Dolar
7.2352
0.4247%
Euro
8.4874
0.0554%
Altın
1886.08
-1.3571%
Borsa
1110.05
0%
G. Altın
440.38
-0.544%
Bitcoin
82394
1.1522%
22ºC
İstanbul
Açık 22 C
    Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Başbakan Erdoğan, parti grubu konuşmasından önce Şanlıurfa Belediye Başkanı Fakıbaba'ya AK Parti rozeti taktı..
    • 22.01.2013 - 11:18
    Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

    Erdoğan ın son parti grubu konuşması #1

    Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin sıcak konu başlıklarına değinen Erdoğan'ın hedefinde yine muhalefet vardı. MHP'nin yeni açılım süreciyle ilgili eleştirilerine "Cevap vermeyeceğim, onlara hukuk cevap verecek" diyen Başbakan Erdoğan, BDP'nin tavrını da eleştirdi. Erdoğan, Paris'teki cinayetlerle ilgili hükümeti hedef alan BDP'lilerin açıklamalarını hatırlatarak "Bize samimi görünenler geliyor konuşuyoruz, buyurun diyoruz Ada'ya gönderiyoruz. Sen Ada'dan döndükten sonra zehir zemberek açıklama yapıyorsan bu olmaz. Biz Kürt kardeşlerimize gönlümüzü açtık biz teröristlere bomba yağdırdık." diye konuştu.

    İşte Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları..

    Yılda 2 milyar ekmek çöpe gidiyor. Yılda 1.5 milyar liralık bir kaynak çöpe atılıyor. Türkiye zenginleştikçe tüketim arttıkça, ekmek israfı da artıyor. 2011 yılında günde 5 milyon ekmek çöpe gidiyordu. 2012 yılında ise çöpe atılan ekmek miktarı 1 milyon artarak 6 milyon seviyesine ulaştı. Dünyada 870 milyon insan yetersiz besleniyor. 10 milyon insan açıktan ölüyor. 1.3 milyar ton gıda israf ediliyor. Bizim bu israfın önüne geçmemiz gerekiyor. Biz kültürümüz medeniyetimiz ve değerler silsilesi içinde vahşi bir büyümenin taraftarı asla olamayız. Biz refah arttıkça sosyal meselelere gözünü kapatanlardan olmayacağız. 

    SAKIN HA EKMEĞİ BIÇAKLA KESMEYİN

    Somali'de kardeşi bir dilim ekmek için açlıktan ölürken dudaklarını ekmekle silen bizden olamaz. Biz abdest alırken suyu israf etmemekle öğretilmiş bir kültürün sahibiyiz. Biz büyüdükçe kendisine ve değerlerine yabancı olanlardan değil büyüdükçe biz olanlardan kalacağız. Ekmek alırken ekmeği bölerken birkaç defa düşünülmesini, o ekmeğe sahip olmayanların hatırlanmasını rica ediyoruz. Biz ekmeğe nimet diyenlerdeniz. Sakın ha ekmeği bıçakla kesmeyin diyen bir geleneğin sahibiyiz. 

    Artık biz beyaz undan ekmek dönemini de kapatıyoruz. Artık buğdayın orijinalinden üretilen un ne ise bundan ekmeğimizi üretelim. Gıda ve vitamin orada. Onları çıkartıp beyaz ekmeğe yöneldik. Batı bunu anladı biz de bu açığı en kısa sürede kapatacağız. 

    GAZİANTEP'TE TOPLU AÇILIŞLAR GERÇEKLEŞTİRDİK

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız tarafından tamamlanan tam 365 tesisi resmi olarak hizmete aldık. Türkiye'ye toplamda 1.5 milyarlık hizmet ve eser kazandırmış olduk. Şehir altyapılarını güçlendirme ve çevreyi koruma yatırımları hizmete girdi. Hafta sonunda Gaziantep'e geçtik. Gaziantep'te programlarımız vardı. 64 farklı başlıkta eserin açılışını yaptık ve bu eserlerin toplam değeri 1 milyar 200 bin TL. Gaziantep Üniversitesi'ndeki fahri doktorayı teslim aldık ve oradaki tesislerin resmi açılışını yaptık. G.Antep'te STK ve kanaat önderleriyle bir araya geldik istişarelerde bulunduk. Pazar günü özel yatırım tesisinin açılışının ardından Islahiye'ye geçecektik. Ancak yoğun sis nedeniyle helikopterimiz geri dönmek zorunda kaldı. Islahiye'de de binlerce kardeşimiz bizi bekliyordu. Adalet Bakanımıza haber verdik ve Şamil Bey'e haber verdik orayı siz idare edin dedik. İlk G.Antep ziyaretimizde Islahiye'yi ziyaret edeceğiz. Bugün tekrar Islahiye'deki kardeşlerimize bu mazeretimizi bildirmek istiyorum.

    Nizip gerçekten görülmeye değerdi. Caddeler boyunca farklı bir coşkuyu gördük. Binlerce insanın oradaki teveccühüyle karşı karşıya kaldık. Heyecan dolu mitingimizi yaptık ve arabalarımız cadde boyu zor yol aldı. Nizip'te Suriyeli kardeşlerimizin misafir edildiği  kampları ziyaret ettik. Orada da ikizlerle karşı karşıya kaldık. Tabi ağlaşan anne babayı orada gördük. Orada babası şehit olmuş iki kardeşimizin nişan yüzüklerini taktık. Evliliklerini de iki haftaya yapacaklar. 

    GAZİANTEP BÜYÜYOR DA VAN NİYE BÜYÜMÜYOR

    Gaziantep'te ifade ettiğim bir hususu burada da dikkatlerinize sunmak istiyorum. Gaziantep Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan illerimizden birisi. Coğrafya, nüfuz olarak bölgesinin illerinden farklı değil. Gaziantep 81 vilayet içinde çok farklı bir kalkınmayı gerçekleştirdi. Sanayi noktasında ticaret noktasında eğitim noktasında Gaziantep, potansiyelini değerlendirdi. Hem kazanan hem de Türkiye'ye kazandıran bir şehir oldu. Gaziantep'imizin 6. ve 7. Organize Sanayi bölgelerini hazırlıyoruz. Belediye kapısında n'olur bize biraz para verin diyen kimse yok. Gayretle büyük göçe rağmen ayakta duran bir ilimiz. İşsizliği mümkün oldukça düşük seviyelerde muhafaza etti. Şimdi bizim özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki diğer illerimizin bu başarıyı iyi görmesi lazım. Gaziantep'te şu anda 3 tane üniversite var. Şimdi dördüncüsü geliyor. Konukoğlu ailesinin tamamiyle sağlık alanında oluşturduğu bir üniversite geliyor. Peki bunu neden Van yapmadı da Gaziantep yaptı? Bir Mardin, Şırnak neden bu seviyelere ulaşamadı. Kilis farklı bir yerde duruyor. Adıyaman, Şanlıurfa çok farklı yerlerde duruyor. Bazı illerimiz umutla büyürken bazıları da ne yazık ki yerinde sayıyor. Kamu yatırımları noktasında biz hiçbir ilimize farklı davranmıyoruz. Ne gerekiyorsa aldığımız oy oranına bakmadan eşit seviyede kamu yatırımlarını ulaştırıyoruz. 

    12 EYLÜL'DE DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA ÇOK BÜYÜK ACILAR ÇEKİLDİ

    Biz yıllardır yapılan ihmallerin tersine, geri kalmış geri bırakılmış illerimize pozitif ayrımcılık uyguluyoruz. Yine özel sektörün bu illere ilgi göstermesi için bu illere çok cazip teşvikler veriyoruz. Bu illerimiz neden gelişmiyor? İşte terörün bu bağlamda çok daha güçlü şekilde sorgulanması gerekiyor. Gaziantep'in büyümesinde en önemli etken şehirdeki barıştır, istikrardır. Adıyaman'ın gösterdiği başarıda huzur ve kardeşlik son derece önemlidir. Malatya, Elazığ, Hatay da bugünlere ulaştı. Kabuğunu kıramayan yoğun kamu yatırımları ve teşviklerine rağmen atılım yapamayan illerimiz terörün engelleyici rolünü iyi sorgulamalıdır. Doğu ve Güneydoğu illerimizde 12 Eylül 80 müdahalesiyle çok ağır süreçler yaşandı. Çocuklarının gözü önünde anne babalara yapılan muameleler çocuklarda silinmeyecek travmalara neden oldu. 90'lı yıllarda terörle mücadele adına terörün ekmeğine yağ sürdüler. Bir köyde yapılan aramalarda öyle yöntemler uyguladılar ki terör bataklığını daha da büyüttüler. AK Parti ile olağanüstü hal ortadan kalktı. Biz sizden başka bir şey istemiyoruz dediler. Kaldırdık, ama maalesef ortada bir şey yok. İşkenceye sıfır tolerans başladı bizimle. Bu konuda kararlılığımız sınırsızdır. Başta dil olmak üzere kültürel haklar üzerindeki baskılar son bulmuştur. 

    2002 ACININ BİTTİĞİ BİR MİLAT OLMUŞTUR

    Biz 2002'nin göreve gelişimiz açısından milat olduğunu söylüyor, bunu eylemlerimizle de ortaya koyuyoruz. AK Parti'nin hükümet görevini devraldığı 2002 dönemi, belli baskı ve acılar için değil bu ülkede on yıllardır yaşanan acıların ortadan kaldırılması için de milat olmuştur. Cumhuriyetimizi büyütmek için 10 yıldır gece gündüz demeden gayret gösteriyoruz. Biz Cumhuriyet döneminde belli dönemlerde yapılan hatalarla da yüzleşmek için samimi bir gayret içindeyiz. Cumhuriyet döneminde ahıra çevrilen camiler belli bir kesimin değil bütün bu milletin camisiydi. Susturulan ezan bütün ümmetin ezanıydı. Sağda solda birçok kitap yasaklandı toplatıldı. Her dilde plaklar yasaklandı. Nazım Hikmet de Necip Fazıl da devletin hışmına uğradı, ötelendi, horlandı. Statükocular devlet karşısında öz evlat görüldü, halka üvey evlat muamelesi yapıldı. AK Parti iktidarı 2002'den itibaren bu gidişe dur demiştir. Cumhuriyet döneminde ortaya çıkan hatalarla da cesur şekilde yüzleşen bir iktidar olduk. Biz insan devlet için vardır demiyoruz, devlet insan için vardır diyoruz. Dini mezhebi ırkı ideolojisi ne olursa olsun bizim için insan insandır.

    BAŞÖRTÜLÜNÜN HUKUKUNU KORUDUĞUMUZ GİBİ DERSİM'İ DE SİVAS'I DA..

    Bizim için herkes devlet karşısında eşit vatandaştır. Biz nasıl başörtülünün hukukunu koruyorsak Dersim'in Sivas'ın Maraş'ın hukukunu da savunuyoruz. Bu konularla korkmadan yüzleşiyoruz. AK Parti'yle birlikte vesayet rejimi sona ermiştir. Biz bir yandan büyüdük bir yandan da bu milletin acılarını unutmadık. Acılar üzerine bir gelecek inşa edilmez. Gerçeğin acılarıyla sağlıklı bir gelecek yapılamaz. Elbette yaşanan acıları unutturmayacağız. Biz istikbalimizi acılar üzerine değil, umutlar üzerine inşaa edeceğiz. 2002 öncesi kimin ne acısı varsa o acıyı ortak acımız olarak görüyoruz. Bundan sonra da umudun şekillendirdiği bir geleceğe yürümek istiyoruz. Acılar üzerine gelecek inşa edilmez. Biz istikbalimizi acılar üzerine değil, umutlar üzerine inşa edeceğiz. Diyarbakırlı kardeşim, Çankırılı kardeşim yüreğindeki yarayı gel beraber tedavi edelim. Silahı aradan çekelim, sıkılı yumrukları aradan çekelim.  

    KUR'AN-I KERİM DİYOR Kİ: IRKÇILIK ŞEYTANDANDIR

    Bu sabah baktım yavru muhalefet eleştiriyor. Kim klavuzluk yapıyor bilmiyorum, cevap vermeyeceğim ama. Onların dilinden hukuk anlar onları hukuka havale ediyorum. Çünkü, bu ülkede ne ana muhalefetin ne de yavruların ürettikleri bir şey yok. Bunların dili maalesef sövme dili. Biz 75 milyon tek yumruk halinde geleceğimizi birlikte inşa ediyoruz. Kur'an-ı Kerim'de bütün ayrıntılarıyla ibretlik bir vaka vardır. Allah meleklere bütün meleklere Adem'e secde edin dedi bütün melekler secde etti. Şeytan ben çamurdan değilim ben farklıyım dedi. Kibir böyle başladı. Ayrımcılık böyle başladı. Irkını övmek diğerlerini aşağılamak şeytandandır. Biz başka yerden kaynak aramayacağız. Benim Kürt kardeşimin de Türk kardeşimin de kaynağı aynı kaynaktır. Bizi öz değerlerimizden uzaklaştırmaya çalışanlardan uzak duracağız. O ırkçılık duygusunu aşılamaya çalışanlara karşı recmedilmiş şeytandan uzak durmak için Allah'a sığınırım diyoruz. 

    EY BDP SİZ AKLINIZI KİRAYA MI VERDİNİZ

    Bu ülkede AK Parti varken, 2 kişiden birinin oyunu alırken şu bölgenin şu ırkın partisi biziz diyemez. Irkçı siyasetle arasına benim milletim mesafe koyuyor. Bugün çıkıp da şu etnik kökenin temsilcisi biziz diyenler Türkiye'yi 2002 öncesine götürmek içinde olanlar var. Vesayet sistemi AK Parti ile çökerken, bazılarının yeni bir vesayet çabası boşunadır. Biz BDP'ye sağduyulu olması, cesur davranması konusunda sağduyulu davranmalarını söylüyoruz. Siz aklınızı kiraya mı verdiniz? Madem siyaset yapacaksınız kendi iradenizle yapın. O talimatı beklememiz lazım diyorlar. Sen nesin o zaman? Şu parlamentonun altında ne işin var? Siyaset zor zamanda zor karar almakla mümkün olur. Kendi tabanını memnun etmek için açıklama yapanlar gün gelir mahçup olur. Terörü teröristin öldürme hakkını değil yaşama ve yaşatma hakkını savunmalarını istedik. 

    BİZ KÜRTLER'E GÖNLÜMÜZÜ AÇTIK TERÖRİSTLERİ BOMBALIYORUZ

    Şu anda o polisimizi şehit edenler de o dağlarda. Derik'te polislerimiz çatışma halinde. Onların izini sürmeyecek miyiz? O polisimizin kanını yerde mi bırakacağız? 1.5 yaşındaki çocuğun gözyaşlarını biz ne yapacağız. Biz buna mecburuz bu bizim sorumluluğumuzdur. Elinde silah askerlerimize polislerimize pusu kuranlara yönelik operasyonları eleştirmek sağlıklı bir tavır değildir. Çözüm sürecini baltalamak isteyenlere biz de anında cevabını veririz. Silahı bırakırsınız gitmek istediğiniz ülkeye gidersiniz, ama bu ülkenin refahını gölgelemeye kimsenin hakkı yoktur.

    SAMİMİ OLANLARI ADA'YA YOLLUYORUZ

    Paris'teki suikastle ilgili olur olmaz hükümeti eleştirmek sağlıklı bir tavır değildir. Daha ilk anda Türkiye'yi suçlayanlar samimiyet testinden geçecekler. Biz samimiyet arıyoruz. Samimi olanlarla bu işler konuşulur. Bize samimi görünenler geliyor konuşuyoruz, buyurun diyoruz Ada'ya gönderiyoruz. Sen Ada'dan döndükten sonra zehir zemberek açıklama yapıyorsan bu olmaz. Biz Kürt kardeşlerimize gönlümüzü açtık, biz teröristlere bomba yağdırdık. 

    2002'de AK Parti ile başlayan normalleşme sürecini bugüne kadar getirdik.Türkiye'nin 2002 öncesine dönmemesi için her tedbiri alıyoruz, genç nesillere de güveniyoruz. Aydınlıktan gözleri kamaşanlara inat ısrarla aydınlığı kardeşliği savunmaya devam edeceğiz. Kazanan mutlaka ama mutlaka kardeşlik olacaktır. 

    ÇILGIN PROJELER

    Karadeniz'de yapılacak havalimanın ilanını perşembe günü yayınlıyoruz. Kapasitesi alan itibariyle 150 milyona kadar çıkabilecek. Temenni ederim ki güçlü bir konsorsiyum alarak bu havaalanımızı gerçekleştirerek 3-4 yıla bitirmeyi hedefliyoruz. Hemen akabinde Kanalistanbul projemizi de başlatacağız. Avrupa ve Anadolu yakalarında 1 milyonluk şehirlerimizi kurmaya başlayacağız. Önemli bir adımımızda geçmişte yassı ve Yaslı Ada olarak anılan adaları da özgürlük ve demokrasi adasına çeviriyoruz bunun da çalışmaları devam ediyor. 

    Görüş Bildir