Euro
9.3516
-0.39%
Dolar
7.8137
-0.74%
Altın
449.33
-1.9%
Borsa
1.329
-1.02%
Bitcoin
133.128
-1.95%
8ºC
İstanbul
Açık 8 C
    Erdoğan'ın 28 Şubat 2012 parti grubu konuşması

    Erdoğan'ın 28 Şubat 2012 parti grubu konuşması

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 28 Şubat'ın yıl dönümünde parti grubu toplantısında konuştu.
    • 28.02.2012 - 11:30

    Erdoğan ın 28 Şubat 2012 parti grubu konuşması #1

    İkinci ameliyat sonrası parti grubunda ilk konuşmasını yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, rahatsızlığını atlatmış görünüyordu. Konuşma yapacağı salona girişte 'Dik dur eğilme bu gençlik seninle' sloganlarıyla karşılanan Erdoğan'ın bugünkü konuşması merakla bekleniyordu. Erdoğan'ın hem 28 Şubat'la ilgili hem de 4+4+4 kesintili eğitim sistemiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunması bekleniyordu ve öyle de oldu. 

    Her zamanki gibi ana muhalefet partisi CHP'ye de sert sözlerle yüklenen Erdoğan, ünlü edebiyatçı Oğuz Atay'ın sözleriyle Kılıçdaroğlu'na çattı. Kılıçdaroğlu'nun milletvekillerine yaptığı meyhane uyarısını hatırlatan Erdoğan, zaman zaman gülmeden de edemedi. 

    İşte Erdoğan'ın CHP'ye Oğuz Atay'lı o göndermesi

    28 Şubat'la ilgili imam hatipli kız öğrencilerle bir anısını anlatan Erdoğan oldukça duygulanırken, parti grubu sıralarında başta Arınç olmak üzere bir çok milletvekilinin ağlaması dikkatlerden kaçmadı.

    İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

    Geçmiş olsun mesajları gönderen herkese teşekkür ediyorum.. 

    DİK DURDUK DİK DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ

    Ankara Esenboğa Havalimanı'nda beni karşılayan binlerce kardeşime şükranlarımı sunuyorum. Orada gençler bana 'Dik dur eğilme bu gençlik seninle' diye bağırdı.. Kimsenin şüphesi olmasın. Bu kalp, Allah sıhat verdikçe bu kalp aziz milletim için çarpmaya devam edecektir. Bugüne kadar hep dik durduk eğilmedik. Bugüne kadar rüku ve secde dışında eğilmedik. Bundan sonra da eğilmeyeceğiz. Milletin muhabbetinden daha büyük rütbe yoktur. 

    FİTNE FESADI ELİMİZİN TERSİYLE İTTİĞİMİZ SÜRECE..

    Biliniz ki biz birlik ve bütünlük içinde olduğumuz süre içinde her türlü fitne fesadı elimizin tersiyle ittiğimiz sürece bu kutlu yürüyüşümüzü kimse bozamaz. AK Parti hükümeti Türkiye'deki 74 milyonun hükümetidir. 

    Pazar günü kederli bir yıl dönümünü idrak ettik. 

    HOCALI KATLİAMI VE TAKSİM'DEKİ PANKART

    Hocalı'da toplam 613 masum insan Ermeni saldırganlar tarafından hunharca katledildi. Hocalı'da katledilen kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Pazar günü İstanbul başta olmak üzere bir çok şehrimizde katliam anıldı. İstanbul'daki mitingte marjinal bir kaç pankartın açılması bizim dayanışmamızı gölgelemeye yetmez. Her vatandaşımıza eşit mesafedeyiz. Her vatandaşın hukukunu güvence altına almış durumdayız. Bu ülkenin her bir vatandaşı birinci sınıf vatandaştır. Şunu herkes bilsin ki Hocalı Katliamı'nı unutmayacağız unutturmayacağız.

    ERBAKAN'IN VEFATINI ANDI

    Adana'da baraj inşaatında işçilerimiz sele kapıldı. Kaza adli ve idari olarak soruşturuluyor. En kısa zamanda hadise aydınlanmış olacak. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. 

    27 Şubat'ta vefat eden merhum Başbakan'ımızı rahmetle anıyor ve mekanı cennet olsun diyoruz. 

    28 ŞUBAT BÜYÜK BİR ENKAZ BIRAKTI

    Türkiye'nin yakın tarihinde maalesef hatırlamak istemediğimiz bazı karanlık tarihler var. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül.. Bugün de bir demokrasi faciasının yıl dönümündeyiz. Evet 28 Şubat demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak hafızalara kazınmıştır.. 28 Şubat müdahalesi, 12 Mart'ın 12 Eylül'ün devamı niteliğindedir. Aynı ideolojinin eseridir. 28 Şubat'ta farklı yöntemler izlenmiştir. Ama öncekilerde olduğu gibi bizzat millet hedef alınmıştır. 28 Şubat'ın arkasında çok büyük bir enkaz bıraktığını hatırlatmak isterim. Demokrasi ve ekonomi bu müdahaleden ağır bir yara aldı. Türkiye fakirleşmiş yokluğa ve umutsuzluğa mahkum olmuştur. Yüzlerce insan görüşlerinden ve görünüşlerinden ötürü mağdur edilmiştir. Cadı avı başlamış sürgünler ve fişlemeler gerçekleşmiş, TV ekranlarından inançlı kesimlerin hissiyatı ağır bir saldırıya maruz bırakılmıştır. Belediyelerin hizmet üretmesinin önüne geçilmiştir. 28 Şubat ilk okullarından üniversiteye, Kur'an kurslarından camilere kadar milletin hissiyatıyla uyuşmayan düzenlemeler yapılmıştır. Nice kız öğrenci kıyafetinden dolayı eğitim hakkından mahrum bırakılmıştır.

    İMAM HATİPLİ KIZLARLA OLAN ANISI

    Hastayım.. İki tane kız yanıma geldi. 'Nedir rahatsızlığınız?' diye sordum. 'N'olacak başkanım kafayı üşüttük' dediler. Niye dedim; 'Eğitim öğretim hakkımız elimizden alındı' dediler. Onlar sadece iki taneydi. O sayılar yüzlerce binlerce kızımız için geçerliydi. Bunların ahı bunların vahı yerde kalır mı?

    Elhamdülillah iş şimdi yoluna girdi. 27 Mayıs 12 Eylül bu millete ağır faturalar ödetti. Aynı şekilde 28 Şubat da bu ülkenin kalkınmasına ağır bir darbe vurmuştur. Biz bugün 28 Şubat'ın mağdurları olarak buradayız ve ayaktayız. Sizler 28 Şubat'ın mağdurları olarak ayaktasınız ve buradasınız. TBMM 28 Şubat'ın bir mağduru olarak burada. 28 Şubat'ta hakkı yenen nice kardeşimiz artık haklarına kavuştu. İkna odalarında işkenceye maruz bırakılan kız kardeşlerimize geç de olsa hakkı iade ediliyor. 28 Şubat'ı gerçekleştiren isimler, bugün toplumun önüne çıkamıyorlar. Kendi şahsi çıkarları için hareket edenleri tarih ve toplum asla affetmeyecektir. Tarih taşeron STK ve medyayı da asla affetmeyecektir. 12 Eylül'ün mimarları yokluğa mahkum edilmişti. Bin yıl sürecek diyenlerin 28 Şubat'ı 10 yıl sürmemiş ve tarihin karanlık sayfalarına atılmıştır. Türkiye 12 Eylül halk oylamasıyla 12 Eylülcülerden de hesap sormuştur. Bu millet 28 Şubat'la da yüzleşiyor ve yüzleşmeye devam edecektir. 

    NECİP FAZIL'IN O SÖZLERİNİ TEKRARLADI

    Merhum üstad Necip Fazıl'a ait ifadeler üzerinden günlerdir birileri fırtınalar koparmak istiyor: Ne diyor üstad, Dilinin, Dininin, Irzının, Evinin, Kininin davacısı bir gençlik diyor.. Tabii bu sözün sahibinin Necip Fazıl olduğunu bilemeyen cahiller hemen yoruma başlıyorlar. Bazı Cumhuriyet Halk Partililer nasıl olduysa Yunus Emre'yi hatırladılar bize cevap veriyorlar. Biz kime karşı Yunus'un kime karşı da Köroğlu'nun Dadaloğlu'nun diliyle konuşacağımızı iyi biliriz. Yolda kalmışın yanında bizim dilimiz Yunus'un Mevlana'nın dilidir. Ama zalime karşı, diktatörlere karşı onların taşeronlarına karşı dilimizin dili Köroğlu'nun, Dadaloğlu'nun Necip Fazıl'ın dilidir. Merhum Mehmet Akif'i de andılar.

    Diyor ki; Geçmişten adam hisse kaparmış.. Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa, yarım hisse mi verdi? "Tarih"i "tekerrür" diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi ?

    VESAYETÇİ SİSTEME ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ

    12 Eylül'den ders çıkartılmadığı için 28 Şubat yaşanmıştır. AK Parti yaşananlardan ders çıkararak tarihi adımlar atmıştır. Millet iradesine kast eden çetelere karşı AK Parti mücadele etmiştir. Millet karşıtı hiçbir güce müsamaha göstermiyoruz. Vesayetçi sistemin, vesayetçi siyaset anlayışının bu ülkede millet iradesine musallat olmasına asla izin vermeyeceğiz. Demokrasilerde karar da yetki de milletindir. Demokrasi dışı kurumların demokratik kurumların sınırlarını aşmasına da asla izin vermeyiz. Kendi şahsi hırs ve çıkarlarını ön plana alanlara asla izin vermeyiz. Babalarımız 27 Mayıs vesayetinin gölgesinde yaşadı. Genç nesillerin istikbalinin gölgelenmesine asla seyirci kalmayız. 

    CHP DARBELERE ÇANAK TUTTU

    27 Mayıs müdahalesine çanak tutan CHP olmuştur. 28 Şubat'a tepkisiz kalan yine CHP olmuştur. Bunlar demokrasiyi sadece kurultaylarında hatırlarlar. 28 Şubat'ta 27 Nisan'da Ergenekon'la mücadelede hatırlamayanlar kurultay kürsülerinde demokrasiyi hatırlarlar. Demokrasiye bu kadar aşıktınız da 28 Şubat'ta neredeydiniz? 27 Nisan'da niye sesiniz soluğunuz çıkmadı? Hatta o kadar ileri gittiniz ki Ankara'da savcılar varmış dediniz. Bunların demokrasi aşkı platoniktir. Bunlar demokrasiyi ancak uzaktan severler. CHP'nin jetonu maalesef çok geç düşüyor.

    OĞUZ ATAY: TÜRK SOLU GEÇ KALKAR BİR GECE ÖNCESİNDE ÇOK İÇER

    CHP'nin Genel Başkanı itiraf etti. Ne dedi o kadar sık meyhaneye gitmeyin dedi. Gidecekseniz de bari hepiniz aynı meyhaneye gitmeyin dedi. Yazar Oğuz Atay'ın güzel bir sözü var: Türk solu geç kalkar çünkü bir gece öncesinde çok içer. Bunlar geç uyanıyorlar. Bunlar 27 Nisan'da iş işten geçtikten sonra uyandılar. Bize de sadece günaydın demek kalacak. Şimdi yeni kurultaylarında kadın ve gençlik kollarını MYK'ya almakla övünüyorlar. AK Parti'yi izlemelerini temenni ediyorum. Lütfedip bunlar tüzüklerimizi inceleselerdi bu kadar büyük laf etmezlerdi. Bizde Kadın ve Gençlik kolları başkanlarımız MKYK'nın da MYK'nın da içindedir. Kendi ülkesini, imajı için dışarıya şikayet eden ama Dersim konusundaki sözleri nedeniyle partilisini kovan bir kişiden dik bir duruş beklemiyoruz. Kılıçdaroğlu CHP'nin tek partili dönemine sahip çıkıyor. Sayın Kılıçdaroğlu Dersim Katliamı'ndan ötürü, İstiklal Mahkemleri'nden ötürü, gurur duyuyor musunuz? Bu millete ödettiğiniz ağır bedellerden ötürü gurur duyuyor musunuz? CHP'den enkaz devralan DP'ye karşı yaptığınız 27 Mayıs darbesinden ötürü gurur duyuyor musunuz? Siz üç Aliler'in isimlerini pankartlara vermeye devam edin. Biz bu ülkenin şehitleriyle gurur duymaya devam edeceğiz ve onların isimlerini yaşatmaya devam edeceğiz. 

    KILIÇDAROĞLU OLDUKÇA CHP GÜCÜNE GÜÇ KATACAKTIR

    Başbakan 46 dakika CHP'yi konuşuyor diyor. Aynaya bak aynaya, millet dizi izlemeyi bıraktı sabah akşam seni izliyor. Ben de biraz bakayım dedim Tüzük Kurultayı'na.. Bazı TV yorumcuları parti grubundaki konuşmalarından farklı bir şey duymadık dediler. Biz sayın Kılıçdaroğlu'ndan ziyadesiyle memnunuz. CHP'den bu haliyle fazlasıyla memnunuz. Günde 10 defa çark eden, hakareti muhalefet sayan bir genel başkandan ziyadesiyle memnunuz. CHP'nin başında böyle bir Genel Başkan olduğu müddetçe AK Parti gücüne güç katacaktır. Ana muhalefet partisi genel başkanının böyle bir ruh hali içerisinde olmasından rahatsızız. Konuştuğu kürsünün önünde kendi milletvekili tartaklanıyor neredeyse orada işini bitirecekler.. Oradaki rezalete engel olacağı yerde bize hakaret ediyor. Oradaki emniyet mensuplarına da diyor ki beni CHP'lilerden korumayın. Sadece bir dosya verecek. Bu kadar mantığın iflas ettiği an.. İstediğiniz kadar hakaret edin onların hepsi bizim kar hanemize yazılıyor. Aynaya baktığınızda biz değil siz mahçup olacaksınız.

    YOKSUL ANADOLU ÇOCUKLARINI ENGELLEDİLER

    Dindar bir neslin yetişmesini isteyen aktörler kesintisiz eğitim ile Türkiye'ye büyük zarar verdiler. 28 Şubat sürecinde hedef sadece imam hatipliler olmadı. İmam hatiplilerle birlikte yoksul anadolu çocuklarının elinden fırsat eşitliğini almıştır. Merhum Özal ve Menderes döneminde yoksul çocuklar iyi okullarda okumaya hak kazanırken 28 Şubat'çı zihniyet bu yolu kapatmıştı. Geçmişte zenginlik babadan oğula geçiyordu. Anadolu bu çarkı bozdu. Kapıcıların marangozların çocukları okudu. 28 Şubat Anadolu'daki bu şahlanışı engellemeye yönelik bir darbeydi.

    TÜSİAD'A SERT 4+4+4 TEPKİSİ

    AK Parti, zorunlu eğitimi kademeli olarak 12 yıla çıkaran düzenlemeyi Meclis'e sundu: Birçok gelişmiş ülke öğrencilerin yaş ve gelişimine göre kademeli eğitim verir. AK Parti olarak biz bunu savunduk. Bu üç kademeli bir eğitim. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu en modern sistem. Bu sistemle kesintisiz eğitimin verdiği ağır tahribat ortadan kaldırılacak. Bugün batı toplumunda bile meslek lisesine giden öğrenci sayısı yüzde 65'tir. 4+4+4 sistemine CHP ile TÜSİAD'ın verdiği tepki tamamen çağdışı tepkilerdir. CHP'nin taraf olduğunu biliyoruz. Demek ki TÜSİAD da taraf olabiliyormuş. Bu TÜSİAD 1992 yılında da bir zata bir İmam Hatip raporu hazırlattı. O raporla İmam Hatiplerin orta kısmını kapattılar. Bunların kininin ne olduğu biliriz. Bunu bildiğimiz için bu yanlışı düzeltmek de bizim görevimizdir. Reform karşısında CHP'nin statükoyu savunmasına biz de millet de alışmış durumdayız. TÜSİAD'ın bir kez daha statükoyu savunması ibretliktir. Kusura bakma TÜSİAD senin arzun olmayacak milletin arzusu olacak. Dedim ki siz işinize bakın biz de işimize bakalım. Siz sanayicisiniz. Ne söyleyecekseniz onu söyleyin. Ama bu ülkede eğitimde yolları kapatmaya gelip de bariyer oluşturmayın. Sıkılmadan şunu söylüyorlar: Kızların okumasının önü kesilirmiş. 8 yıllık eğitimin en büyük mağduru aslında sanayicilerdir. Kademeli eğitime karşı çıkmak TÜSİAD'ın geçmişte oynadığı eski bir roldür. TÜSİAD 28 Şubat'ta oynadığı rolü sorgulasın. Ekonomiye vurduğu darbenin özeleştirisini yapsın. Ben artık TÜSİAD'ın kör ideolojiden kurtulmasını tavsiye ediyorum. Kız öğrenciler niye evde kalsın. 4 okuyacak 4 daha okuyacak ikinci dörtten sonra tercih hakkı olacak. 3. dörde başlarken orada açık liseyi tercih edebilecek. Bunu yaparken bir rahatlama getiriyoruz. ABD evden eğitim sistemini kurmuş. Eee Türkiye buna niye bu kadar Fransız kalsın. Dert başka. 12 yıllık kesintili eğitimde, ikinci dört yılla devam zorunluluğu getiriyoruz ve kız çocukları evde kalacak iddiası yalandır. Kız çocuklarımızın okullaşma oranı erkeklerden fazla.

    2007 yılından itibaren sağlık sorunları nedeniyle okula gidemeyen 4 bin öğrenciden fazla öğrenciyi okulla buluşturduk. Nasıl olur da kız çocuklarının önü kesilir diyorsunuz. Eğitim bizim en fazla önemsediğimiz alan. Bütün bu hassasiyetlerimizi böyle sergilerken inanın bu durum bakar kör olmaktır. Eğitimi deneme tahtası olmaktan çıkardık. Farklı bir nesilin yetişmesinin de önünü açacağız. 

    TERÖRLE MÜCADELE

    Terörle mücadelemiz büyük bir kararlılıkla devam ediyor. Ağır kış koşullarına rağmen polisimiz mehmetçiğimiz canla başla çalışıyor. Örgüt içindeki infazlar, örgütün işlediği cinayetler artık tek tek ortaya konuyor. Güvenlik güçlerimizin motivasyonunu bozacak her türlü girişimde bizleri karşısında bulurlar. Herkes vazifesini fazlasıyla yapıyor. Kurumlar arasında çatışma varmış gibi gösterenler Türkiye'nin hasımlarını sevindirir.

    Bu arada kalbimiz Uludere'dekilerle birlikte atıyor. Gerek sivil gerekse askeri yargı bu çalışmayı sürdürmektedir. Kimse endişe etmesin süreç devam ediyor.. TBMM'den de İnsan Hakları Komisyonu'muzun bir ziyareti oldu. Komisyon çalışmalarında gizlilik esastır. Önüne gelen komisyon adına konuşma yapamaz. Ama baktık ki birileri bir şey netleşmeden hemen açıklamalar yapmaya, bir dezenformasyona gitme gayretine gidiyorlar. İnanıyorum ki Uludere'deki kardeşlerimizle dayanışmak için Beşir Atalay Bey eşleri ve eşimin bir ziyareti olacak. Oradaki ailelerle bir araya gelecekler. Bizler 75 milyonun hükümetiyiz ve onların derdi bizim derdimizdir. Bilsinler ki devlet ve AK Parti yanlarındadır.

    Bu arada 9 belediye başkanı partimize katılacak. Kendilerine partimize hoşgeldiniz diyorum.

    ENSONHABER'İN NOTU: Başbakan Erdoğan'ın Oğuz Atay'ın sözü diye alıntıladığı o söz Atay'ın "Günlük" kitabından alıntılanmış. Ancak kitapta Atay da o sözü  ‘bir sosyalist eleştirmenden’ alıntı yaparak kullanıyor. Günlük’te o sözün geçtiği bölüm olan 5 Ocak 1975 tarihli yazısında bir sosyalist eleştirmenimizin dediği gibi ‘türk solu geç kalkar, çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.’ diyor.

    İşte yazıda o bölümün geçtiği kısım

    "...Sosyalizmi ahlâksızlık sanırlar, bu yüzden emperyalizm ile sosyalizmi birbirine karıştırırlar. allah için bazı sosyalistlerimiz de özel yaşantılarıyla onlara hak verdirecek durumdadırlar. Bir sosyalist eleştirmenimizin dediği gibi ‘türk solu geç kalkar, çünkü bir gece önce sabaha kadar içmiştir.’ Bu insanlardan Türk halkı artık bir şey beklememeli. Üç kağıtçılıkla ne devrim olur, ne de ümmeti islâm kurtulur. Bunlar ‘çürüyen et, dökülen diş’ gibidirler. Bayrak yaptıkları inançlarına rağmen, aslında inançsızdırlar. Kim hangi kapıdan ekmek yiyorsa, o kapının kulluğunu etmektedir. Bunlar Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasının kötü bölümü olan kapıkulu kurumunun temsilcileridir. Kendilerine karşı çıkılmasını, haksız yere işgal ettikleri görüşlere karşı hakaret sayarlar. Kendini sosyalist sayan biri, suçunu ortaya dökeni halk düşmanı olarak suçlayarak yavuz hırsızlık oynar. Kendini kapitalist olarak ilân eden birinin serveti, fabrikası yoksa böyle birine herkes güler; haydi ordan çulsuz derler, züğürt kapitalist olur mu? Nedense kendisini sosyalist sayanlardan kimse ehliyet sormamaktadır. Olsa olsa ‘sosyalizme sempati duyan’ yani özel deyimiyle ‘sempatizan’ sayılması gerekenler ortalığı kasıp kavurmaktadırlar. Sonra solda ve sağda hayli kalabalık olan bu çıkarcı zümre, bütün gösterişine rağmen kim parayı bastırırsa ona hizmet etmektedir. Ele güne karşı, hele sağcılara karşı ayıp olmasın diye de kabahatlar örtbas ediliyor. Kol kırılır yen içinde.’"

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir