Euro
10.1632
-1.11%
Dolar
8.3942
-0.4%
Altın
506.74
-1.5%
Borsa
1.461
0.29%
Bitcoin
302.290
1.20%
25ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 25 C
    Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan, parti grubu konuşmasında Suriye ile ilgili çok sert mesajlar veri.
    • 26.06.2012 - 11:23

    Erdoğan ın son parti grubu konuşması #1

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü grup toplantısında Suriye krizinin ardından önemli mesajlar verdi. Erdoğan'ın açıklamaları Arapça ve İngilizce olarak da canlı yayınlandı. Başbakan'ın konuşmasını France 24 Kanalı ve El Cezire naklen yayınladı. Erdoğan konuşmasında 'TSK’nın angajman kuralları değişmiştir. Suriye sınırında yapılacak tüm ihlallere karşılık verilecektir' dedi.

    Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren bazı köşe yazarlarına da sert sözlerle yüklenen Başbakan Erdoğan, 'Türkiye’nin dostluğu ne kadar değerli ise herkes bilsin ki gazabı da o kadar şiddetli ve kahredicidir. Yumuşak başlılığımız uysal koyun olduğumuz anlamına gelmez. Bunu hamaset olarak görenler bu milletin tarihine baksınlar. Biz tarihi yaparız, onu kimin yazacağına, kimin okuyacağına, kimin ders alacağına karışmayız. Bu coğrafyada masumlara kasteden her senaryoyu boşa çıkarmak için Türkiye çalışmasına devam edecektir. Türkiye kadastro mühendisliğine göz yummayacaktır. Hedef saptırmaya çalışan köşe yazarları var. Sanki bu milletin evladı değiller. Bunu insafsızca, fütursuzca yapıyorlar' dedi.

    İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları

    Hakkari'de askeri birliğimize yapılan saldırıda 8 askerimiz şehit oldu 19 askerimiz yaralandı. Bir kez daha şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Saldırı sonrasındaki operasyonlarda 31 terörist etkisiz hale getirildi.

    Güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonları sonrası etkinliği zayıflayan örgüt bu tarz intihar anlamına gelen saldırılar gerçekleştiriyor. Dağlıca saldırısı sonrası örgütün kirli yüzü bir kez daha görülmüştür. Yaşanan olaylar sebebiyle Brezilya programımızın bir bölümünü yarıda kesmek zorunda kaldık.

    UÇAĞIMIZ ULUSLARARASI HAVA SAHASINDA VURULDU

    Suriye'nin 13 deniz mili açığında bir F4 askeri uçağımıza saldırı düzenlendi. Uçağımız Suriye karasularına düştü. Uçağımız uluslararası sularda vurulup Suriye sularına düşmüştür. İçeride ve dışarıda bunu saptırmak isteyen odaklar var. Arama kurtarma çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürüyoruz. Pilotlarımızın ailelerine sabır diliyorum. Elbette önceliğimiz pilotlarımıza sağ salim ulaşmaktır.

    İslam coğrafyasına ve tüm dünyaya bazı önemli noktaları açıklamak istiyorum. 

    Ekonominin demokratikleşmenin sosyal kalkınmanın iç içe geçmiş alanlar olduğunu defaatle ifade ettik. Ekonomisi kötü olan ülkenin dış politikada söyleyecek sözü olamaz. Dış politikada pasif bir ülkenin ekonomisi büyüyemez. Özetle ekonomi, dış politika, demokrasi, sosyal kalkınma birbirini etkileyen alanlardır. Dış politikada aktif bir tutum sergiledikçe ekonomimiz büyüdü. Ekonomideki büyüme dış politikadaki elimizi güçlendirdi. Hiç kimse şunu söyleyemez; Türkiye içine kapansın, Türkiye küresel meselelere sessiz kalsın. Türkiye tribünde kalsın sahaya girmesin. 

    Akrabalarına sırtını dönen bir ülkenin özellikle de Türkiye'nin bu coğrafyada büyümesi asla söz konusu olamaz. 

    TÜRKİYE'NİN DOSTLUĞUNU ARKASINA ALAN ÜLKE GÜVENCE İÇİNDEDİR

    2002 yılında Türkiye'nin dış ticaret hacmi 88 milyar dolar civarındaydı bugün bu rakam 376 milyar dolara ulaştı. 4 kattan fazla artış sağlamıştır. Türkiye dostlarıyla el sıkışmıştır. Akrabalarıyla hasret gidermiştir, kardeşleriyle kucaklamıştır. Sanal bariyerleri psikolojik engelleri aşmış ulaşabildiği her halka ulaşmış ve her yere barış niyetini iş birliği mesajlarını taşımıştır. Hiçbir ülkenin toprağında Türkiye'nin gözü yoktur. Türkiye hiçbir ülkenin iç işlerine karışmamıştır karışmayacaktır. Türkiye'nin dostluğu son derece değerlidir. Türkiye'nin dostluğunu alanın sırtı sağlamdır emniyet içerisindedir. Biz komşularımızın coğrafı konumları, yer altı yer üstü kaynaklarıyla zaaflarıyla ilgilenmeyiz. Bizim için önemli olan sadece kardeşlik hukukudur. Hiç kimse bizi yanlış anlamasın. Bu millet yeri gelmiş Mostar için Kosova için yüreğini ortaya koymuştur. Erbil, Musul, Halepçe, Babil, Kabil için yüreğini ortaya koymuştur. 

    BİZ KİMSEYE TARİH DERSİ VERMEYİZ BİZ TARİH YAPARIZ

    Bugün, Şam, Hama, Humus dediğimizde kanı akan kardeşlerimizin ardından sesleniyoruz. Türkiye'nin dostluğu ne kadar değerliyse Türkiye'nin gazabı da o kadar şiddetlidir o kadar kahredicidir. Yumuşak başlılığımız birilerimizi aldatmasın. Sağduyulu tavrımız yanlış anlaşılmasın. Ben burada ecdadımdan aldığım ilham ve güçle konuşuyorum. Bu sözlerimi hamaset olarak görenler önce kendilerine sonra bu milletin tarihine baksınlar. Burada da kimseye tarih dersi verecek değilim. Biz tarihi yaparız onu kimin yazacağına kimin okuyacağına kimin ders alacağına karışmayız. Türkiye'nin büyümesinden rahatsız olanlar var. Türkiye'nin kardeşleriyle kucaklaşmasından rahatsız olanlar var. Rahatsız çevrelerin Türkiye'ye yönelik terörü destekledikleri biz çok iyi biliyoruz. Büyüyen güçlenen etkinliği artan Türkiye bölge için bir fırsattır. 

    Masum insanlara kast eden senaryoları boşa çıkartmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bölgede kadastro çalışmalarına asla izin vermeyeceğiz o çalışmaların içerisinde olmayacağız.

    BAZI KÖŞE YAZARLARI SANKİ BU ÜLKENİN EVLATLARI DEĞİL

    Hedef saptırmaya yönelik bazı köşe yazarlarını görüyorum; Sanki bu ülkenin evlatları değil bunlar. Bunu bu kadar insafsızca yapıyorlar. Suriye'nin uluslararası hava sahasında, silahsız üzerinde silah yok, kimliği açık olan tek başına uçan tehdit oluşturmayan bir keşif uçağını düşürdükleri bu olayda Türkiye sonuna kadar haklıdır.  Doğu Akdeniz artık Türkiye için hassasiyet taşıyan bir bölge. Doğu Akdaniz'de haklarımız var. Bölgede diğer ülkelerin oluşturduğu sıkıntılar var. Rutin olarak bu bölgede bizim çalışmalarımızın yapılması bizim en temel hakkımızdır. Yenilenmiş radarlarımızın test edilmesine yönelik bir uçuştur. Suriye tarafından en ufak bir ikaz bir nota tarafımıza yapılmamıştır. Sonra da utanmadan sıkılmadan dost olduklarını söylüyorlar. Bu hasmane bir tutumdur. Kısa süreli bir sınır ihlalini kimse mazeret olarak gösteremez. Biz olayın olduğu ilk andan itibaren sağduyulu davranarak durumu net anlamaya çalıştık. Fotoğrafı net olarak gördük. Dışişleri Bakanımız tüm uluslararası kuruluşlara diplomasi teması başlattı. Muhalefet davetimize icazet etti. Gösterdikleri hassasiyet ve nezaket sebebiyle muhalefet liderlerimize teşekkür ediyorum. 

    Biz hükümet olarak böyle bir milli bir meselede siyasi partilerin davranışlarını aynı olgunlukta sürdürmelerini rica ediyoruz. Esed rejiminin saldırısını haklı çıkarmaya yönelik açıklamalar, sorumlu bir yaklaşım olamaz. Kimse bu konuda karnından konuşmasın. Kimsenin böyle bir lüksü yok. Doğu Akdeniz'de uluslararası sularda AK Parti'nin değil Recep Tayyip Erdoğan'ın değil Türkiye Cumhuriyeti'nin uçağı düşürülmüştür. Bazıları bizim Suriye politikamızı eleştiriyorlar. 

    SURİYE POLİTİKAMIZI CAHİLCE ELEŞTİRMEYİN

    29 Ekim 1923 ülke olarak bizim için tarihi bir dönüm noktasıdır. 29 Ekim 1923'te bu millet yeniden yeni bir devletle tarih sahnesinde yürüyüşüne başladı. Türkiye'nin Suriye politikasını acımasızca cahilce eleştirenlere kendi tarihimizden birkaç olay anlatmak istiyorum.

    9 asır önce komşu ülkeler yaşanan katliamlara gerekli tepki göstermezken Anadolu'da bir kahraman Selçuklu lideri Kılıçarslan, Şam ve Kudüs'ün güvenliği için Anadolu'dan destansı bir mücadele verdi. Selçuklu döneminde Osmanlı döneminde Şam en az Mekke Medine kadar önemli bir şehir olmuştur. İstanbul ile Şam tıpkı Kürtler ve Türkler gibi iki kardeş şehirdir. Suriye'nin cetvelle çizilmiş sınırları kardeşliğimizi engellemez. Suriye'nin despot liderleri kardeşliğimizi törpüleyemez. Biz bir elin parmakları kadar birbirimize yakınız. Biriz beraberiz.. Kendi tarihlerinden haberdar olmayanlar bu kardeşlikten anlayamazlar.

    KUDÜS'Ü ÇİL ÇİL ALTINLARLA SATANLAR

    Suriye'deki zalim yönetime sessiz kalanlar kendi tarihinden bihaber olanlardır. Bundan 100 yıl önce çil çil altın karşılığında Kudüs'ü satanlar bizim kardeşlerimizi temsil etmiyorsa Esed rerjimi de bizim kardeşlerimizi temsil etmiyor. Oğul Esed bölge ülkelerine Türkiye'ye umut verdi. Değişeceğini söyledi. Hasmane tutum içinde olmayacağını söyledi. Oradaki Kürt vatandaşlarınıza da haklarını ver dediğim de 'Ne demek vereceğim' dedi. Haksız yere tutuklanan insanları bırak dediğimizde 'Bırakacağım' dedi. 12 yıl mahkemeye çıkarılmadan orada duranlar var. İçeride binlerce kişi bu şekilde var. Biz de verilen sözlerden memnuniyet duyduk. Ama umutlarımız hep boşa çıktı. Ama Esed'in babasının izinden gitmekte ısrar etti. Günlerce telefon diplomasisi yaptık. Özel temsilcilerimi gönderdim. Bakın en son BM ve Arap Ligi temsilcisi Annan Planı'nı da bugüne kadar oyaladı.

    Suriye ağır silahlarla katliamlarla kendi sonunu hazırlamıştır. Suriye'nin yönetiminin meşruiyeti kalmamıştır. Katliam yapan zorba bir yönetim iş başındadır. 

    KÖŞENİZDE DALKAVUKLUK YAPMAYIN

    Benim ifadelerimi çok sert buluyorlar. Gelin bir ders verin de nasıl konuşacağımızı sizden öğrenelim. Sizin köşelerinizde yaptığınız dalkavukluğu, biz Türkiye'yi yönetirken yapamayız. Kalemleriniz satılmış olabilir ama bu irade halka ve hakka teslim olmuş bir irade..

    ŞAM'IN GÜVENLİĞİ ANADOLU'DAN BAŞLAR

    Birileri çıkıyor, Türkiye bu katliamları görmezden gelseydi diyor. Türkiye'ye kendi ülkesine maşa taşeron gibi ifadelerle hakaret edenler var. Cürmü bir şey tutmaz ama bunları alıp da bunlara para verenler var. Biz kimsenin maşası ve taşeronu değil kendi gücü ve tarihiyle hareket eden bağımsız bir ülkeyiz. Biz Hz. Ali'nin 'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır' sözlerini ilke edinmiş bir iradeyiz. Bizim haksızlık karşısındaki tepkimizi haksız yere çekiyorlar. Bölgede kimlerin Suriye'deki katliamlara sessiz kaldığına bakmıyoruz. Biz çıkar hesapları yapmadan 'ben varım' diyecek, haksızlık karşısında susmayacak bir ülkeyiz. Bu ülkenin eline vicdanına bu kanın sıçramasına izin vermeyeceğiz. Şam'ın güvenliği Anadolu'dan Anadolu'nun güvenliği Şam'dan başlar.

    TÜRKİYE'NİN SINIRLARI 114 DEFA İHLAL EDİLDİ AMA..

    Uçağımızın uluslararası sularda vurulduğu kesindir. Önceden planlanmış bir test görevini tek başına silahsız tanımlanma sistemi açık olarak yapmaktaydı. Suriye karasularına uçağımız kısa bir süreyle girmiş ve uyarımız sonrası ihlal bitirilmiştir. Kamuoyunda teknik detaylara haiz olmayanlar tarafından uçağımızın Suriye sularını ihlal ettiği sorusu sorulmaktadır. 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren Türkiye hava sahası 114 kez ihlal edilmiştir. 5 kez de Suriye helikopterleri hava sahamızı ihlal etmiştir. Bunlar kısa süreli ihlallerdir ve gerekli uyarılar yapılmıştır. Suriye makamları hiçbir uyarı yapmamıştır. Uçağımız kasti mahsusa ile hedef alınmıştır. Suriyeli yetkililerin ortaya koydukları tavır, uçağımızın hasmane bir tutumla vurulduğu en bariz delildir.

    Arama kurtarma sırasında bir uçağımıza yapılan taciz Suriye'nin kastının kanıtıdır. Ancak Türkiye'nin soğukkanlı tavrı devam etmiştir. 

    NATO 4. madde kapsamında toplanmış durumda. Bu olay karşısındaki diplomatik temaslarımız devam ediyor. Rusya, İran ve Çin'le görüşülmüştür. ABD, Körfez Ülkeleri ve AB üyesi ülkelere gerekli diplomatik adımları attık. Bundan sonra hakkımızı saklı tutarak uluslararası haklardan kaynaklanan hakkımızı yeri ve zamanı geldiğinde kullanacağız. 

    SINIR İHLALLERİ KONUSUNDA YENİ BİR SÜRECE GEÇTİK

    Artık yeni bir sürece geçilmiştir. Sınır ihlalleri hiçbir şekilde tolere edilmeyecektir. Suriye'den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi olacak şekilde yaklaşan her askeri unsur tehdit olarak görülecek ve ona göre muamele edilecektir. Suriye rejimini bir hata yapmaması yönünde uyarıyoruz. Bu olay karşısında vakur tutumumuzu muhafaza ediyoruz ancak Türkiye sınırları zorlanacak, dostluğu test edilecek bir ülke değildir. Eğer bugüne kadar bunu anlamayan bir ülke varsa bunu çok açık ve net şekilde test ederiz ve de edeceğiz. Ne yaptığımızı da gayet iyi biliyoruz. Türkiye olarak savaş çığırtkanlarının tuzağına düşmeyiz. Uluslararası sularda uçağımıza yapılan saldırı karşısında elimiz kolumuz bağlı bir şekilde oturacak değiliz. Suriye halkı bizim kardeşimizdir. Suriyeli kardeşlerimizi yürekten selamlıyorum. Haklı mücadelelerinde her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum.

    Türkiye her alanda bölgesel ve küresel bir aktör olma yolunda devasa projeleri hayata geçiren bir ülkedir.

    Sayın Bahçeli'nin sabahki konuşmasındaki birlik ve beraberlik ifadelerine de teşekkür ediyorum.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir