Euro
9.3753
-0.14%
Dolar
7.8668
-0.06%
Altın
457.95
-0.02%
Borsa
1.342
1.28%
Bitcoin
135.151
-10.64%
8ºC
İstanbul
Açık 8 C
    Erbil'in öteki yüzü

    Erbil'in öteki yüzü

    Puro, şarap, caz ve uzun saçlı kadınlar..
    • 09.12.2012 - 14:27

    Erbil in öteki yüzü #1

    Radikal yazarı Deniz Zeyrek bugünkü köşesinde, varlık mücadelesi veren yoksul halkın yıkık dökük Kürt kenti Erbil'in bilinmeyen yüzünü yazdı.. "Erbil'de akşamlar nasıl geçer?" diye merak ediyorsanız, cevabı bu yazıda..

    İşte Zeyrek'in kaleminden öteki Erbil

    Erbil'i nasıl bilirsiniz? Ya da Erbil denince aklınıza ne gelir? Doğrusu,
    ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra hiç görmediğim için bu sorular 10 gün önce
    bana sorulduğunda yanıtım çok net olurdu: Varlık mücadelesi veren yoksul
    bir halkın yıkık dökük Kürt kenti... Ancak, 2 Aralık Pazar günü Petrol-Gaz Konferansı için gittiğim kentte geçirdiğim üç gün, hafızamdaki bu imajı temelinden sarstı. Erbil'deyken twitter aracılığıyla çok az bölümünü paylaştığım ve dinamik bir geri dönüş aldığım izlenimlerimi bugün daha detaylıca Radikal okurlarıyla paylaşmak niyetindeyim. Erbil denilince akıllarına Kürt sorunu gibi koyu siyasi
    kavramlar gelen okurlarımın iznini rica ederek, Erbil'deki şatafata ilişkin birkaç gözlem aktaracağım.

    İLK DİKKATİMİ ÇEKEN PİSTLER

    ABD'nin Erbil'i Erbil Havaalanı'na indiğimizde ilk dikkatimi çeken pistler oldu. Gerçekten normalden geniş ve uzun oldukları gibi ticari uçuş standartlarının üzerinde bir standarda sahipti. Türk şirketlerinin inşa ettikleri görkemli havalimanı binasının etrafındaki uçsuz bucaksız alanı da geniş ve uzun pistlerle birlikte değerlendirince durum açığa çıkıyordu. ABD ordusu bugün Irak ya
    da İran ile ilgili bir aksiyon yaratmak istese, herhalde en büyük askeri kargo
    uçakları C-130 Hercules ya da C-160 Transall'ın ötesinde geleceğin askeri
    nakliye uçağı olarak tasarlanan FIMA bile rahatlıkla bu pistlere iniş
    yapabilecektir. Bu da Irak'ı terk eden ABD ordusunun, "sivil güçleriyle"
    yayılmaya başladığı bu bölgeye bir gün tekrar dönebilme ihtimalini hesaba
    kattığını gösteriyor olsa gerek.

    Havaalanından yoğun güvenlik önlemleri arasında kente girip şehre doğru
    ilerlerken ilk dikkatimi çeken, daha önce petrol üreticisi Arap ülkeleri ile
    Teksas'ta gördüğüm devasa ciplerdi. Eee, her taraftan petrol fışkıran bir
    bölgede gayet normal bir durum olsa gerek.

    BAŞI GÖĞE EREN BİNALAR

    Bu arada başka bir dikkat çekici unsur da 'başı göğe eren' binalar oluyor.
    Divan Oteli'nin muhteşem binasının tam karşısındaki cam plaza ve
    etrafındaki villalar adeta, "Dur yolcu, burası 2002'de geldiğin Erbil değil"
    mesajı veriyordu. Barzanicilerle Talabaniciler arasında çatışmaların
    yaşandığı dönemde yatacak otel bulamayan biri olarak, Erbil'de 5 yıldızlı
    otellerin, 'camdan' plazaların artmaya başlaması da köprünün altından çok
    sular aktığının başka bir emaresiydi. Eminim, böyle devam ederse Erbil'in
    orta yerinde 10 yıl sonra Manhattan benzeri bir bölge bulabiliriz.


    KENTİN EN İŞLEK BÖLGELERİNDE NİŞANTAŞI ATMOSFERİ

    Kentin en işlek bölgelerinde tanıdık bildik markalarla dolu alışveriş merkezleri Nişantaşı atmosferi yaratıyor. Söz konusu AVM'lerin önündeki park sorunu ve içerideki doluluğu görünce de kişi başı 300 dolar olan milli gelirin son 5 yılda kişi başı 5 bin dolara çıkmasının etkilerini hissediyoruz. Otele girip çıkan petrolcüleri gördükten sonra da, kaldığımız otelin girişindeki Beymen mağazasının, İstanbul'un lüks semtlerinden birindeki mağazasından sonra en çok satış yapan ikinci Beymen mağazası olduğunu anlattıklarında nedense hiç şaşırmıyoruz.

    KAPİTALİZM CANAVARI ERBİL'DE

    Bu tabloyu anlattıktan sonra hemen 'Bütün Erbil öyle değildir' diye düşündüğünüze inanıyorum. Haklısınız; Erbil'in belki de dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri olan kalesi etrafındaki ikinci el pazarını görünce de gelir uçurumunun hayli fazla olduğunu, 'vahşi kapitalizm' dedikleri canavarın Erbil'i de mekân tuttuğunu görüyoruz.

    1000 POUND'LUK ŞARAP

    Doğrusunu isterseniz, Bölgesel Yönetim'in İngiltere'den transfer ettiği
    yeni Petrol Bakanı Ashti Havrami'nin bu sektördeki yolsuzluğu bitirdiği
    söyleniyor. Ancak Barzani ve Talabani ailesinden olanların zenginliği
    gözlerden kaçmıyor. Bölgesel Yönetim Başbakanı Neçirvan Barzani'nin
    muhteşem bir şarap kavı olduğunu, itibarlı konuklarına şu andaki piyasa
    değeri bin İngiliz Sterlini'ni aşan şaraplar açtığını söylesem, bilmem inanır
    mısınız?

    Erbil in öteki yüzü #2

    UKRAYNALI SAKSAFONCU

    Erbil'de akşamlar nasıl geçer diye sorarsanız, herkesin cevabı, "Hıristiyan
    mahallesi Ainkawa'ya gidin" oluyor. Ancak 5 yıldızlı otellerin lobileri,
    restoranları ya da barları da oldukça hareketli. Divan Oteli'nin lobisinin sağ
    tarafında sigara serbest ve bu özgürlüğü herkes puro ile taçlandırmakta
    anlaşmış gibi. Göz gözü görmüyor ama lobiden çok bir puro kulübü havası
    yaratıyor. Aynı oteldeki Japon restoranı, gecenin ilerleyen saatlerinde bara
    dönüşüyor ve suşi yedikten sonra arkadaşlarınızla 'networking' işini aynı
    mekânda sürdürebiliyorsunuz. Eğer Teksaslı bir kovboy iseniz, diğer lüks
    otel Rotana'nın çatı katındaki cazz bardaki Ukraynalı saksafoncu ve tek
    yumurta ikizi piyanist de kendinizi ABD'de hissetmenize yardımcı olabilir.
    Nitekim, bir petrol şirketinin aynı otelde düzenlediği yemekte sahne alan
    saksafoncu Ukraynalı, herkesin aklını başından almayı başardı.
    Bu arada eğer petrolcü tanıdıklarınız varsa, o camiadan birinin evinde
    verdiği bir partiye de gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Açılan kaliteli
    şaraplar, ikram edilen Küba puroları, duvarları süsleyen muhteşem tablolar,
    James Bond filmlerinde öne çıkan Bond kızlarını anımsatan uzun ve açık
    saçlı kadınlar ve daha neler.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir