Dolar
7.661
0.4668%
Euro
8.9142
0.1235%
Altın
1861.56
-0.3372%
Borsa
1124.17
0.4117%
G. Altın
459.095
0.2484%
Bitcoin
82275.81
1.0197%
22ºC
İstanbul
Parçalı bulutlu 22 C
    Erdoğan'ın genişletilmiş il başkanları toplantısı

    Erdoğan'ın genişletilmiş il başkanları toplantısı

    Erdoğan, son günlerin en çok eleştirilen iki ismi Necdet Özel ve Ali Demir'e sahip çıktı.
    • 09.09.2012 - 14:06

    Erdoğan ın genişletilmiş il başkanları toplantısı #1

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ankara'da gerçekleştirilen AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda iki isme sahip çıktı.

    Erdoğan, Beytüşşebap'taki çatışmalar, Afyon'daki patlama sonrası tepkilerin hedefindeki isim olan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel ve ÖSYM Başkanı Ali Demir'in arkasında durdu.

    Medyayı sert bir dille eleştiren Başbakan Erdoğan, "Kurumlara yönelik milleti galeyana getirmek için yapılan bu tavırlar en hafif tanımla alçaklıktır. Boğaza karşı keyif çatarken alkollü içkileriyle çerezlerini yerken askerimiz polisimiz canlarını siper ediyorlar. Bazıları eşleriyle çocuklarıyla orada. Burada beyefendiler boğaza nazır villalarında köşelerinde ahkam kesiyorlar. Güvenlik güçlerini linç etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Biri kalkıyor Genelkurmay Başkanı'nı ÖSYM Başkanı'nı ehliyetsizlikle suçluyorlar. Senin ehliyetin ne? Sen utanmadan Genelkurmay Başkanı hükümete yalakalık yapıyor onu diyeceksin." dedi.

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları

    Bugün bir eksikle toplanıyoruz. Abdulmecit Tarhan kardeşimiz. Kendisi PKK tarafından kaçırıldı. Kardeşimin ailesine gerek AK Parti ailesine sabır ve metanet diliyorum. Ancak bir şeyi yine hatırlatmak durumundayım. Bundan yazılı ve görsel medyanın rahatsız olduğunu biliyorum, ama hatırlatacağım. CHP'li vekil kaçırıldığı zaman süreç içerisinde önünde arkasında sürekli durmadan yazdılar çizdiler, değerlendirmeler yaptılar her türlü yola başvurdular. Fakat AK Parti'li il başkanı kaçırıldığı zaman şöyle gazetelerin kenar köşesinde bir haber olarak geçerse sorulduğunda biz yazmıştık diylorlar. Onlar siyaset yapmıyor mu?

    AFYON'DAKİ PATLAMA

    5 Eylül Çarşamba günü akşam saatlerinde elim bir haber aldık. 21.15 civarında mühimmatın sayımı işlemi sırasında çok büyük bir patlama vuku buldu. Maalesef 25 Mehmedimizi şehit verdik.

    Olaydan sona hükümetimiz, yerel yetkililer derhal teyakkuza geçtiler. Gereken çok hızlı bir şekilde yapıldı. Orman ve Çevre Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız bu incelemeleri tamamladı. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma süreci de devam ediyor. Ortaya çıkan bilgilere göre gerekli işlemler yapılacak.

    Afyon'da meydana gelen olaydan ötürü acımız büyük. Demokrasilerde hiç kimse eleştiriden azede değildir. Elbette medya STK'lar gerekli soruları sormakta ve cevap aramaktadır. Toplum daha şeffaf bir noktaya ilerlerken bizdeki artık bu doğru bilgilenme anlayışının da yeniden ele alınması gerekiyor. Eleştiri boyutunu aşıyor ve tam anlamıyla bir linç kampanyasına dönüşüyor. Önce sosyal medyada söylentiler ile bir linç atmosferi oluşturuluyor. 

    "KİŞİLERİN HATASI KURUMA MAL EDİLEMEZ"

    Mesele patlama meselesi olmaktan çıkıyor ve topyekün bir karalama kampanyasına dönüşüyor. Bu sadece bir kaç kurum için yapılmıyor. Devlet kurumlarını daha şeffaf hale getirirken şu hususu defalarca vurguladık. Bir kişinin hatası o kurumun tamamını bağlamaz dedik. Muhalefet medya bir kurum içindeki hata anında tüm kurumu ve mensuplarını hedef alan bir kampanyaya dönüşüyor. 

    Beytüşşebap'ta jandarmanın Türk bayrağını indirdiğine dair haberler yapıldı. Halkımız da tabi bir reaksiyon gösteriyor. Türk bayrağının zarar görmesini engellemek için yapılan iyi niyet girişimiyle bayrağımızı oradan alınıyor. Ve bu batıda vatandaşlarımızı haklı olarak rahatsız ediyor. Çok net konuşuyorum. Kurumlara yönelik milleti galeyana getirmek için yapılan bu tavırlar en hafif tanımla alçaklıktır.

    "SİZ ALKOLLÜ İÇKİLERİNİZLE ÇEREZLERİNİZİ YERKEN.."

    Boğaz'a karşı keyif çatarken alkollü içkileriyle çerezlerini yerken askerimiz polisimiz canlarını siper ediyorlar. Bazıları eşleriyle çocuklarıyla orada. Burada beyefendiler boğaza nazır villalarında köşelerinde ahkam kesiyorlar. Güvenlik güçlerini linç etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. 

    ÖSYM BAŞKANI'NIN ARKASINDA DURDU

    Biri kalkıyor Genelkurmay Başkanı'nı ÖSYM Başkanı'nı ehliyetsizlikle suçluyorlar. Senin ehliyetin ne? Sen utanmadan Genelkurmay Başkanı hükümete yalakalık yapıyor diyeceksin. Biz teamül neyse aynen uyguladık. ÖSYM'nin başındaki arkadaşımız değerli bir bilim adamı. Eksikleri olabilir, ama ehliyetsiz diye bir şey söylemeye hakkınız olamaz. Siz hükümete çatacaksınız AK Parti'ye çatacaksınız e biz bunun karşısında susacağız. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır biz şeytan olamayız. Biz bu oyunun farkındayız. 

    Biz bu millete sevdalıyız. Köşelerinde yazı yazanlar efendiliğe özeniyorlar. Onlar efendiliklerini farklı yerlerde sürdürüyorlar. 780 bin km vatan toprağında hizmet siyaseti yapıyoruz. 30 yıldır devam eden terörden dolayı yurt içinde kendisine bir kazanç tezgahı kapısına çevirmiş olanlar var. 

    "O TERÖR GELİR SENİ DE VURUR"

    Terör hükümeti hedef alırken teröre karşı gibi duranlar var. "Hükümet yıprasın da Türkiye'ye ne olursa olsun" anlayışı Türkiyeli bir anlayış değildir. Eğer sen bugün hükümet yıpranıyor diye ellerini ovuşturup teröre zemin hazırlar, destek verirsen o terör gelir seni de vurur. Biz teröre asla boyun eğmedik ve asla da boyun eğmeyeceğiz. 

    İl Başkanım kaçırılıyor. 56 gündür kaçırılan kardeşlerimiz var. Bölücü terör örgütünün elinde olan hemşiremiz var askerimiz var. Bazılarını bırakıyor, bazılarını bırakmıyorlar. Kaymakamla ne işin var? Onur bu değil, kişilik bu değil. Dağın ve uzantısının onurlu bir duruşu yok bunlar onursuzdur. Biz bu onur mücadelesini milletimizin onuruna yakışır bir şekilde verdik veriyoruz. Ya Kandil ya TBMM. Kalmayı düşünüyorlarsa saygı görürler karşılık bulurlar. Buyursunlar Kandil'de yollarına devam etsinler. Kalkacaksın sarmaş dolaş olacaksın ondan sonra merhaba dedik diyeceksiniz. Artık merhabanın da adı değişti. Artık bunlar yargıya ciddi bir suç durumudur. Ben inanıyorum yargı gerekeni yapacaktır. Meclise de gelirse biz gerekeni yaparız. Bu parlamento yol geçen hanı değildir. 

    Biz yola çıktıktan sonra terörün toplumun ortak hareketiyle çözüleceğini savunduk. Muhalefet "İktidar bize bu konuda destek vermiyor" dedi. Ayıptır. Randevu dahi vermediler. Randevu istediler verdik. 10 maddelik öneri diye medyaya bir şey takdim ettiniz. Bunların bir tespit olduğunu ifade ettiler. O günden bugüne biz ayları devirdik. 1 yıl geçse bunlar aynı şeyi söyleyecek. Bunlar kendilerinin candaş medyalarıyla beraber bir şey oluşturmak istiyorlar. Biz damdan düşeniz. 

    "GİTMEK İSTEDİĞİNİZ YERE KADAR GİDEBİLİRSİNİZ"

    Terör örgütüyle aranıza mesafe koyun dedik. Sorunun bir parçası olmaktan çıkın dedik. Ne yazık ki aralarındaki ipleri koparamadı. Doğu'daki Güneydoğu'da kendisine oy verenlerin partisi değil terör örgütünün uzantısı olmayı kabul etti. Bu parti barış için değil barışı engelleyen parti konumuna geldi. Vesayetten kendisini kurtaramadı. Silahlı efendilerine karşı seslerini çıkarmayacaklar. Sineyi milletle bizi tehdit ediyorlar. Gitmek istediğiniz yere kadar yolunuz var. Benim Kürt kardeşim mecliste zaten AK Parti tarafından temsil ediliyor. Hepsi aktif faaliyetlerini sürdürüyor. AK Parti 75 milyonun hizmetkarıdır. Biz bu tehditlere boyun eğmeyiz. Doğruları söylemekten geri durmayız. Siz silahlı efendilerinize uşaklık etmeye devam edin.

    Eğer Doğu ve Güneydoğu hizmet aldıysa AK Parti iktidarıyla almıştır. Tüm ret politikaları AK Parti iktidarıyla ortadan kalkmıştır. AK Parti iktidarının Kürt kardeşiyle bir sorunu yok ki. Ama onların sorunu var. Onlar kendi kardeşlerini, Türk kardeşlerini vurabiliyor katledebiliyor. Iğdır'da sene 94, temel atılmış havaalanı öyle duruyordu. Yüksekova'da temel attık temeli engellemeye kalkıştılar. Zaman zaman iş makinalarını yakıyorlar. Yollar hastaneler konutar yapıyoruz hep tehdit. AK Parti olarak Yüksekova ilçe teşkilatımızı bombaladılar. Bir katında kiracı olan AK Parti teşkilatı. Aynı şeyi Hakkari'de yaptılar. 

    "DERSANECİLİK OLAYINI ORTADAN KALDIRACAĞIZ"

    Dünyada okula başlama yaşı 3 ile 7 arasında değişiyor. En yaygın yaş 6 yaş. 197 ülkeden 126'sında çocuklar 6 yaşında okula başlıyor.  Bazı ülkelerinde okula başlama yaşı 5. Hatta bazılarında 4'e kadar inebiliyor. Biz 6 yaş uygulamasını başlattık. Tabi bu yıl bizim için bir geçiş dönemidir. 2013-2014 sistemin daha da oturduğu bir yıl olacak. Açık lise eğitim ve öğretimiyle ilgili bazı şikayetler aldım. 18 yaş üstü gibi bir kayıt değildir. Ortayı bitirdikte sonra isteyen aynı şekilde liseye gidebilir. Dersanecilik olayını kaldıracağız. Bunlar kim gücenirse gücensin bu benim halkımın ortak talebidir. Şunu soruyor haklı olarak okullar niye var? Biz iktidara geldiğimizde çok ilginç bir şeyle karşılaştık. Üniversite sınavı soruları ortaöğretim müfredatına göre değil dersane müfredatına göre hazırlanıyordu. Tamamen dersanecilere çalışıyorlardı. Benim parası olmayan gücü olmayan vatandaşım elinde davarı varsa onu satıyordu. Bu adalet mi? Bunu nereye kadar savunacağız. 

    Gerek Hüseyin Çelik Bey, gerek Nimet Bakanım olsun gerekse son bakanımız olsun büyük hizmetler yaptı. Ben kendilerine çok teşekkür ediyorum. İnşallah yarın yapacağımız yeni atamayla 40 bin kadrolu öğretmeni atayacağız. Eğitime kazandırdığımız derslik sayısı da 10 yılda 181 bin 316'ya ulaştı. 

    "AÇILIŞIMIZI NİYE MANŞETTEN VERMEDİNİZ?"

    Bu yaz boyu ikinci köprü ve Haliç'le ilgili bakım çalışmaları yapıldı kıyametler koptu. Bu bakımı kışın mı, okullar açıldığı zaman mı yapsaydık. Bunlar bu ülkede bu köprülerin yapılmasına da karşıdırlar. Ama iletişim ağları çok fazla bir anda halkımız da tesiri altında kalabiliyor. Dün kavşak açılışı yaptık gazetelere bakıyoruz bir teşekkür edin ya. Şöyle manşetten verin ya ne olacak. 

    THY'yi dünyanın en iyi 10 arasında 7. sıraya soktuk. Siz ne yaptınız. Demir ağlarla neiy ördünüz? İktidarınız döneminde kaç km raylı sistem yaptınız. Hafif metro inşaatını da Ulaştırma Bakanlığımızla birlikte yapıyor. Metronun maliyetiyle hafif metre metronun maliyeti bir olur mu? Biz Marmaray'da denizin altında hat yapıyoruz sen böyle bir iş gördün mü Kılıçdaroğlu? Biz Kadıköy Kartal arasına da metro yaptık. 

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir