Euro
10.1665
0.49%
Dolar
8.6536
0.31%
Altın
493.18
0.19%
Borsa
1.389
0.21%
Bitcoin
363.923
-3.26%
21ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 21 C

    Demirtaş'tan Erdoğan'a muhatap cevabı

    'Kürtlerin siyasi hakları konusunda tam muhatabız. Silah bırakmada ise ancak arabulucu rolü oynayabiliriz'
    • 09.04.2012 - 09:02
    Demirtaş'tan Erdoğan'a muhatap cevabı

    Demirtaş tan Erdoğan a muhatap cevabı #1

    Taraf gazetesinden Neşe Düzel'e konuşan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş: 'Kürtlerin siyasi hakları konusunda tam muhatabız. Silah bırakmada ise ancak arabulucu rolü oynayabiliriz' diye konuştu.

    "Hükümet, silah bırakma ve ateşkes konularını bizimle görüşemez. Bu konuda bizim yetkimizin olmadığını Başbakan da çok iyi biliyor. Başbakan'ın bizden istediği karar ve irade, silahla ilgiliyse, bunu başka yerle görüşecek."

    "Bir üst düzey yetkili, gelip bize hükümetin politikasını söyledi. 'Artık kritik süreçleri (seçim) atlattık. Ortada protokol falan yok. Öcalan'ın düşünceleri bunlar. Biz Kürt orununu çözdük. Bildiğimiz yoldan ilerleriz' dedi."

    "Hükümet yok böyle bir şey desin, birlikte çıkıp bunu açıklayalım. Müzakere masasını bizzat hükümet devirdi. Silvan'ı da bu gerçeği örtmek için fırsat olarak kullandı. 'Ben tam barış yapacaktım, bunlar süreci baltaladılar' dedi."

    NEŞE DÜZEL: Yeni Kürt stratejinin açıklanmasından ve Başbakan'ın, Kürt meselesinin siyasi partilerle müzakere edileceğini söylemesinden sonra, siz müzakerelere hazır olduğunuzu söylediniz. Sizin açıklamanıza hükümetten bir cevap geldi mi?

    SELAHATTİN DEMİRTAŞ: Hayır, gelmedi. Başbakan, en son olarak da, "Eş başkanlar, kendi iradeleriyle karar vereceklerse görüşürüz, onun dışında onlarla görüşmeyiz" dedi. Bu çok ilginç! "Eğer iradeniz ve karar alma gücünüz yoksa, eğer bir karar oluşturamayacaksanız, ben sizinle neyi konuşacağım?" diyor Başbakan.

    BDP'YLE HER ŞEYİ KONUŞABİLİR

    Sizce ne demek istiyor? "Terör örgütünden emir almayan, iradesi olanla müzakere ederiz" dedi Başbakan.
    Aslında bu sözlerin altındaki beklentiyi okursak, Başbakan "aslında benim konuşmak istediğim şey silah meselesi" diyor. Yoksa Başbakan, Kürt sorununu konuşmak istiyorsa, BDP'yle her şeyi konuşabilir.

    Neleri konuşabilir?
    Anadilde eğitimi, yeni anayasayı, anayasal vatandaşlığı, yasal değişiklikleri her şeyi konuşabilir. Bizim bu konuların tamamında irademiz de var, karar alma gücümüz de var. Ama Başbakan'ın derdi, Kürtlerin hakları ve özgürlükleri değil! Bu yüzden de "ben, BDP'yle ne konuşacağım? Onların karar alma güçleri ve yetkileri yok" diyor. Çünkü o, hep silahı konuşmak istiyor. Onun kafasındaki Kürt sorunu sadece silah sorunu!

    Siz, çağrıya cevap verdiniz ve "müzakere ederiz" dediniz. Hükümetin size cevap vermesini bekliyor musunuz?
    Cevap vereceklerini sanmıyorum.

    MÜZAKERELER AÇIK VE ŞEFFAF OLMALI

    Eğer hükümet sizinle müzakereye oturursa, siz bu müzakereleri hangi şartlarda sürdüreceksiniz?
    Birinci koşulumuz, müzakereler açık ve şeffaf olmalı. Her görüşmeden sonra kamuoyu, görüşmelerin içeriğiyle ilgili bilgilendirilmeli. Görüşmeden ne elde ettik, biz ne konuştuk onlar ne dedi, hepsi açıklanmalı. İkinci koşulumuz, her görüşmeden sonra hükümet, somut adımlar atmalı.

    Anlamadım...
    Müzakere süreciyle ilgili taraflara ancak böyle somut adımlar atılarak güven verilebilir ve ancak o zaman çatışmasızlık ortamı yaratılır. Bu çatışmasızlık ortamı sayesinde de müzakereler ilerler. Yani iki süreç birbirini besler. Bakın... KCK operasyonlarıyla ve basına yapılan baskılar nedeniyle şu anda siyasi ortam zehirlenmiş durumda. Yedi bin üyesi, milletvekili, belediye başkanı tutuklanmış bir partinin, demokratik siyasi kanallar güçlü mesajını verebilmesi için elinin güçlü olması lazımdır. Dolayısıyla Terörle Mücadele Kanunu dâhil bazı yasal değişikliklere ihtiyaç var.

    HÜKÜMET ADIM ATMAZSA..

    Müzakere yapmak için bir koşulunuz da KCK konusunda Terörle Mücadele Kanunu'nun değişmesi ve KCK tutuklularının serbest bırakılması mı?
    Evet. Hükümetle kuracağımız diyalogda bunları konuşuruz. Bu konularda adım atmasını isteriz. KCK'den alınanları serbest bırakacak düzenlemeler yapılmalı. Çünkü bu adımlar atılmazsa, bizim müzakere yapma şansımız olmaz. BDP, sürekli üyeleri tutuklanan bir parti. Benim bile tutuklanmayacağımın bir garantisi yok. Anayasa Komisyonu üyemiz bile tutuklandı bizim. Türkiye'nin son yüzyılının en ağır sorununu çözeceksek somut adımlar atılmalı artık. Ama hükümet adım atmazsa...

    Hükümet adım atmazsa ne olur?
    Hükümet, adım atmazsa ama buna karşılık bir yanda askerî operasyonları ve KCK tutuklamalarını sürdürüp diğer yanda da BDP'ye, "ben seninle gene de bu silah meselesini konuşurum" derse, aslında bu, hükümetin müzakere yapma niyeti yok demektir. Oysa bizim müzakerenin başlangıcındaki ilk beklentimiz, silahların susması olur.

    Silahlar nasıl susacak?
    Silahlar karşılıklı olarak susmalı ve hükümet de bunun için çaba sarf etmeli. Hükümet operasyonları durdurmalı. PKK de ateşkes sağlamalı. Önce bu zemini oluşturmalıyız. Bu zemin oluşmadan esası konuşmakta zorlanırız! AKP, "terörle müzakere etmem" diyor ama, geçmişte İmralı'da, Oslo'da, iki buçuk, üç yıl görüştüler. Başbakan o zaman da "terörle müzakere etmem" diyordu. Ben bu yüzden müzakereler tümüyle bitti diye düşünmüyorum.

    BİZ SİYASİ MUHATABIZ

    PKK'yla müzakereler devam mı ediyor?
    Sanmıyorum ama, "PKK ile devlet arasında görüşmeler artık asla olmaz" da dememek lazım. Koşullar oluşursa ve müzakereye inanç gelişirse görüşmeler yeniden başlayabilir. BDP bu konuda katkı sunabilir. Şöyle söyleyeyim... Hükümet, Kürt sorununun siyasi ağırlığını bizimle konuşsun. Biz, siyasi muhatabız. Seçmenlerden bunun için oy, destek ve yetki aldık biz. Meşruiyetimiz var. Bizim...

    Evet...
    Bizim, Kürt halkının haklarının ve özgürlüklerinin anayasa ve idari yasalar düzeyinde nasıl teminat altına alınacağı, eşitlik sorununun nasıl çözüleceği konularında çözüm önerilerimiz, takvimlendirilmiş programımız ve projemiz var. Hükümet, siyasi konuları bizimle rahatlıkla konuşabilir.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir