Euro
10.3037
-0.05%
Dolar
8.7583
-0.04%
Altın
492.4
0.31%
Borsa
1.401
-0.43%
Bitcoin
388.871
3.85%
13ºC
İstanbul
Parçalı bulutlu 13 C

    Davutoğlu'ndan gündeme yönelik açıklamalar

    Davutoğlu Habertürk'te Ece Üner'in sunduğu 'Enine Boyuna' programına konuk oldu.
    • 24.04.2012 - 03:57
    Davutoğlu'ndan gündeme yönelik açıklamalar

    Davutoğlu ndan gündeme yönelik açıklamalar #1

    Millet iradesine yapılan müdahalelerin milleti ortak akıl ve cumhuriyetin temel felsefesinden sapmaya yönlendirdiğini belirten Bakan Davutoğlu, kendi halkına güvenmeyen bir siyasi yapının, halkın tercihlerinin yanlış olduğunu düşünen bir anlayışın milli egemenlikten bahsetmesinin mümkün olmadığını ifade etti.

    28 ŞUBAT'LA HESAPLAŞILMALI

    ''Türkiye'de milli irade 27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, son olarak da 28 Şubat'ta sekteye uğradı'' diyen Davutoğlu, 28 Şubat'ın 12 Eylül müdahalesi gibi sadece beş generalin kararı olmadığını belirterek, 28 şubat sürecinin hesaplaşılması gereken bir süreç olduğunu kaydetti.

    Yargılama sürecinin intikam hırsı olarak görülmemesi gerektiğine dikkati çeken Davutoğlu, sürecin toplumun olgunlaşması olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

    DARBELER TSK'YI YIPRATMADI

    Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çok köklü bir geleneğe bağlı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    ''Türk Silahlı Kuvvetleri de köklü bir askeri geleneğe sahip. Dolayısıyla ordu geleneği ile devlet geleneği arasında birbirini tamamlayan bir bütünlük de vardır. Bu gelenek ile kişilerin yapmış oldukları yanlışlıklar arasında örtüşme olmaz. 27 Mayıs ihtilalini yapanlar yanlış yapmışlardır. Milli Birlik Komitesi'ni kuranlar 1965'te ilk genel seçim sonrası yargılanmalıydı. Aynı ordu Kıbrıs dahil Türkiye'nin savunma stratejisini başarıyla yerine getirmiştir. 27 Mayıs'ta, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta kişilerin yaptığı yanlışlar Türk Silahlı Kuvvetleri'ne geleneğini ve profesyonelce görev yapma kabiliyetini kaybettirmemiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kapasitesi her zaman Türkiye'nin karşı karşıya kalabileceği tehlikelere meydan okuyabilecek kapasitededir.''

    TÜRKİYE TEK BİR COĞRAFYA DEĞİL

    Türkiye'nin konumunun tek coğrafya ile sınırlı olmadığını belirten Davutoğlu, ''Türkiye kendisini her zaman Avrupa'da konumlandırdı. Aynı zamanda Balkanlar'da, Ortaasya'da, Ortadoğu'da ve Afrika'da konumlandırdı. Hiçbir zaman Türkiye tek coğrafyalı, tek kimlikli stratejik arayış içerisinde olamaz. Türkiye olmadan Avrupa tarihi olamaz, Avrupa kimliği anlaşılamaz. Avrupalılık kimliğimiz anlaşılamadan da Türk kimliğimiz tam anlaşılamaz'' dedi.

    SURİYE'DE SON DURUM

    Davutolu, 2005 yılında Esed yönetimine tüm dünya kapılarını kapatmışken Türkiye'nin sonuna kadar açtığını belirterek, Türkiye'nin Suriye rejimine takındığı tavrında hiçbir yanlış değerlendirme yapmadığını, hiçbir şekilde yanlış bir karar almadığını kaydetti.

    Türkiye'nin son yıllarda dünyada edindiği itibarda komşularıyla geliştirdiği ilişkilerin büyük payı olduğuna işaret eden Davutoğlu, bölgede başarılı olmasının ilkesel olmasından kaynaklandığını söyledi.

    HUMUS'U GÖZLERİNİZLE GÖRÜN

    Gazetecilerin Humus'u kendi gözleriyle görmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, ''Ortada bir sorun yokmuş da Türkiye bir sorun çıkarmış gibi yansıtanlar ya olayı takip etmiyorlar ya da Suriye halkının verdiği bu onurlu mücadelenin hakkını vermiyorlar'' değerlendirmesinde bulundu.

    ''Suriye'de özgürlükleri için ayağa kalkmış halk, sanki problem çıkaran onlarmış gibi gösteriliyor'' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

    ''Suriye yönetimi Suriye halkıyla savaşıyor. Humus'ta 600 bin kişi evinden edildi. Köy köy Suriye'de ne yaşandığın biliyoruz. Humus'ta şehir kuşatılıp sürekli bir top saldırısına tutuluyor. Herhalde bunların hepsi terörist değil. Suriye yönetimine Rusya ve Çin'de dahil olmak üzere çok yanlış yöntem uyguladığını söylediler. Suriye'de barışçıl taleplerin dile geçirilmesine imkan sağlaması gerekiyor. Suriye halkı kendi talebini rahatlıkla yerine getirebilirse bu talepler karşılık bulursa serbest örgütleme, serbest parti kurma gibi bütün bu haklar getirilirse bölgeye barış gelebilir.''

    KIBRIS MESELESİ

    Kıbrıs'ta Türkiye'nin 2008 yılından beri sürdürdüğü iyi niyetli bir çabasının olduğunu da ifade eden Davutoğlu, bu süreç içerisinde çok ciddi ilerlemeler kaydedildiğini vurgulayarak, ''Kıbrıs'ta adil bir çözüm için her şeyden önce güçlü bir siyasi iradenin olabilmesi gerekiyor'' diye konuştu.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir