Euro
10.2596
0.95%
Dolar
8.4626
0.81%
Altın
505.97
-0.15%
Borsa
1.454
-0.45%
Bitcoin
336.881
6.73%
18ºC
İstanbul
Yer yer bulutlu 18 C
    Demirel: 28 Şubat bugün olsa altına imza atarım

    Demirel: 28 Şubat bugün olsa altına imza atarım

    9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 28 Şubat süreciyle ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu..
    • 08.06.2012 - 08:33

    Demirel: 28 Şubat bugün olsa altına imza atarım #1

    TBMM Darbe Komisyonu dün 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i dinlemek için Güniz Sokak'a gitti. Komisyon üyelerini karşılayan Demirel'in ilk sözü, "İşiniz fevkalade zor, 3 saatte toparlamaya çalışacağım" oldu. Ancak 3 değil, 4 saat bile yetmedi. Komisyon Baba'yı ikinci kez dinleme kararı aldı.

    YASAL SINIRLAR İÇİNDE YAPILAN BİR EYLEMDİR 28 ŞUBAT

    9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun sorularını yanıtlarken tarihi açıklama ve değerlendirmelerde bulundu. 12 Mart darbesi için ilk kez "Solcular yaptı" ifadesini kullanan Demirel, Cumhurbaşkanlığı dönemine denk düşen 28 Şubat postmodern darbesi için "Yasal sınırlar içinde yapılmış bir eylemdir" nitelemesini kullandı. Siyasilerin demokrasiye sahip çıkma iradesini her zaman çok güçlü olamayabileceğini belirten Demirel, "Belli dönemler vardır ki insanlar korkabilir. Bu korkunun da anlaşılması gerekir" diyerek, komisyona "değerlendirmelerinizi döneme göre yapın" tavsiyesinde bulundu.

    KARE KARE DEMİREL'E YAPILAN O ZİYARET

    'Tek devlet vardır'

    "Derin devlet var mı?" sorusuna, "Türkiye'de bir tane devlet vardır. Türkiye cumhuriyeti devleti. Onun dışında başka bir devlet arıyorsanız, ordudur" yanıtını veren Demirel, muhatap olduğu darbe süreçlerine ilişkin psikolojisini ise, "Her defasında devletin bekası, seçimlerin yeniden yapılabilmesi için birçok şeye göz yumdum, katlandım" sözleriyle dile getirdi. 4 saat süren görüşmede 28 Şubat sürecinin detaylı değerlendirilmesine zaman kalmayınca, Demirel'in de talebi doğrultusunda ikinci bir görüşmenin yapılması kararlaştırıldı. Ancak bu görüşmenin tarihi dün belirlenmedi.

    Minibüsle gittiler

    TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyeleri dün Türk siyasi tarihine damga vuran darbe ve muhtıra süreçlerinin hem en yakın tanığı hem de mağdurları arasında yer alan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i ziyaret etti. Darbe komisyonu kritik ziyareti sırasında "tasarruflu" davranmaya da özen gösterdi. Komisyon Başkanı Baş da dahil olmak üzere heyette yer alan milletvekilleri ayrı ayrı makam ya da şahsi araçları yerine Güniz Sokak'a TBMM'ye ait beyaz bir minibüsle birlikte gittiler. Heyette, önceki günkü komisyon toplantısında Başkan Baş'ın "süre" ve "üslup" konusundaki uyarılarına tepki gösterek ziyarete katılmayacağını bildiren BDP'li Sırrı Süreyya Önder yer almadı.

    'Benim için zevktir'

    Komisyon üyelerini karışlayan Demirel görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Demirel, "Türkiye'nin 50 yılına damgasını vurmuş çok önemli bir konu. Benim de bilgimi almak istediler. Nezaketle kabul ettim. Çok zor bir konu Allah kolaylık versin. 3 saat içinde toparlamayı düşünüyorum. Ama önü açık" dedi. Nitekim görüşme 4 saat sürdü. Görüşmede 1960 darbesi, 12 Mart 1971 muhtırası, 12 Eylül askeri darbesi dönemlerine ilişkin detaylı görüşmeler yapıldı. 28 Şubat sürecinin mercek altına alındığı bölüm ise toplantıya 4'üncü saatte son verilmesi nedeniyle yeterince detaylandırılamadı. Komisyon Başkanı Nimet Baş, görüşme sonrası yaptığı açıklamada, kısıtlı zaman nedeniyle görüşmenin komisyon açısından da, Demirel açısından da tamamlanmamış olduğunu belirterek, yeniden bir buluşmanın gerçekleşeceğini söyledi. Demirel'in "Benim için zevktir" diyerek komisyon ile ikinci bir görüşme yapmayı kabul ettiğini belirten Baş, bu görüşmenin tarihinin henüz netleşmediğini bildirdi.

    Baba hafıza tazeledi

    Demirel, Meclis Araştırma Komisyonu heyetiyle görüşmesine "sıkı bir çalışma" yaparak hazırlandı. Demirel, milletvekillerinden gelebilecek sorulara karşı vereceği yanıtlara ilişkin "hafıza" tazelemesi yaptı. Demirel, 50 yıllık siyasi geçmişine ilişkin notlarını gözden geçirdi. Ayrıca geçmişte, başta TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi, derin devlet ve 28 şubat süreciyle ilgili yaptığı açıklamalara ilişkin arşiv kayıtlarını inceledi.

    'Allah size kolaylık versin'

    Demirel, Güniz Sokak'taki evine minibüsle gelen 11 komisyon üyesini toplantının yapıldığı çalışma odasının girişinde tek tek ellerini sıkarak karşıladı. "Çalışmalarınıza yardımcı olmak için elimden gelen gayreti göstereceğim" diyen ve konunun komplike olduğunu belirten Demirel, "Allah size kolaylık versin. Zor bir işle görevlendirildiniz. TBMM'nin şanına layık çalışma yapacağınızdan eminim" dedi.

    Basına simit dağıtıldı

    Görüşme öncesinde basın mensupların kısa bir süre görüntü almasına izin verildi. Daha sonra görüşme basına kapalı olarak sürdü. Görüşme sırasında dışarıda bekleyen basın mensuplarına da simit ikram edildi.

    Önder isyanını twitter'dan sürdürdü

    Komisyonun önceki gün yapılan toplantısından önce twitter'dan "Demirel'e ne soralım" diye soran ve yüzlerce yanıt alan Sırrı Süreyya Önder, toplantıda Başkan Nimet Baş'ın soru sayısının sınırlandırılması ve "üsluba dikkat edilmesi" uyarısına tepki göstermiş ve "görüşmeye gelmeyeceğim" demişti. Önder dün de komisyon üyeleri Güniz Sokak'a gitmeden twitter'da yazdığı mesajda, "Demirel'e soru önerisi gönderen herkese teşekkürler. Yarısını bile sorma şansı olmadığı için gitmiyorum, soruları buradan sorarız... Demirel'e binlerce olaya dair birşey sormamak nezaket midir" diye yazdı.

    Nimet Baş görüşmeyle ilgili şu detayları anlattı:

    "Demirel ülkemizin en kritik dönemlerinde siyasi görevlerde bulundu. Görüşmede; 1960 ihtilali, 1980 ihtilai, 1971 muhtırası ve en son olarak 28 Şubat süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Ancak zamanın kısıtlı olması nedeniyle çalışmalarımızın tamamlanamadığını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı da tamamlanamadığı konusunda bize katıldı. Demirel 'tekrar siz yorulmazsanız bir 4 saat daha sizi bekliyorum' dedi.

    Demirel, Meclis'te böyle bir komisyon kurulmasını ve böyle bir iradenin ortaya çıkmasını çok önemsediğini söyledi. Hangi gerekçeyle olursa olsun demokrasinin askıya alınmasının kabul edilebilir bir yanı olmadığını söyledi. Aynı zamanda demokrasiye sahip çıkma iradesinin çok güçlü olamayabileceğinden söz etti.

    Bazı dönemlerde insanların demokrasiyi savunmaktan korkabileceklerini aktardı. Dönemlere göre bir değerlendirme yapılması gerektiğini ve demokrasiye sahip çıkma konusunda siyasilerin bugünkü kadar güçlü olmadıklarını söyledi.

    Nimet Baş, Demirel'in '1960'taki ihtilal olmasaydı Türkiye bugün çok farkı bir noktada olurdu' şeklinde yaptığı değerlendirmeyi de aktardı.

    'Yeni birşey yok'

    CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, görüşmeyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

    Demirel'in yaşanan bu 4 sürece ilişkin bütün soruları yanıtladığını ifade eden Toptaş, "Demirel bütün darbelere muhatap olmuş bir insandır. Kendisine 1960 ihtilali, 1980 ihtilali, 1971 muhtırası ve 28 Şubat dönemine ilişkin sorular sorduk. Demirel bütün sorularımızı yanıtladı ancak, kesinlikle yeni bir şey yok. Demirel kendi üslubuyla sorularımızı yanıtladı, hepsi bildiğimiz, beklediğimiz yanıtlardı" diye konuştu.

    'ABD etkisi yok'

    Toptaş, Demirel'in 'Darbelerin içinde Amerikan etkisi olup olmadığına yönelik' bir soruyu "Kesinlikle yok" şeklinde yanıtladığını aktardı.

    'Tek devlet T.C'

    Demirel'e sorulan sorulardan biri de 'Türkiye'de derin devlet var mı?' oldu. Toptaş, Demirel'in bu soruya "Türkiye'de bir tane devlet vardır. O da TÜrkiye Cumhuriyeti devletidir, başka bir devlet varsa o da ordudur" yanıtını verdiğini söyledi.

    '28 Şubat'tan kimse rahatsız olmadı'

    Toptaş, Demirel'in 28 Şubat sürecine ilişkin değerlendirmesini ise şöyle aktardı:

    "28 Şubat'ın yasal sınırlar içinde yapılmış bir eylem olduğunu kendisinin yasalar bağlı olduğunu ve bu süreçte kimsenin rahatsız olmadığını söyledi. Dönemin iyi hatırlanması gerektiğinin altını çizdi ve irticanın yükseldiği konusunda belgelerin çıktığını, tarikatların hızla arttığını ve ülkenin bölünme noktasına geldiğini, bunun da toplumda büyük rahatsızlık yarattığını anlattı."

    Hasan Cemal'e gönderme

    Demirel'in görüşmede '1971 darbesini solcuların yaptı' dediğini anlatan Toptaş şöyle devam etti: "Kendisine 'bu darbeyi solcular yapmışsa, binlerce solcunun işkenceden geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz' dedik. Demirel bu sözlerimiz üzerine bize Hasan Cemal'in kitabını örnek gösterdi. Türkiye'yi perişan eden ve solu tasviye eden bir dönemi Hasan Cemal'in kitabıyla bağdaştırmasını çok manidar bulduğumu söylemek isterim.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir