Euro
10.3434
-1.09%
Dolar
8.6527
-1.34%
Altın
494.88
-1.58%
Borsa
1.41
0.81%
Bitcoin
283.825
-0.81%
24ºC
İstanbul
Çok bulutlu 24 C
    Erdoğan'ın TUSKON Genel Kurulu konuşması

    Erdoğan'ın TUSKON Genel Kurulu konuşması

    Bunlar kılıfın içerisindeki Kuran'dan korkmadılar bunlar o kılıfın içerisinden çıkartılıp okutulmasından korktular.
    • 31.03.2012 - 11:13

    Erdoğan ın TUSKON Genel Kurulu konuşması #1

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan TUSKON'un 4. Olağan Genel Kurul toplantısında konuştu. CHP liderinin İzmir'deki 4+4+4 ve Kuran'ı Kerim'le ilgili sözlerini hatırlatan Erdoğan, 'Bunlar kılıfın içerisindeki Kuran'dan korkmadılar bunlar o kılıfın içerisinden çıkartılıp okutulmasından korktular. Tarihleri boyunca Kuran'ı kerimi bir süs olarak gördüler.' dedi. Erdoğan'ın bu sözleri Genel Kurul salonunda dakikalarca ayakta alkışlandı.

    HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ!..

    TUSKON BAŞKANI'NDAN ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR

    Başbakan Erdoğan'dan önce konuşan TUSKON Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, yeni anayasa konusunda hükümetten beklentilerini aktarırken salonda bulunan Başbakan Erdoğan'a şöyle seslendi; 'Son 3 seçimde olduğu gibi taktir milletimizindir. 4+4+4 hususunda arkanızdayız. Vesayetçi 28 Şubat uygulamasının kaldırılmasından ötürü son derece mutluyuz'

    HİSARCIKLIOĞLU'NDAN 4+4+4 AÇIKLAMASI

    TUSKOn Başkanı'nın ardından bir konuşma yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise Türkiye'nin ekonomik alanda kaydettiği başarıya dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu, 'Türkiye tarihin en hızlı büyüyen ülkesi olarak dünya şampiyonu oldu. Bu başarı hikayesindeki ana unsur 10 yıldaki güven ve istikrar oldu. Ben huzurlarınızda bu işin mimarı olan sayın Başbakan'a şukranlarımı sunuyorum' dedi.

    Yeni anayasanın şart olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, 'Bu elbise artık eskimiştir. Ve terzisi de millet olmalıdır' şeklinde konuştu. Hisarcıklıoğlu'nun, 4+4+4 eğitim yasasıyla ilgili olarak , 'Alman kolejine çocuğunu gönderene laf edilmeyecek ama din eksenli eğitim söz konusu olunca ayağa kalkılacak. Olmaz öyle şey, yok öyle şey!' sözleri salonda büyük alkış aldı.

    Başbakan Erdoğan ise konuşmasında TUSKON üyelerinin ekonomiye katkılarından ötürü teşekkür ederek konuşmasına başladı. 

    İşte ERdoğan'ın açıklamalarının satır başları:

    GÖNÜLLER FETH EDİLEREK UFUKLARIN EFENDİSİ OLUNUR

    TUSKON'un tüm mensuplarına Türkiye'nin adını dünyaya duyurdukları için, Türk bayrağını en uzak kentlere taşıdıkları için şükranlarımı sunuyorum. Tuskon sırtını çıkar odaklarına dayamadı. TUSKON gibi anadolu kaplanları halktan aldılar halkla paylaştılar birlikte büyüdüler.. Türkiye sizler gibi iş adamlarının gayreti sayesinde yeniden ufukların efendisi oluyor demiştim. Evet, silahla değil, baskıyla değil, dayatmayla değil, Türkiye artık gönüller feth ederek ufukların efendisi oluyor. Türkiye Yeni Zellanda'dan Kanada'ya kadar gönüller kazanıyor. Türkiye başarılı okullarıyla müteahhitleriyle gönüller kazanıyor. Türkiye dünya barışına katkılarıyla gönüllerde yer ediniyor. Türkiye güçlü dirençli ekonomisiyle alan el değil veren el olarak artık parmakla gösteriliyor. Türkiye'nin bugün oluştuğu seviye bizzat milletin belirlediği yerdir..

    BİZE BAŞARININ SIRRINI SORUYORLAR

    Güney kore'deki nükleer zirvesinde devlet adamları bize bu işin sırrını sordular. Türkiye sırtını millete dayadı. Bütün bu adımın iki önemli kelimesi var. Aslında sır buradadır. Bir güvendir iki istikrardır. Bize yolsuzluk ithamlarını yapanlar bu ülkenin geçmişine bakmaktan kaçınıyorlar. Yav yolsuzlukların olduğu bir ülkede siz kalkıpta Cumhuriyet tarihi boyunca 6 bin km yol yapacaksınız şurada 9 yılda 15 bin km yol yapacaksınız. Nasıl olacak bu?

    Özelleştirme konusunda adımlar atıyoruz. Müteşebbüs bu ülkenin iktidarına güveniyor. Bundan önce yarın sabah ne olur diye merak ediyorlardı. Hala bazı muhalif çevreler şunu soruyor; normal seçimler 2015'te mi olacak. ya tabii ki 2015'te olacak. ama dert başka, kafaları nasıl bulandırılacak. dünyanın hangi yerinde 16 ayda bir seçim yapılıyor? Biz geldiğ-imizden beri bunu yapıyoruz. Biz bir kere yaptık. Sadece bir Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde böyle bir adım attık. 

    SİZ ARKANIZA ÇETELERİ MAFYAYI ALMADINIZ

    Siz, arkanıza karanlık güç odaklarını almadınız. Siz arkanıza mafyaları, çeteleri cuntaları almadınız. Siz arkanıza Galata Bankerlerini almadınız. Siz ideoloji ile yürümediniz. Siz dayatmalara boyun eğmediniz siz sadece arkanıza milleti alarak yola devam ettiniz. Bu ülke karanlık odaları, mafyaları, çeteleri cuntaları arkasına almadı. Tam tersine bunların üzerine gitti. Bu hükümet sermayeyi arkasına almadı. Hak sahipleri olanların hizmetkarı oldu. Bu hükümet yetimin garip gurebanının hakkını gözetti. kamu bankalarını zarara uğratan değil kara geçiren hükümet olduk. Vakıf'ın Ziraat'in Halk'ın ne halde olduğunu biliyordunuz. Merkez Bankası'nın kaynaklarını hortumlayan bir hükümet olmadık. Tam tersine bu hükümet Merkez Bankası'nın döviz rezervini 91 milyar dolara yükseltti. Şimdi Allah aşkına soruyorum ya nasıl yolsuzluk yapan bir hükümet oluyoruz. Finans yönetimi çok önemli. Şu anda ebedi alemde olan bir iş adamı bir gün ziyaretime geldi. Biz çok eza çektik dediler. İki şeyi çok iyi yöneteceksin dedi: 1 insanı iki finansı çok iyi yöneteceksin. Mesele gelip burada odaklanıyor. Mesele parayı yönetmek. Eğer sen onu yerli yerinde kullanamıyorsan meseleyi çözemezsin. 

    Zaten muhassebat hak getire, yanlış adamların elinde kalmış. 

    BİZE BEN DEMEK YAKIŞMAZ

    Sizin de bizim de başarımızın arkasında millet var. Aynı şekilde milletimizle yürümeye devam edeceğiz. Kardeşlerimizle ayrılığa düşmeden el ele yürümeye devam edeceğiz. Bugüne kadar arkadaşlarıma hep şunu söyledim; Bize Ben Demek Yakışmaz. Bizim kitabımızda ben yok biz var. Senlik benlik kavgasına fitne fesada asla prim vermeyeceğiz. Bugüne kadar beraber yürüdüğümüz yolda yine milletle yürümeye devam edeceğiz. 

    İstanbul'daki yoksul çocukların umuduyuz. Biz Çankırı'daki Trabzon'un, Muş'un, Diyarbakır'ın umuduyuz. Az önce Rızanur kardeşimiz dedi bizler Somali'nin Afganistan'ın Somali'nin Hama'daki Humus'taki masum çocukların umuduyuz. Bu umudu köreltmeyeceğiz. Biz bir kabile devleti değiliz. Biz Devleti Aliyeyi Osmaniye'nin bakiyesi üzerine kurulmuş bir devletiz.

    Türkiye'yi bölgesinde güçlendirerek geçmişte olduğu gibi gelecekte de büyük bir devlet olarak anılmaya devam edeceğiz.

    DÜN TBMM TARİH YAZDI

    Dün TBMM bir kez daha tarih yazdı. Egemenliğin millete ait olduğunu kalın çizgilerle teyit etti. 28 Şubat sürecinin en önemli izi TBMM'nin hür iradesiyle ortadan kaldırıldı. Dün faşijan baskı değil millet iradesi galip geldi. Ve millet iradesi bir kez daha galip geldi. Egemenlik kayıtsız şartsız ifadesi ilk defa yerini buldu: Çoğu kez o ifadeye rağmen çoğu şey yapılıyordu. Statikonun tüm provokasyonlarına rağmen dün tBMM'de millet iradesi hükmünü verdi. Dayatmacı zihniyet dün Ankara'da gereken cevabı aldı. Bir kez daha hür vicdanıyla karar veren milletvekillerini yürekten şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum..

    BU MİLLETLE AYNI YÖNE BAKMADILAR

    Ana muhalefet aylardır bu düzenlemeye karşı çıkıyorlar. Doğru konuşmuyorlar. Aylardır bu düzenlemeye neden karşı çıktılarını anlatamıyorlar. Komisyonlarda engellemenin dışında bir şey yapamadılar. Tutmuş 12 saat konuşuyor. Benim oğlum dua okur döner döner bina okur. Ah benim kardeşlerim.. Parti Grubu toplantısı Tandoğan Meydanı'nda yapacağım dediğin zaman buna kargalar da güler. Bir şey söyleyemediler. Bunlar hiç bir zaman milletle aynı yöne bakmadılar. Bunlar baş örtüsünün yasaklanmasının  ne demek olduğunu bilirler ama üniversite önünde geri çevrilmenin ne demek olduğunu bilmezler. Bunlar ikna odalarının ne demek olduğunu çok iyi bilirler ama o ikna odaklardaki kızların halini bilmezler. Bunlar çocuğunu Kuran kursu'na gönderemeyen anne babanın yürek acısını bilmezler. 15 yaşına kadar çocuklarınızı mahalle camiine gönderemezsiniz dediler. Beni mahalle camiine babam Ali Hoca'ya teslim etti. Ama sen cebir ve şiddetle yasaklıyorsun. Kuran'ı Kerim hakkındaki sözlerini duydunuz mu? Kutsal Kitabımız hepimizin baş tacıdır. Besmeleyle elimize alırız diyor. Ama istiklal şairimizin tanımlaması çok güzel:

    AMAÇLARI KUR'AN SÜSLÜ KILIFINDAN ÇIKMASIN

    Ya açar bakarız Nazm-ı Celil'in yaprağına,
    Yü üfler geçeriz bir ölünün toprağına
    İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin;
    Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.

    Bunlar kılıfın içerisindeki Kuran'dan korkmadılar bunlar o kılıfın içerisinden çıkartılıp okutulmasından korktular. Tarihleri boyunca Kuran'ı kerimi bir süs olarak gördüler.

    1950 yılında Ezan nasıl ki eski diline kavuşmuşsa bu millet de artık dinini öğrenme özgürlüğüne kavuşmuştur. Artık aileler yavrularını Kuran'ı Kerim'i öğrenebilecek.

    ZİHİNLERDEKİ PRANGALARI YIRTIP ATALIM

    Kesintisiz eğitimin en büyük bedeli siz iş adamları ödediniz. biz meslek liseleriyle ilgili çabamız sonrası bu oranı yüzde 48'e çıkarmış durumdayız. Yeni yasayla yüzde 65'e kadar yükseltmeyi hedefliyoruz. Büyüyen bir ekonominin artık çok daha kalifiyeli bir şekilde yetiştirilmesini sağlayacağız. Artık eğitimin önünde bir engel yok. Biz devlet olarak vatandaşın önünde tercihleri koyuyoruz. nereyi isterse orayı seçecekler. Artık zihinlerdeki prangaları kırıp atalım. Bırakın yavrularımız nereye isterse gitsin. Eğer kazanırsa gidecek. 

     

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir