Dolar
7.2809
0.7235%
Euro
8.5818
-0.3553%
Altın
2032.27
-1.5005%
Borsa
1060.59
2.5319%
G. Altın
474.978
-0.9281%
Bitcoin
84487.06
-1.2563%
26ºC
İstanbul
Açık 26 C
    Erdoğan'ın AK Parti grup konuşması

    Erdoğan'ın AK Parti grup konuşması

    Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem MHP'yi hem de CHP'yi sert bir dille eleştirdi.
    • 30.01.2013 - 11:04
    Erdoğan'ın AK Parti grup konuşması

    Erdoğan ın AK Parti grup konuşması #1

    Katar ziyareti nedeniyle dünkü parti grubu konuşmasını bugün gerçekleştiren Başbakan Erdoğan, CHP'deki ırkçılık tartışmalarına ve MHP liderinin AK Parti'ye yönelik açıklamalarına sert çıktı.

    Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na, "Kasımpaşa'nın yaramaz çocuğunu kulağından tutup annesine şikayet ettiğinizde benim oğlum öyle bir şey yapmaz derdi. Şimdi senin halin de bu. Vekillerin neler neler söylüyor, sen hala benim vekillerim öyle demedi diyorsun" sözleriyle göndermede bulundu.

    Erdoğan ın AK Parti grup konuşması #2

    Başbakan Erdoğan konuşmasına dün Katar'a yaptığı ziyaretin ayrıntılarını anlatarak başladı. Başbakan Erdoğan, "Katar'da Emir ve Başbakan ve Dışişleri Bakanı ile görüşmeler yaptık." dedi. Erdoğan, Katar Emiri'nin gelecek ay Türkiye'ye geleceğini açıkladı. Yunanistan Başbakan'ı Samaras'la yaptığı görüşmeye değinen Erdoğan "Yunanistan'daki başmüftü ataması kabul edilebilir bir şey değil" dedi. Batı Trakya'daki Türk azınlıklarla ilgili kaygıları Samaras'a ilettiğini dile getiren Erdoğan, Yunanistan'ın Lozan Anlaşması'na uyması gerektiğini belirtti.

    Erdoğan: Bana Hitler diyen Kılıçdaroğlu CHP'nin tarihine bak

    Erdoğan ın AK Parti grup konuşması #3

    KABİNE REVİZYONU BAYRAK DEĞİŞİMİ

    Doğu bölgesi milletvekilleriyle yaptığı istişare toplantısını anlatan Erdoğan, son dönemde konuşulan kabine revizyonuna ilişkin olarak "Bizim için en büyük makam millete hizmetkar olma makamıdır. Herkesi Bakan yapamayız. Bugüne kadar bütün bakanlarımız alınlarının akıyla bu işten çıkmışlardır. Revizyon da bir bayrak değişiminden bir tazelenmeden başka bir şey değildir. Bütün bakanlarımız üstlendikleri görevleri başarıyla yerine getirmişlerdir. Ben buradan 4 bakan arkadaşımızı tebrik ediyorum, kendilerine teşekkür ediyorum. Halef - selef olan arkadaşlarımız da onların birikimlerinden istifade edeceklerdir" dedi. 

    BAHÇELİ'YE TEPKİ

    Erdoğan, Bahçeli'nin yaptığı "İdris Naim Şahin kabinenin yüz akıydı" açıklamasına ilişkin olarak da konuştu. Erdoğan "Yavru muhalefetin lideri kalkıp da bir tespitte bulunuyor. Filanca bakan çok gayretliydi. Onun görevden alınmasıyla ilgili taziyelerini bildiriyor adeta. Hayırdır ne zamandan beri bizim ekibimizle ilgili sizden övgüler gelmeye başladı. Sayın Bahçeli nerede durduğunu iyi tespit etmeli ve niyet okuyuculuğunu bırakmalı. Bizim hangi göreve kimi getireceğimizi biz biliriz. Sen kendi işine bak" dedi.

    Erdoğan'ın konuşması sırasında İdris Naim Şahin'in tepkisi dikkat çekiciydi. Erdoğan bu sözleri söylerken, Şahin'in gülmesi gözlerden kaçmadı.

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları

    Elinde basın kartı var cezaevinde diyorlar. Adam silahla yakalanıyor, polis öldürüyor, ama neymiş basın görevlisiymiş. Bir öncekinde bakıyorsun Türkiye'deki gelişmeler olumlu diyorlar bir sonraki raporlarında bu defa da Türkiye'nin gelişmesinin olumsuz olduğunu söyleyebilecek kadar bozuk değerlendirmeler yapabiliyorlar. Biz bunların hiçbirine yokuz, biz kendi kararımızı veririz, kendi göbeğimizi de kendimiz keseriz. Bu yeni düzenleme ile ağır hastalık nedeniyle ceza infaz kurumlarında hayatını yanlız idame edemeyenlerin infazı iyileşinceye kadar ertelenecek. Bunu eleştirenler var. Kapalı cezaevinde bulunan hükümlüler eşleriyle görüşebilecekler.  

    NEYMİŞ GARDİYANLAR İSYAN EDİYORMUŞ

    Şimdi hemen gardiyanlar isyan etmiş falan diyorlar. Biz o görevleri yapacak insanları buluruz, ama insani olan bu adımın kararını biz verdik ve neticelerini de göreceğiz. Biz bir mahkumun sadece şahsının hükümlü olduğuna inanarak niçin ailesi bunun cezasını çeksin diyerek bu yolu açtık. Bu yol aile bütünlüğünü korumaya yönelik bir yoldur.

    Meclis'te çok kırıcı ve tahrip edici olaylar yaşandı. Tabi şimdi dördüncü yargı paketi gelecek bununla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Yeni Anayasa çalışmalarının da mart sonuna kadar bitmesi hususunda Meclis Başkanı'nın açıklamalarını biliyoruz. 

    Biz parlamentoda beklediğimiz desteği aldığımız anda bunu gündeme getiririz ve millete gideriz. 

    RAKİBİMİZİN İÇİŞLERİNE KARIŞMAYIZ, AMA..

    Biz rakibimiz de olsa hiçbir siyasi partinin acınacak duruma düşmesine razı olmayız. Bizim siyasi ve demokrasi kültürümüz başka partilerin içişlerine karışmamayı gerektirir. Ancak ben burada özellikle de CHP'nin içine düştüğü durumla ilgili olarak demokrasimiz bağlamında CHP'nin genetik kodları için değerlendirmeler yapmak zorundayım.. CHP Genel Başkanı Çin'e gittiğinde hemşehrisi Partis'te ölen teröristlerin ailesine başsağlığı ziyaretine gitti. Ardından Ege'de Rumlar'a etnik temizlik yapıldığını iddia eden ifadeler kullandı. CHP hangi ilkelerle siyaset yaptığına ilişkin bir çağrıda bulunmuş ve Faşist misiniz, ulusalcı mısını, solcu musunuz, sağcı mısınız? Sınırları belli olmayan bir koalisyon mudur?

    HZ. MEVLANA'NIN İBRETLİK FİL HİKAYESİ

    Hz. Mevlana'nın anlattığı ibretlik bir Fil hikayesi vardır. Karanlıkta file dokunanların biri hortumuna dokunmuştur biri hortum diyor biri kulağına dokunuyor yılan gibidir diyor. CHP de herkesin kendisine göre tanımladığı ciddi bir zihin tutulması yaşayan parti haline gelmiştir. CHP kendini tanımlamakta zorluk çekiyor. Ciddi ontolojik sorunlar yaşıyor. Bakıyorsunuz sosyalist enternasyonalde biz sosyalistiz diyor sonra Filistin'le Türkiye'deki Kürt sorununu bir tutuyor. Esad rejimini kınayan enternasyonale rağmen CHP Esad'ı sahipleniyor. Bakıyorsunuz biri çıkıp Türkler ve Kürtler eşit değildir diyebiliyor. Bir taraftan darbeye karşıyız deyip Ergenekoncular'a sahip çıkıyorlar. Dine saygılıyız deyip başörtüsü için AYM'ye konuşuyorlar. CHP baş döndürücü bir şekilde daldan dala konuyor. 

    KILIÇDAROĞLU, KASIMPAŞALI YARAMAZ ÇOCUĞUN ANASI GİBİ DAVRANIYOR

    CHP Ege'de etnik temizlik yapıldığını iddia edilen vekile güya ayar veriyor. Bilmem hatırlar mısınız bizim Kasımpaşa'da da çok vardı. Haylazı annesine şikayet ettiğinizde benim çocuğum öyle şeyler yapmaz der. Sormadan soruşturmadan hükmü verir. CHP her dönemde benim çocuğum böyle bir şey yapmaz diyor.

    YAKINDA 'DHKP/C NEREDE GİDİP ÜYE OLACAĞIM' DİYECEK

    Ne yazık ki Türkiye'de böyle bir hukuk anlayışı oldu. CHP şu anda hukukun tasarruflarına saygı göstermiyor, bir yandan kendi milletvekilini azarlıyor, bir yandan da bir terör örgütüne yapılan operasyonu ağır bir dille eleştiriyor. Bir apartman dairesinde gecenin bir yarısında avukatlar toplanıp 11 çelik kapı arkasında neler yapabilir? Bu çelik kapılar tabi açılamıyor. Bir taraftan kaynak testere ile açılmaya çalışılıyor. İtfaiye yardımıyla buraya giriliyor. Girince ne isterseniz o var. Yakılmak istenen kimlikler belgeler. Kim bunlar işini iyi bilen avukatlar. Ve dışarıda da bakıyorsunuz bazı avukatlar avukatlara müdahale edilemez diyor. Hadi canım sende. Eğer teröre yataklık yapıyorsa bal gibi de edilir. Avukat hakkı hukuku savunacak, terörizmi değil. Avukat masum değildir yok böyle bir şey. Bütün bunları biz kararlılıkla sürdüreceğiz. Kim ne derse desin. Avrupa böyle diyormuş umurumuzda değil. Biz ne yapıyorsak o. Bir anne baba kızlarının ardından feryat ediyor. Kızlarını örgüte kaptırmış olmanın acısını yaşıyor. CHP genel başkanı o örgütü eleştirmeyip hakimleri savcıları kıyasıya eleştirebiliyor. Nerede şu Ergenekon gidip üye olacağım diyordu. İnanın şimdi nerede bu DHKP/C gidip üye olacağım der mi der. 

    SEN TERÖR ÖRGÜTÜNE SAHİP ÇIKIYORSUN, VEKİLİN TERÖRİST EVİNİ ZİYARET EDİNCE AYAR VERİYORSUN

    Sen terör örgütüne sahip çıkıyorsun da teröristin evine gidene niye ayar vermek istiyorsun. Üzüm üzüme baka baka kararır. CHP aşırı solla böyle bir meşguliyet içindeyken bu sefer de TBMM Genel Kurulu'nda aşırı sağı da kendisine hayran bırakacak bir açıklama yaptı. Düne kadar insanları sakallı sakalsız diye tasnif ediyordu. Şimdi de çıkıp kafataslarına göre insanları tasnife başladı. Biz CHP'nin geçmişini hatırlattığımızda bize Hitler dediler. Kendi tarihlerinde kime Hitler dendiğini açıkça anlattık. 

    BANA HİTLER DİYEN KILIÇDAROĞLU, CHP'NİN TARİHİNE BAK

    21 Haziran 1941 tarihli manşet: Milli Şefimiz ve Führer arasında samimi tahrikler. Halep oradaysa arşın da burada. Belge burada Cumhuriyet gazetesi. 22 Mayıs 1932 Cumhuriyet gazetesi; Kemalist Türkiye'den Faşist İtalya'ya selam. Bugünkü CHP ile 1930'lu yıllar arasında hiçbir fark yok. Mahmut Esat Bozkurt şu ifadeleri kullanıyor: Dost da düşman da bilsin ki bu milletin efendisi Türk'tür. Öztürk olmayanların Türkiye'deki tek hakkı hizmetçi olmaktır. CHP'nin genlerinde bu var. CHP'nin milli şefi kendisini ziyaret edenlere şu ifadeleri kullanıyor: Vazifemiz Türk vatanı içinde bulunanları Türk yapmaktır. Türkçülere muhalefet eden unsurları kesip atacağız. Bir adamda arayacağımız öncelikli şey Türk ve Türkçü olmasıdır. Aynı şeyleri Bahçeli de söylüyor. Bunlar yumurta ikizi. Türk'ün Türkiye'nin tarihinde bizim böyle bir anlayışımız var mı? Böyle bir ırkçı anlayış Cumhuriyet'te de kabul görmedi. Osmanlı'da da Selçuklu da da böyle bir anlayış asla kabul edilmedi. 

    Bu topraklar Yunus'un temiz diliyle sulanmış, yaradılanı yaradandan ötürü severiz anlayışını ifade eden topraklardır. 

    Kavimler, ırklar, inançlar farklı olabilir, ama biz Türkiyeli kimliğinin altında bir araya gelmiş inançlarımızın bizi kardeş yaptığı bir millet olmuşuz. CHP döneminde asabiyette ırkçılık da bu topraklarda ırkçılık yoktu. Ne zamanki ellerine cetvel aldılar o zaman yoldan çıktılar. Çok şükür ki bu topraklar fitneyi yeşerten topraklar değildir ve bu topraklarda yetişmeyecektir.

    İbni Haldun'un asabiyet kavramını anlamayanlar Gazi Mustafa Kemal'in şu ifadesini de anlamazlar. Özellikle CHP'ye gönül veren kardeşlerimin dinlemesini istiyorum.

    GAZİ'NİN TBMM'DEKİ KONUŞMASI

    TBMM'nin açılışından sadece bir hafta sonra ırk tartışması sırasında kürsüye çıkan Gazi diyor ki; Efendiler meselenin bir daha tekerrür etmemesi amacıyla bir iki noktayı arz ederim. Burada kast edilen ve Meclis'imizi temsil edenler yalnız Türk değildir, yalnız Çerkes, yalnız Kürt, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anasır-ı İslâmiyedir ve son kelime; samimi bir mecmuadır.

    Evet Gazi Mustafa Kemal meseleye son noktayı koyarken kendisini Atatürkçü olarak gösterenlerin yine bu Meclis çatısı altında bir ırkın diğerine üstünlüğünü ifade etmesi çok önemlidir. Bir ırkın böbürlenmesini asla kabul etmeyeceğiz. Hangi ırktan olurlarsa olsunlar bu kişiler milletimden teveccüh görmeyeceklerdir. 

    BDP SOLCU GÖRÜNÜP IRKÇI BİR PARTİDİR

    Dikkat edin CHP sosyal demokrat görünüp ırkçılığı içinde barındırırken, BDP de solcu görünüp ırkçılığı damarları içinde barındırmaktadır. Bu topraklar faşizme hiçbir zaman geçit vermeyecektir. Hiçbir zaman bu topraklarda kendisine hayat hakkı bulamayacaktır.

    "Acemin Araba, Arabın Aceme üstünlüğü yoktur" diyen Peygamberi anlamayanlara diyeceğim şey şudur; şehitliklerimizde yatanların kimliklerine bakın yeter. Biz siyaset kurumu olarak herkesi eşit şekilde kucaklayan kardeşlik diyoruz. Milli birlik ve kardeşlik projesini ısrarla savunuyoruz. Tek millet diyoruz, tek bayrak diyoruz, tek vatan diyoruz, tek devlet diyoruz.

    Gaziantep'te 8 işçimiz hayatını kaybetmiş, 11 işçimiz yaralanmış. Allah'tan rahmet diliyorum hayatını kaybeden işçilerimize.

    ÖĞRETMENLERE MAZERET ATAMASI MÜJDESİ

    Öğretmenlerin mazeret atamaları yılda bir kez yapılıyordu. Biz bu yıl da başta sağlık ve eş durumu olmak üzere öğretmenlerin mazeret atamalarını gerçekleştireceğiz. Şubat ayı mazeret atamaları bakanlığın sitesinde yayınlanacak.  

    Bir başka müjde de 65 yaş üstü ve bunun yanında şehit ve şehit yakınlarının ücretsiz seyahati için bakanlar kurulunda bir karar alıp genel kurula bunu bir tasarı olarak sunacağız. 

    Görüş Bildir