıldır bizi övmüş, yaptığımız işleri göklere çıkarmış, takdir etmiş çevreler şimdi bizi eleştiriyorsa niçin şimdi konu ediliyor? Bu tür söylemler üçüncü dünya ülkelerine yakışacak türden söylemlerdir. Türkiye buradan kurtuldu. Yarayı açık bırakırsanız elbette sinekler üşüşür. Önemli olan yarayı açmamaktır. Elbette her ülkenin, her milletin müzmin muhalifleri vardır. Dün bizi destekler nitelikte makaleler yazan, manşetler atan medya veyahut devletler bugün niçin desteklemesin ki. Önce bir memleketin güçlü olması lazım.. Ekonomik, özgürlükler alanlarında güçlü olmak gerek. Dolayısı ile Türkiye'yi yıkmak isteyen birileri varmış gibi komplo teorilerine inanmıyorum. Yabancılar Türkiye ile alakalı açıklamalar yapabilirler, buna cevap vermek zorunda değiliz. Ben bu tür komplo teorilerine inanmıyorum. Biz kendimiz de eleştiriyoruz işin kötü gittiğinin farkındayız. Çok şeyler yapmış büyük potansiyeli olan bir ülkeyiz. Türkiye artık 3 bin 500 dolar geliri olan bir ülke değil ki 10 bin dolar olan bir ülkeyiz. Seçimden sonra işlerin düzeleceğini düşünüyorum."

    "YENİ BİR SOĞUK SAVAŞTAN HERKES ZARAR GÖRÜR"

    "Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü tanıyoruz. Gürcistan'ın da toprak bütünlüğünü tanıyoruz. Abhazya, Osetya ülkelerin bölünmesine ayrılmasına taraftar değiliz. Meseleye bu çerçeveden bakıyoruz Soğuk Savaş dönemi başlamamalı, başlarsa herkes zarar görür."

    "PARALEL BİR YAPI VAR"

    Türkiye'de bir paralel yapı var mı? Yolsuzluk iddiaları yargı anlamında takip ediliyor mu?

    "Türkiye'de bu gerçek devlet kurumları içerisinde farklı dayanışmaların olduğunu görüyoruz. Dini inancı, ideolojisi farklı olan herkes devlette her kademeye gelebilir. Herkes görev alabilir. Ama devlet kurumunda çalışıyorsa referansı sadece anayasa, yasalar ve hiyerarşik amirleri olacaktır, ona göre hareket etmeli. Bu tip dayanışmaların örnekleri var. Evet paralel yapı var. Yolsuzluklara ilgili ne gerekiyorsa yapılmalı.. Açık, şeffaf bir şekilde soruşturmalar yapılır, hukuki süreçler devam eder."

    Sayın Başbakan'ın paralel yapı vurgusu çok yüksek, sizce vahamet hangi boyutlarda?

    "Hukuk çerçevesinde ele almamız gerek. Kanunsuzluk yapanlar, suç işleyenler farklı referanslarla devlet içerisinde hareket edenler için yasal süreçler uygulanır. Bütün bunları hukuk çerçevesi içerisinde ele almak gerek. Suç işleyenlerle alakalı yasal süreçler tabii ki işler. Bunun dışında insanların farklı fikirleri olur elbette."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir