Euro
9.3477
0.13%
Dolar
7.8237
-0.02%
Altın
446.95
-0.01%
Borsa
1.284
0%
Bitcoin
152.200
6.73%
8ºC
İstanbul
Çok bulutlu 8 C
    Erdoğan'ın son il başkanları toplantısı konuşması

    Erdoğan'ın son il başkanları toplantısı konuşması

    Ankara'da partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuşan Erdoğan, milletvekillerine tepki gösterdi..
    • 17.10.2012 - 11:24

    Erdoğan ın son il başkanları toplantısı konuşması #1

    Azerbaycan ziyareti sonrası bugün Ankara'da partisinin il başkanlarını toplayan Başbakan Erdoğan, yerel seçimler yasasının 367 sınırını geçmemesi nedeniyle vekillerine sert çıktı. Gizli oylama yapıldığı için oy vermeyen vekillerin AK Partili mi MHP'li mi olduğunu bilemediklerini kaydeden Erdoğan, 'Geçtiğimiz cuma günü yerel seçimlerin oylanmasında arzu etmediğimiz bir sonuç ortaya çıktı. 367 oyu geçemedik. Burada kendileriyle altına attığımız imzalarla ilgili olarak MHP'yi suçlayacak değiliz. Bu konuda sayın Bahçeli ve bizim tavrımız net. Eğer herkes attığı imzaya sahip çıksaydı netice böyle olmaacaktı. Bu üzücü bir tabloydu. Ben bunun nifaka neden olmasını istemem ama biz bir imza attıysak pazara kadar değil mezara kadar imza atarız.' diye konuştu.

    İŞTE ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI

    Dün gece 3 şehidimiz var. Bu 3 şehidimizle ilgili olarak da öncelikle aillerine rabbimden sabırlar diliyorum. Milletimizin başısağolsun. Yaralı askerlerimize şifalar diliyorum..

    "BİR ŞEHİDİMİZ BİN TERÖRİSTLE MUKAYESE EDİLMEZ"

    Terörle mücadele konusundaki kararlılığımız gösterdik göstermeye devam edeceğiz. Bir şehidimiz bin teröristle mukayese edilmez. Er ya da geç bu ülke kazanacaktır. Bu işe gönül verenler inananlar kazanacaktır. Türkiye 2023 yılına bu misyona irade olarak hazır olan bir iktidarla yoldadır. Hayata geçirmek için el birliğiyle çalışacak ve bu süreci tamamlayacağız. Kararlılığımız var. 

    "SÖYLEYECEK ÇOK ŞİİRİMİZ VAR"

    4. Büyük kongremizde okuduğumuz şiirdeki gibi 'Bizim söyleyecek çok şiirimiz var'. Bir dönem mola vermek zorunda olan arkadaşlarımız bu kutlu çatı altında farklı şekillerde katkılarına devam edeceklerdir.

    Dün Azerbaycan'da bulunmamızın sebebiyle parti grup toplantımızı yapamadık. Uluslararası ilişkilerimiz açısından çok önemli görüşmeler gerçekleştirdik.

    "BİZ GENÇLİĞİMİZE İNANIYORUZ"

    Avrupa'nın yarısında 18 yaş hem seçilme hem seçme yaşıdır. Bu konuda önce destek verenler şimdi desteklerini çekti. 10 yılda niye bunları yapmadınız diyorlar. Meyveyi hamken yiyemezsiniz. Eğer meyveyi mevsiminde yerseniz tadına varırsınız. Bir çok şeyi harita üzerinde gerçekleştirdik. 444kod numarasını unutmayın o da bu şekilde olmuştur. Üniversitelerimizde kız öğrencilerimizin çektikleri yine bu süreçte ortadan kaldırılmıştır. Medya bu konularda bize yüklenmiştir ama biz o zaman gündemimizde yok demişizdir. 18 yaş olayıyla ilgili CHP arkadaşlarımıza imza atmayız ama destekleriz demiştir ama sonra kaçmıştır. Size inanmayan sizin siyaset yapabileceğinize inanmayan ne kadar zihniyet varsa ben sizlerin onlara karşı tavır almanızı teklif ediyorum. Yanına iki genci alıp bunlar mı bakan olacak diyen zihniyeti ben idrak edemiyorum. Biz bu ülkede bir şey söylüyoruz. Sen önce Fatih'ten Fatih'in neslinden bahsedeceksin. Sonra 18 yaşındaki genç arkadaşını yanına alıp bunlar mı vekil olacak diyorsunuz. Biz gençliğimize inanıyoruz. bu konudaki mücadelemizi vereceğiz ve bu konuda CHP ve MHP'yi yanımızda görmek istiyoruz. Biz teröristle kucaklaşanlarla müzakere etmeyeceğiz. 

     Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 400 milyonluk bir nüfusu içinde barındırıyor. Bu nüfus ciddi bir ekonomik potansiyele sahip. Orada 22 yaşındaki bakanlarla görüştük. Bizde ise bir milletvekili yanına 18 yaşındaki gençlerimizi alıp olmaz diyor. Eyvah eyvah diyorum. Daha da bir şey söylemiyorum. 

    YEREL SEÇİM OYLAMASINDA İSTEMEDİĞİMİZ BİR SORUN ORTAYA ÇIKTI

    Yine geçtiğimiz hafta MÜSİAD toplantısına katıldık. Ardından Kazakistan Başbakanı ile görüşmeler yaptık. 13 Ekim'de SETA ve Başbakanlığın ortak toplantısı İstanbul Küresel Forum'un açılışını yaptık. 

    Suriye ile ilgili olup bitenleri değerlendirirken diğer bölge ülkelerle olan ilişkileri kendileriyle değerlendirme imkanı bulduk. Geçtiğimiz cuma günü yerel seçimlerin oylanmasında arzu etmediğimiz bir sonuç ortaya çıktı. 367 oyu geçemedik. Burada kendileriyle altına attığımız imzalarla ilgili olarak MHP'yi suçlayacak değiliz. Bu konuda sayın Bahçeli ve bizim tavrımız net. Eğer herkes attığı imzaya sahip çıksaydı netice böyle olmaacaktı. Bu üzücü bir tabloydu. Ben bunun nifaka neden olmasını istemem ama biz bir imza attıysak pazara kadar değil mezara kadar imza atarız. Arkadaşlarımızla bir değerlendirme yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararı sonrası partili arkadaşlarımız ana muhalefet ve MHP ile görüşülecek ve bu konuda gerekli adımlar atılacak. Referandumu düşünmüyoruz. MHP Genel Başkanı'nın olumlu kanaati ortada. CHP yönetimi ise bizim belirlediğimiz tarihlerden farklı tarihler dile getiriyordu. İmza koymayız ama destekleriz dediler sonra sözlerinde durmadılar. 

    ERDOĞAN'DAN VEKİLLERİNE YEREL SEÇİM TEPKİSİ

    Erdoğan ın son il başkanları toplantısı konuşması #2

    "SİYASETTEKİ MAZİMİZ ORTADA"

    Farklı tarihlerde mutabık kalmamız halinde bu konuda adımlar atabiliriz. Demokrasimiz için hayırlı olan neyse o olsun. Ancak parlamentoya milletvekili olarak girmedim. Milletvekilliğinden önce belediye başkanlığı yaptım. Siyasetteki mazimiz ortada. gençlik kollarından başlayıp buraya kadar geldik. Büyükşehirlerle ilgili atılan bu adımlar bazı çevrelerce ve ya bir rant hesabının içinde olanlar var. Eğer mülki sınırlar büyükşehir sınırı olarak ilan edilirse o köylere hizmet gitmezmiş. Şimdi ben buradan sesleniyorum; İstanbul ve Kocaeli mülki sınırlarıyla köylerine il özel idareleri ne kadar hizmet götürüyor. Asfalt falan yoktu oralarda. Artık oralar sadece Büyükşehir'in değil ilçenin de hizmet götürdüğü yer olmuştur. Bunları iki örnek olarak veriyorum. Bir de imar bütünlüğü denilen olay var. Eğer siz bu köylere imar bütünlüğü noktasında yaklaşmazsanız buralar kapanın ve çalanın elinde kalır. Canım canım sahillerdeki beldeler var bu beldelerde bi tane ufak araç al gel orada istediğin binayı yap. Kimse müdahale edebilir mi? Köyde de muhtar var. Koskoca ana muhalefetin lideri kalkmış muhtarlıklar kalkacak diyor. Eline dizine duysun. Ama 10 kişinin olduğu yerde birine muhur verip sultan yapmayız. Biz kuru kuruya oy toplamanın peşinde mi olacağız yoksa hizmetin mi? Muğla büyükşehir olurken AK PArti birinci parti diye mi oldu CHP mi? Muğla bir merkez ilçe belediyesidir. Ama Muğla büyükşehir olunca Fethiye'nin altyapısıyla da uğraşacak. En ücra köşeye kadar uğraşacak. Çünkü artık buralar mülki sınır olarak onların kontrolünde olacak. Bir de imar planı bütünlüğü kapsamında bunların yetkisi Muğla Belediyesi sahip olacak. Şu anda bu yetki beldede ilç beldesinde ilçe belediyesinde. Biz çevre ve şehircilik bakanlığını bunun için kurduk. Modernlik bu işlerle olmuyor ey kılıçdaroğlu? Çarığı giyip arazide dolaşacaksın. Biz o araziden geliyoruz. Biz o Bağcılar'ın Güngören'in sokaklarında çizmeleri giydik o Güngören'i bugüne getirdik. Halk hizmeti görmüştür. Onlar hep Bakırköy'ün işiyle uğraşırlardı. Esenler'le Güngören'le uğraşmazlardı. Londra asfaltının üstü hep ihmal edilmiştir. Kadıköy'de bir Ataşehir inşaa edildi. Seçimi kim kazandı CHP. Peki Ataşehir'i kim yaptı biz yaptık. CHP ve yandaşlarını bu konuda daha dikkatli davranmaya ve bu ülkede bu milletin değerlerine daha huzurlu şekilde yaşanmasına fırsat yaratalım. Bizim anlayışımız budur. 

    BİZİM ALDIĞIMIZ EDEP DERSİNDE BU YOK

    Dünyada seçimlerin erkene alınmasına karşı çıkan her şeyi yapan tek ana muhalefet partisi CHP'dir. BDP ve CHP 12 Haziran seçimlerinden beri birlikte hareket ettikleri ortada. Ben ikisini bir görüyorum. CHP'nin yolu BDP'nin yolunu düze çıkarmaz. Parlamentonun içindeki bir parti Türkiye Cumhuriyeti'nin önüne temsilci diye KCK'yı gösterir mi? Biz boşuna ya Kandil ya Meclis demiyoruz. CHP'nin tarihinde şu okullar olmasa milli eğitim ne güzel idare edilir sözü var. Şu seçimler olmasa bu siyaset ne güzel yapılır diyorlar. CHP yönetimin siyaset adına yaptıkları tek şey AK PArti'nin ak dediğine kara demek. Bağırarak çağırarak yalan söyleyerek küfür edeerek kifayetsizliklerini saklamaya çalışıyorlar. Biz onların düştükleri noktaya düşmeyeceğiz. Bizim adığımız edep dersinde bu yok. Biz edep yahu kapısından geçtik onların da o kapıdan geçmesini bekliyoruz. Geçtiğimiz 10 yıldaki 3 genel seçim  ve diğer seçimler sonrası sayın Kılıçdaroğlu başka havalar estiriyor. Ama seçim dediğimizde ödleri kopuyor. Korkularını kendi gürültüleriyle kapatmaya çalışıyorlare adeta mezarlıkta ıslık çalıyorlar. Türkiye'De artık kuru gürültüye papuç bırakılmıyor. Çok partili siyasi hayatımız boyunca demorkasi tarihimize kara leke olarak geçen her şeyde CHP zihniyetini görürsünüz. Biz bugün söz de karar da milletindir diyoruz.

    CUMHURİYET HAYAL PARTİSİ..

    Sayın Kılıçdaroğlu'na bir şeyi hatırlatmam lazım. Seçimini tercih et, yap. Genel Başkanı olduğun partinin adını Cumhuriyet Hayal Partisi yapıp istediğin hülyalara dalabilirsin ama bu millet sana pirim vermez. Bu millet senin cemazielevvellini iyi bilir. Psikolojiye merak saldığını görüyorum. Ben teşhis koydum da tedavisini kendisine bırakıyorum. Mesele sadece kılıçdaroğlu'nun kendi dünyasınsa yaşaması değil. dış politika konusunda öyle sözler söylüyor ki akıl alır gibi değil. Neredeyse bütün uluslarası konularda karşı taraflarda yer alıyor. Esad ortada pek görünmüyor onun mTürkiye ve dünyadaki temsilciğini Kılıçdaroğlu yapıyor. Dışişleri Bakanımız'a küfrediyor ama gençler kendisine Bakanımızın kitabını gönderiyor. Suriye'ye demokrasiyi getirmekten bahsederken Türkiye'de demokrasi var mı diye soruyor. Suriye'de baas partisinden başka bir parti yoktur. Yaklaşık 9 yıldır Esad'a teklif ettik korkma isteyen istediği partiyi kursun bak halk seni seviyor daha da çok sevecek. Bizden destek istedi ama maalesef adımları da atmadı. Aynı tavır Kılıçdaroğlu'ndan da var. Aynı pınardan beslenmişler. Sen bu ülkenin Başbakan'a hakaret ediyorsun sıkıysa Suriye'de biri Esad'a hakaret etsin. Nerede olduğu bilinmeyen bir hücreye gönderiliyorsun. 17 yıl mahkeme yapılmamış. Tükiye böyle bir şey yaşıyor mu? Bu fakir Talim TErbiye Kurulu'nun cevaz verdiği şiiri okudu ve içeri girdi. Bu ülkede başbakanlar idam edildi. Bu zihniyetin arkasında CHP zihniyeti vardı. 

    "NASIL OLUYOR DA TÜRKİYE'DE DEMOKRASİ YOK DİYORSUNUZ"

    Yüzlerce yargı mensubu gidip darbeleri hazırlayanların önünde el pençe durmadılar mı brifinleri dinlemediler mi? Bak arapların ata sözü gerçekleşiyor: Men dakka dukka. Buradan ders almaya mecburuz. Sen bu ülkede  yaşanan ortamı eğer orayla kıyaslarsan, sen önce bakar körsün. Çünkü gerçekleri görmen lazım. Nasıl oluyor da sen Türkiye'de demokrasi olmadığını söylüyorsun. Bölücü terör örgütü mensupları bağımsız olarak seçime giriyor TBMM'ye giriyor. 

    BİR TEK KILIÇDAROĞLU BİZE KARŞI

    Dünyadaki dört bir yandaki çalışmalarımızı eleştiriyor. Cehalet derin olunca Esad'ı demokrat kendi ülkesinin Başbakanını diktatör olarak gösteriyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun Suriye yolcu uçağıyla ilgili silahları bize gösterin dedi. Sen ne zamandan beri hükümetin üzerinde böyle bir hakkın var. Seninle sır da paylaşılmaz. Kılıçdaroğlu'na düşün diyorum ama seni zorlamak istemiyorum. Sayın Kılıçdaroğlu mühimmat ifadesine takmış. İlkokul öğrencilerinin kullandığı sözlükte 'SAVAŞ MALZEMESİ' diyor. Rusya'nın MKE'si gönderen alıcı da Suriye SAvunma Bakanlığı. Uçaktan indirilen malzemeye el koyduk. Uluslararası hukuk bize bu hakkı veriyor. Rusya dışişleri bakanı bizi haklılığımızı vurgulamak zorunda kaldı. Biz duygusal davranmıyoruz. Bir tek CHP genel başkanı Esad'ın ağzıyla konuşuyor. Herkes Türkiye ile müttefik bir tek Kılıçdaroğlu bize karşı. Bizdeki göçmen kardeşlerimizin sayısı 100 bini aştı. Bizi eleştirenler yine eleştirecek. Saddam Hüseyin'in peşmergelerle yaptığı savaş sırasında biz 750 bin kişiyi ağırladık.

    TÜRKİYE'Yİ ÇOK İLERİ DÜZEYE GETİRDİK

    Geçtğimiz 10 yılda Türkiye'yi çok ileri düzeye getirdik. Önümüze çıkartılan engeller de artıyor engelleniyor. Terör eylemleri ile Türkiye'nin hamlelerini ortadan kaldıracak güce ve kararlılığa sahibiz. Biz şehitlerimizin acısını hep yüreğimizde taşıyoruz. Güvenlik güçleri karşısında tutunamayacaklarını fark eden terör örgütü okullara saldırmaya başladılar. Terör örgütü 2008 yılında eğitim kurumlarına yönelik 38 saldırı düzenledi. Bu yıl ise 110'a yaklaşıyor. Okullarımıza benzer saldırılar yapılıyor. El bombalarıyla yapılan bu alçakça saldırıların hedefinde çocuklar bulunuyor. bu kişiler insanlıktan çıkmış durumdalar. Yol , havalimanı, baraj yapılmasını engellemeye çalıştılar. Yurt dışındaki yatırımcıların yatırımlarını engellemeye çalıştılar. Bölge kalkındıkça istismar ettikleri konular kendileri orada tutunma imkanı bulamayacaklar. Öğretmenleri bunun için karçırıyorlar. Ve çocukları kullanıyorlar artık bu konuda kullanılan çocuklarla ilgili tedbirlerini almalıyız. Kendilerini tankların önüne atmaktan bahsedenler okulları yakanlar karşısında neden susuyorlar. Bu barbarlığı güya haklarını savundukları insanlara karşı uyguluyorlar. Terör örgütünün gerçek yüzünü bu eğitim dünyasına yapılanlarla ortaya koyabilirsiniz. 

    "ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKIN"

    Terör örgütünün okul boykot çağrısı karşılık bulmayınca barbarlık ortaya çıktı. Diyarbakır'da molotof kokteylini teröristlerin elinden alan müdür yardımcısımızı kutluyorum. Tunceli'de önlerini kesen terör mensuplarıyla çatışan kahraman polisimizi ben tebrik ediyorum. Bölgede mücadele eden bütün güvenlik birimlerimize ben teşekkür ediyorum. Herkesten aynı kararlılığı bekliyorum. İnşallah terör örgütünün çocuklarımızı cehalete mahkum etmek isteyenlerin hedeflerini kursağında bırakacağız. Onlar akan kan üzerinden bir saltanat sürmüşler sefasını sürüyorlar. Sizin çocuğunuzun geleceği için bir gayretleri yok. Çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın. Biz Türkiye'nin tamamı gibi bütün bölgedeki çocukların en iyi eğitimi alabilmsi için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.

    Terör örgütünün saldırdığı okullarda okuyan öğrencilerimizin ülkelerine hizmet edeceklerine inanıyoruz. Annelerle babalarla birlikte çalışmaya devam edeceğiz. 2023 hedefine hep birlikte ulaşacağız.

    Yerel seçimlerle ilgili konu Meclis'te neticelenene kadar tüm çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kimseye hakaret etmeden ama onurumuzu yerde bırakmadan mücadelemizi devam edeceğiz. Biz bu milletin onurunu korumakla mükellefiz. Biz sevdik aşık olduk. Sevildik maşuk olduk. Her dem yeni doğrarız bizden kim usansun. Her seçimde milletimizle yeniden kucaklaşırız çünkü biz bu millete sevdalıyız. Seçim çalışması bizim için buluşma vesilesidir. 

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir