Dolar
6.8612
0.0014%
Euro
7.7611
0.1535%
Altın
1798.58
-0.2689%
Borsa
114808.56
-0.8506%
G. Altın
396.959
-0.248%
Bitcoin
63644.24
-0.0606%
23ºC
İstanbul
Açık 23 C

    Efkan Ala'nın portresi

    Kabine değişikliğinde en çok konuşulan isim İçişleri Bakanı Efkan Ala oldu. Peki Efkan Ala kimdir?
    • 05.01.2014 - 13:39
    Efkan Ala'nın portresi

    Efkan Ala'nın portresi #1

    İşte son günlerin en çok merak edilen adamı İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın 'içeriden' portresi:

    Temel Ala (babası): "Çok akıllı bir çocuktu. Bizi hiç üzmedi. Zor şartlarda okulu bitirdi.

     "Refik Yeşilyurt (İlkokul arkadaşı): "Sınıfta sevilen, çalışkan biriydi. Okul dışında bağda bahçede olurduk."

    Mustafa Ak (Üniversiteden arkadaşı): "Soğukkanlı ve muhakemesi güçlü biriydi.

     Kemal Cirit (iş arkadaşı): Edebiyata ve musikiye meraklıydı. Cemil Meriç'ten etkilenmişti.

    EFKAN ALA KİMDİR?

    Âlâ, 1965 Erzurum Oltu doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1987'de mezun oldu. Mezuniyetinin ardından kaymakamlık stajına başladı.

    İŞTE YAPTIĞI GÖREVLER

    İki yıl Sakarya Valiliği maiyet memurluğu, bir yıl İngiltere'de hizmet içi eğitimden sonra, ikişer yıl Dernekpazarı, Kabataş ilçelerinde kaymakamlık, Tunceli'de vali yardımcılığı yaptı. İçişleri Bakanlığı'nda Eğitim Şube Müdürlüğü, İller İdaresi Daire Başkanlığı, Turizm Bakanlığı'nda Eğitim Genel Müdürlüğü ve Müşavirlik görevlerinde bulundu. 2003'te ise Türkiye'nin en genç valisi olarak Batman Valiliği'ne, yaklaşık 2 yıl sonra da Diyarbakır valiliğine getirildi.

    12 YAŞINDA EVDEN ÇIKTI

    Efkan Âlâ, Temel ve Gönül Âlâ çiftinin sekiz çocuğunun en büyüğü. Oltu'nun Çanakpınar köyünde yaşıyorlar. Temel Bey köyün muhtarı. Oğlu Efkan Ala'yı çalışkan, kendi halinde, akıllı bir çocuk olarak anlatıyor. Oğlunun eğitimini zor şartlar altında tamamladığını söyleyen Temel Bey, şunları söylüyor: 'Efkan çok akıllı bir çocuktu. Bizi hiç üzmedi. Derslerine çalışırdı. Okula zor şartlar altında gitti. O zamanlar ben dışarıda çalışıyordum. Saygılı, hayırlı bir evlattı. Yaramaz bir çocuk değildi. İnsanlar arasında ayrım yapmazdı. Yeni görevinde vatana millete faydalı olmasını diliyorum'

    Anne Gönül Âlâ da aynı temennileri iletiyor. Efkan Âlâ'nın 12 yaşındayken yanından ayrılıp yatılı olarak okumaya başladığını söyleyen Gönül Âlâ, 'O zamandan sonra tatillerde bir iki gün gelip dizimin dibinde oturursa otururdu. O zamandan çıkmış yanımdan' diyor.

    DERSTEN SONRA TARLAYA

    Efkan Âlâ'nın ilkokul arkadaşı Refik Yeşilyurt Oltu'da ticaretle uğraşıyor. Birlikte aynı sıraları paylaştığı Efkan Âlâ'nın en çok ikna kabiliyetine vurgu yapıyor. Refik Bey, 'Efkan Bey çalışkan bir arkadaşımızdı. Sınıfta sevilen biriydi. Uyumlu, fikir üreten, ikna kabiliyeti olan birisiydi. O dönemde ailelerimiz sıkıntı içindeydi. Maddi zorluklarla okuduk. Okul dışında bağda bahçede olurduk. Derslerden sonra anne babalarımıza tarlada yardım ederdik. İlkokuldan sonra İmam Hatip lisesinde yatılı okudu Erzurum'da. Ben Erzurum'a gittikçe uğrardım. Erzurum Kongre caddesinde bir yerimiz vardı. Oturur orada sohbet ederdik. Sonra ben ticarete başladım. O da talebeliğine devam etti. Fırsat buldukça da hep birbirimizi ziyaret ettik. Hala görüşüyoruz' diyor.

    Efkan Ala'nın portresi #2

    "SEZAİ KARAKOÇ DİNLERDİK"

    Lise yıllarından sonra üniversitede İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi Efkan Âlâ. Burada edindiği arkadaşlarıyla bugüne dek süren dostluklar kurdu. Hatta bu arkadaş gurubu 87'ler diye anılıyor. Bugün vali, müsteşar, genel müdür pozisyonundaki birçok isim Efkan Âlâ'nın bu dönemden arkadaşı. Şu an Keçiören Belediye Başkanı olan Mustafa Ak'la da üniversiteye başladıklarında tanışmışlar. Anadolu'dan İstanbul'a gelen ve burada arkadaş olan Ak ve Âlâ sadece İstanbul'da beraber okumamış aynı zamanda İstanbul'u da birlikte okumuşlar. Okullarında devam mecburiyeti olmadığı için, birebir ders takibi yerine, ders notundan çalışıp İstanbul'un kültür ortamlarında bulunmayı tercih etmişler. Mustafa Ak o günleri şöyle anlatıyor: 'İstanbul Üniversitesi'nde 1983 yılında tanıştık. O zamandan beri dostluğumuz devam ediyor. Biz sadece İstanbul'da okumadık, İstanbul'u da birlikte okuduk. İstanbul'daki hem kültürel hem sanatsal faaliyetlere katıldık. İstanbul tarihi dokusuyla, üç imparatorluğa başkentlik yapmış olmasıyla gerçekten okunması bilinmesi gereken bir yer. Bu zenginliğinden faydalanmak açısından İstanbul'u keşfetmek, İstanbul'u tanımak için etkinlikleri takip ettik. Ahmet Kabaklı'nın Edebiyat dergisi çerçevesinde yapmış olduğu sohbetler vardı. O sohbetlere katılıyorduk. Samiha Ayverdi'nin bulunduğu dönemlerde Fetih cemiyetinde musiki sohbetleri olurdu. Oraya giderdik. Necip Fazıl'a yetişemedik ama edebiyatın çok yoğun bir şekilde hissedildiği yıllardı. Vakıfların, cemiyetlerin yapmış olduğu çalışmalara katılır, Sezai Karakoç gibi isimlerin sohbetlerini dinlerdik'

    CEMİL MERİÇ'TEN ETKİLENMİŞ

    Efkan Ala'nın hep bahsedilen edebiyat ve musiki ilgisini de biraz açıyor Kemal Cirit: 'Hem dünya klasiklerinin hem Türk edebiyatının özelliklerini üzerinde taşır. Çok okuyan bir insandır. Ciddi anlamda Cemil Meriç'ten etkilenmiştir. Alev Alatlı'nın saçaklı mantığını kullanmayı başarmış bir bürokrattır. Türk sanat musikisinin çok güzel, ağdalı parçalarını kendisinden dinleyebilirsiniz. Amatör anlamda çok yakın arkadaşlarına söyler. Bazen çalışırken de söyler. Unutulan musikinin nağmelerini sergilemede oldukça iyidir, ciddi anlamda bir ezberi de vardır bu konuda.' Kemal Cirit, Efkan Ala'nın çok yemeğe düşkün biri olmadığını ancak balık kültürünün de çok geliştiğini söylüyor ve ekliyor 'Her çeşidini de çok iyi bilir.'

     

    Haberin tamamını okumak için tıklayınız...

    Görüş Bildir